11.3 C
İstanbul
Çarşamba, Nisan 8, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 157

Lexus’un yarışçı yüzü de İstanbul’da

Dünyanın en iyi otomobillerini üretme felsefesine sahip Lexus, 2017 İstanbul Autoshow’a birçok yenilikle katıldı. Lexus Türkiye, fuar ile birlikte interaktif showroom hizmetini de başlattı. Böylece Türkiye’nin her yerinden kullanıcılar, randevu alarak satış danışmanının kullandığı gözlük sayesinde aracı inceleyebilecek ve teklif alabilecekler.

Lexus, İstanbul Autoshow’da , “Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu” filmi için tasarlanan SKYJET Uzay Aracını sergiledi. Lexus tasarımcılarına ait ve 28. yüzyıl zamanlarında kullanılan SKYJET, filmin kahramanının zamanda yolculuk yapmasını sağlıyor.

Hibrit teşvikinin ardından Türkiye’deki hibrit ürün gamını genişleten marka, İstanbul Autoshow’da da yeni hibrit modellerinin tanıtımını gerçekleştirdi. Böylece spor otomobilden, lüks sedana ve SUV modellere kadar her segmentte hibrit modele ulaşmak mümkün olacak.

 “CT 200h Autoshow ile birlikte satışa sunuluyor”

Lexus’un Türkiye operasyonlarının ve model yelpazesinin giderek genişlediğini söyleyen Ali Haydar Bozkurt, “Lexus’un Fuar ile birlikte önemli yeniliklerinden biri ise dünyanın ilk kompakt lüks hibrit otomobili olan CT 200h oldu. İstanbul Autoshow Fuarı’yla birlikte satışa sunacağımız bu yeni Lexus modeli, müşterilerimizin artık markaya daha kolay erişmesini sağlayacak. Hem elektrikli hem benzinli motora sahip CT, tasarımıyla, kompakt boyutlarıyla ve sürüş özellikleriyle beğeni toplayacak. Elbette o da her Lexus modeli gibi, kullanıcısını özel hissettirecek. CT modelinin, Türk kullanıcısı tarafından büyük beğeni toplayacağını düşünüyoruz” dedi.

28. yüzyıldan gelen araç: SKYJET

Uçan kaykay, Spor Yat Konsepti, Kısa Filmler ve Tasarım Ödülleri yarışmalarıyla Lexus’un bir yaşam tarzı markası olduğunun altını çizen SKYJET uzay aracı, İstanbul Autoshow fuarının en yenilikçi aracı olarak dikkat çekti. Lexus’un kendine özgü ön panjurunu taşıyan SKYJET, Lexus LC coupe modelinin tasarımını yansıtan farlarını da kullanıyor. Lexus dokunuşlarına sahip uzay aracı atletik ve aerodinamik duruşuyla dikkat çekiyor.

Konsept model tamamlanırken Lexus’un son Yapay Zeka ve HMI teknolojisini de araca eklendi. Ayrıca filmin hikayesine göre geleceğin enerji kapsülü olarak gösterilen araç, Lexus’un yenilikçi hidrojen yakıt hücresi teknolojisinden ilham aldı.

Büyük bir merakla beklenen kitap uyarlaması “Valerian ve Bin Gezegen İmparatorluğu” filmi için hazırlanan SKYYJET film yapımcıları ve Lexus tasarımcılarının bir araya gelmesiyle oluşturuldu. Lexus dokunuşlarına sahip uzay aracı atletik ve aerodinamik duruşuyla dikkat çekiyor.

Lexus’un yeni yıldızı: CT 200h

Dünyanın ilk kompakt lüks hibrit otomobili olan CT 200h, İstanbul Autoshow Fuarı’yla birlikte Türkiye pazarına giriş yaptı. Lexus markasının eşsiz lüksünü, gelişmiş hibrit teknolojisiyle buluşturan CT 200h, hem tasarımıyla hem de sürüş özellikleriyle öne çıkıyor.

Hem benzinli hem de elektrikli motor sahip CT, düşük yakıt tüketimi ve sportif sürüşü bir arada sunuyor. 1798 cc’lik benzinli motoru 100 bg ve 142 Nm tork üretiyor. CT 200h’nin yakıt tüketimi ise sadece 3.6 lt/100 km. Fuarın ardından Türkiye’de Lexus showroom’larına satışa sunulacak olan CT, tercihe göre daha sportif görünüme sahip F Sport paketiyle de tercih edilebilecek.

Lexus’un yarışçı yüzü de İstanbul’da

Lexus, İstanbul Autoshow Fuarı’nda “F Performance” ürün gamından da modeller sergilendi. Lexus’un İstanbul Autoshow’da sergileyeceği “F Performance” modelleri ise, RC F ve GS F olacak. Her iki otomobil de, 467 beygir güç üreten 5.0 litre V8 motora sahipler.

Lexus’un yüksek performanslı ruhunu taşıyan bu otomobillere ilham olan yarış otomobili RC F GT3 de fuarda yer aldı.

Aston Martin’in en hızlısı V8 Vantage

Aston Martin Türkiye distribütörü D&D Motorlu Araçlar, dünyada sadece  24 kişinin sahip olduğu, 2.4 milyon pound değerindeki “Vulcan” modelini Türkiye’de ilk kez İstanbul Autoshow fuarında sergiledi. Aston Martin’in sadece pist kullanımı için ürettiği ve otomobil tutkunlarının “şaheser” olarak yorumladığı Vulcan zamanın çok ötesinde teknolojik özellikleriyle fuara damgasını vurdu. Fuarda sergilenen birbirinden özel Aston Martin modelleri de ziyaretçilerden büyük ilgi topladı.

Otomotiv Distribütörleri Derneği(ODD) tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve 9 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak olan olan İstanbul Autoshow 2017 fuarının açılışı gerçekleştirildi. “Geleceğe Yakından Bakın” teması ile düzenlenen bu yılki fuara, İngiliz efsanesi Aston Martin’in Türkiye distribütörü D&D Motorlu Araçlar; sergilediği 6 model ile damga vurdu.

2.4 Milyon Pound Değerindeki Özel Üretim “Vulcan” İlk Kez Türkiye’de

Aston Martin’in sadece pist kullanımı için ürettiği ve 24 adetle sınırlı tuttuğu Vulcan modeli, 7 litrelik V12 motora sahip. Otomobil tutkunlarının şaheser olarak yorumladığı Vulcan modeli sıra dışı tasarımının yanı sıra, 820 beygirlik motoru ve hafifliği ile İstanbul Autoshow fuarına katılanlardan büyük ilgi gördü. 2.4 milyon pound fiyatıyla satışa çıktığı bir saat içinde 24 alıcı bulan Vulcan, İstanbul Autoshow fuarı vesilesiyle Türkiye’de ilk kez sergileniyor. Aston Martin Kreatif Grup Başkanı Marek Reichman’ın başkanlığındaki tasarım ekibinin imzasını taşıyan bu süper otomobil, keskin hatları ve ince far tasarımıyla tüm dikkatleri üstüne çekmeyi başardı.

İstanbul Autoshow fuarının açılışında konuşan ve Aston Martin ile başarılı bir işortağı olduklarının altını çizen Aston Martin Türkiye Distribütörü D&D Motorlu Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Kaya: “İngiliz efsanesi Aston Martin’in distribütörlüğünü aldığımız 2015 yılından bugüne İngiltere’deki fabrikadan hatırı sayılır sayıda araç satın aldık. Aston Martin ile işbirliğimiz her geçen gün artarak devam etti. İnanıyorum ki bu ortaklık çok uzun yıllar devam edecek. Aston Martin ile ilgili büyük hedeflerimiz var. Aston Martin bizden, biz Aston Martin’den çok memnunuz. D&D Motorlu Araçlar olarak başarımızın şu an tüm Ortadoğu ve Türki Cumhuriyetlerinde örnek olarak gösterilmesi de bizleri ayrıca gururlandırıyor. Şunu da ayrıca belirtmek isterim ki Aston Martin tarihindeki en büyük yatırımı Türkiye’ye yaptı. Bunu kendilerinden duymamız onur verici. Önümüzdeki 5 yıllık planlamamızda Türkiye’de daha fazla noktada olmayı hedefliyoruz. Uzun vadede, Aston Martin satışlarında şu an en fazla satışı yapan İngiltere’yi geçmeyi hedefliyoruz. İngiltere’de elbette çok farklı bir Aston Martin algısı var. Aston Martin’in Türkiye’de bilinirliğini ve marka değerini arttırmak öncelikli hedeflerimiz arasında. Aston Martin geniş bir model yelpazesine sahip. Türkiye’deki tüketici alışkanlıklarını ve tercihlerini ölçümleyerek, yorumlayarak hareket ediyoruz. Bir çok Aston Martin modeli dünya piyasaları ile aynı anda Türkiye’de satışa çıkıyor. Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda bu ülkeye ve halkımıza inancımızı hiç kaybetmedik. Ülkemize duyduğumuz güvenle birlikte D&D Motorlu Araçlar olarak daha fazla yatırım yapma kararı aldık. İstanbul Yeniköy ve İzmir Folkart Towers showroomumuza ek olarak yakın zamanda 3’üncü Aston Martin showroomunu Ankara’da açmaya hazırlanıyoruz.” dedi.

İstanbul Autoshow fuarı için Türkiye’ye gelen Aston Martin Orta Doğu-Türkiye-Kuzey Afrika CEO’su Christopher Sheppard konuşmasında: “Türkiye’de Aston Martin’e gösterilen ilgiden oldukça memnunuz. Aston Martin Türkiye pazarında hak ettiği konuma kısa sürede distribütörümüz D&D Motorlu Araçlar’ın başarılı çalışmaları ile ulaştı. Aston Martin’e sahip olmak özel bir deneyim. Türkiye’deki Aston Martin sahipleri de araçlarına tutku ile bağlılar. Bir spor otomobil yaratırken, teknoloji ve lüks arasında mükemmel bir denge gerekir, arayüz ve mühendislik ilişkisi, üretim ve diğer disiplinler de oldukça önemli. Aston Martin ailesi olarak aynı amacı taşıyan tüm disiplinlerle bütüncül bir yaklaşıma sahibiz. Çünkü Aston Martin markası “harika ve güçlü spor otomobiller” demek. Bu da bizi diğer markalardan farklılaştıran en önemli unsur.” dedi.

