13.4 C
İstanbul
Pazar, Nisan 5, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Nükleer Endüstrinin 80. Yılına Bilim ve Sanat Desteği

Rusya, nükleer endüstrisinin 80. yıl dönümünü geniş kapsamlı etkinliklerle kutlamaya başladı. İlk törenler, ülkenin tarihi ve sanayi merkezlerinden biri olan Nijniy Novgorod’da düzenleniyor.

Şehrin ana stadyumunda gerçekleştirilecek gala konserinde, dünyaca ünlü besteci Igor Krutoy’un yönettiği müzikal sahnelenecek. “Hayalperestler Çağı” adlı eser, Bolşoy Tiyatrosu solistleri tarafından seslendirilecek. Etkinliğe yaklaşık 30 bin kişinin katılması bekleniyor; bunların 20 binini Rosatom şirketlerinden çalışanlar oluşturuyor.

Konserde Dima Bilan, Nikolay Baskov, Konstantin Khabensky, Aleksey Guskov ve Umat2rman grubu da sahne alacak.

Kutlamalar kapsamında, Packhouses kültür merkezinde “Atom. Gelecek” adlı bir sergi de kapılarını açıyor. Sergide genç sanatçılar, bilim insanları ve multimedya uzmanlarının ortak çalışmaları yer alıyor. Ziyaretçiler, sanat eserlerinin yanı sıra nükleer buzkıran maketlerinden Mars görevi için hazırlanan uzay giysisine kadar pek çok yüksek teknoloji ürününü inceleyebilecek.

Rusya’nın nükleer yolculuğu 20 Ağustos 1945’te Atom Enerjisi Özel Komitesi’nin kurulmasıyla başladı. 1954’te Obninsk’te dünyanın ilk nükleer santrali inşa edildi. 1959’da ise ilk nükleer buzkıran “Lenin”, Kuzey Kutbu’nun keşfine hizmet etti.

Kutlamalar, 25-28 Kasım’da Moskova’da düzenlenecek Dünya Atom Haftası Uluslararası Forumu ile devam edecek. Forumda Rosatom’un başarıları sergilenecek, bilimsel ve eğitim maratonu düzenlenecek. Asya, Afrika ve Latin Amerika’dan çok sayıda ülke temsilcisinin katılması bekleniyor.

Kutlamalar yalnızca Nijniy Novgorod ile sınırlı değil. “Rosatom Kültür Bölgesi” programı çerçevesinde, ülkenin farklı “nükleer şehirlerinde” konserler düzenleniyor. Nadezhda Babkina, Denis Maidanov, Svetlana Surganova ve Pelageya gibi ünlü isimler sahne alırken, geçtiğimiz yıl yapılan çevrimiçi yarışmaların kazanan genç yetenekleri de performans sergileyecek.

Sivas, Malatya ve Ağrı’da dev GES hamlesi

Türkiye’nin dijital dönüşümünde öncü şirketlerinden Türk Telekom, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarını hızlandırıyor. Şirket, Sivas, Malatya ve Ağrı’da toplam 530 MWp kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santralleri (GES) hayata geçirerek yıllık 800 GWh enerji üretmeyi ve 350 bin ton karbon salımını engellemeyi hedefliyor.

Türkiye’nin En Büyük Yenilenebilir Enerji Tesislerinden Biri Sivas’ta

2025’in sonunda tamamlanması planlanan Sivas GES, 1.300 dönümlük arazi üzerinde 128 MWp kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji yatırımlarından biri olacak. Sivas’taki yatırımın ardından Malatya ve Ağrı’da kurulacak santrallerle Türk Telekom’un toplam enerji üretim kapasitesi, şirketin mevcut tüketiminin yaklaşık %65’ine karşılık gelecek.

“Yeşil Dönüşüm Stratejimizin Merkezinde”

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, yatırımların sadece enerji alanında değil, yerel istihdam ve sürdürülebilir kalkınma açısından da kritik önem taşıdığını vurguladı:

“Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine alıyoruz. 2024 yılında enerji verimliliği projeleriyle 42 GWh tasarruf sağladık, I-REC sertifikalarıyla Kapsam 1 ve 2 emisyonlarımızın %33’ünü dengeledik. GES yatırımlarımız tam kapasite devreye girdiğinde bu oran %35’e çıkacak ve yıllık 350 bin ton karbon salımını önleyeceğiz.”

Baz İstasyonlarından Elektrikli Araçlara Çevreci Hamleler

Türk Telekom, yalnızca GES yatırımlarıyla değil, farklı alanlarda da sürdürülebilir çözümler geliştiriyor:

Baz İstasyonları: 2024’te 370 baz istasyonuna 1,2 MW gücünde güneş enerjisi sistemi entegre edildi. Böylece şirketin yenilenebilir enerji sistemlerindeki toplam kurulu güç 5,5 MW’a ulaştı.

Elektrikli Araç Şarj Ağı (E4 Şarj): TT Ventures ile hayata geçirilen proje kapsamında, 11 ilde 40 lokasyonda 114 ünite faaliyette. 2025 sonuna kadar 33 ilde 200’ü aşkın üniteye ulaşılması planlanıyor.

Sürdürülebilir Girişimler: TT Ventures aracılığıyla çevre odaklı girişimler destekleniyor; Some Carbon, Workybe, Blok-Z ve Optiyol bu kapsamda öne çıkan projeler arasında.

Net Sıfır Hedefi 2050

CDP skorlamasında son iki yılda dört kademe yükselerek global A Listesi’ne giren Türk Telekom, 2030 itibarıyla 2020’ye kıyasla %45 emisyon azaltımı, 2050’de ise Net Sıfır hedefini gerçekleştirmeyi planlıyor.

Ünye’nin havası doğal gazla temizleniyor

Ordu’nun Ünye ilçesinde doğal gaz kullanan abone sayısı 40 bini aştı. Aksa Ordu Giresun Doğalgaz’ın açıkladığı verilere göre, doğal gaz kullanımı ilçede hem hava kalitesini yükseltiyor hem de hanelere ekonomik katkı sağlıyor.

84 Bin Ton Daha Az Karbon Salımı

Ünye’de kömürden doğal gaza geçen hanelerin artmasıyla birlikte ilçe havası daha temiz hale geldi. Abone sayısının 40 bini aşması, yılda yaklaşık 84 bin ton daha az karbon salımı anlamına geliyor. Böylece ilçe, Ordu’nun en temiz hava solunan bölgelerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor.

Ordu Genelinde 208 Bin Aboneye Hizmet

Aksa Ordu Giresun Doğalgaz Şirket Müdürü Doğan Gürler, Ünye’de yakalanan bu önemli kilometre taşını değerlendirerek şunları söyledi:

“Ünye’de doğal gazı tercih eden 40 bin abonemize teşekkür ediyoruz. Bugün itibarıyla Ordu’da 10 ilçede toplam 1.295 kilometrelik şebekemizle 208 bin aboneye güvenli ve kesintisiz doğal gaz hizmeti veriyoruz. Hedefimiz, vatandaşlarımızın bütçesine katkı sağlarken yaşam kalitesini yükseltmek ve şehirlerimizin havasını daha temiz hale getirmek.”

Kömüre Göre Dört Kat Daha Ekonomik

Doğal gazın yalnızca çevreci değil aynı zamanda ekonomik bir seçenek olduğunu vurgulayan Gürler, 2025 verilerine göre doğal gazın:

  • Tüpe göre 6 kat,
  • Elektrikli ocağa göre 3,5 kat,
  • Isınmada kömüre göre 4 kat,
  • Elektriğe göre 2,5 kat daha avantajlı olduğunu belirtti.

Dijital Hizmetlerle Konforlu İşlemler

Aksa Ordu Giresun Doğalgaz, abonelerinin işlemlerini kolaylaştırmak için aksadogalgaz.com.tr üzerinden erişilebilen yenilenmiş Online İşlemler kanalını hizmete sundu. Gürler, abonelerin artık bağlantı anlaşmasından fatura ödemeye kadar pek çok işlemi ofise gitmeden tek ekranda gerçekleştirebildiğini söyledi.

