Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte klima kullanımının ve enerji tüketiminin yükselmesi, binalarda doğru yalıtım uygulamalarının önemini artırıyor. İzocam, temelden çatıya, cepheden iç mekânlara ve tesisata kadar sunduğu yalıtım çözümleriyle yapıların yazın serin, kışın ise sıcak kalmasına katkı sağlarken, enerji maliyetlerinin düşürülmesini hedefliyor.
Yalıtımın yalnızca kış aylarında ısı kaybını önleyen bir uygulama olmadığını belirten İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, doğru tasarlanmış ve standartlara uygun şekilde uygulanan yalıtım sistemlerinin yaz aylarında da dışarıdaki sıcak havanın iç mekânlara geçişini sınırlandırdığını ifade etti.
Kürklü, yalıtım sayesinde yaşam alanlarının daha serin kalabildiğini ve klima kullanım ihtiyacının azalabildiğini belirterek, “Yalıtım, dört mevsim boyunca konfor sağlayan ve uzun vadede enerji tasarrufuyla kendini amorti eden akıllı bir yatırımdır” değerlendirmesinde bulundu.
Yeni TS 825 standardı soğutma performansını da dikkate alıyor
2025 yılında yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı revizyonuyla birlikte binaların enerji performansının değerlendirilmesinde yeni bir döneme geçildi.
Yeni düzenlemeyle binaların yalnızca ısıtma ihtiyacı değil, soğutma ihtiyacı da dikkate alınıyor. Bu yaklaşım, özellikle yaz aylarının uzun ve sıcak geçtiği bölgelerde yalıtımın enerji verimliliğindeki rolünü daha da önemli hale getiriyor.
İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, Türkiye’de tüketilen enerjinin yaklaşık üçte birinin binalarda kullanıldığını ve bu tüketimin önemli bölümünün ısıtma ve soğutma amacıyla gerçekleştiğini belirterek, doğru yalıtım uygulamalarının hem enerji maliyetlerini azaltabileceğini hem de enerji verimliliği ve düşük karbonlu kalkınma hedeflerine katkı sağlayabileceğini vurguladı.
Çatıdan tesisata bütüncül yalıtım yaklaşımı
İzocam, farklı yapı elemanlarına yönelik ürünleriyle binalarda bütüncül bir yalıtım yaklaşımı sunuyor.
Çatılarda kullanılan İzocam Çatı Şiltesi ve İzocam Teras Çatı Levhaları, güneş ışınlarının neden olduğu ısı geçişini sınırlandırırken; İzocam Tekiz Solar Çatı Paneli ise çatı uygulamalarını enerji üretimiyle birleştiriyor.
Cephelerde kullanılan Manto İzopor Plus ve Manto Taşyünü çözümleri, dış ortam sıcaklığının iç mekânlara geçişini azaltarak soğutma yükünün düşürülmesine katkı sağlıyor. Giydirme cephe uygulamalarında kullanılan İzocam Cephepan ise ısı ve ses yalıtımının yanı sıra A1 sınıfı yanmazlık özelliğiyle öne çıkıyor.
Tesisatlarda kullanılan kauçuk esaslı İzocamflex Boru ve Levha ürünleri yoğuşma kontrolü sağlarken, 450 dereceye kadar dayanım sağlayan İzocam HT Camyünü Prefabrik Boru, özellikle sıcak su tesisatlarında enerji kayıplarının azaltılmasına yardımcı oluyor.
“Yalıtım stratejik bir yatırımdır”
Yalıtım uygulamalarında ürün kalitesi kadar uygulama kalitesinin de önem taşıdığına dikkat çeken Kerem Kürklü, yalıtımın enerji faturalarını düşürmenin ötesinde yapıların ömrünü uzattığını, yaşam konforunu artırdığını, yangın güvenliğini desteklediğini ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağladığını belirtti.
1965 yılında Türkiye’nin ilk camyünü tesisini kurarak yalıtım sektörünün gelişimine öncülük eden İzocam, bugün camyünü, taşyünü, ekstrüde ve ekspande polistiren, sandviç panel, kauçuk ve polietilen ürünleriyle ısı ve ses yalıtımı, yangın güvenliği ve yoğuşma kontrolü alanlarında faaliyet gösteriyor.
Türkiye’de yalıtım sektöründe yedi farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen şirketlerden biri olan İzocam, konutlardan sanayi tesislerine, gemi sektöründen enerji tesislerine kadar farklı alanlara yönelik çözümler sunuyor.
Şirket, geri dönüştürülmüş malzemelerin de kullanıldığı ürünleriyle sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlarken, “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajıyla enerji verimliliğini uzun vadeli bir yatırım olarak konumlandırıyor.