Tasarım Harikası ; Aston Martin DB11

Aston Martin’in DB11 modeli kendini hemen fark ettiren tasarımı, çok doğal görünmesine rağmen tamamen yeni ve farklı özellikler taşıyor. Burundan kuyruğa kadar organik çizgilerle uzanan tasarım, verdiği kaslı ve enerjik görünümle hem otomobile hacim kazandırıyor hem de yüzey detaylarını şekillendiriyor. Kaportanın altında yatan kusursuz iskelet yapısı ise klasik orantılar taşıyor. DB11’ın lüks ve doğal malzemeleri, en üst düzeyde ustalık, en modern iklimlendirme kontrolü ve bilgi-eğlence teknolojisi, kullanıcılarına sonsuz konfor ve kolaylıklar sağlıyor.

Segmentinin En Hızlısı;  V8 Vantage

Fuarda sergilenen Aston Martin’in V8 Vantage S modeli en yüksek performanslı ve en sürücü merkezli otomobil olması sebebiyle kendi segmentindeki modeller arasında en iddialısı olarak görülüyor. 4.7 litrelik atmosferik motor 436 Ps güç üretebilen V8 Vantage S,  490 nmtork’a ulaşıyor. Araç 0-100 km hızlanmayı 4.8 saniyede tamamlıyor.

4 Kapılı Spor Karakter ve Lüks

Spor otomobil sektörüne farklılık kazandıran Aston Martin Rapide S, devrim niteliğindeki dört kapılı spor otomobil serisinin müthiş gelişimini temsil ediyor. Kendi klasmanını kendi yaratan 6 Litrelik V12 Motora sahip Rapide S, 560 Pslik güç üretirken 630 nmtork’a ulaşıyor

Tek Kişilik  Efsane Model: Vanquish

Aston Martin’in “az” ve “öz” şıklık anlayışını alıp daha gelişmiş bir dinamizm anlayışıyla birleştiren Vanquish, doğrudan olağanüstü bir süper otomobil olan One-77’den esinleniyor. Karbon fiber kaplama sayesinde elde edilen saf yüzeyler ve daha keskin çizgiler, Vanquish’e özenle oluşturulmuş kıvrak ve sıkı bir görüntü veriyor. 630 Nm (465 lbft) tork ve 568 bhp (576 PS) azami güce ve 3,6 saniyede 0-60 mph (3,8 saniyede 0-100 km/saat) hızlanma performansına sahip olan Vanquish, Aston Martin tarihinde ulaşılmış en yüksek değerleri simgeliyor.

Aston Martin V8 Vantage Roadster

Güçlü ama kontrollü, rahat ama heyecan verici V8 Vantage S Roadster, benzersiz bir çekiciliğe sahip. İliklerine kadar sürüş heyecanı hissetmek isteyenler için Roadster en üstün özellikleri bir araya topluyor. Sürücü odaklı bir otomobil olan V8 Vantage S Roadster, 4.7 Litre hacmindeki motor 7000 rpmde 426 Ps güç üretmekte ve maksimum tork değeri 5750 devirde 470 nm özelliklerine sahiptir.

ASTON MARTİN OTO FUARI

Türkiye’nin yükselen markası Dacia

Yenilenen Mercedes-Benz SL

İster keyifli ve konforlu bir gezinti otomobili, isterse de virajları ustalıkla alan dinamik coupé; farklı disiplinleri başarıyla bir arada sunan Mercedes-Benz SL, sahip olduğu özelliklerle roadster segmentinin zirvesinde yer alıyor.

Yeni Mercedes-Benz SL özellikle elden geçirilen ön tasarımıyla dikkat çekiyor. Standart olarak sunulan ön ızgara aşağıya doğru genişleyen yeni tasarımıyla daha heybetli ve daha dinamik bir görünüm sunuyor. Uzun motor kaputu boyunca uzanan iki adet güç kamburu dinamizme vurgu yaparken, motor kaputunun altında gizlenen güce dikkat çekiyor. Standart olarak sunulan LED Akıllı Işık Sistemi ise iyice yan tarafa doğru uzanan tasarımıyla yeni Mercedes-Benz SL’e özgün bir kimlik kazandırıyor. Geniş ön çamurluklara entegre kanat benzeri krom eklentilere sahip daha da büyük hava girişleri kadar kapıya monte edilen yan aynalar da sportif bir silueti beraberinde getiren detaylardan.

Her biri güçlü ve yüksek verimliliğe sahip motorlarla donatılan yeni Mercedes-Benz SL’in giriş seviyesinde 367 PS (270 kW) güç ve 500 Nm tork üreten SL 400 yer alıyor. V6 motor, yapılan iyileştirmeler sonucu 35 PS/25 kW güç ve 20 Nm tork artışı sunuyor. Bir üst basamakta yer alan SL 500’ün V8 motoru 455 PS (225 kW) güç üretiyor. Her iki motorun gücü de yeni dokuz kademeli 9G-TRONIC otomatik şanzımanla arka aska aktarılıyor. DYNAMIC SELECT sayesinde sürücü basit bir düğme hareketiyle araç karakteristiğini göz açıp kapama süresi içerisinde değiştirebiliyor. Sistem sürücünün belirlemiş olduğu sürüş programına bağlı olarak; motor, şanzıman, yürüyen aksam ve direksiyon ayarlarını değiştiriyor.

Mercedes-Benz bunun dışında V8 motora sahip SL 63 ve V12 motora sahip SL 65 olmak üzere iki adet AMG versiyonu da sunuyor.

 

Dış tasarım: Estetik ve atletik, tam bir görsel şölen

Mercedes-Benz SL her zaman estetik ve atletik bir otomobil oldu. Tasarımcılar yeni SL’de bu iki karakteristik öğeyi çok daha belirginleştiriyor ve vurguluyor. Yenilenen SL’in özellikle ön tasarımı dikkat çekiyor. Geçmişten gelen geleneksel öğeleri daha da geliştiren ve modernize eden tasarımcılar bu öğeleri yenilenen SL’de kullanmaya devam ediyor. Tasarımcılar esin kaynağı olarak efsane yarış otomobili 300 SL Panamericana’yı dik ön ızgarasıyla birlikte kullanmaya devam ediyor. Aşağıya doğru genişleyen ön ızgara yeni SL’e Mercedes-Benz ürün gamından bağımsız çok daha özgün bir ön görünüm kazandırıyor.

Akıllı sürüş: Sürüş Yardım Paketi PLUS ve LED Akıllı Işık Sistemi

Yeni Mercedes-Benz SL standart olarak, diğer modellerde Çarpışma Önleme Yardımcısı PLUS ile yollara çıkıyor. Adaptif fren yardımcısı ile birlikte çalışan radar destekli mesafe takip yardımcısı ve fren yardımcısına ek olarak Çarpışma Önleme Yardımcısı PLUS, olası bir çarpışma tespit etmesi halinde çarpışmayı önlemek üzere kendi kendine kısmi fren yapmaya başlıyor. Sürücünün olası bir çarpışma uyarısı olarak gösterge panelinde yanan ikaz lambası karşısında herhangi bir önlem almaması halinde, sistem otomatik olarak devreye giriyor ve kısmi fren yapıyor.

Bunun yanı sıra SL’de Stereo (çift) kamera ve yeni veya iyileştirilen özelliklere sahip Sürüş Yardım Paketi PLUS isteğe bağlı olarak sunuluyor. Sürüş Yardım Paketi PLUS  aşağıdaki özellikleri kapsıyor:

  • Mesafe takip ve şerit değiştirme yardımcılarına sahip DISTRONIC bir yandan öndeki araç ile olan mesafeyi ayarlamada, diğer yandan ise aracın içinde bulunduğu şeridin dışına çıkmasını önlemde sürücüye yardımcı oluyor. Radar ve kamera destekli sistem sadece gerektiğinde fren yapmakla kalmıyor, trafik şartlarının imkan tanıması halinde daha önce belirlenen hıza tekrar ulaşıncaya kadar hızlanmaya devam ediyor.
  • Çarpışma önleme yardımcısı ve kavşak yardımcısı: Sürücüyü olası bir çarpışma öncesinde uyaran sistem, panik fren anında sürücüyü desteklerken gerektiğinde otomatik olarak fren de yapabiliyor. Yavaş ilerleyen, yavaşlayan ve duran araçlar dışında yayaları da tespit eden PRE-SAFE® Fren özelliği sürücünün olası bir risk anında herhangi bir reaksiyon göstermemesi halinde devreye girerek kendi kendine fren yapıyor.
  • Aktif Kör Nokta Yardımcısı: Sadece şerit değiştirme anında olası bir riske karşı sürücüyü uyarmakla kalmayan sistem ayrıca olası bir çarpışma anında tek taraflı olarak fren yaparak çarpışmanın önüne geçebiliyor.
  • Aktif Şerit Takip Yardımcısı: Aracın istemsiz bir şekilde şerit değiştirmesi halinde direksiyonu titreterek sürücüyü uyaran sistem gerektiğinde tek taraflı fren müdahalesi ile aracı tekrar kendi şeridine sokuyor.
  • PRE-SAFE® PLUS: Olası bir çarpışmaya karşı arkadan gelen araçları da denetleyen ve olası bir çarpışma öncesinde yolcuları korumak üzere gereken önlemleri alan sistem; arkadan gelen araçları görsel olarak uyarma veya duran aracın fren halinde kalmasını sağlayan koruma önlemlerini harekete geçiriyor.

İsteğe bağlı olarak sunulan Aktif Park Yardımcısı sadece sürücünün uygun bir park yeri bulmasına yardımcı olmakla kalmıyor, aktif direksiyon ve fren müdahaleleri ile aracı bulunan yere park etmesine ve park yerinden çıkmasına yardımcı oluyor. Standart olarak sunulan LED Akıllı Işık Sistemi ve isteğe bağlı sunulan Adaptif Uzun Far Yardımcısı, en iyi görüşü sunuyor,  dolayısıyla araç güvenliğini artırıyor.