Türkiye’nin En Büyük Doğal Gaz Dağıtım Şirketi

29 il merkezi, 339 ilçe ve beldede yaklaşık 21,6 milyon kişiye ulaşan Aksa Doğalgaz, 9 milyon potansiyel aboneye hizmet verme kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük doğal gaz dağıtım şirketi konumunda bulunuyor. Şirket, “Şehirler Doğal Gazla Nefes Alıyor” sloganıyla yatırımlarını ülkenin dört bir yanında sürdürerek hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlıyor.

Viranşehir GES Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sunacak

Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında öncü şirketlerinden Eksim Enerji, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde hayata geçirdiği güneş enerjisi santralini (GES) tam kapasiteyle devreye aldı. Üç etaptan oluşan proje ile şirketin toplam kurulu gücü 191,3 MW’a ulaştı. Böylece yaklaşık 170 bin hanenin elektrik ihtiyacı artık temiz ve sürdürülebilir kaynaklardan karşılanacak.

Üç Etapta Tamamlanan Proje

Viranşehir GES’in ilk etabı 45 MW kapasiteyle Mart ayında hizmete başlamıştı. İkinci etapla birlikte kurulu güç 102,6 MW’a çıkarken, üçüncü fazın da devreye girmesiyle santral 191,3 MW kapasiteye ulaştı. Bu rakam, Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

“Güçlü İş Birliğinin Sonucu”

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, projenin tamamlanmasının ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Mart ayında ilk fazını devreye aldığımız Viranşehir GES’i bugün itibarıyla tam kapasiteyle çalıştırıyoruz. Bu başarı; titiz planlamamızın, teknik uzmanlığımızın ve paydaşlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliğinin bir sonucu. Projemiz sayesinde 170 bin hanenin elektrik ihtiyacı temiz enerjiyle karşılanacak. Rüzgar ve güneş yatırımlarımızla Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini büyütmeye devam edeceğiz.”

Sosyal Katkılar da Sunuldu

Eksim Enerji, Viranşehir GES ile yalnızca enerji üretimine değil, bölgesel kalkınmaya da destek verdi. Proje kapsamında 1.000 dönümlük taşlık arazi temizlenerek tarıma elverişli hale getirildi ve bölgedeki çiftçilerin kullanımına açıldı. Ayrıca köylerde sağlık taramaları gerçekleştirildi, istihdamda ise bölge halkına öncelik tanındı.

Türkiye’nin Enerji Bağımsızlığına Katkı

Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla öne çıkan Eksim Enerji, Viranşehir GES sayesinde hem karbon emisyonunu azaltıyor hem de Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sağlıyor. Şirket, önümüzdeki dönemde de rüzgar ve güneş enerjisi projeleriyle sürdürülebilir kalkınma hedeflerine destek vermeyi sürdürecek.

Türkiye’nin İlk Nükleer Santralinde Dijital Denetim Dönemi

Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali olan Akkuyu NGS, yalnızca enerji üretim kapasitesiyle değil, aynı zamanda inşaat sürecinde kullanılan dijital teknolojilerle de dikkat çekiyor. Santralin inşaat sahasında 2023 yılından bu yana uygulanan İnşaat Kontrol Bilgi Sistemi, kalite, hız ve şeffaflık açısından önemli kazanımlar sağladı.

168 Binden Fazla Denetim Dijital Ortamda

Sistem devreye alındığı günden bu yana 168 binden fazla kabul denetimi yapıldı. Bugün itibarıyla aralarında AKKUYU NÜKLEER A.Ş., Türkiye Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK), bağımsız denetim şirketleri, yüklenici ve alt yüklenici firmaların da bulunduğu 50 farklı kurumdan 1.500’ü aşkın kullanıcı platformda aktif olarak çalışıyor.

Belgeler Kâğıttan Dijitale

Bilgi sistemi sayesinde inşaatın tüm paydaşları arasında daha hızlı bilgi alışverişi mümkün hale gelirken, insan hatalarının etkisi de azaldı. Tüm uygulama belgelerinin dijital ortamda hazırlanması, kâğıt tabanlı belge akışını büyük ölçüde azaltarak süreçleri hızlandırdı.

“Tüm Tarafları Tek Platformda Birleştirdik”

AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, sistemin projeye kattığı değeri şöyle açıkladı:

“Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinde kalite standartlarını en üst seviyede tutmak ve süreçleri otomatikleştirmek için modern teknolojilerden yararlanıyoruz. İnşaat kontrol bilgi sistemi sayesinde tüm paydaşlar tek bir dijital platformda buluştu. Bu da veri doğruluğunu sağlarken, iletişimi daha hızlı ve etkili hale getirdi.”

Yeni Fonksiyonlar Yolda

Ağustos 2025 itibarıyla “İnşaat Kontrol Bilgi Sistemi Geliştirme Projesi” başlatıldı. Yeni dönemde Türkiye mevzuatına uyumlu elektronik imza entegrasyonu, devreye alma çalışmalarına yönelik ek modüller ve süreçlere dair analitik raporlama gibi yeni işlevler sisteme eklenecek.

Rosatom’un Uluslararası Projelerine Örnek Olacak

Akkuyu NGS’de elde edilen tecrübe, Rosatom’un dünya genelindeki diğer nükleer projelerinde de kullanılacak. Kanıtlanmış metodoloji, standart doküman setleri ve entegrasyon çözümleri, sistemin farklı ülkelerdeki nükleer santral projelerine kısa sürede uyarlanmasını mümkün kılacak.

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Gelecek Projeleriyle Kârlı Büyümeye Odaklanıyor

Türkiye’nin lider ticari gayrimenkul yatırımcısı Rönesans Gayrimenkul Yatırım, 2025 yılının ilk yarısında operasyonel karını yüzde 20 artırarak 89 milyon Euro’ya çıkardı. Şirket, TL bazında da yüzde 5’lik artışla 3,2 milyar TL operasyonel kar elde etti.

Pazar Liderliği Sürüyor

Rönesans Gayrimenkul Yatırım, portföyünde bulunan 16 ayrı yatırım ve yaklaşık 740 bin metrekarelik brüt kiralanabilir alan ile Türkiye’nin ticari gayrimenkul sektöründe liderliğini koruyor. Düzeltilmiş brüt varlık değeri 147 milyar TL, net aktif değeri ise 125 milyar TL olarak açıklandı.

Kiracı Ciro Artışı Enflasyonun Üzerinde

Genel Müdür Yağmur Yaşar, kiracı performansını değerlendirerek şunları belirtti:

“2025’in ilk yarısında kiracılarımız cirolarını ortalama yüzde 39 artırdı. Bu, TÜFE büyümesinin yüzde 38 olduğu dönemde sektördeki ortalamanın oldukça üzerinde bir performans anlamına geliyor. AVM’lerimizde toplam 14.391 m² alanı kapsayan 67 yeni marka mağaza açıldı ve ofislerimizde doluluk oranı büyük çoğunlukla tam kapasiteye ulaştı.”

Maltepe Park Yenileniyor, Büyüme Devam Ediyor

Rönesans Gayrimenkul, Maltepe Park’ta gerçekleştirdiği iyileştirme çalışmalarıyla kiracı çeşitliliğini artırdı ve eski açık otopark alanlarını restoran, kafe ve spor alanlarına dönüştürdü. 2025’in ilk yarısında AVM’de 16 yeni mağaza açıldı ve toplam 4.246 m² alan kiralandı.

Gelecek Projeler Kârlı Büyümeyi Destekliyor

Yaşar, şirketin önümüzdeki dönemdeki projelerine de değinerek şunları söyledi:

“Maltepe Park genişleme projemizde iki blok konut, iki blok ofis ve 15 ticari ünite yer alacak. Konut satışlarına Eylül ayında başlamayı planlıyoruz. Ayrıca Antalya Konyaaltı’nda yeni bir Hilltown AVM projesi ile sekizinci ilimizde yatırım yapmayı hedefliyoruz. Ümraniye’deki 23 bin m²’lik arsamızda ise konut veya ofis projesi geliştireceğiz. Hem organik büyüme hem de stratejik satın almalarla sürdürülebilir şekilde ilerliyoruz.”

Türkiye Genelinde Geniş Portföy

Rönesans Gayrimenkul, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve Samsun’da bulunan Optimum, Hilltown ve Piazza markalı AVM’ler ile Maltepe Park ve Kozzy AVM’leri işletiyor. Portföyde ayrıca RönesansBiz Küçükyalı, Hilltown Ofis, Piazza Ofis ve Maltepe Park Ofis projeleri bulunuyor.

