Forum Africa 2026, 20–22 Mayıs tarihleri arasında Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ev sahipliğinde; Marmara Üniversitesi Türkiye-Fransa İlişkileri Araştırma ve Uygulama Merkezi (TUFRAM) ile Afro-Avrasya Araştırmaları Enstitüsü işbirliğiyle gerçekleştirilen ve Afrika çalışmalarını çok boyutlu biçimde ele alan önemli bir uluslararası platform olarak öne çıkmıştır. “Structural Challenges and Home-Grown Solutions” temasıyla düzenlenen forum; diplomasi, güvenlik, enerji, dijital ekonomi, tarım, ticaret, göç, diaspora, kültür ve gençlik gibi farklı alanları aynı çatı altında buluşturmuştur. Üç gün boyunca devam eden etkinlikler; akademisyenleri, diplomatları, iş insanlarını, uluslararası kuruluş temsilcilerini, sivil toplum aktörlerini ve öğrencileri aynı platformda bir araya getirerek Türkiye’de Afrika çalışmalarına yönelik güçlü bir entelektüel ve kurumsal zemin oluşturmuştur.
Forumun ilk günü daha çok diplomatik ilişkiler, kurumsal iş birlikleri ve ekonomik açılımlar ekseninde şekillenmiştir. Açılış konuşmalarında Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Arı ile Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Okur, Türkiye’nin Afrika açılımının yalnızca dış politika perspektifiyle değil; akademik üretim, ekonomik entegrasyon ve toplumsal iş birlikleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Açılışın Keynote konuşmasını gerçekleştiren Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilcisi Büyükelçi Dr. Ayşe Sözen Usluer ise Türkiye-Afrika ilişkilerinin tarihsel gelişimi, diplomatik dönüşümü ve gelecekteki stratejik yönelimleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunmuştur.
“Afrika Kalkınması İçin Diplomasi, İşbirliği ve Stratejik Öncelikler” başlıklı ilk oturumda Büyükelçi Ömer Faruk Doğan moderatörlüğünde konuşan Ruanda Türkiye Büyükelçisi Charles Kayonga, kıtasal kalkınma süreçlerinde diplomatik koordinasyonun, bölgesel iş birliklerinin ve sürdürülebilir ortaklıkların önemine dikkat çekmiştir. Bu oturum, forumun temel yaklaşımını oluşturan “Afrika’nın kendi çözüm kapasitesi” perspektifini öne çıkarmıştır.
İlk günün dikkat çeken başlıklarından biri de tarım diplomasisi ve gıda güvenliği olmuştur. Tarım İşletmeleri Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç tarafından gerçekleştirilen “Türkiye-Afrika İlişkilerinde Tarım Diplomasisi, Gıda Güvenliği ve Sürdürülebilir Kalkınma” başlıklı konuşmada; Afrika’nın yapısal sorunlarının yalnızca güvenlik merkezli değil, aynı zamanda tarımsal üretim kapasitesi, gıda arz zinciri ve sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Türkiye’nin tarım alanındaki tecrübesinin Afrika’daki üretim süreçlerine katkı sağlayabilecek önemli bir potansiyel taşıdığı vurgulanmıştır.
Doç. Dr. Mehmet Sadık Akyar moderatörlüğünde gerçekleştirilen iş dünyası ve yatırım eksenli oturumlarda ise Yusuf Bedir, Denise Dinçsoy, Nevzat İlhami Eren ve Murat Öcal gibi isimler; Afrika’daki altyapı yatırımları, lojistik ağlar, kurumsal ortaklıklar ve yeni ekonomik fırsatlar üzerine değerlendirmelerde bulunmuştur. Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Mehmet Sadık Akyar da Afrika’da savunma ve güvenlik mimarisinin dönüşümü, Türk savunma sanayiinin Afrika ülkeleriyle geliştirebileceği stratejik iş birlikleri, savunma teknolojileri transferi ve güvenlik temelli diplomatik açılımlar üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunmuştur. Özellikle Afrika’da artan güvenlik ihtiyaçları ile Türkiye’nin savunma sanayi kapasitesi arasındaki potansiyel iş birliği alanlarına dikkat çekilmiştir. Özel sektör temsilcilerinin ve stratejik sektör uzmanlarının foruma aktif katılımı, organizasyonun yalnızca akademik değil; aynı zamanda ekonomik ve güvenlik diplomasisi boyutu taşıyan çok katmanlı bir platform niteliği kazandığını göstermiştir.
Forumun ikinci günü, jeopolitik dönüşüm, enerji güvenliği ve dijital ekonomi eksenli tartışmalarla daha stratejik bir derinlik kazanmıştır. Açılış konuşmalarında Büyükelçi Prof. Dr. Ahmet Kavas, Türkiye’nin Afrika’daki diplomatik temsil kapasitesinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını vurgulayarak Afrika’nın küresel sistem içerisindeki yükselen stratejik konumuna dikkat çekmiştir. Africa Without Borders Direktörü Moussa Hissein Moussa ise Afrika merkezli çözüm üretim mekanizmaları, kıtasal iş birliği ve toplumsal hareketlilik üzerine değerlendirmelerde bulunmuştur.