Konfor donanımı: Daha rahat bir kullanım sunan vario tavan

Mercedes-Benz SL hayranları spor otomobil ikonunu günlük kullanıma uygunluğu nedeniyle de çok seviyor. Mercedes-Benz, yenilemeyle birlikte daha da gelişmiş ve iyileştirilmiş bir konfor seviyesi sunuyor. Geliştirilen konfor özelliklerindenbiri olan elektro hidrolik vario tavanın açılması veya kapanması yaklaşık 40 km/s hıza kadar hareket halindeyken de sürdürülebiliyor.

Daha fazla seçenek: ABC ile birlikte ilk kez viraj eğim özelliği

Standart olarak sunulan çelik yaylı yürüyen aksamda sürekli ayarlanabilir amortisörler kullanılıyor. AMG tasarım konsepti ile birlikte yürüyen aksam 10 mm alçaltılırken daha sert yay ve stabilizatörler devreye giriyor. Sürücüye yürüyen aksamın genel karakteristiğini DYNAMIC SELECT üzerinden konfordan spora kadar farklı modlarla belirleme imkanı sunuluyor.

Opsiyonel olarak Active Body Control (ABC) ile birlikte viraj eğim özelliği sunuluyor. Sistem; hızlanma, fren veya virajlarda karoser salınımlarını azaltıyor. Bunun dışında araç yüksekliği de sürüş ve yol şartlarına bağlı olarak ayarlanıyor. Yüksek süratlerde sistem tarafından otomatik olarak 13 mm alçaltılan SL, bozuk zeminde tek bir düğme dokunuşu ile 50 mm kadar yükseltilebiliyor.

Daha hafif, daha rijit: Akıllıca tasarlanan tam alüminyum şasi

Güncel Mercedes-Benz SL efsane haline gelen “SL” yani süper hafif (Super Leicht) kısaltmasının karşılığını tam olarak yerine getiriyor. Tıpkı adını aldığı 1952 yılındaki ilk-SL gibi güncel SL’de de hafif yapı prensibi uygulanmaya devam ediyor. Mercedes-Benz tamamı alüminyum şasiyi seri üretimde uygulayarak bir ilke imza atıyor. Şasideki çok az sayıda parça diğer metallerle üretiliyor. Örneğin güvenlik gerekçesi ile A sütunlarında yüksek dayanımlı çelik borular kullanılıyor.

Çelik şasi ile kıyaslandığında alüminyum şasi 110 kg daha hafif bir yapı ortaya koyuyor. Sadece daha hafif olmakla kalmayan alüminyum şasi, aynı zamanda rijitlik, güvenlik ve konfor konularında da avantaj sağlıyor.

Gelenek: 60 yılı aşkın süredir rüya otomobil

Efsane SL modeli Mercedes-Benz’in tarihi mirası içinde çok büyük bir öneme sahip. SL’e verilen önem uygulanan isim politikasıyla da kendini gösteriyor. Her ne kadar marka yeni bir isimlendirme politikası benimsemiş olsa da, SL gelenek haline gelen ismi kullanmaya devam ediyor. Mercedes-Benz SL, 60 yılı aşkın süredir tüm dünyadan spor otomobil tutkunlarının hayranlığını kazanmış ve bir dünya ikonu haline gelmiş durumda.

Efsane SL genlerini motorsporlarından alıyor. W194 üretim koduna sahip 300 SL yarış otomobili 1952 yılında uluslararası yarışlarda elde ettiği zaferlerle yeni bir spor otomobilin doğuşunun ilk adımını atmış oldu. 1954 yılının Şubat ayında Mercedes-Benz New York’ta gerçekleştirilen ‘Uluslararası motor sporları Fuarında’ ilk SL modellerini sergiledi. W198-I üretim kodu ile sergilenen ve daha sonra Gullwing olarak anılan kanat tipi kapılara sahip 300 SL Coupé lanse edilirken ona üstü açık roadster kardeşi 190 SL eşlik etti. 1957 yılında tanıtılan W198-II üretim koduna sahip 300 SL Roadster 1963 yılına kadar 190 SL ile birlikte üretildi.

Takvimler 1963 yılını gösterirken W113 üretim koduna sahip yeni SL serisi sahneye çıktı. Hardtop tavanın şekli nedeniyle bu model ‘Pagoda-SL’ olarak anıldı. 1971 yılında R107 üretim kodu ile yeni nesil gün ışığına çıktı. 18 yıllık oldukça uzun üretim süresinin etkisi ile bu nesil en çok satış adedine ulaşan SL olarak tarihe geçti. Mart 1989’da Mercedes-Benz R129 üretim kodu ile yeni nesli tanıttı. Bünyesinde sensör kontrollü takla barı veya entegre emniyet kemerli koltuklar gibi teknolojik inovasyonları barındıran ve SL’e yeni bir performans seviyesi kazandıran nesil 12 yıllık üretim sürecinin ardından 2001 yılında yerini R230 üretim koduna sahip yeni nesle bıraktı. Atasından devraldığı sportiflik mirasını başarılı bir şekilde devam ettiren nesil açılabilir metal tavanıyla dikkat çekti. 2012 yılında R231 üretim kodu ile güncel nesil üretim programına dahil olurken; geçmişten gelen yüksek performans geleneğini üst seviyede konfor ve yakıt verimliliğini bir arada sunarak büyük beğeni topladı.

Mercedes-Benz SL fiyat listesi

OTO FUARI

Modern ve konforlu iç tasarım

Türkiye’de yükselişini sürdüren Dacia, İstanbul Autoshow’da 2. Salon’da otomobilseverlerle buluşuyor. Dacia’nın ilk otomatik vitesli modeli Duster EDC, Dacia standının en ilgi çeken modeli olarak öne çıkıyor.

Dacia, yeni marka kimliğini diğer tüm modellerine yansıtıyor. Yenilenen Sandero ve Logan MCV Autoshow’da tüketiciyle buluşuyor. Dacia, yeni marka kimliğini Dokker Ailesi ve Lodgy’ye de uyguladı.

Sandero’nun yenilenen tasarımının yanı sıra yepyeni birçok donanım da ekleniyor. Autoshow’da, Sandero Stepway’in Easy-R yarı otomatik vites kutulu versiyonu müşterilerle buluşuyor.

Lodgy Stepway de Autoshow’da Dacia standında sergilenen modeller arasında yerini alıyor. Lodgy Stepway, crossover araçlardan alınan ilhamla daha kaslı bir görünüme ve güçlü bir kişiliğe sahip. Lodgy Stepway’in 5 ve 7 koltuklu seçenekleri bulunuyor.

Dokker Stepway ise dış aksesuarlarla zenginleştirilmiş, SUV görünümlü modern ve kompakt tasarımı ile göze çarpıyor.

Fuarda ayrıca Duster Transanatolia showcar motorsporları tutkunlarının beğenisine sunuluyor.

Dacia, Sandero ve Logan MCV’yi yeniliyor

Sandero ve Logan MCV yepyeni bir ön tasarıma kavuştu: Önde LED ve arkada yepyeni bir far tasarımı sayesinde daha dinamik ve modern bir görünüm kazandı. Arka stopların tasarımında dört kareli tasarım imzası göze çarpıyor.  Yeni tampon tasarımı ve ön ızgara ile sis farlarındaki krom detaylar da modellerin kaslı hatlarını ön plana çıkarıyor. Tüm bu dış tasarım ayrıntıları ile Yeni Sandero ve Yeni Logan MCV artık daha güçlü bir tasarıma sahip. Ayrıca modellerin jant serisi de yenilendi.

Sandero’nun yenilenen tasarımının yanı sıra yepyeni birçok donanım da ekleniyor: 4 hava yastığı, hız sabitleyici, arka cam otomatikleri, deri direksiyon, elektrikli yan aynalar.

Sandero’nun Stepway versiyonu, Duster’dan esintiler taşıyan yeni bir tasarım kimliğine sahip oldu. Öndeki ızgara ve krom detaylar sayesinde Sandero’nun tasarımına zarif, dinamik bir duruş kazandırıyor. Aracın yerden yüksekliği ve krom tavan barları aracın SUV karakterini vurguluyor. Arkada ise krom egzoz ucu sağlam ve atak karakterini ön plana çıkarıyor.

Modern ve konforlu iç tasarım

Yeni modellerin iç tasarımları artık daha da statü sahibi bir görünüme kavuştu. Direksiyondaki, hava çıkışlarındaki, gösterge tablosu, orta konsoldaki ve kapı kollarındaki, ayrıca vites kolundaki saten görünümlü krom detaylar modellerin bu özelliğini vurguluyor.

Yeni direksiyon simidinde korna merkezde yer alıyor. Stepway versiyonunda deri direksiyon simidi dayanıklı ve hoş bir dokunma hissine sahip.

Yeni modeller taptaze bir hava ve konfor hissi veren yeni döşemeler ile donatıldı. Tüm bunlar da daha dinamik bir görünüm elde edilmesine katkı sağlıyor.

Daha fazla konfor için zengin donanım seviyesi

Yeni modeller, sürüşü kolaylaştıran ve daha pratik hale getiren yeni sürüş destek sistemlerine sahip: geri görüş kamerası (opsiyon) ve yokuş kalkış desteği. Ayrıca ön ve arka elektrikli cam düğmeleri kapı panellerinde yer alıyor. Sürücü için cam düğmesine “tek dokunuş” fonksiyonu eklendi. Dahası, sürücü koltuğuna entegre geri çekilebilir kol dayanağı ile konfor daha da artırıldı (Stepway versiyonunda).

Aracın kabini her zamankinden daha geniş ve öndeki cep telefonu gözü ve konsolun yanındaki küçük göz gibi saklama çözümleri sayesinde daha da pratik hale getirildi. Arkada oturan yolcuların mobil cihazlarını şarj etmesine imkân veren yeni bir 12-voltluk priz de eklendi.

Sandero donanım ve motor seçenekleri

Sandero Türkiye’de 2 farklı ekipman seviyesi (Ambiance ve Stepway) ve 6 farklı motor seçeneği ile pazara sunuluyor.