Rönesans Gayrimenkul Yatırım, güçlü finansal yapısı ve operasyonel verimliliği ile hem mevcut portföyünü büyütmeye hem de yeni projelerle sektördeki liderliğini pekiştirmeye devam ediyor.

OPET, “Doğaya Saygı Projesi”ni Ulusal Bir Harekete Dönüştürdü

Bodrum – Türkiye’nin ormanları yanarken, bu acı gerçeğin ardındaki insan kaynaklı faktörlere dikkat çekmek ve somut adımlar atmak için harekete geçen OPET, “Doğaya Saygı Duy, Çöpüne Sahip Çık!” sloganıyla ülke çapında büyük bir seferberlik başlattı. 2021’deki Ege yangınlarının ardından başlatılan “Doğaya Saygı” projesini ulusal bir harekete dönüştüren OPET, potansiyel birer yangın kaynağı olan çöplerle mücadele ediyor.

Projenin ilk adımı olarak Bodrum Çamlık’ta düzenlenen çöp toplama etkinliğine bizzat katılan OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, “Doğaya atılan her bir çöp, vatan toprağının bağrına saplanmış bir tehlike ve potansiyel bir yangın kıvılcımıdır” diyerek mücadelenin önemine dikkat çekti. Öztürk, bu hareketin sadece bir temizlik eylemi değil, aynı zamanda “gelecekteki afetlerin önüne geçme iradesi” olduğunu vurguladı.

25 Yıllık Bir Bilinçlendirme Serüveni

Temiz Tuvalet Kampanyası ile 2000 yılında başlayan ve 25 milyondan fazla insana dokunan sosyal sorumluluk projelerine imza atan OPET, şimdi de orman yangınlarının %90’ının insan kaynaklı olduğu gerçeğinden yola çıkarak toplumsal bir bilinçlendirme hedefliyor. Nurten Öztürk’ün ifadelerine göre, kampanya ile “bir kişinin dahi yangın çıkaran o kibriti, o sigarayı, izmariti atmamasına neden olabilirsek görevimizi yapmış olacağız.”

Yangın Bölgeleri Yeniden Yeşerecek

Bodrum’dan başlatılan bu seferberliğin bir sonraki adımları, son yangınlardan büyük zarar gören Çanakkale, İzmir ve Bursa’da olacak. OPET, bu şehirlerde “OPET Ormanları” oluşturarak kapsamlı bir ağaçlandırma faaliyeti gerçekleştirecek ve bölge halkına umut aşılamayı hedefliyor. Ayrıca Haziran 2026’dan itibaren yangın riski yüksek bölgelerde kuru ot ve örtü temizliği yaparak yangın risklerini en aza indirme planları da mevcut.

Etkinliğe katılan Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, çöp sorununa dikkat çekerek “200 yıl sonra burada bulunan hiç kimse hayatta kalmayacak; ancak yolda gelirken gördüğümüz birçok atık maalesef doğayı tahrip etmeye devam edecek” sözleriyle uyarılarda bulundu. Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert ise, “Aslolan kirletmemek” diyerek OPET’in bu projesini desteklediklerini belirtti.

OPET, herkesi bu organik seferberliğe dahil olmaya, çöpe duyarsız kalmamaya ve fotoğraflarını #yaşamiçinçöpesahipçık etiketiyle paylaşmaya davet ediyor.

En Çok Elektrik Sarıyer’de, En Az Esenler’de Tüketiliyor

CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in açıkladığı “Gayrimenkulün Enerjisi 2025 – İlk Yarı Raporu”, İstanbul Avrupa Yakası’nda emlak ve demografik yapının şaşırtıcı bir fotoğrafını ortaya koydu. Rapora göre, 2025’in ilk altı ayında yaklaşık 248 bin hane yer değiştirdi, bu da her gün ortalama 1.377 ailenin yeni bir hayata başladığı anlamına geliyor.

CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, bu verilerin sadece bir rapor olmadığını, aynı zamanda şehir planlamasından özel sektör yatırımlarına kadar birçok alana yön verdiğini belirtti. Aytac, “Bu kadar büyük bir hareketin yaşandığı bir kentte, müşterilerimize en iyi hizmeti sunmak bizim için çok değerli” dedi.

Taşınmaların Lideri Yine Esenyurt

Nüfusuyla 57 kenti geride bırakan Esenyurt, taşınma sayısında da liderliğini korudu. Yılın ilk yarısında 31 bin taşınma hareketiyle zirvede yer alan Esenyurt’u, Küçükçekmece, Başakşehir ve Bağcılar takip etti. En az taşınmanın yaşandığı ilçe ise 1.704 hane ile İstanbul’un sayfiye yeri olarak bilinen Çatalca oldu.

Kentsel Dönüşüm Hızlanıyor, Genç Nüfus Taşınıyor

Raporda dikkat çeken bir diğer veri ise kentsel dönüşümdeki hızlanma oldu. İlk altı ayda kentsel dönüşüm kaynaklı abonelik sonlandırma oranı geçen yıla göre %54 artış gösterdi. En fazla abone sonlandırma talebi, kentsel dönüşümün en yoğun olduğu Bahçelievler, Avcılar ve Küçükçekmece’den geldi.

Ayrıca, Avrupa Yakası’ndaki abonelerin yaş ortalaması 2023’e göre 2 yaş gençleşerek 51’e düştü. 35 yaş altı genç abonelerin en fazla yoğunlaştığı ve hareket ettiği ilçe yine Esenyurt oldu. Genç nüfustaki bu hareketlilik, Esenyurt’u gençleşen İstanbul’un simgesi haline getiriyor.

Yabancı Abone Sayısında Düşüş

Rapor, yabancı abonelerle ilgili de önemli bir gerilemeye işaret ediyor. CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in 173 farklı ülkeden abonesi bulunsa da, yabancı abone sayısı geçen yıla göre yaklaşık %14 azalarak 171 bin 679’a geriledi.

İlçe İlçe Tüketim ve Yerleşim Haritası

  • Elektrik Tüketimi: Aylık hane başına en yüksek elektrik tüketimi Sarıyer‘de (272 kWh) görülürken, en düşük tüketim ise Esenler‘de (172 kWh) kaydedildi.
  • Memleketler: İstanbullular Çatalca, Silivri, Bakırköy ve Beşiktaş gibi daha sakin ilçelerde yaşarken, Sivaslılar Kağıthane, Sultangazi, Bağcılar ve Sarıyer‘de yoğunlaşıyor. Kastamonulular ise Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Kağıthane ve Esenyurt‘u tercih ediyor.

CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in bu verilerle hazırladığı rapor, İstanbul’un dinamik yapısını ve sürekli değişen sosyolojik haritasını gözler önüne seriyor.

Balkondan Elektrik Hattına Müdahale Tüm Mahalleyi Kararttı

Mardin – Nusaybin’de Dicle Elektrik ekiplerinin rutin denetimi, hem can hem de mal güvenliğini tehdit eden akıl almaz bir kaçak elektrik yöntemini ortaya çıkardı. Bir apartman dairesinin balkonundan doğrudan havai elektrik hattına kanca atılarak yapılan kaçak bağlantı, tüm mahallenin enerji kalitesini düşürdü.

Dicle Elektrik yetkilileri, bu tehlikeli yöntemin sadece bir haneyi değil, aynı hatta bağlı diğer tüm evleri de mağdur ettiğini açıkladı. Yasa dışı müdahalenin, mahallede sıkça yaşanan voltaj düşüklükleri ve ani elektrik kesintilerinin başlıca sebebi olduğu belirtildi.

Şirket yetkilileri, bu tür “ilkel” yöntemlerin büyük risk taşıdığının altını çizdi. Balkondan sarkan kablolarla yapılan bağlantının, her an yangına veya elektrik çarpmasına neden olabileceği vurgulandı. Bu durumun, yasa dışı kullanıcı dışında masum vatandaşların da hayatını tehlikeye attığı belirtildi.

