Türkiye’nin önde gelen çelik üreticilerinden Erdemir, çeliğin yalnızca sanayinin değil, sanatın da güçlü bir ifade aracı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması, genç sanatçıların özgün yorumlarıyla çeliği estetik bir dile dönüştürdü. “Sonsuz İnsan, Sonsuz Form” temasıyla gerçekleştirilen yarışmada 18 eser ödüle, 21 eser ise sergilenmeye değer bulundu.
Yarışmaya Türkiye genelindeki 14 üniversiteden heykel bölümü lisans ve lisansüstü öğrencileri tarafından toplam 88 eser gönderildi. İnsanın sınırsız yaratıcılığı ile çeliğin dönüştürülebilir yapısını buluşturan çalışmalar, sanat ve endüstrinin kesişim noktasında dikkat çekici bir üretim ortaya koydu.
Genç sanatçılar çeliğe yeni anlamlar yükledi
Bu yıl belirlenen “Sonsuz İnsan, Sonsuz Form” teması, genç sanatçıları yalnızca heykel üretmeye değil, insanın teknolojiyle değişen kimliğini, dönüşümünü ve geleceğini de sorgulamaya davet etti. Yarışmaya katılan eserlerde dijital çağın etkileri, insanın üretme kapasitesi ve çeliğin sonsuz biçimlenebilme özelliği özgün sanatsal anlatımlarla yorumlandı.
Sanatçılar, endüstriyel üretimin temel malzemelerinden biri olan çeliği yalnızca teknik bir unsur olarak değil; duygu, düşünce ve estetik anlatımın güçlü bir aracı olarak kullandı.
18 eser ödül aldı, 21 eser sergilenecek
Alanında uzman isimlerden oluşan seçici kurulun değerlendirmeleri sonucunda yarışmada 18 eser ödüle layık görülürken, 21 eser de sergilenmeye değer bulundu.
Ödüller, OYAK Maden Metalürji Konferans ve Fuaye Alanı’nda düzenlenen törenle sahiplerine takdim edildi.
Yarışmanın birincilik ödülünü Anadolu Üniversitesi öğrencisi Yağız Akdoğan, “Gluttony” adlı eseriyle kazandı. Aynı üniversiteden Mehmet Türken, “Miskin Keçi” isimli çalışmasıyla ikinci olurken, Selin Varol ise “Altüst” adlı eseriyle üçüncülüğü elde etti.
Sanat yolculuğu üç şehirde devam edecek
Yarışmada dereceye giren ve sergilenmeye hak kazanan eserler yalnızca ödül töreniyle sınırlı kalmayacak. Sergi, OYAK Maden Metalürji Konferans ve Fuaye Alanı’nın ardından Ereğli, İskenderun ve Divriği’nde sanatseverlerle buluşacak.
Böylece genç sanatçıların eserleri farklı şehirlerde de geniş kitlelerle buluşarak sanatın daha fazla kişiye ulaşmasına katkı sağlayacak.
Özel ödüller de sahiplerini buldu
Yarışmada Jüri Özel Ödülü’ne Raşit Metehan Acehan, Ata Kırgız, Emirhan Özkök, Azra Aysen Şahin ve Işıl Afacan layık görüldü.
Erdemir Özel Ödülü ise Muhammed Enes Yetişkul, Banu Tuğçe Öztopaç, Özden Dursun, Ferhat Taş ve Deniz Aydın’a verildi.
Mansiyon ödüllerini ise İlayda İrem Baratan, Enes Uçar, Vakkas Emre Yılmaz, Güliz Doğan ve Umut Berke Özcan kazandı.
Sergilenmeye değer bulunan eserlerin sahipleri ise Ömer Arda Başarır, Bahar Posta, Kerem Tozkoparan, Dilara Yerlikaya, Arda Ege Ağgez, Onur Kaya, Zeliş Yağmur, Feyza Nur Turhan, Efe Yaşar Baysal, Elçin Yaren Çakırlar, Tuba Aydın, Aslı Özaltın, Görkem Karaağaç, Yusuf Demir, Furkan Keskin, Vaha Açık, Sude Naz Ayaz, Mehmet Ali Çetinkaya, Mustafa Demirel, Esra Eylül Kaya ve Çağrı Kınık oldu.
Sanayi ile sanat arasındaki güçlü köprü
Yaklaşık yarım asırdır Türkiye’nin çelik üretimine yön veren Erdemir, düzenlediği Çelik ve Yaşam Heykel Yarışması ile genç sanatçıların üretimlerini desteklemeyi sürdürürken, sanayi ile sanat arasındaki bağı da güçlendiriyor.
Dokuz yıldır kesintisiz devam eden yarışma, üniversitelerde eğitim gören genç heykeltıraşların kendilerini ifade edebilecekleri önemli bir platform olmasının yanı sıra, çeliğin yalnızca üretimin değil, kültür ve sanatın da vazgeçilmez malzemelerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. Yarışma, her yıl farklı temalarla genç sanatçıların yaratıcılıklarını teşvik ederken, Türkiye’de heykel sanatının gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor.