Ambiance: ABS, ESP, AFU, Yokuş kalkış destek sistemi, 1/3-2/3 katlanabilir arka koltuk, 12V ön priz, sürücü tarafı dokunmatik elektrikli ön cam, stepne, manuel ayarlı klima, 4 hoparlör

Opsiyonlar: Metalik Boya, Media Nav Evolution

Stepway: Buz çözücülü&elektrik ayarlı koyu metal dikiz aynaları, torpido gözü aydınlatması, yol bilgisayarı, metalik boya, sürücü koltuğunda kolçak, elektrikli arka cam, siyah/koyu metal çift renkli tavan barları, krom Stepway ön ızgarası, krom egzoz, 16″ koyu metal görünümlü jant kapakları, deri direksiyon ve vites topuzu, hız ayar ve sınırlayıcı, 4 hava yastığı, yüksekliği ayarlanabilen sürücü koltuğu, direksiyon simidi ve ön emniyet kemerleri.

Opsiyonlar: Arka Park Sensörü, Media Nav Evolution, Geri Görüş Kameralı Media Nav Evolution

Sandero Ambiance 1 benzinli (1lt 75bg) ve 1 dizel (1.5dCi 75 bg) manual vites versiyonları ile Türkiye’de pazara sunuluyor.

Sandero Stepway ise 2’si benzinli (0,9 90bg manual & Easy-R) ve 2’si dizel (1.5dCi 90bg manual & Easy-R) olmak üzere 4 farklı seçenek ile satışa sunuluyor.

Logan MCV donanım ve motor seçenekleri

Logan MCV Türkiye’de tek donanım seviyesi (Ambiance) ve 2 farklı motor seçeneği ile pazara sunuluyor.

Ambiance: ABS, ESP, AFU, yokuş kalkış destek sistemi, 2 hava yastığı, 1/3-2/3 katlanabilir arka koltuk, sürücü tarafı dokunmatik elektrikli ön cam, yükseklik ayarlı sürücü koltuğu ve direksiyon, stepne, manuel ayarlı klima, 4 hoparlör

Opsiyonlar: Metalik Boya, Sis Farları, alüminyum alaşım jantlar, Media Nav Evolution,

Logan MCV Türkiye’de 1 benzinli (1lt 75bg manual) ve 1 dizel (1.5dCi 90bg manual) olmak üzere 2 farklı motor seçeneği ile pazara sunuluyor. Logan MCV’de daha önce 1.5dCi 75bg motor seçeneği sunulurken yerine Yeni Logan MCV ile birlikte 1.5dCi 90bg motor seçeneği yer alıyor.

Dokker Ailesi ve Yeni Lodgy’nin 2017 versiyonları

Dacia, yeni marka kimliğini Dokker Combi, Dokker Van ve Lodgy modellerine de uyguladı.

Bu modeller de güçlü duruşlarını vurgulayan yeni, krom kaplı ön hava ızgarası ile donatıldı. Lodgy’nin bagaj kapağı krom bir şerit ile süslendi.

Yeni tasarım ayrıntıları iç mekanda da kullanıldı: direksiyon, hava çıkışları, gösterge tablosu ve orta konsol, kapı kolları ve vites koluna saten görünümlü krom detaylar eklendi. Ayrıca sürücü için cam düğmesine “tek dokunuş” fonksiyonu eklendi. Yeni döşemeler sayesinde daha da modern bir iç mekan ambiyansı elde edildi. Ayrıca arkada oturan yolcular için katlanır masalar ve ön yolcu için saklama filesi de eklendi.

Manevraları daha da kolay hale getirmek için ise yeni marka kimliğinin özellikleri ile güncellenen Dokker Ailesi’nde artık geri görüş kamerası da opsiyon olarak sunuluyor; bu özellik Lodgy’de de sunuluyor.

Dacia, Lodgy Stepway ile daha da güçleniyor

Lodgy Stepway versiyonu da Autoshow’da Dacia standında sergileniyor. Lodgy’nin Stepway versiyonları crossover araçlardan alınan ilhamla daha kaslı bir görünüme ve güçlü bir kişiliğe sahip.

Sandero Stepway’in tarzını takip eden bu modelde iddialı ve maceracı stil detayları göze çarpıyor. Lodgy Stepway’de iç mekan ayrıntıları da ilgi çekiyor. Mavi dikişlerle bezenmiş özel döşeme kullanılan Stepway versiyonlarında, göstergeler ve hava çıkış kanalları, orta panelde de bulunan mavi ton ile çevreleniyor.

Segment lideri olan Lodgy’nin Stepway versiyonu çok geniş bir ekipman yelpazesi ile pazara sunuluyor (standart veya opsiyonel olarak): MEDIA NAV navigasyon ve multimedya sistemi, klima, hız ayar ve sınırlayıcı, deri direksiyon ve arka park sensorü.

5 ve 7 koltuklu seçenekleri bulunan Lodgy Stepway, 6 ileri vitesli manuel vites kutusu ve 110bg güç üreten 1.5 dCi motorla pazara sunuluyor.

OTO FUARI / TÜRKİYE’DE ENERJİ

Arazi aracı klasiği Mercedes-Benz G-Serisi

Bir arazi aracı klasiği olan Mercedes-Benz G-Serisi’nin 38 yıllık başarı hikayesi hız kesmeden devam ediyor. Arazi aracı ikonu, sürekli güncellenen teknik yapısı ve üst seviye donanımlarıyla arazi aracı tutkunlarının beklentilerini en iyi şekilde karşılamaya devam ediyor.

Yüzde 16’ya varan güç artışı ve yüzde 17’ye varan yakıt ekonomisi

Mercedes-Benz, yapmış olduğu iyileştirmelerle tüm G-Serisi versiyonlarında yüzde 16’ya varan güç artışı ve yüzde 17’e varan yakıt ekonomisi sunuyor. Tüm motor seçenekleri Euro 6 egzoz emisyon normunu yerine getiriyor. Buna 4.0 litrelik çift turbo beslemeli heybetli V8 motorla donatılan G 500 de dahil ediliyor. Eş zamanlı olarak AMG EDITION 463 ve G 500 4×42 versiyonları da sunuluyor.

Mercedes-AMG tarafından geliştirilen çift turbo beslemeli V8 motor

G 500’de ilk kez kullanıma sunulan yeni 8 silindirli motorun gücü çok özel genlerden geliyor. Bu yeni motor teknik yapı olarak, Mercedes-AMG tarafından geliştirilen; Mercedes-AMG GT ve Mercedes-AMG C 63 modellerini son derece çarpıcı performans değerlerine ulaştırmayı başarmış olan yeni V8 silindirli motoru baz alıyor. G-Serisi’nde kullanılmak üzere yenilenen motor 422 BG (310 kW) ve 610 Nm gibi değerlerle etkileyici bir performans ve yüksek çekiş gücü sunuyor.

Çift turbo beslemeli V8 motorun yüksek performansının sırrı

Motorun sunmuş olduğu yüksek performansta iki adet turbo beslemenin konumu çok önemli bir rol üstleniyor. İki adet turbo besleme; silindir sıralarının dış kenarında değil, iki silindir sırasının arasındaki V şeklinin ortasında kendine yer buluyor. Bu uygulama daha kompakt bir yapının yanı sıra daha çabuk tepki veren turbo ve daha düşük egzoz emisyonları gibi avantajlar sağlıyor. Sprey şeklinde püskürtme yapan Piezo tipi direkt benzin enjeksiyon sistemi verimliliği artırıyor. V8 motorda kullanılan alüminyum krank yatağı, yüksek dayanımla hafif yapıyı bir arada sağlıyor. Daimler tarafından geliştirilen NANOSLIDE® teknolojisine sahip silindir yatakları, alışagelmiş döküm silindir yataklarına oranla iki kat daha sağlam bir yapıyı beraberinde getiriyor. İç sürtünmeyi azaltan bu silindir yatakları, yakıt tüketiminin düşürülmesine yardımcı oluyor.

Mercedes-Benz G 500 Teknik Özellikleri:

Silindir adedi V8
Silindir açısı 90°
Silindir başına supap 4
Silindir hacmi 3982 cc
Çap x strok 83,0 x 92,0 mm
Silindir mesafesi 90 mm
Sıkıştırma oranı 10,5:1
Maksimum güç 422 BG (310 kW), 5250 – 5500 d/d
Maksimum tork 610 Nm, 2250 – 4750 d/d

Yeni çift turbo beslemeli V8 motor, yerini aldığı atmosferik 5,5 litrelik V8 motor ile kıyaslandığında 35 BG (25 kW) ve 80 Nm daha fazla güç ve tork kullanıma sunuyor. Turbo besleme sayesinde maksimum güç ve maksimum tork değerleri daha düşük devirde elde ediliyor. Böylece çok daha etkin bir çekiş gücü ve bunula birlikte çok daha yüksek bir performans elde edilirken aynı zamanda yakıt tüketimi düşüyor. Daha önce 6,1 saniyede 0-100 km/s hızlanmasını tamamlayan G 500; yeni motorla 0-100 km/s hızlanmasını 5,9 saniyede tamamlıyor. Önceki nesil motorla karma koşullarda (NEFZ’ye göre) 100 km’de 14,9 lt yakıt tüketimi değerine sahip olan G 500, yeni motorla aynı koşullarda 12,3 lt yakıt tüketiyor.

Daha fazla güç, daha düşük yakıt tüketimi

Sadece yeni bir motor sunmakla kalmayan Mercedes-Benz, aynı zamanda G-Serisi’nde kullanılan diğer motorları da teknik açıdan iyileştirdi:

  • Daha önce 211 BG (155 kW) üreten altı silindirli dizel motor, yapılan iyileştirmeler sonucu 245 BG (180 kW) üretiyor. Tork değeri ise 540 Nm’den 600 Nm’ye çıkıyor. Yapılan iyileştirmelerin yansıması olarak G 350 d, 0-100 km/s hızlanmasını 9,1 saniye yerine 8,8 saniyede tamamlıyor. Artan güç ve tork değerleri yakıt ekonomisine de olumlu yansıyor. G 350 d, karma koşullarda (NEFZ’ye göre) 100 km’de 11,2 lt yerine 9,9 lt yakıt tüketiyor.
  • 544 BG (400 kW) üreten Mercedes-AMG G 63 modeli 571 BG (420 kW) ve 760 Nm seviyesine yükseldi.
  • 612 BG (450 kW) üreten Mercedes-AMG G 65 modelindeki V12 silindirli motor, 630 BG (463 kW) ve 1000 Nm seviyesine yükseldi.