Haber metninde, kaçak kullanımın tespit edildiği abone hakkında derhal yasal işlem başlatıldığı ve hukuki sürecin devam ettiği bilgisi de yer aldı. Dicle Elektrik, kaçak kullanıma karşı mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

BEDAŞ’ın BeSTAR Mühendisleri Sektörü Dönüştürmeye Hazırlanıyor

İstanbul – Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) tarafından genç mühendis adaylarına yönelik yürütülen BeSTAR Yeni Nesil Mühendis Gelişim Programı, 2025 yılı mezunlarını verdi. Şubat ayında başlayan ve 25 öğrencinin katıldığı program, teorik bilgiyi pratik deneyimle birleştirerek genç yetenekleri enerji sektörüne hazırlıyor.

BEDAŞ Genel Müdürü Murat Yiğit, mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada programın kurumsal bir kültüre dönüştüğünü vurguladı. Yiğit, “BeSTAR, sadece bir staj değil, genç mühendis adaylarının potansiyellerini keşfettiği, gerçek iş deneyimi kazandığı çok boyutlu bir gelişim yolculuğu. Bu programdan mezun olan her bir arkadaşımızın, gelecekte enerji sektörünün dönüşümünde söz sahibi olacağına inanıyorum” dedi.

Program süresince haftanın üç günü BEDAŞ’ın teknik birimlerinde sahada çalışan genç mühendis adayları, program sonunda kendi projelerini sunarak bilgilerini ve yaratıcılıklarını sergiledi. Jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda dört proje ödüle layık görüldü.

Elektrik, elektrik-elektronik, endüstri ve enerji sistemleri mühendisliği bölümlerinden gelen öğrenciler, binin üzerinde adayın başvurduğu programda mülakatlar, münazara çalışmaları ve teknik yeterlilik değerlendirmelerini içeren çok aşamalı bir sürecin sonunda seçilerek bu programa dahil oldular.

BeSTAR programının en önemli çıktılarından biri de, mezun olan birçok mühendis adayının staj sonrasında BEDAŞ bünyesinde kritik pozisyonlarda görev almaya başlaması. Bu durum, programın sektörün ihtiyaçlarına yönelik yetenekleri keşfetme ve yetiştirme misyonunun ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. BEDAŞ, bu programla hem kendi kadrosunu güçlendiriyor hem de enerji sektörünün geleceğini şekillendirecek yeni nesil mühendisleri yetiştiriyor.

SOCAR Türkiye ve TÜREB’ten Enerji Sektörüne Güçlü Ortaklık

Türkiye’nin en büyük dış yatırımcısı ve entegre endüstri grubu SOCAR Türkiye, bu yıl 4-5 Eylül 2025’te İzmir’de gerçekleştirilecek 14. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) ve IV. Azerbaycan Enerji Forumu için kolları sıvadı. İki ülke arasındaki enerji iş birliklerini güçlendirmeyi ve sektöre yeni yatırım fırsatları sunmayı hedefleyen dev organizasyon, global enerji piyasasında yaşanan son gelişmelerle birlikte daha da kritik bir önem taşıyor.

Etkinlik öncesi stratejik hazırlıklar kapsamında TÜREB Yönetim Kurulu, SOCAR Türkiye Genel Müdürlüğü’nde toplandı. Toplantıya ev sahipliği yapan SOCAR Türkiye CEO’su Elchin Ibadov, “Petkim RES tesisimiz ile yenilenebilir enerji üretimine ve karbon emisyonunun azaltılmasına katkı sağlıyoruz. SOCAR Terminal ise rüzgar enerjisi ekipmanlarının Avrupa’ya ihracatında stratejik bir merkez konumunda. Rüzgar enerjisi, sadece elektrik üretimi değil; sanayimizin ve ihracatımızın itici gücüdür.” sözleriyle sektördeki vizyonlarını paylaştı.

TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden ise SOCAR Türkiye’nin desteğinin sektör için çok değerli olduğunu vurgulayarak, “TÜREK’i bu yıl IV. Azerbaycan Enerji Forumu ile aynı tarihlerde düzenleyerek, rüzgar enerjisi sektörümüze uluslararası iş birliği fırsatları sunacağız. 3 binden fazla ulusal ve uluslararası sektör profesyonelini Türkiye’de bir araya getireceğiz.” dedi.

4-5 Eylül 2025 tarihlerinde İzmir Hyatt Regency İstinyepark’ta gerçekleşecek organizasyon; teknik oturumlar, B2B görüşmeler, sergi alanı, uluslararası temaslar ve sektörel istişare toplantılarıyla rüzgar enerjisinin geleceğine ışık tutacak. Avrupa’dan Asya’ya, enerji dünyasının önemli aktörleri bu zirvede buluşacak.

Bu yılki TÜREK’te; son teknolojik gelişmeler, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlar, yenilikçi stratejiler ve gelecek projeksiyonları masaya yatırılacak. Sektörün liderleri, politika yapıcılar ve akademisyenler, rüzgar enerjisinde Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak adımları tartışacak.

Kazakistan Devlet Başkanının Türkiye Ziyaretinin Enerji Politik Önemi

Bilindiği üzere, Kazakistan Cumhurbaşkanı 28-29 Temmuz 2025 tarihlerinde Türkiye’ye önemli bir ziyarette bulunmuştur. Ankara’da, Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından Resmi Törenle karşılanan misafir Cumhurbaşkanı’na aynı zamanda Türkiye tarafından “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Nişanı” tevcih edilmiştir.

Söz konusu ziyaret sırasında, “Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi”nin Beşinci Toplantısı yapılmıştır.  Bu bağlamda Türk-Kazak stratejik ortaklığının daha da güçlendirilmesine yönelik konular ele alınmış ve iki ülke arasındaki “Geliştirilmiş Stratejik Ortaklığın” derinleştirilmesine yönelik olarak güncel, küresel ve bölgesel konularda görüş alışverişinde bulunulmuştur.

Ziyaret sırasında iki ülke heyetleri arasındaki görüşmelerle, Türkiye ile Kazakistan münasebetlerinin alt yapısını güçlendirecek çok sayıda konu, somutlaştırılmıştır denebilir. Bu kapsamda olmak üzere Orta Koridor’un geliştirilmesi, enerji, savunma sanayi, karşılıklı ticaret, tarım, medya ve kültür alanlarında işbirliğini geliştirmek için yeni hedeflerin belirlenmesi sağlanabilmiştir. Böylelikle farklı konularda 20 kadar ilgili anlaşmaların imzalanması da mümkün olmuştur.

İmzalanan anlaşmalar çok farklı alanlar ile ilgili olup hemen her konuyu kapsadığı ve her hususta mutabakat sağlandığı görülmektedir. Bir başka deyişle resmi olarak antant kalınan konular arasında savunma sanayi, enerji ve madencilik, ulaştırma ve lojistik, sağlık, eğitim, medya ve enformasyon, ticaret ve ekonomi, bilim teknoloji ve dijitalleşme, turizm gibi sektörler yer almaktadır.

Anlaşmaların konuları son derece önemli ve stratejik olmakla beraber enerji ve madencilik konusu üzerinde ayrıca durmak gerektiği söylenebilir. Ancak, enerji konusunda ulaşılan sonuçları ele almadan önce Türkiye Kazakistan ilişkilerini burada hızlıca gözden geçirmenin uygun olacağı düşünülmüştür.

Türkiye Kazakistan İlişkileri

Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla 16 Aralık 1991’de bağımsızlığını kazanan Kazakistan’ı ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştur ve üç ay geçmeden 2 Mart 1992’de iki ülke arasında diplomatik ilişkiler resmen başlamıştır. Aynı yıl, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçiliği faaliyete geçmiştir. Halen Türkiye’nin Kazakistan’ın başkentindeki Büyükelçiliğinin yanı sıra Almatı, Aktau ve Türkistan şehirlerinde Başkonsoloslukları ve Çimkent’te Fahri Konsolosluğu bulunmaktadır. Buna karşın Kazakistan’ın, Türkiye’de başkentteki Ankara Büyükelçiliği’nden ayrı olarak İstanbul, Antalya ve İzmir’de Başkonsoloslukları, Denizli, Alanya, Bursa, Bitlis, Hatay, Konya ve Mersin’de ise Fahri Konsoloslukları faaliyet göstermektedir.

