12.4 C
İstanbul
Cuma, Nisan 17, 2026

NASA’dan Formula Pistlerine ABB’nin Teknolojik Ayak İzi

Must read

Geçtiğimiz günlerde İsviçre kökenli teknoloji devi ABB’nin Türkiye tarafından düzenlenen çok özel bir toplantıya davetli katıldım. Swissotel The Bosphorus Mimosa Salonunda gerçekleşen bu buluşmada basın mensupları ve sektör uzmanlarından oluşan sadece 20 kişiydik. ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tonay Topuz’un ev sahipliğinde gerçekleşen toplantının ana gündemi enerjide yeşil dönüşüm ve yenilikçi çözümlerdi. Ekrana yansıyan kapsamlı sunumları izlerken ve şirketin gelecek vizyonunu dinlerken bir kez daha fark ettim ki ABB sadece ticari bir kuruluş değil, adeta küresel ve ulusal sanayi altyapısının sinir sistemi görevini üstleniyor.

Şehirlerin ve Sanayinin Görünmez Gücü

Mesleğim gereği dünyanın neresine gidersem gideyim ABB markasıyla ve çözümleriyle mutlaka karşılaşıyorum. Sadece uluslararası arenada değil, ülkemizde de durum kesinlikle farksızdır. İzmir’de ve İstanbul’da her gün milyonları taşıyan devasa metro ağlarında, üretim rekorları kıran fabrikalarda, alışveriş merkezlerinde, enerji üreten dev barajlarda ve hatta devletin en hassas teknolojik merkezlerinde hep ABB imzası var. Toplantıda ekrana yansıyan rakamlar da benim bu kişisel gözlemimi fazlasıyla destekliyor. Dile kolay tam 60 yılı aşkın süredir Türkiye topraklarında üretim yapıyorlar ve köklü bir yerel deneyime sahipler.

Dilovası’nda Yüzde Yüz Milli Mühendislik Gururu

Toplantıda aldığım notlar arasında beni en çok gururlandıran detaylardan biri Dilovası’ndaki tesislerine dair paylaşılan bilgiler oldu. ABB’nin Dilovası’ndaki fabrikasında üretimin mutfağında %100 Türk mühendislerinin görev alması ülkemiz adına gerçek bir gurur kaynağıdır. Bugün itibarıyla 850 çalışanı, 3 servis atölyesi, 2 üretim tesisi ve 20 civarında şehirdeki geniş satış ağıyla ülkemizin ekonomik katma değerine devasa bir katkı sunuyorlar. Üstelik Türkiye merkezli bu üretim tesislerinden çıkan ileri teknolojiler 90’dan fazla ülkeye ihraç ediliyor. Ayrıca eğitim alanında da 3 farklı üniversitenin elektrik fakültesi laboratuvarlarına verdikleri doğrudan destekle sektörün gelecekteki mühendislerini bugünden yetiştiriyorlar.

NASA’dan Formula 1 Pistlerine Uzanan Teknoloji

Şirketin teknolojik sınırlarını anlamak için odağımızı sadece dünya ile sınırlı tutmak doğru bir yaklaşım değildir. Uzaya ve o devasa teknolojilerin mutfağına da bakmak gerekiyor. NASA’nın uzay çalışmalarında kritik öneme sahip test tesislerinin arkasındaki görünmez güç de tam olarak ABB mühendisliğidir. Marka doğrudan uzaya giden roket motorlarını üretmiyor ancak o roketlerin ve uzay araçlarının test edildiği dev tesislerin elektrik gücünü ve kontrol altyapısını sağlıyor. NASA’nın test merkezlerinde kullanılan çok büyük elektrik motorları ve bu dev motorların hızını milimetrik hassasiyetle ayarlayan sürücü sistemleri ABB tarafından kurulmuş ve yenilenmiştir. Geçmişte çok büyük oranlarda enerji harcayan hantal sistemler ABB’nin bu teknolojik dokunuşu sayesinde artık çok daha az enerjiyle çok daha yüksek performans sunar durumdadır. NASA laboratuvarlarındaki bu muazzam enerji verimliliği markanın mühendislik kapasitesinin en somut göstergesidir. Bu yüksek teknoloji disiplini pistlere de yansıyor. ABB, Formula E Dünya Şampiyonası’nın isim sponsoru olarak sürdürülebilir mobilite ve hız dünyasını elektrikli gelecekle buluşturuyor. Uzaydan piste kadar her yerde o devasa teknolojik birikim hissediliyor.

Enerji Koridorlarının ve Sanayi Devlerinin Tercihi

Sunumlarda paylaşılan referans projeler tablonun büyüklüğünü daha da netleştirdi. Uzay çalışmalarından tarıma, veri merkezlerinden rüzgar enerjisine, denizcilikten hidrojene kadar akla gelebilecek her sektörde aktifler. Ancak benim en çok dikkatimi çeken kısım ülkemizin can damarı olan stratejik enerji ve sanayi projelerinde üstlendikleri o devasa ve kritik roller oldu. Örneğin 1850 kilometrelik TANAP Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı’nın tüm kontrol sistemleri, fiber optik haberleşmesi ve entegre yazılım tabanlı güvenlik altyapısı ABB’nin deneyimli ellerine emanet. Aynı şekilde Bakü Tiflis Ceyhan Boru Hattı’nda da kendi teknolojileri tıkır tıkır çalışıyor. Botaş, Tüpraş, Petkim, Socar, Sasa, Akkim gibi sanayi ve petrokimya devlerinden tutun da Atatürk ve Karakaya Barajı gibi devasa hidroelektrik santrallerine kadar her yerde onların otomasyonu var.

Yeşil Dönüşümde Akıllı Çözümler

Günün sonunda o salondan ayrılırken zihnimde son derece net bir fotoğraf belirdi. Küresel enerjinin elektrik çağına evrildiği ve yeşil dönüşümün hayati bir zorunluluk haline geldiği bu kritik dönemde ABB Türkiye salt bir ürün tedarikçisi olmanın çok ötesine geçmiş durumdadır. Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde enerji verimliliğini artıran vizyonlarıyla Türk sanayisinin çarklarını döndüren aklı ve otomasyonu sağlıyorlar. Görünen o ki ülkemizin ekonomik kalkınma yolculuğunda ve sürdürülebilir enerji politikalarında ABB’nin bu sessiz ama derinden gelen güçlü katkısını uzun yıllar her alanda hissetmeye devam edeceğiz.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -spot_img

Latest article