G 350 d, G 500 ve AMG G 63 versiyonları standart olarak trafik lambaları veya dur-kalk trafikte motoru durdurarak yakıt tüketimini ve bununla birlikte egzoz emisyonunu düşüren ECO sürüş fonksiyonluyla donatılıyor.

Zor şartlarda üstün performans ve dayanım sağlayan G-Serisi’ne has sağlam karoser ve merdiven tipi şasi aynen korunuyor. Rakipsiz ve benzersiz offroad performansını beraberinde getiren sürekli dört tekerlekten çekiş, arazi takviyesi ve sürüş esnasında kumanda edilebilen üç adet %100 kilitlenebilen mekanik diferansiyel kilidi de aynen korunuyor.

Optimize edilen ESP®, G 500‘de isteğe bağlı olarak sertliği seçilebilen süspansiyon

Standart olarak sunulan yürüyen aksam ve amortisörler yeniden ayarlanırken, bu sayede gövde salınımları daha kontrollü bir yapı kazanıyor ve yol konforu da iyileşiyor. Yeniden ayarlanan ESP® daha dinamik bir sürüş sunarken yol tutuş ve sürüş güvenliğini de artırıyor. İyileştirilen ASR ve ABS tutunmayı artırırken fren mesafesini de kısaltıyor. Bunun dışında ön aks taşıma kapasitesi 100 kg artırılarak 1.550 kg’a çıkartılıyor.

G 500’de isteğe bağlı olarak Sport ve Comfort sürüş sertliği seçeneklerine sahip olan bir süspansiyon sunuluyor. Sport modunda offroad yeteneklerini kısıtlamadan onroad performansını arttıran ve daha dinamik bir sürüş sunan yeni süspansiyon, aynı zamanda arazi araçlarının en karakteristik davranışlarından biri olan virajlardaki yana yatma eğilimini de azaltıyor. AMG versiyonlarında olduğu gibi G 350 d ve G 500 versiyonlarında da 7G-TRONIC PLUS otomatik şanzıman manuel vites değiştirme moduyla donatılıyor.

Kalite algısını daha da yükselten iç ve dış tasarım

Yeni G 350 d ve G 500 modelleri özellikle yeniden tasarlanan tamponlar ve genişletilmiş gövde renginde çamurluk kuşaklarıyla görsel olarak farkını ortaya koyarken, G 350 d’de 5 kollu 18 inç çapında hafif alaşım jantlar standart olarak sunuluyor.

G 350 d ve G 500 modellerinin gösterge tablosu, 11,4 cm’lik çok fonksiyonlu bilgi ekranı ve iki adet derine gömülü yuvarlak tüp tasarımı içindeki yeni göstergeler ve kadran ile dikkat çekiyor. G 350 d ve G 500 dışında her iki AMG versiyonu da yeniden tasarlanan bir gösterge paneliyle donatılıyor.

Daha özgün bir AMG G-Serisi kullanmak isteyenler için yeni bir “çılgın renk paketi” sunuluyor. Paket kapsamında özel olarak tasarlanmış sarı, kırmızı, yeşil, turuncu ve mor gibi gövde renkleri sunuluyor.

Mercedes-Benz G 500 4×42: Ürün gamının tepe noktası

Başarılarla dolu arazi efsanesi G-Serisi ürün gamının tepe noktasını oluşturan G 500 4×42; dört tekerlekten çekiş sistemi, zor şartlardaki dayanımı artıran sabit akslar, yol konforunu daha da artıran sertliği seçilebilen süspansiyon ve 422 BG’lik (310 kW) çift turbo beslemeli V8 motoruyla benzersiz bir deneyim sunuyor.

G 500 4×42, yolcularına lüks sedanlara meydan okuyan konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Sadece zorlu arazi şartlarında iddialı bir performans sunmakla kalmayan G 500 4×42, asfalt üzerinde de etkileyici bir performans vaat ediyor. Standart versiyon ile kıyaslandığında 264 mm daha geniş olan akslar, 325/55 R 22 ebatlarında lastikler tarafından çevrelenen 22 inç büyüklüğündeki alaşım jantlar ve Sport moduna sahip olan sertliği seçilebilen süspansiyonun da katkısıyla sürücü ve beraberindeki yolcular bir arazi aracından çok kendini bir spor otomobilde gibi hissediyor. Asfalt kullanımlarında spor otomobilleri kıskandıran bir performans sergileyen G-Serisi, asfalt dışı yollarda ve hatta karlı zeminde ise ralli otomobillerini aratmayan bir karaktere bürünüyor.

OTO FUARI

Mercedes-Benz GLS boyutlarıyla tam not alıyor

Yeni dinamik dış tasarımı ve lüks iç mekan tasarımıyla GLS, görsel bir şölen sunuyor. Tasarımcıların hayata geçirmiş olduğu makyajla büyük hacimli lüks SUV, Mercedes-Benz’in güncel tasarım diline sadık bir görünüm sergiliyor. Dış tasarımdaki değişim büyük oranda ön tarafta toplanırken, arka kısımda ise yenilenen tampon ve stop grupları dikkat çekiyor. İç mekanda kısmen entegre ekranlı yenilenen ön konsol, yeni 3 kollu çok fonksiyonlu direksiyon, Touchpad’e sahip orta konsol, yeni renkler ve kaplamalar Mercedes-Benz GLS’nin dahip olduğu yenilikler olarak göze çarpıyor.

Yeni dış tasarım donanım paketleri

Yeni Mercedes-Benz GLS, modern lüks kavramını son derece başarılı ve abartıdan uzak bir şekilde gözler önüne seriyor. Tavan rayları, alt koruyucular, yan çıtalar ve bagaj kapağı kulpu gibi noktalarda kullanılan krom kalite algısı yüksek ve etkileyici bir görünüm sunuyor.

Daha sportif bir tarz tercih etmek isteyen sürücüler için devreye AMG dış tasarım paketi giriyor. AMG paketi ile birlikte özgün tasarımlı ön ve arka tampon, yan basamaklar, gövde rengine boyalı genişletilmiş çamurluk eklentileri ve 21 inçlik hafif alaşım AMG jantlar sunuluyor. Yine bu donanım seviyesiyle birlikte sunulan Gece Paketi görsel bir şöleni beraberinde getiriyor.

Seçkin ve ayrıcalıklı premium iç mekan

Kalite algısını yükselten etkileyici dış tasarımın yanı sıra yenilenen iç mekan da GLS’nin premium algısına vurgu yapıyor. İç mekan, S-Serisi standartlarını SUV dünyasına taşıyor. Önceki nesilde de olduğu gibi yeni nesilde de her bir yolcu cömert dirsek ve baş mesafesiyle şımartılıyor. Diz mesafesi ve omuz mesafesi gibi konfor kavramlarının zaten serinin karakteristik özellikleri arasında yer alıyor. Farklı kullanım kombinasyonlarına imkan tanıyan ikinci ve üçüncü koltuk sırası beraberinde fonksiyonel bir iç mekanı getirirken, bagaj alanı kullanım amacına göre kolaylıkla şekillendirilebiliyor. Koltukların kullanım kombinasyonuna bağlı olarak 680 litre ile 2.300 litre arasında bir bagaj hacmi sunan yeni GLS, bu değerlerle tüm Avrupalı rakiplerini geride bırakıyor. 2.124 mm’ye varan maksimum yükleme uzunluğu ve 815 kg’lık taşıma kapasitesi ise farklı kullanım amaçlarını rahatlıkla destekliyor.

Bunun dışında GLS’nin iç mekanı için örneğin deri aplikasyonlu ahşap direksiyon simidi, üç farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, ön konsol ve kapı döşemeleri için çeşitli kaplama alternatifleri ve bardak tutucular gibi opsiyonlarla kişiselleştirme olanağı da sunuyor.

Yedi yolcunun her biri için en üst seviyede güvenlik

Yeni GLS’nin aktif güvenlik alanındaki ekipman seviyesi sadece Mercedes-Benz’in yüksek standartlarını karşılamakla kalmıyor, aynı zamanda markanın sürücünün yükünü hafifletmeye ne kadar önem verdiğini de gözler önüne seriyor. Örneğin Çarpışma Önleme Sistemi Plus (COLLISION PREVENTION ASSIST PLUS), Yan Rüzgar Asistanı ve Konsantrasyon Kaybı Uyarıcısı (ATTENTION ASSIST) gibi sürüş destek sistemleri standart ekipman olarak sunuluyor. Pre-Safe®, BAS Fren Yardımcısı, Elektronik dört tekerlekten çekiş sistemi 4ETS, Viraj Dinamiği Yardımcısı ile ESP®, Değişken Hız Sınırlayıcı ile birlikte Hız Sabitleme (SPEEDTRONIC) ve Direksiyon Yardımcısı (STEER CONTROL) standart donanım listesinde yer alıyor.

Opsiyonel olarak sunulan sürüş destek sistemi paketi ile birlikte sürücünün üzerindeki yük daha da hafiflerken, yolcuların güvenliği de arttırılıyor. Paket; otomatik dur-kalk özelliğine sahip Stop&Go Pilot destekli DISTRONIC PLUS, yaya tanımlama özellikli Pre-Safe® Fren Yardımcısı, Kavşak Yardımcısı ile birlikte BAS PLUS, Aktif Kör Nokta Yardımcısı, Aktif Şerit Takip Yardımcısı ve PRE-SAFE® PLUS donanımlarını içeriyor.

Yardımcı sistemlerle koordinasyon içinde olan “elektronik burulma bölgeleri” ve akıllı gövde yapısı gibi pasif güvenlik sistemleriyle birlikte yolcuların güvenliği en üst seviyeye taşınıyor. Adaptif iki aşamalı sürücü ve ön yolcu hava yastıkları, sürücü diz hava yastığı, sürücü ve yolcu yan hava yastıkları (Thorax-/Pelvisbags ile birlikte) ve üç koltuk sırasının her birini de kapsayan perde hava yastığı standart olarak sunuluyor.

Opsiyonel olarak sunulan LED Akıllı Aydınlatma Sistemi gece görüşünü arttırırken, daha verimli su püskürtmesi sağlayan ısıtmalı adaptif cam sileceklerini de kapsayan MAGIC VISION CONTROL, görüşü kısıtlayan kötü hava şartlarında daha etkin bir görüş sunuyor.