İki ülke arasında, 2009 yılında “Stratejik Ortaklık Anlaşması”nın yapılmasıyla birlikte ilişkiler üst seviyeye çıkarılmıştır. 2022 yılında ise Türkiye ve Kazakistan ilişkileri, “Genişletilmiş Stratejik Ortaklık” seviyesine yükseltilmiş bulunmaktadır.

Öte yandan Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) kurucu ülkelerinden olan Kazakistan ve Türkiye, ayrıca Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Türk Akademisi, Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Türk Kültür ve Miras Vakfı gibi kurumlar bağlamında işbirliğiyle de Türk dünyasının entegrasyonunda etkin ve aktif rol üstlenmektedirler.

Ayrıca iki ülke; “Birleşmiş Milletler (BM)”, “İslam İşbirliği Teşkilatı”, “Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı”, “Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT)” gibi örgütler kapsamında ikili ve çok taraflı işbirliğini hayata geçirmektedirler

Ekonomik olarak ilişkilere bakılacak olursa; dünyada farklı konularda yaşanan krizlere rağmen iki ülke arasında karşılıklı ticaretin büyümekte olduğu görülmektedir. 2024 yılında Kazakistan ve Türkiye arasındaki karşılıklı ticaret hacmi 5 milyar dolar olarak gerçekleşmiş olup 2025 yılının Ocak-Mayıs döneminde ise söz konusu bu hacmin 2 milyar USD mertebesine yükselmekte olduğu görülmektedir.

Bu bağlamda Türkiye’nin Kazakistan’ın en büyük yatırımcı ortaklarından biri olarak öne çıktığı söylenebilir. 2005 ila 2024 yılları arasındaki 20 yıl gibi bir süreçte Türkiye, Kazakistan ekonomisine 5 Milyar USD’ın üzerinde yatırım yaparken ülkede 3500’ü aşkın Türk sermayeli şirket faaliyet göstermiş bulunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye ile Kazakistan arasında yüzlerle ifade edilen projenin hayata geçirilmiş olduğu da ifade edilmektedir. Kazakistan’ın Türkiye’deki yatırımlarının ise 1,5 milyar dolara yaklaştığı belirtilmektedir.

Enerji Politik Açıdan Kazakistan

Öte yandan farklı yönlerden önem arz eden bir jeopolitiğe sahip olan Kazakistan, yeraltı kaynakları açısından da son derece zengin bir ülkedir. Hatta doğada bulunan 92 elementin hemen hepsine cevher bağlamında sahip olduğu ifade edilmektedir.

Bunlardan ayrı olarak, konvansiyonel enerji hammaddelerine ilişkin rezervlerin de hayli yüksek miktarlarda bulunduğu bilinmektedir. Bir başka deyişle, Kazakistan petrol, doğal gaz, kömür ve uranyum rezervleri açısından hayli zengin bir ülkedir.

Kazakistan, kömür rezervleri açısından; Orta Asya’nın en büyük kömür rezervlerine sahip olduğu düşünülmektedir. 33,6 Milyon ton rezerv ile dünya toplam rezervlerin % 4’üne yakınına sahip bulunmaktadır.

Uranyum rezervleri açısından da yadsınamaz öneme sahip bir ülkedir. Avustralya’dan sonra dünyadaki en büyük uranyum rezervine sahiptir. Fazla olarak, global ölçekte en büyük uranyum cevheri üreticisi ve ihracatçısı durumundadır. Uranyum rezervlerinin daha çok ülkenin orta bölgesinde yer aldığı görülmektedir.

Öte yandan, Kazakistan’ın, petrol rezervlerinin 30 milyar varil mertebesinde olduğu tahmin edilmektedir. Petrol rezervleri daha çok ülkenin batı bölgelerinde yer almaktadır. Bu bağlamda hem kara ve hem de Hazar Denizinde, deniz petrol bölgeleri bulunmaktadır. Çimkent ve Pavlodar kentlerinde ise 3 rafineriye sahiptir.

Petrol rezervinden ayrı olarak, kanıtlanmış doğal gaz rezervleri yaklaşık 30 Trilyon m3 mertebesindedir. Bu rezervler de yine ülkenin batısında yer almaktadır. Birçok petrol bölgesi sahasında doğal gaz rezervlerinin de olduğu gözlenmektedir.

Kazakistan’da bulunan petrol ve doğal gaz rezervlerini, farklı yönlere (esas itibariyle batıya ve doğuya) taşıyan boru hatları da bulunmaktadır. Doğuya giden boru hatları Çin’e, batıya giden boru hatları ise Rusya üzerinden Avrupa’ya bağlantılıdır.

Ancak, Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı, Rusya üzerinden enerji boru hatlarıyla petrol ve doğal gaz taşınmasını, Avrupa ülkelerinin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar nedeniyle olumsuz etkilemiştir. Bu bağlamda Rusya’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle Kazakistan’ın enerji ihracatını da negatif yönde etkilemiş görünmektedir. Dolayısıyla Kazakistan için alternatif enerji yolları gündeme gelmiş bulunmaktadır.

Kazakistan Devlet Başkanının Türkiye Ziyaretinin Enerji Politik Değerlendirmesi

Kazakistan Devlet Başkanı’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında imzalanan anlaşmalar ve görüşmelere ilişkin olarak iki Devlet Başkanı tarafından düzenlenen Basın Toplantısı’nda TC Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmada; “Savunmadan enerjiye, ulaştırmadan bilim ve teknolojiye çok geniş bir yelpazede görüş alışverişi yapıldığı ve 20 anlaşmanın imzalandığı, madencilik ve nadir toprak elementleri gibi sektörlerde işbirliği imkanlarının değerlendirildiği ve Kazak petrolünün daha fazla miktarlarda ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasının yollarını ele alındığı” ifade edilmiştir. İlaveten, İpek Yolu’nun günümüzdeki karşılığı olan Hazar Geçişli Orta Koridor’un kullanımı ve geliştirilmesi hususunda yapabileceklerin de görüşüldüğü belirtilmiştir.

Bilindiği üzere; Kazakistan’ın, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı üzerinden petrol ihracatı Rusya Ukrayna Savaşının başlamasından sonra önemle gündeme gelmiş ve bu bağlamda Kazakistan’ın bu hat üzerinde petrol ihracatı 2023 yılında önem kazanmıştır.

Burada şunu belirtmek gerekir ki; Kazakistan, enerji ihracat rotalarını çeşitlendirmek amacıyla 2023 yılında Azerbaycan ile bir mutabakat zaptı imzalamış ve Kazak petrolünün Azerbaycan topraklarından geçişi konusunda antant kalınmıştır. Bu anlaşmanın Eylül 2025’ten itibaren uygulamaya konulması söz konusu olup yılda 1,5 milyon ton Kazak petrolünün BTC hattı üzerinden Akdeniz’e ulaştırılması beklenmektedir (Şekil 1). 

Şekil 1 Kazak Petrolünün BTC Boru Hattı Üzerinden Akdeniz’e Ulaştırılması

Burada önemli bir husus; Kazakistan’ın BTC boru hattı üzerinden yapacağı petrol ihracatı, Kazakistan’ın Rusya’dan geçen Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’na (CPC) olan bağımlılığını azaltmasını mümkün kılacaktır. Bir başka deyişle, Kazakistan’ın BTC üzerinden petrol ihracatı, Eylül 2025’ten sonra ciddi boyutlar kazanması beklenmektedir. Bu da Türkiye ile Kazakistan arasında ilgili anlaşmaların imzalanması ile mümkün görünmektedir.

Bu bağlamda, TC Enerji Bakanlığı ile Kazakistan arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde iki Mutabakat Zaptı imzalanmıştır. Bunlardan biri, “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı” olup petrol ve doğal gaz sektörlerinde arama, üretim, taşıma ve depolama uygulamalarını kapsamakta ve elektrik ile yenilenebilir enerji alanlarında ortak projeler geliştirilmesini öngörmektedir. İkinci Mutabakat ise “Madencilik Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı” olup maden arama ve üretim faaliyetlerinin teşvikini içermektedir.

