ATP GreenX ve Enerjide Dijitalleşme Derneği iş birliğiyle İstanbul’da düzenlenen IV. Yeşil Enerji Zirvesi’nde; karbon piyasaları, emisyon ticareti, enerji teknolojileri ve sürdürülebilir finansmanın geleceği sektör temsilcileri tarafından değerlendirildi. COP31 öncesinde gerçekleştirilen zirvede, Türkiye’nin yeşil dönüşüm sürecinde karşılaşacağı fırsatlar ve iş dünyasının yeni düzenlemelere uyum stratejileri öne çıktı.
Türkiye’nin enerji ve sanayi başta olmak üzere birçok sektörü yakından ilgilendiren yeşil dönüşüm gündemi, IV. Yeşil Enerji Zirvesi’nde kapsamlı biçimde ele alındı. ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş.’nin karbon ticaret platformu markası ATP GreenX ile Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) tarafından düzenlenen zirve, İstanbul Mandarin Oriental Bosphorus’ta gerçekleştirildi.
COP31 öncesinde sektörün önde gelen temsilcilerini bir araya getiren organizasyonda, Türkiye’nin iklim politikaları, Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), dijital enerji çözümleri ve yeşil finansman başlıkları gündeme geldi. Görüşmelerde, karbon emisyonlarının ölçülmesi ve doğrulanmasından şirketlerin rekabet gücüne, temiz enerji yatırımlarından karbon fiyatlandırmasına kadar birçok konu değerlendirildi.
Yeşil dönüşümde teknoloji ve iş birliği vurgusu
Zirvenin açılış konuşmalarını ATP Genel Müdürü Ümit Cinali ile EDİDER Genel Sekreteri Gökberk Bilgin gerçekleştirdi.
ATP Genel Müdürü Ümit Cinali, enerji dönüşümünün yalnızca çevresel sorumluluk olarak değil, ekonomik büyüme ve uluslararası rekabet açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. ATP GreenX aracılığıyla finansal teknoloji alanındaki birikimlerini yeşil dönüşüme taşıdıklarını ifade eden Cinali, karbon emisyonlarının yönetimi, yeşil enerji sertifikası işlemleri ve sürdürülebilir finansmana erişim konularında dijital çözümler geliştirdiklerini aktardı.
Cinali, Avrupa Enerji Borsası ile yürütülen entegrasyon çalışmalarının Türkiye’deki şirketlerin uluslararası karbon piyasalarına erişimini kolaylaştırmayı hedeflediğini de vurguladı.
EDİDER Genel Sekreteri Gökberk Bilgin ise enerji dönüşümünün kamu, sanayi, finans ve teknoloji sektörlerinin ortak hareket etmesini gerektirdiğine dikkat çekti. Elektrifikasyonun yaygınlaşması için temiz enerji üretiminin artırılmasının yanı sıra elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi, enerji depolama sistemlerinin geliştirilmesi ve talep yönetiminin iyileştirilmesi gerektiğini belirten Bilgin, güvenilir emisyon verilerinin yatırım ve finansman süreçlerindeki önemine işaret etti.
Karbon düzenlemeleri şirketlerin rekabet stratejilerini değiştirecek
Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri, Türkiye ve Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren ve gelişmekte olan karbon düzenlemelerinin iş dünyasına etkileri oldu.
EDİDER Genel Sekreteri Gökberk Bilgin ve EDİDER Yönetim Kurulu Üyesi Tuğba Sarı’nın değerlendirmelerde bulunduğu “Enerji ve İklim Gündeminde Öne Çıkan Başlıklar” oturumunda, şirketlerin değişen mevzuata hazırlıklı olmasının önemi ele alındı.
Tuğba Sarı, SKDM ve Türkiye ETS kapsamındaki gelişmelerin işletmelerin maliyet yapısını ve rekabet koşullarını doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Şirketlerin emisyon verilerini doğru hesaplaması, güvenilir biçimde kayıt altına alması ve doğrulanabilir dijital sistemlerle yönetmesi gerektiğini vurguladı.
COP31 öncesinde düzenleyici çerçeve değerlendirildi
ATP GreenX Birim Başkanı Tuğba Sarı’nın moderatörlüğünde düzenlenen “COP31’e Giderken Regülasyon 360” panelinde, Türkiye’nin iklim politikaları ve karbon fiyatlandırma mekanizmaları farklı kurumların perspektifinden ele alındı.
Panele Ticaret Bakanlığı AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Dairesi Ticaret Uzmanı Yeşim Piri, İklim Değişikliği Başkanlığı Karbon Fiyatlandırma Dairesi Başkanı Eyüp Kaan Moralı, TSE Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Müdürü Mehmet Ergün ve TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkan Yardımcısı Salih Kükrek katıldı.
Yeşim Piri, ihracatçıların gerçek emisyon verilerini sunabilmesinin rekabet avantajı açısından kritik olduğunu belirtti. Emisyonların doğrulanamaması durumunda varsayılan değerlerin kullanılmasının şirketler açısından dezavantaj oluşturabileceğini ifade eden Piri, Türkiye’de uygulanacak ETS kapsamında ödenecek karbon bedellerinin SKDM yükümlülükleriyle ilişkisinin de önem taşıdığını dile getirdi.