GLS’nin yüksek yakıt verimliliğine sahip motorları

Yeni GLS’de kullanıma sunulan tüm motorlar daha iyi bir performans sunarken büyük oranda daha az yakıt tüketiyor. GLS 500 4MATIC’te yer alan direkt enjeksiyonlu, V8 silindirli Biturbo benzinli motor önceki nesille kıyaslandığında 20 BG (15 kW) daha fazla güç üretiyor ve 455 BG (335 kW) ile 700 Nm tork değeriyle son derece etkileyici sürüş dinamikleri sunuyor. GLS 400 4MATIC’te ise yine direkt enjeksiyonlu, V6 silindirli Biturbo benzinli motor yer alıyor. 333 BG (245 kW) ve henüz 1600 d/d itibariyle 480 Nm tork üreten motor NEFZ ortalamasında 8,9 lt/100 km (206 gr/km CO2) yakıt tüketiyor ve tüm motor seçenekleri gibi ECO start-stop özelliği ile yakıt verimliliğine katkı sağlıyor.

Model ailesinin tepe noktasında yer alan AMG GLS 63 4MATIC 585 BG (430 kW) ile önceki nesle göre 28 BG (20 kW) daha fazla güç üretiyor. Henüz 1750 d/d itibariyle 760 Nm tork kullanıma sunan motorun yakıt tüketimi, güç artışına rağmen değişmiyor.

GLS 350 d 4MATIC ile birlikte başarısını kanıtlamış 258 BG (190 kW) ve 620 Nm tork değerine sahip V6 silindirli turbo dizel motor devreye giriyor.

Satış başlangıcı ile birlikte AMG GLS 63 dışında yeni GLS’nin tüm motor seçeneklerinde dokuz kademeli otomatik şanzıman 9G-TRONIC standart olarak sunulurken, isteğe bağlı olarak arazi takviyesi ve merkezi kilitli diferansiyel sipariş edilebiliyor.

Mercedes-Benz GLS fiyat listesi

OTO FUARI

Yeni Mercedes-Benz GLC modern tasarlandı

Mercedes-Benz’in yepyeni SUV modeli GLC, çekici tasarımı, gelişmiş teknolojisi ve donanımı ile segmentinde öncü olmaya hazır. 2008 yılından bu yana tüm dünyada 650.000 adetten fazla satılan GLK modelinin yerini alan yeni GLC, Mercedes-Benz’in GLE ve GLE Coupé’den sonra 2015 yılında tanıttığı üçüncü SUV modeli olma özelliğini de taşıyor.

Yuvarlak hatlı tasarımı ile bir önceki modelden farklılaşan yeni GLC, duyusal çizgileri, tasarımı ve sportif yapısı sayesinde iddialı bir tasarım ile üst düzeyde sürüş konforunu bir arada sunuyor. Yeni GLC’nin tasarım felsefesi, “duyusal saflık felsefesi” ve klasik off-road görüntüsünü biraraya getiren modern bir estetik anlayışını temel alıyor. GLC’nin karakteristik ön yapısı, üç boyutlu radyatör ızgarası ve merkeze yerleştirilmiş Mercedes-Benz yıldızı, yeni ve başarılı tasarım hatlarını ortaya seriyor. LED yüksek performanslı farların özgüvenli bir görünüş kazandırdığı GLC, coupé modelleri andıran silueti ve geniş aks mesafesi ile şık bir profile sahip.  Tamamen yeni şasi ve süspansiyona sahip olan GLC, bu sayede bir önceki modele kıyasla artırılan performansı ile dikkat çekiyor.

Modern ve şık bir tasarıma sahip iç mekan

GLC’nin iç mekanındaki yeni tasarım tarzı ise dinamik sportiflik ile modern lüksü yeniden yorumluyor. Opsiyonel olarak sunulan geniş panoramik cam tavan, araç içini daha  aydınlık ve  ferah hale getiriyor. Ayrıca yolcular için oturma alanı ve bagaj kapasitesindeki artış da daha fazla kullanım alanı sağlıyor. Bagaj kapasitesi 80 ila 100 litre arası arttırılan yeni GLC, tüm koltuklar kullanımdayken toplamda 580 litreye ulaşan  taşıma hacmine sahip.

AIR BODY CONTROL ile yenilikçi bir yolculuk

Yeni GLC’de çelik yaylar ve değişken sönümleme sistemiyle standart olarak sunulan AGILITY CONTROL ve yanı sıra AIR BODY CONTROL çok körüklü havalı süspansiyon özelliği ile sürüş konforu ve keyfi en üst seviyede sunuluyor. Bu süspansiyon özelliği ile yeni GLC, kendi segmentinde elektronik olarak kontrol edilen ve sürekli ayarlanabilen süspansiyon sistemi sunan tek model olma özelliği taşırken mükemmel sürüş stabilitesi ile sportif özellikleri optimum konfor ve sıra dışı off-road özellikleriyle birleştiriyor.

“DYNAMIC SELECT” ve “Off-Road Engineering” paketleri ile en uygun sürüş

Yeni GLC, DYNAMIC SELECT sürüş karakter seçimi ile 5 farklı seçenek sunuyor:

  • “ECO” –yakıt verimliliğinin en üst seviyede olduğu sürüş seçeneği
  • “COMFORT” – konforlu süspansiyon ayarlaması ile iyi dengelenmiş sürüş seçeneği
  • “SPORT” – motorun direk tepkisi, otomatik şanzıman ve sportif bir sürüş stiliyle desteklenen daha ileri sürüş seçeneği. Ayrıca AIR BODY CONTROL ve ADS Plus ile bağlantılı sportif süspansiyon karakteri
  • “SPORT+” – uzunlamasına ve yanal dinamikler için maksimum tepki ile en sportif sürüş seçeneği
  • “INDIVIDUAL” – sürüş deneyiminin, diğer seçeneklerin kombinasyonları dahilinde bireysel tercihlere göre şekillendirilmesi.

Yeni GLC, arazi kullanımına uygun yapısıyla yukarıdaki sürüş seçeneklerine ek “Off-Road Engineering” paketiyle de donatılabiliyor. Bu kapsamda tercih edilebilecek seçenekler: “Slippery-Kaygan”, “Off-road”, “Incline-Eğimli”, “Rocking Assist” ve “Trailer”. Tüm seçenekler ESP®, ASR ve 4ETS dinamik yol tutuşu kontrol sistemleri ile çalışıyor, böylece üstün ve tahmin edilebilir yol tutuşu sağlanıyor.  Yeni GLC, “Off-road Engineering” paketi ile donatıldığında AIR BODY CONTROL sayesinde tekerleklerin yerle temasını en üst düzeye getiriliyor ve sürüş yüksekliğini 50 mm kadar artırarak off-road koşullarına en uygun sürüşü garanti ediyor.

Mercedes-Benz “Akıllı Sürüş” ile GLC’de güvenlik en üst seviyede

Yeni GLC, „Akıllı Sürüş“ konseptinin bir parçası olarak C- , E- ve S-Serisi araçlarda sunulan üstün teknolojik sistemler ile konfor ve güvenliği en üst seviyeye taşıyor. Yardımcı sistemler en son radar, kamera ve sensör teknolojilerine dayanıyor ve yakın sürüş, yorgunluk, karanlık gibi kaza nedenlerine sebep olan öğeleri hedef alıyor.

Yeni geliştirilen yardımcı sistemlerinibazıları sadece uyarırken bazıları tehlikeli durumlarda sürücüye müdahale de edebiliyor;

  • Sürücünün yorgunluğunu tespit ederek uyaran Konsantrasyon kaybı yardımcısı (Attention Assist)
  • Arkadan çarpma risklerini azaltan Çarpışma önleme yardımcısı (Collision Prevention Assist)
  • Takip edilen araç ile aradaki mesafeyi sürekli koruyan, hatta trafik sıkıştığında otomatik olarak dur-kalk yapmasını sağlayan – Distronic Plus ve dur-kalk yardımcısı
  • Olası kazayı algılayan ve yolcuları kazayı en hafif şekilde atlatmaya hazırlayan Pre-Safe®
  • Aracın şerit içinde kalmasını denetleyen ve aktif müdahalede bulunan Aktif Şerit Takip Yardımcısı (Active Lane Keeping Assist)
  • Aracın otomatik şekilde, şoför kontrolü olmadan park etmesini sağlayan – Aktif Park Asistanı (Active Parking Assist)
  • Ön, arka ve yan taraflardaki dört kameradan gelen görüntü bilgilerini kullanarak, aracın ve çevresinin kuş bakışı görünüşünü çıkaran, manevra ve park sırasında kolaylık sağlayan 360-derece kamera
  • Uzun hüzmeli farları, trafik durumuna göre diğer araç sürücülerinin gözünü almayacak şekilde otomatik ayarlayanAdaptif Uzun Far Yardımcısı PLUS

Geniş boyutları ve daha uzun aks mesafesine rağmen alüminyum ve kuvvetli çelik malzemelerin kullanımı ile ağırlığı 80 kilogram azaltılan yeni GLC, tümü ECO start/stop fonksiyonuna sahip, Euro 6 emisyonu standartlarındaki verimli motorları ile bir önceki versiyonuna kıyasla % 19’a varan bir yakıt tasarrufu sağlıyor. Ayrıca tüm GLC modellerinde 4MATIC sürüş sistemi de standart olarak sunuluyor.

Yeni Mercedes-Benz GLC, 2.0 litre hacminde 211 BG gücündeki benzinli motoru ile GLC 250 4MATIC, 2,1 litre hacminde 170 BG gücündeki dizel motoruyla GLC 220 d 4MATIC ve 2,1 litre hacminde 204 BG gücündeki dizel motoruyla GLC 250 d 4MATIC olmak üzere 3 farklı versiyonuyla Türkiye’de pazara sunuldu.

Mercedes-Benz GLC fiyat listesi

OTO FUARI

Mercedes-Benz E-Serisi ilgi odağı oldu

“Aklın başyapıtı” olarak tanımlanan yeni Mercedes-Benz E-Serisi, sahip olduğu teknolojik yenilikler ile bugüne kadar yüksek konfor ve güvenlik seviyesi sunarken aynı zamanda sürücünün yükünü hafifletmeye yönelik çözümlere tamamen yeni bir boyut kazandırıyor. Sürücüye istediği şeride güvenli bir şekilde geçerken yardımcı olan Aktif Şerit Değiştirme Yardımcısı ve zor park manevralarını akıllı telefon üzerinden araç dışından yönetmeyi etmeyi sağlayan Araç Dışından Park Etme Yardımcısı gibi yenilikçi çözümler ise yeni E-Serisi’ni sınıfının en akıllı aracı yapıyor.