Ayrıca, söz konusu ziyaret sırasında, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Kazakistan arasında da bir anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmayla, hidrokarbon arama, geliştirme ve üretim faaliyetlerine yönelik bir iş birliği öngörülmektedir. Anlaşma kapsamında, taraflar mevcut potansiyel sahalarda teknik ve ticari değerlendirme süreçlerini birlikte yürütmeyi ve enerji alanındaki stratejik ortaklıklarını derinleştirmeyi hedeflemektedirler. İlaveten Kazakistan ve Türkiye üçüncü ülkelerde ortak enerji projelerini hayata geçirmeyi de hedeflemektedirler.

Sonuç

Türkiye-Kazakistan ilişkilerinin diplomatik anlamda kurulmasının 33. Yılı olan içinde bulunduğumuz bu yılda, Kazakistan Devlet Başkanı’nın 28-29 Temmuz 2025 tarihlerinde Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret, Kazakistan ve Türkiye işbirliğinde yeni bir sayfa açmıştır denebilir.

Aynı kökten gelen, kardeşlik ve tarihi geçmişleriyle birbirine bağlantılı olan Türkiye ve Kazakistan, söz konusu ziyaret sırasında farklı konularda imzaladıkları 20 anlaşmayla ilişkilerini artık çok boyutlu ve üst boyutlarda stratejik düzeye taşımış bulunmaktadırlar.Bu anlaşmalar, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Türk dünyasının entegrasyonunu ve bölgesel istikrarı da güçlendirmeyi amaçlamaktadır denebilir.

Özellikle enerji ve madencilik konusunda yapılan anlaşma ve ilgili mutabakatlarla iki ülkenin petrol, doğal gaz, yenilenebilir enerji ve maden arama gibi birçok alanda ortak projeleri hayata geçirmeleri mümkün olacaktır. Özellikle Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden Kazak petrolünün bu yıl içinde hayli önemli miktarlarda taşınabilir olması ayrı bir önem taşıyacaktır.

Burada şunu da belirtmek gerekir ki; Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) hattı üzerinden Akdeniz’e ulaştırılması konusu sadece enerji politik ve/veya ekonomik değil siyasi açıdan da önem taşımaktadır. Zira, Kazak petrolünün önemli miktarlarda BTC üzerinden taşınması aynı zamanda “Orta Asya”nın, “Doğu Akdeniz”e Türkiye’nin koordinasyonunda bağlanmış olması anlamına gelmektedir ki; Orta Koridor bağlantısı ile birlikte düşünüldüğünde son derece geniş bir vizyonu ifade ediyor olmaktadır.

Öz olarak belirtilmek istenirse; Kazakistan Cumhurbaşkanının Temmuz 2025’in son günlerinde Türkiye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret; ülkeler arasında yapılan rutin ziyaretlerden öte bir anlam taşımakta olup Türkiye ve Kazakistan ilişkilerini özellikle enerji politik bağlamda temelden birbirine bağlayan konjüktürel ve stratejik mana ifade ediyor olmasıyla bölgesel dengeleri etkileyebilecek nitelik taşımakta olduğunu düşündürmektedir.

PETLAS’tan Çevresel Sürdürülebilirliğe Yönelik Büyük Yatırım

Türk lastik sektörünün öncü markası Petlas, çevresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli bir yatırıma imza atıyor. Şirket, eylül ayında devreye almayı planladığı atık su arıtım ve geri kullanım sistemi ile yılda 500 bin ton atık suyu ekonomiye yeniden kazandırmayı hedefliyor. Bu proje, Petlas’ın ekolojik ayak izini küçültme ve doğal kaynakları koruma konusundaki kararlılığını pekiştiriyor.

Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız, sürdürülebilirliğin şirketleri için yalnızca bir hedef değil, tüm iş süreçlerinin temel taşı olduğunu vurguladı. “Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak, hem birey hem de markalar olarak hepimizin önceliklendirmesi gereken bir başlık olmalı” diyen Yalnız, bu yatırımla daha verimli üretim sistemlerine geçişin de bir parçası olduklarını belirtti.

Yeni proje, Petlas’ın sürdürülebilirlik yolculuğundaki tek adımı değil. Şirket, son iki yılda sera gazı emisyonlarını yüzde 28’in üzerinde azaltarak çevre performansında önemli bir başarı elde etti. Ayrıca, 2024 yılında tamamlanan 27 MW kurulu güce sahip GES (Güneş Enerjisi Santrali) projesiyle elektrik tüketiminin yüzde 20’sini kendi kaynaklarından karşılıyor. Petlas, bu çalışmalarla 2030 yılına kadar karbon emisyonunu yüzde 58 oranında azaltma hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor.

1976 yılında kurulan ve 2005 yılından bu yana AKO Grup bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Petlas, sektöründe birçok ilke imza attı. Türkiye’nin ilk run-flat ve ilk radyal traktör lastiği ile ilk ve tek lastik test pisti gibi yeniliklere sahip olan şirket, geniş ürün yelpazesiyle 120’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Çevresel sürdürülebilirlik alanındaki bu yeni yatırımıyla da sektördeki lider konumunu güçlendirmeye devam ediyor.

UYGAD Güçlü Yönetimiyle Yeni Döneme Hazır

Uluslararası Yazarlar ve Gazeteciler Derneği (UYGAD) 4. Olağan Kongresi yapıldı. Bakırköylüler Derneği’nde yapılan kongrede Mevlüt Yüksel tekrar başkanlığa seçilirken, yönetim kurulu tüzük değişikliği ile 27 kişiye çıkarıldı. UYGAD yeni yönetimi toplanarak görev dağılımını da gerçekleştirdi. UYGAD Başkanı Mevlüt Yüksel, yeni dönemde yazarlar ve gazeteciler için vizyon projeleri hayata geçireceklerini açıkladı.

Kamuoyunda medyanın yanı sıra topluma yönelik sosyal sorumluluk projeleriyle tanınan Uluslararası Yazarlar ve Gazeteciler Derneği (UYGAD), yeni yönetimini oluşturdu.

UYGAD 4. OLAĞAN KONGRESİ BAKIRKÖY’DE YAPILDI

2016 yılında Tuzla’da kurulan ve kısa adı UYGAD olan Uluslararası Yazarlar ve Gazeteciler Derneği’nin 4. Olağan Kongresi, 26 Temmuz 2025 Cumartesi günü, Bakırköy Zühüratbaba’da bulunan Bakırköylüler Derneği’nde gerçekleştirildi. Divan Başkanlığı’nı M. Şamil Çavuşoğlu, Metin Yener ile Bahri Dündar’ın yaptığı kongrede, gazeteci/yazar Mevlüt Yüksel’in başkanlığında yeni yönetim ve denetim kurulu üyeleri seçildi.

UYGAD YENİ YÖNETİMİ BÜYÜYEREK GÜÇLENDİ

UYGAD Kongresi’nde Başkan Mevlüt Yüksel’in önerisi ile önemli bir değişikliğe gidildi. Bu değişikliğe göre, 17 kişi asil ve 9 kişi yedek üyelerden oluşan yönetim kurulu, oybirliği ile alınan tüzük değişikliği kararı sonucu, 27 asil ve 15 yedek kişiye çıkarıldı. Yine UYGAD’ın aylık 20 TL olan üye aidatı ise 100 TL’ye yükseltildi. Kongrede UYGAD’a yeni üye olan gazeteci ve yazarların yönetime seçilmeleri dikkati çekti. Aynı kongrede, UYGAD İstişare Kurulu’nun daha aktif olması için çeşitli alanlarda saygın kişilerin davet edilmesi kararlaştırıldı.

UYGAD’ın kongresi sonrasında başkan seçilen Mevlüt Yüksel yaptığı kısa konuşmada, yeni yönetim kurulunun büyüyerek daha da güçlendiğini belirtti. Yüksel, yeni dönemde daha organize olarak hazırladıkları vizyon projelerini her ay hayata geçireceklerini ifade etti. Ayrıca Yüksel, halen 30 il ile 8 ülkede olan UYGAD temsilciliklerinin sayısının da artırılacağını vurguladı.