Eyüp Kaan Moralı, Türkiye ETS’nin düşük emisyon yoğunluğuna sahip üreticileri desteklemeyi ve sanayiyi temiz üretime yönlendirmeyi amaçladığını aktardı. Moralı, 2026-2027 dönemindeki pilot uygulama sürecinde edinilecek deneyimlerin sistemin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirterek teknoloji, finansman ve güvenilir veri altyapısının birlikte ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
TSE Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Müdürü Mehmet Ergün, emisyon raporlamasında veri kalitesinin ve doğrulama süreçlerinin önemine dikkat çekti. Ürün karbon ayak izi hesaplamalarında farklı yöntemlerin farklı sonuçlar doğurabileceğini belirten Ergün, şirketlerin ölçüm ve veri yönetimi süreçlerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkan Yardımcısı Salih Kükrek ise Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ticaretinde rekabetçiliğin korunmasının önemini vurguladı. Türk doğrulayıcı kuruluşlarının akreditasyonu, yenilenebilir enerji kaynaklı emisyonların hesaplanması ve sürdürülebilirlik verilerinin yerli yazılımlarla yönetilmesi gibi konulara değinen Kükrek, dijital dönüşümün finansmanla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Akıllı enerji sistemleri ve yapay zekâ gündemdeydi
IC Enterra CEO’su Cem Aşık’ın moderatörlüğündeki “Enerjide Yeşil Dönüşüm ve Akıllı Sistemler” panelinde, enerji sektörünün dijitalleşmeyle geçirdiği dönüşüm değerlendirildi.
Aydem Perakende Büyük Müşteriler Satış Müdürü Ayhan Işık, Entek Elektrik Bilgi Teknolojileri ve Dijital Dönüşüm Direktörü Ömer Yatkın, Enerjisa Strateji İş Geliştirme M&A ve İnovasyon Direktörü Dr. Oğuzcan Samsun ile Borusan EnBW Portföy Yönetimi Müdürü Uğuray Altaylı’nın katıldığı oturumda; enerji depolama, akıllı şebekeler, talep tarafı yönetimi, sanal enerji santralleri ve yapay zekâ uygulamaları ele alındı.
Panelde, enerji sistemlerinin daha verimli ve esnek çalışmasında dijital teknolojilerin rolü üzerinde durulurken, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu ve akıllı çözümlerin yaygınlaştırılması da değerlendirildi.
Yeşil finansman ve karbon yönetiminde sektörler arası yaklaşım
“Karbon Yönetimi ve Yeşil Finansman: Sektörler Arası Perspektifler” başlıklı oturumda, farklı sektörlerden temsilciler şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerini ve dönüşüm yatırımlarını değerlendirdi.
Kalkınma Yatırım Bankası Genel Müdür Yardımcısı Seçil Yıldız, TAB Gıda Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Caner Alpaslan, Akbank Sürdürülebilir Finansman Yöneticisi Sena Ödensoy Ayhan ve Arçelik Sürdürülebilirlik Direktörü Özlem Ünlüer’in katıldığı panelde; karbon azaltım hedefleri, yeşil yatırımların finansmanı ve uygulamada karşılaşılan zorluklar gündeme geldi.
Değerlendirmelerde, sürdürülebilirlik hedeflerinin somut yatırımlara dönüştürülmesi ve finansman mekanizmalarının şirketlerin dönüşüm ihtiyaçlarıyla uyumlu hale getirilmesi öne çıkan konular arasında yer aldı.
Karbon ticareti ve fiyatlandırmanın ekonomik etkileri tartışıldı
Escarus CEO’su Dr. Kubilay Kavak’ın moderatörlüğünde düzenlenen “Karbonun Yeni Ekonomisinde Ticaret ve Fiyatlama” panelinde, karbon piyasalarının gelişimi ve fiyatlandırma mekanizmalarının iş dünyasına etkileri ele alındı.
Redshaw Advisors Türkiye ve Körfez Ülkeleri Çevresel Piyasalar Ülke Başkanı Anıl Akalın, Akçansa Sürdürülebilirlik Koordinatörü Erhan Çalışkan, ATP GreenX Ürün ve Satış Operasyonları Müdürü Mehmet Binici ve Deloitte Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Murat Günaydın’ın katıldığı oturumda, Türkiye ETS ve AB SKDM çerçevesinde karbon ticaretinin gelişimi, emisyon izinleri, üretim maliyetleri ve ticaret stratejileri değerlendirildi.
Panelde ele alınan başlıklar, karbonun şirketler için yalnızca çevresel performans göstergesi olmaktan çıkarak maliyet planlaması, yatırım kararları ve uluslararası ticaret stratejileri açısından da önem kazandığı dönüşüme işaret etti.
Yeşil dönüşüm için ortak akıl ve dijital altyapı
IV. Yeşil Enerji Zirvesi, enerji ve sanayi sektörlerinden finans ve teknoloji dünyasına uzanan geniş katılımlı programıyla Türkiye’nin yeşil dönüşüm gündemini farklı boyutlarıyla ele aldı.
Zirvede yapılan değerlendirmeler, yeni karbon düzenlemelerine uyum, emisyon verilerinin güvenilirliği, dijital teknolojilerin etkin kullanımı ve sürdürülebilir finansmana erişimin şirketlerin gelecekteki rekabet gücünde belirleyici olacağını ortaya koydu.
COP31 öncesinde gerçekleştirilen buluşma, Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecinde kamu, özel sektör ve teknoloji sağlayıcıları arasındaki iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.