Yüksek verime sahip yeni nesil motorlar

Yeni E-Serisi’nde ilk etapta sunulan dört silindirli benzinli E 200 ve tamamen yeni bir motor olan dört silindirli dizel E 220 d motor seçeneklerinin yerini 2017 yılı ile birlikte E 180, E 220 d 4MATIC, E 300 ve E 350 d versiyonları alıyor. 1,6 litre hacminde, 156 PS gücündeki benzinli motor ve dokuz ileri oranlı 9G-TRONIC otomatik şanzımana sahip E 180 versiyonuna kavuşan yeni E-Serisi ailesine eklenen diğer iki motor seçeneği her ikisi de 2.0 litre motor hacmine ve 9G-TRONIC şanzımana sahip olan,194 PS gücündeki dizel motorlu ve dört tekerlekten çekişli E 220 d 4MATIC ve 245 PS gücündeki benzinli motorlu E 300 motor seçenekleri Şubat 2017 itibarıyla Türkiye’de satışta.

Türkiye’de satışa sunulan motor seçenekleri

Model Hacim
cc
Güç
kW/BG
Tork
Nm
0-100   km/sa Tüketin
lt/100 km
CO2    gr/km
E 180 1.595 115/156 250 8,9 5,9 – 6,5 134 – 146
E 220 d 4MATIC 1.950 143 /194 400 7,5 4,5 – 4,9 117 – 129
E 300 1.991 180/245 370 6,2 6,3-6,9 144 – 156
E 350 d 2.987 190/258 620 5,9 5,1 133

 

Yeni motor seçenekleri sahip olduğu mimariyle birçok avantaj sunuyor. Daha hafif yapı ve daha fazla güç, daha atak sürüş özellikleri ve ileri seviyede sürüş keyfi anlamına geliyor. Kompakt boyutlar ise motoru farklı çekiş sistemlerinin yanı sıra dört tekerlekten çekiş veya hibrit gibi çözümlerde de kullanma imkanı tanıyor.

Mercedes-Benz E-Serisi’nde sunulan tüm motorlar ECO Start-Stop özelliği ile yollara çıkıyor. Benzinli motorlar Euro 6 emisyon normunu yerine getirirken, OM 654 kodlu yeni dört silindirli dizel motor RDE-Real Driving Emissions kuralları ile gelecekte devreye alınacak normları da yerine getiriyor.

Dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC

2017 yeni motor seçenekleri ile birlikte E 220 d 4MATIC versiyonunda sürekli dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC sunulmaya başlanıyor. 4MATIC özellikle kötü yol şartlarında yol tutuş ve sürüş dengesini daha da iyileştiriyor.

Şerit değiştirmek kolaylaşıyor

Yeni E-Serisi’nde sunulan en etkileyici yeniliklerden biri olarak Aktif Şerit Değiştirme Yardımcısı 2017 yılı itibarıyla Türkiye’de de sunulmaya başlandı. Sistem, sürücüyü çok şeritli yollardaki sollama manevralarında destekliyor. Sürücünün şerit değiştirmek üzere iki saniye süreyle sinyal vermesiyle devreye giren Aktif Şerit Değiştirme Yardımcısı, sürücünün geçmek istediği şeridin uygun olması halinde direksiyona müdahale ederek aracın o şeride geçmesine yardımcı oluyor. Sürücü ise bu süreçte sadece şerit değişikliğini takip ediyor.

Aktif Şerit Değiştirme Yardımcısı’nın çalışması için gerekli olan şartlar:

  • İki saniyeden daha uzun süre sinyal lambalarının yanması
  • Kör nokta yardımcısının üç saniye içerisinde şerit değişikliğine imkan tanıması
  • Direksiyon yardımcısının aktif olması
  • Entegre Comand Online navigasyon sisteminin çok şeritli yollar veya otoyol benzeri yollardaki sürüş konumunu belirlemesi
  • Araç hızının 80 ile 180 km/sa arasında olması

Uzun menzilli radar ve stereo kamera sistemi sürüş istikametini sürekli olarak denetlerken, çok modlu radarlar aracın arkasını ve yan taraflarını kontrol ediyor. Sensör sisteminin bir engel algılaması, şerit çizgilerini algılamaması, sürücünün direksiyon ile karşı hamle yapması veya direksiyon yardımcısının devreden çıkartılması durumunda sistem aktif şerit değiştirme sürecini kesiyor.

Park etmek ve park yerinden çıkmak artık sorun değil

Mercedes-Benz dar park alanları ve garajlardaki zor park manevralarını Türkiye’de ilk kez E-Serisi ile birlikte sunduğu bir sistemle kolaylaştırıyor. Bir ilk olan sistem, araç dışından park ve manevra yapma imkanı tanıyor. Araç Dışından Park Etme Yardımcısı, Bluetooth® üzerinden sisteme bağlanan akıllı telefon ile kumanda ediliyor. Mercedes-Benz tarafından geliştirilen Android ve iOS destekli uygulama, ilgili uygulama mağazasından indirilebiliyor ve müşterinin Mercedes me hesabı üzerinden aktive ediliyor.

Araç Dışından Park Etme Yardımcısı’nın kullanması için sürücünün akıllı telefonuyla araçtan en fazla 3 metre uzakta olması gerekiyor. Sürücünün park yerinden çıkma manevrasından önce aracın kilitlerini açması gerekiyor. Ardından daha önce sisteme tanımlanan akıllı telefonu araç sistemine bağlayabiliyor ve aracı park yerinden uzaktan kumandayla çıkartabiliyor. Park etmek için ise sistem tarafından önerilen ve önceden sisteme tanımlanmış olan; dikey veya paralel, sol veya sağ, önden veya geri geri olmak üzere park senaryolarından birinin seçilmesi gerekiyor.

Ardından araç dışına çıkılarak harekete geçirilebiliyor. Sistem, sürücü akıllı telefon üzerinden herhangi bir müdahalede bulunmadıkça tercih edilen manevra senaryosuna uygun olarak manevrayı otonom olarak gerçekleştiriyor. Süreci dışarıdan gözlemleyen sürücü bütün manevra boyunca aracın sorumluluğunu üstleniyor.

Önceden sisteme tanımlanmış olan manevra senaryoları dışında ayrıca bir de serbest mod bulunuyor. Söz konusu seçenekte araç, örneğin garaj girişlerinde, 15 metreye kadar ileri veya geri hareket ettirilebiliyor. İleri hareketlerde otomobil önündeki engellerin etrafından küçük manevralar yapabiliyor.

Mercedes-Benz E-Serisi fiyat listesi

OTO FUARI

Mercedes-Benz C-Serisi Estate yaşam tarzı

Mercedes C-Serisi Estate, büyüyen boyutlarıyla daha olgun bir görünüme bürünüyor. Aks mesafesi 80 mm artarak 2.840 mm’ye ulaşan C-Serisi Estate’in önceki nesil ile kıyaslandığında uzunluğu 96 mm artarak 4.702 mm’ye, genişliği ise 40 mm artışla 1.810 mm’ye ulaşıyor. Artan boyutların yansıması olarak yaşam alanı da büyüyor. Arka koltuk yolcularına 45 mm daha fazla bacak mesafesi sunan C-Serisi Estate, aynı zamanda daha fazla iç hacim ve baş mesafesi de sunuyor.

Sadece yaşam alanına olumlu yansımakla kalmayan boyut artışı, aynı zamanda bagaj hacmi artışı olarak da kendini gösteriyor. Öncüsü ile kıyaslandığında C-Serisi Estate’in sportif ve zarif hatlara sahip bagaj hacmi 5 litre artışla 490 litrelik bir kullanım alanı sunuyor.

Bu nesil ile birlikte çok yönlülük ve fonksiyonellik de artıyor. Daha önce 60:40 oranında iki parça halinde katlanan arka koltuk sırası artık 40:20:40 olmak üzere üç parça halinde katlanıyor. Böylece beş, dört, üç veya iki olmak üzere iç mekanda farklı oturma düzenleri kombine edilebiliyor.

Pratik ayrıntılar büyük hacimli bagajın çok daha kullanışlı olmasına ve böylece kullanıcının her türlü taşıma görevlerine rahatlıkla uyum sağlamasına imkan tanıyor. Elektrikli sistem sayesinde arka koltuklar tek bir düğme dokunuşuyla katlanarak tamamen düz hale geliyor ve büyük bir yükleme alanı sunuyor.

Yükleme alanının kullanım kolaylığı ve kullanım konforu, isteğe bağlı olarak sunulan EASY-PACK elektrikli bagaj kapağı veya yine isteğe bağlı olarak sunulan elleri kullanmadan bagaj kapağını açma fonksiyonu HANDS-FREE ACCESS ile daha da arttırılabiliyor. Böylece kullanıcı tampon bölgesine ayağıyla hareket ettirerek bagaj kapağını ellerini kullanmadan açabiliyor.

Dinamik ve kalite algısı yüksek

Yalın hatların ön plana çıktığı modern ve dinamik tasarımıyla duyuları harekete geçiren C-Serisi, görsel detaylarla bünyesinde barındırdığı teknolojiyi gözler önüne seriyor. Sadece EXCLUSIVE donanım seviyesi ile sunulan spor ön ızgara ve Mercedes Yıldızı’nın motor kaputunun üzerinde konumlandırıldığı lüks ön ızgara olmak üzere iki farklı ön ızgara alternatifi sunuluyor.

Platform ve teknik yapı gibi iç mekan mimarisini de sedan kardeşinden alan C-Serisi Estate, bu sayede yüksek kullanım değeri ve fonksiyonelliğe odaklanan bir otomobilde her zaman rastlanmayan son derece kaliteli ve prestijli bir yaşam alanı sunuyor. Üst sınıf seviyesinde kaliteli malzemelerle bezenen sportif ve akıcı çizgiler modern, prestijli ve aynı zamanda sportif bir yaşam alanını beraberinde getiriyor. Baz versiyon dışında üç farklı tasarım ve donanım seviyesi sunuluyor.