UYGAD YÖNETİM KURULU GÖREV DAĞILIMI YAPTI

UYGAD’ın yeni seçilen yönetim kurulu, 05 Ağustos 2025 Salı günü 17:00–21:00 saatleri arasında Harbiye Crown Plaza Otel, Karşıyaka Salonu’nda toplandı. Başkan Mevlüt Yüksel’in açılış konuşması ve genel sunumuyla başlayan toplantıda, gündem maddeleri tek tek konuşularak karara bağlandı. İlk toplantıya katılım gösteren yönetim kurulu üyelerinin istekli oluşları ve verimli tutumları toplantı süresini uzattı. Yapılan istişareler sonucunda görev dağılımı gerçekleştirildi. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunda çeşitli komisyonlar oluşturuldu. Komisyonlarda görev alması düşünülen kişiler belirlendi ve yapılacak görüşmeler sonucunda komisyonların işleyişine dair süreç başlatıldı.

MEDYANIN TECRÜBELİ VE TANINMIŞ İSİMLERİ YENİ YÖNETİMDE BULUŞTU

UYGAD’ın yeni yönetimine seçilen kişilerin, medyanın çeşitli alanlarında iz bırakan, tecrübeli ve uzman kişilerden oluşması dikkati çekti. Bu kişiler arasında tanınmış televizyon yapımcısı, iletişim uzmanı ve gazeteci Cebrail Mungan, Medya A.Ş. Kurucu Genel Müdürü, İstanbul Valiliği, AFAD ile Kahramankazan Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği sonrası Pınarhisar Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan, halen Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanlığı görevine devam eden Bekir Kaplan da bulunuyor. Kaplan ayrıca İstanbul Kızılay YK Üyesi ve Kültürlü Gençlik Derneği Başkanlığı görevlerine devam ediyor. Yine yeni yönetime gazeteci ve iletişim uzmanı Hüseyin Bayoğlu, Bahçelievler Belediyesi eski Basın Danışmanı ve Basın Danışmanları Platformu Başkanı Vehbi Güleş, uluslararası stratejist gazeteci ve yazar Güngör Yavuzaslan, Deniz Feneri Basın Danışmanı Fevzi Yalçın, Türkiye Gazetesi ve TGRT’nin tecrübeli eski muhabirleri Cüneyt Zülfikar Bitikçioğlu ile Ahmet Faruki Çelik, Hürriyet Gazetesi’nin eski başarılı muhabirlerinden Mehmet Saygıner, Ogün Gazetesi Kurucucusu, Cybernews Genel yayın Yönetmeni, Akademisyen, Öğretim Görevlisi, Gazeteci-Yazar Ferhat Yıldırım, Trabzon Dernekler Federasyonu Denetleme Kurulu Üyesi, ayrıca Taka Gazetesi yazarı Aytekin Akay, gazeteci, müzikolog ve iletişim uzmanı Hatice Gülsün Özalp ile genç avukat Muhammed Şamil Çavuşoğlu da bulunuyor.

UYGAD YÖNETİM KURULU GÖREV DAĞILIMI

Başkan: Mevlüt Yüksel Başkanvekili: Cebrail Mungan Başkan Yardımcıları:

  • Melda Tuncel
  • Bekir Kaplan
  • Hüseyin Bayoğlu
  • Mehmet Saygıner Genel Sekreter: Aytekin Akay Sekreter: Banu Perçin Güngörmez Sayman: Gökhan Alperen Bayrak Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Okan Alkan Sarıkaya, Metin Yener, Murat Aydın, Mehmet Erkan Avcılar, Mustafa Erdugan, Cemalettin Çolakoğlu, Muammer Karadeniz, Tülay Kirman, Adnan Gül, Fevzi Yalçın, Cüneyt Zülfikar Bitikçioğlu, Vehbi Güleş, Ferhat Yıldırım, Muhammed Şamil Çavuşoğlu, Güngör Yavuzaslan, Ahmet Faruki Çelik, Bahri Dündar, Hatice Gülsün Özalp

Yönetim Kurulu Yedek Listesi:

  1. Serdal Tay
  2. Dündar Batık
  3. Sevgi Özdemir
  4. Uğurlu Özdemir
  5. Ertan Karakanlı
  6. Emin Demirel
  7. Gökhan Taşkın
  8. Oğuzhan Toracı
  9. Murat Uygur
  10. Hüzün Yücel
  11. Uğurcan Gökçe
  12. Fatmir Türkkan
  13. Selvi Sarıtaç
  14. Mehmet Hanifi Aras
  15. Şenol Baştagar

Denetleme Kurulu Asil Listesi:

  1. Binali Balcı
  2. Tolga Atar
  3. Gülay Sarıkaya
  4. Sedat Yarkadaş
  5. Mustafa Pamuk

Denetleme Kurulu Yedek Listesi:

  1. İlker Muharrem Akkurt
  2. Hayati Kılıç
  3. Asuman Yazıcı
  4. Murat Çimen
  5. Ercan Kızılkaya

UYGAD Komisyonları:

  • Medya ve İletişim Komisyonu
  • Sağlık Komisyonu
  • Mali İşler Komisyonu
  • Hukuk Komisyonu
  • Kültür ve Sanat Komisyonu
  • Eğitim Komisyonu
  • Üye Kabul Komisyonu
  • Etkinlikler ve Organizasyon Komisyonu
  • İç ve Dış Temsilcilikler Komisyonu
  • Sosyal İşler ve Yardımlaşma Komisyonu

UYGAD SANATÇI AYŞE MİNE’NİN TEDAVİSİ İÇİN GÖRÜŞMELERİ SÜRDÜRÜYOR

Öte yandan, UYGAD geçtiğimiz aylarda çok ciddi bir rahatsızlık geçiren Türk Sanat Müziği’nin unutulmaz sanatçısı Ayşe Mine için harekete geçti. UYGAD, sanatçı Mine’nin tedavisinde gerekli maddi desteğin sağlanması için konser vermesine yardımcı olmak adına görüşmelerin takibine devam edilmesini kararlaştırdı. Toplantıda ayrıca UYGAD’ın sosyal medya hesaplarının daha aktif hale getirilmesine, yeni bir internet sitesinin kurulmasına, dernek için yeni bir lokal yeri bulunmasına ve çeşitli etkinliklerin organize edilmesi konusunda da kararlar alındı.

KAYNAK: UYGAD

Türkiye’nin Madeni Yağ Üretimi ve İhracatı Artıyor

Türkiye, madeni yağ sektöründe küresel değer zincirinde kritik bir aktör olma yolunda hızla ilerliyor. 1–3 Ekim 2025 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Eurasian Lubricants Show 2025 fuarı, madeni yağ, endüstriyel yağ, kimyasal ve katkı maddeleri alanında faaliyet gösteren 100’ün üzerinde yerli ve yabancı markayı bir araya getirecek.

Sektör Profesyonelleri Tek Çatı Altında

MAPESAD (Madeni Yağ ve Petrol Ürünleri Sanayicileri Derneği) iş birliğiyle hayata geçirilecek fuar, Türkiye başta olmak üzere MENA Bölgesi, Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar ve Avrupadan 4 binin üzerinde sektör profesyonelini ağırlayacak. Katılımcılar, fuarda yeni iş birlikleri geliştirme, teknolojik yenilikleri keşfetme ve sürdürülebilir çözümleri inceleme fırsatı bulacak.

Türkiye’nin Üretim Gücü ve Stratejik Konumu

MAPESAD Başkanı Tayfun Koçak, Türkiye’nin madeni yağ üretiminde bölgesel sınırların ötesine geçtiğini belirtti:

“2024 yılında Türkiye, yaklaşık 825 bin ton bitmiş madeni yağ üretimi gerçekleştirdi. Bu üretimin 40%’ı taşıt yağları, 55%’i endüstriyel yağlar ve 5%’i özel amaçlı yağlardan oluşuyor. Türkiye’nin 2025 sonu pazar hacmi 5 milyar dolara ulaşacak ve küresel değer zincirinde stratejik bir oyuncu olarak konumunu güçlendirecek.”

Koçak, Eurasian Lubricants Show 2025’in, Türkiye’nin üretim kapasitesini ve ihracat potansiyelini uluslararası platformda daha görünür hale getirecek bir platform olduğunu vurguladı.