İkinci günün en dikkat çekici oturumlarından biri, Al Sharq Forum tarafından düzenlenen “The African Dimensions of the Iran War: Geopolitics, Economy, and Energy” başlıklı panel olmuştur. Dr. Mohammad Affan, Khaled Fouad, Iheb Achek ve Zied Boumakhla tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde; İran merkezli bölgesel krizlerin Afrika üzerindeki jeopolitik etkileri, enerji arz güvenliği, Kızıldeniz hattındaki kırılganlıklar ve küresel güç rekabetinin Afrika ekonomileri üzerindeki yansımaları ele alınmıştır. Bu oturum, Afrika’nın artık yalnızca bölgesel değil; küresel jeopolitik rekabetin merkezlerinden biri haline geldiğini ortaya koymuştur.
Dijital ekonomi eksenli oturumlarda ise WORLDEF Forum temsilcileri öne çıkmıştır. WORLDEF Forum CEO’su Ömer Nart tarafından yapılan değerlendirmelerde Afrika’daki e-ticaretin yükselişi, dijital ödeme sistemleri, lojistik altyapıları ve Türkiye-Afrika arasında gelişebilecek e-ihracat potansiyeli ele alınmıştır. Sadık Kocabaşa dijital gümrük süreçleri ve ticaret kolaylaştırma mekanizmalarına dikkat çekerken; Bilal Bayrak özellikle Mozambik merkezli konut sorunları, şehirleşme süreçleri ve yatırım alanları üzerine değerlendirmelerde bulunmuştur.
WCI Forum tarafından gerçekleştirilen oturumda ise ihracat, saha deneyimi ve sağlık turizmi gibi alanlar öne çıkmıştır. Utku Bengisu, Afrika’da ticari başarının temel unsurunun “sahada olmak” olduğunu vurgulayarak yerel ağların, güven ilişkilerinin ve sürdürülebilir ticaret modellerinin önemine dikkat çekmiştir. Veysel Gerdan ise sağlık turizmi ihracatı ve medikal hizmet sektörünün Afrika’daki büyüme potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur.
Forumun üçüncü ve son günü ise kültür, toplum, sanat ve gençlik ekseninde şekillenmiştir. Günün açılışı TRT Afrika Koordinatörü Tuğrul Oğuzhan Yılmaz tarafından gerçekleştirilmiş; medya, kamu diplomasisi ve Türkiye-Afrika ilişkilerinde iletişim ağlarının rolü üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Ardından Prof. Dr. Bayram Mürsel tarafından Afrika çalışmalarının kültürel ve toplumsal boyutları ele alınmış; Afrika’nın yalnızca güvenlik ve ekonomik krizler üzerinden okunmasının eksik bir yaklaşım olduğu ifade edilmiştir.
Program kapsamında Africa Without Borders Direktörü Moussa Hissein Moussa ile gerçekleştirilen kitap söyleşisinde Afrika toplumlarının tarihsel hafızası, sömürge sonrası dönüşüm süreçleri ve Afrika gençliğinin geleceğe yönelik perspektifleri değerlendirilmiştir.
Günün önemli uygulamalı etkinliklerinden biri olan “Afrika’da Kritik Madenler ve Küresel Rekabet” başlıklı simülasyon oturumu ise Genç Diplomasi Derneği koordinasyonunda gerçekleştirilmiştir. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi öğrencilerinin aktif katılım sağladığı simülasyonda; kritik madenler, enerji güvenliği, ekonomik egemenlik, Çin-Afrika ilişkileri ve küresel güç rekabeti çok taraflı diplomatik müzakere modeliyle ele alınmıştır.
Kültür günü kapsamında gerçekleştirilen müzik ve sanat etkinliklerinde Enzo Ikah ve Grace Bella tarafından Afrika kültürü ve müziğini merkeze alan performanslar gerçekleştirilmiş; günün sonunda Meriç Su Giray koordinasyonunda düzenlenen Afrika Dansı Çalıştayı ile katılımcılar Afrika kültürünün ritim ve toplumsal ifade biçimleriyle doğrudan temas kurma imkânı bulmuştur.
Genel çerçevede değerlendirildiğinde Forum Africa 2026; akademi, diplomasi, iş dünyası, medya, kültür ve gençlik alanlarını aynı platformda buluşturan çok boyutlu bir Afrika etkileşim zemini oluşturmuştur. Forum, Afrika’nın yalnızca krizler ve yapısal sorunlarla değil; aynı zamanda dijital dönüşüm, girişimcilik, enerji koridorları, kültürel üretim, genç nüfus ve bölgesel iş birlikleriyle şekillenen yükselen bir küresel aktör olduğunu ortaya koymuştur. Bu yönüyle Forum Africa 2026, Türkiye-Afrika ilişkilerinin geleceğine yönelik yeni düşünsel açılımların, kurumsal iş birliklerinin ve sürdürülebilir stratejik ağların gelişmesine önemli katkılar sağlayan kapsamlı bir uluslararası platform niteliği taşımıştır.
Doç. Dr. Hakan Arıdemir
Afro-Avrasya Araştırmaları Enstitüsü Direktörü