Fuarın Öne Çıkanları

CNG Expo CEO’su Cengiz Yaman, fuarın sadece bir sergi değil, aynı zamanda kapsamlı bir konferans deneyimi sunacağını ifade etti:

“Etkinlikler, paneller ve uygulamalı oturumlarla sektörün tüm temsilcilerini bir araya getireceğiz. Konferans konuşmacıları arasında Birleşik Krallık Madeni Yağ Birliği (UKLA) ve Avrupa Madeni Yağ Endüstrisi Temsilciliği (ATIEL) gibi uluslararası kuruluşların temsilcileri yer alacak.”

Türkiye, artan üretim kapasitesi, çeşitlenen ürün portföyü ve yükselen ihracat potansiyeliyle Avrupa ve Orta Doğu pazarları için stratejik bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Eurasian Lubricants Show 2025, bu yolculukta sektörün buluşma noktası olarak öne çıkacak.

Akset Enerji’den 360 Derece Çözüm Vizyonu

Akkök Holding çatısı altındaki Aksa Akrilik, enerji alanındaki faaliyetlerini daha odaklı ve stratejik şekilde yürütmek amacıyla önemli bir kurumsal dönüşüme imza attı. 2024 sonunda başlatılan yeniden yapılanma süreci kapsamında enerji iş birimi, Akset Enerji Üretim A.Ş. adıyla bağımsız bir yapıya kavuşturuldu.

Yeni kurulan Akset Enerji, Aksa Akrilik’in iştirak modeliyle yüzde 100 bağlı ortaklığı olarak faaliyet gösterecek. Böylece hem enerji operasyonlarının daha esnek ve dinamik bir biçimde yönetilmesi hem de büyüme fırsatlarının etkin değerlendirilmesi hedefleniyor.

Enerji sektöründe deneyimi ve teknik uzmanlığı ile tanınan Ceyhan Arık, Akset Enerji’nin Genel Müdürü olarak atandı. Arık, Aksa Akrilik’in Enerji ve Yardımcı İşletmeler Direktörlüğü görevinden yeni yapının liderliğine geçerek bu stratejik dönüşümün uygulayıcısı olacak.

Sanayiye özel çözümler ve sürdürülebilirlik odaklı büyüme

Akset Enerji, yalnızca Aksa Akrilik’in iç ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda grup dışındaki sanayi kuruluşlarına da hizmet sunacak. Enerji bakım, otomasyon, ileri teknoloji ve sürdürülebilir enerji yönetimi konularında çözüm ortağı olacak yapı, sanayi ve serbest tüketicilere yönelik kapasite artırımı, uzun vadeli ticaret anlaşmaları ve rekabet avantajı sağlayacak sektörel analizleri gündemine aldı.

Lojistikte stratejik hamleler yolda

Yeni yapılanma kapsamında liman kapasitesi ve hammadde depolama alanları da stratejik şekilde değerlendirilecek. Böylece değişen lojistik dinamiklerine uyum sağlanarak yeni iş alanlarına açılım hedefleniyor.

Akset Enerji, Aksa Akrilik’in mühendislik gücünü sahaya taşıyan ve sürdürülebilir büyümeye katkı sunan yeni bir enerji oyuncusu olarak konumlanıyor.

Klima Kullanımında En Sık Yapılan 5 Hata ve Çözümü

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte klima kullanımında yaşanan artış, elektrik faturalarına da yansıyor. Ancak uzmanlar, doğru klima tercihi ve bilinçli kullanım alışkanlıklarıyla bu faturaların kontrol altına alınabileceğini vurguluyor. İklimlendirme sektörünün öncü markalarından Daikin’in uzman görüşleri, yazı hem serin hem de bütçe dostu geçirmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

Enerji Verimliliği Tercihle Başlar

Klima kaynaklı enerji tüketimini düşürmenin ilk adımı, cihaz seçimiyle atılıyor. Uzmanlara göre yüksek enerji sınıfına (A++ ve üzeri) sahip klimalar, uzun vadede ciddi tasarruf sağlıyor. Oda büyüklüğü, tavan yüksekliği ve güneş ışığı alma durumu da doğru BTU/h kapasitesini belirlemede önemli rol oynuyor. Yanlış kapasiteli cihazlar, hem yetersiz soğutma hem de gereksiz enerji harcamasına neden oluyor.

Bakım İhmal Edilmemeli

Yılda en az bir kez yapılması önerilen profesyonel klima bakımı; iç ve dış ünitelerin performansını artırıyor, enerji sarfiyatını azaltıyor. Bakım sırasında filtrelerin, evaporatör ve kondenser bölümlerinin temizlenmesi hem cihazın ömrünü uzatıyor hem de kötü kokuların önüne geçiyor.

Filtre Temizliği Küçük Ama Etkili Bir Adım

Toz biriken filtreler hava akışını engelleyerek cihazın daha fazla enerji harcamasına sebep oluyor. Uzmanlar, filtrelerin düzenli aralıklarla temizlenmesini ve klima sıcaklığının 24-26°C arasında tutulmasını öneriyor. Aksi hâlde, aşırı düşük sıcaklıklar hem konforu bozuyor hem de kompresörün ömrünü kısaltıyor.

Akıllı Teknolojilerle Gelen Konfor

Daikin’in üç boyutlu hava akışı ve akıllı göz teknolojisi, havayı eşit ve hedefli şekilde dağıtarak hem konfor hem de verimlilik sağlıyor. Bu özellik sayesinde klima doğrudan insan üzerine üflemiyor, ortam daha homojen şekilde serinletiliyor.

Tasarruf İçin Bilinçli Kullanım Şart

Klima kullanırken alınacak basit önlemler de önemli: Güneş ışığını engellemek, pencereleri kapalı tutmak, cihazı sık sık açıp kapatmamak gibi uygulamalar, enerji tüketimini azaltıyor. Uzmanlar, özellikle uzun süreli kullanımda cihazın “Econo” ya da “Energy Saving” modlarının tercih edilmesini öneriyor.

‘Dry Mode’ ile Serinlik ve Ekonomi Bir Arada

Yüksek nemli ortamlarda, klimanın nem alma (Dry Mode) fonksiyonu havayı fazla soğutmadan serinlik sağlıyor. Bu mod, özellikle çok sıcak olmayan günlerde hem iç hava kalitesini artırıyor hem de tasarruf sağlıyor. Son olarak, iyi bir cephe yalıtımı sayesinde klimanın yükünün yüzde 30’a kadar azalabileceği belirtiliyor.

Yangınlarda Enerji Hattı Onarımları Devam Ediyor

Türkiye’nin farklı noktalarında etkili olan orman yangınlarına karşı yoğun mücadele sürerken, Bursa’nın Gürsu, Kestel, Orhaneli ve Harmancık ilçelerinde çıkan yangınlarda enerji altyapısının yeniden işler hale gelmesi için UEDAŞ ekipleri sahada aktif rol alıyor.

Enerji dağıtımında görevli ekipler, yangının kontrol altına alındığı bölgelerde onarım çalışmalarına başladı. Şirket, hem yangın nedeniyle zarar gören elektrik şebekelerinin tespit ve tamirini gerçekleştiriyor hem de sahadaki arama-kurtarma ve müdahale ekiplerine destek olmak amacıyla projektör ve jeneratör hizmeti sağlıyor.

SCADA Sistemiyle Anlık Takip, Sahada Hızlı Müdahale

UEDAŞ, afet yönetiminde AFAD’la koordineli bir şekilde hareket ederek, yangının etkilediği ya da risk oluşturduğu alanlarda kontrollü enerji kesintilerine gitti. Hasar tespitlerinin ardından Gürsu, Kestel, Orhaneli, Büyükorhan, Keles ve Harmancık’ta enerji arzı kademeli olarak yeniden sağlandı.

Elektrik şebekesinin uzaktan izlenip kontrol edildiği SCADA sistemi ile kriz anlarında enerji yönetimini kesintisiz sürdüren UEDAŞ, aynı zamanda sahada bulunan teknik ekiplerle 7/24 görev başında.

Can ve Mal Güvenliği İçin Kritik Müdahale

Enerji altyapısının korunması, yalnızca hizmetin devamlılığı değil, yangın bölgelerinde görev yapan ekiplerin güvenliği açısından da hayati önem taşıyor. UEDAŞ, hızlı ve planlı müdahaleleriyle yangın sürecinde bölge halkının ve çalışan ekiplerin yanında olduğunu bir kez daha gösterdi.