Daha hafif yapı, daha fazla konfor

Gövdesindeki yenilikçi çözümler sayesinde daha hafif bir yapı ortaya koyan yeni C-Serisi Estate, üstün yol tutuş özelliklerini beraberinde getiren yüksek gövde rijitliği, üst seviye ses ve salınım konforu ve yüksek çarpışma güvenliği seviyesi sunuyor. Yeni Mercedes-Benz C-Serisi Estate yüzde 49’luk alüminyum içeriği ve 65 kilogram daha hafif toplam ağırlığı ile segmentinin en hafif otomobili olarak öne çıkıyor.

Mercedes-Benz C-Serisi Estate fiyat listesi

OTO FUARI

Mercedes-Benz C-Serisi Cabriolet geneva c class

Mercedes-Benz cabriolet dünyasına giriş modeli olan C-Serisi Cabriolet, Mercedes-Benz tasarım felsefesine uygun olarak modern ve lüks kavramlarını duyguları harekete geçiren sade çizgilerle yorumluyor. Tamamen kendine özgü bir karaktere sahip olan C-Serisi Cabriolet sportifliği ön plana çıkartan genç ve dinamik tasarımıyla dikkat çekiyor.

Elmas tasarımlı ön ızgaraya sahip gösterişli ön tasarım, LED yüksek performanslı farlar, uzun motor kaputu ve yüksek omuz çizgisi gibi tasarım özellikleriyle yeni iki kapılı cabriolet, tentesi kapalıyken neredeyse aynı boyutlara sahip C-Serisi Coupé modelinin siluetini andırıyor. Cam pencereye sahip gergin kumaş tente gövdeye uyumlu çizgisiyle özgün tasarıma sahip bagaj kapağı ile birleşiyor. Önden başlayarak arkaya doğru genişleyen omuz çizgisi yatay konumlu LED stop lambalarıyla birleşirken sportifliği ve dinamizmi destekliyor. Kumaş tente kapalıyken 360 litre olan ve kumaş tente açıldığında bile 285 litrelik bir hacim sunan bagaj bir cabrio otomobilden beklenmeyen genişlik sunarken ileri seviyede günlük kullanım uygunluğu da sunuyor.

Sedan ile kıyaslandığında 15 mm daha alçak olan yürüyen aksam ve standart olarak sunulan 17 inçlik jantlar cabriolet modelin sportifliğine katkı sağlarken, 0,28’lik cw değeri aerodinamik yapıya verilen önemi gösteriyor.

Premium sınıf tente tavan

C-Serisi Cabriolet’de standart siyah elektrikli kumaş tente dışında isteğe bağlı olarak koyu kahve, koyu mavi, koyu kırmızı veya siyah renk alternatiflerine sahip akustik tente sunuluyor. Rüzgar ve yol gürültüsünü düşürerek hızlı otoyol sürüşlerinde dış dünyadan gelebilecek rahatsız edici sesleri etkin bir şekilde izole eden akustik tente ileri seviyede iklimlendirme ve ses konforu sunuyor.

S-Serisi Cabriolet modelinden C-Serisi Cabriolet modeline aktarılan kumaş tente yüksek dayanıklılık ve fonksiyonellik beklentilerini en iyi şekilde karşılıyor. 50 km/sa hıza kadar hareket halinde 20 saniyeden daha kısa bir sürede açılma ve kapanma özelliğine sahip olan kumaş tente açıldıktan sonra sessiz bir şekilde bagaj bölmesindeki tente kabinine gizleniyor. Tente kabinini örten tente kapağı gerek rengi, gerekse de şekliyle iç mekanla bütünleşiyor.

Modernliği ve yaşam tarzını yansıtan iç mekan

Yolcuları C-Serisi Sedan ile aynı, ancak Cabriolet detaylarıyla süslenmiş bir iç mekan karşılıyor. Kaliteli malzemeler ve işçilikle bezenen iç mekan sportifliği ve yaşam tarzını harmanlıyor. Beş farklı renk alternatifine sahip deri (isteğe bağlı donanım) kadar mat krom elektrikli kumaş tenteyi açma ve kapama düğmesi de iç mekandaki kalite algısını arttıran detaylar olarak dikkat çekiyor. C-Serisi Coupé modelinden aktarılan güçlü yan desteklere ve entegre başlıklara sahip koltuklar isteğe bağlı olarak baş ve boyun bölgesini ısıtan AIRCARF ile donatılabiliyor.

Yılın her günü üstü açık sürüş

Mercedes-Benz Cabriolet otomobilleri için özel olarak geliştirilen AIRCAP ön cam direğinin üstünde ve arka koltukların arkasında yer alan iki adet elektrikli rüzgar perdesinden oluşuyor. Söz konusu iki rüzgar perdesi birbirini tamamlıyor. AIRCAP yol rüzgarının üstü açık sürüşlerde ön ve arka koltuk yolcularına ulaşıp rahatsız etmeni önlüyor. AIRCAP gibi AIRSCARF da Cabriolet Konfor Paketiyle birlikte sunuluyor. AIRSCARF sürücü ve ön yolcunun baş ve boyun bölgesini ılık havayla ısıtıyor. Her iki ekipmanın bir arada kullanılmasıyla C-Serisi Cabriolet yılın 365 günü üstü açık sürüş konforu sunuyor.

Sportif, atak ve konforlu yürüyen aksam

Konfordan taviz vermeden dinamik olacak şekilde ayarlanan yürüyen aksam atak sürüş özellikleri ve bununla birlikte üstün sürüş keyfi sunuyor. C-Serisi Sedan ile kıyaslandığında C-Serisi Cabriolet modelinin yürüyen aksamı 15 mm daha alçak ayarlanırken, çelik yaylı yürüyen aksam için süspansiyon ayarı da bulunuyor. İsteğe bağlı olarak sunulan spor yürüyen aksamla birlikte süspansiyon geometrisi sertleşirken daha sportif ve atak bir sürüşü beraberinde geliyor.

Havalı süspansiyonla gelen ilave konfor

İsteğe bağlı olarak sunulan AIRMATIC havalı süspansiyon ön ve arka aks süspansiyon sertliğini elektronik olarak sürekli ayarlıyor ve her tür yol koşulunda ideal yuvarlanma konforunu sağlıyor. AIRMATIC ile birlikte standart olarak devreye giren ve çelik yaylı yürüyen aksamlarda isteğe bağlı olarak sunulan DYNAMIC SELECT sürücüye; sportif, konforlu veya tutumlu olmak üzere sürüş stilini ayarlama imkanı sunuyor. Sürücü DYNAMIC SELECT ayar düğmesini kullanarak; ‘ECO’, ‘COMFORT’, ‘SPORT’, ‘SPORT PLUS’ ve ‘Individual’ olmak üzere beş farklı sürüş modundan birini seçebiliyor. ‘Individual’ modunda araç ayarları kullanıcının kişisel zevkine uygun olarak yapılabiliyor.

4 ve 6 silindirli motorlar ve ilk defa 4MATIC

C-Serisi Cabriolet altı farklı motorla sunuluyor. Benzinli motorlar 156 BG (115Kw) gücündeki 1,6 litrelik dört silindirli C 180 ile başlıyor ve Mercedes-AMG C 43 4MATIC Cabriolet modelindeki 367 BG (270 kW) gücündeki 3,0 litrelik altı silindirli motora kadar uzanıyor. C 200 ise isteğe bağlı olarak dört tekerlekten çekiş sistemi 4MATIC ile donatılabiliyor. Dizel motor seçenekleri 170 BG (125 kW) gücündeki C 220 d ve 204 BG (150 kW) gücündeki C 250 d çevre dostu SCR (Selective Catalytic Reduction) teknolojisiyle egzoz gazını arıtıyor. Bütün motor seçeneklerinde yeni 9G-TRONIC otomatik şanzıman sunuluyor.

Motor seçenekleri ve özellikleri:

Silindir sayısı/

düzeni

Silindir hacmi (cc) Nominal güç
(BG/kW)
Nominal tork (Nm) Yakıt tüketimi (lt/100 km)* CO2-Emisyon. (g/km)* 0-100 km/sa (sn) Azami Hız

(km/sa)

C 220 d

(4MATIC)

4/R 2.143 170/125 400 4,5

(5,0)

116

(130)

8,3

(8,1)

231

(225)

C 250 d 4/R 2.143 204/150 500 4,6 121 7,2 243
C 180 4/R 1.595 156/115 250 6,0 135 8,9 222
C 200

(4MATIC)

4/R 1.991 184/135 300 6,0

(7,1)

136

(163)

8,2

(8,0)

235

(227)

C 250 4/R 1.991 211/155 350 6,2 140 6,9 244
C 300 4/R 1.991 245/180 370 6,7 151 6,4 250
C 400 4MATIC 6/V 2.996 333/245 480 8,0 181 5,2 250
C 43 4MATIC 6/V 2.996 367/270 520 8,3 190 4,8 250

*ortalama tüketim

Hafif ve güvenli gövde

Genel olarak tavana sahip olmayan cabriolet karoserli otomobillerde yaşanabilen gövde rijitliği sorununun üstesinden gelmek üzere tasarımcılar henüz C-Serisi Sedan modelini geliştirirken gerekli önlemleri aldılar. Gövdenin ön ve alt bölümünde yapılan güçlendirmeler sayesinde C-Serisi Cabriolet son derece sağlam ve rijit bir gövde ve bununla birlikte son derece dinamik sürüş özellikleri sunuyor.

Coupé versiyonda olduğu gibi cabriolet versiyonda da yoğun alüminyum kullanımını temel alan hafif yapı prensibi devreye giriyor. Çamurluklar, motor kaputu ve bagaj kapağında hafif alaşım metal kullanılıyor. Böylece C-Serisi Cabriolet sadece uluslararası yasal gereklilikleri yerine getirmekle kalmıyor, aynı zamanda gerçek kaza koşullarına dayanan Mercedes-Benz güvenlik şartlarını da  yerine getiriyor.

Kısmi otonom sürüşle azalan stres Mercedes-Benz’in “Akıllı Sürüş” konseptinin bir parçası olarak sunulan üstün teknolojik sistemler ile konfor ve güvenliği daha da üst seviyelere taşıyor.  Dikkat dağınıklığı ile yorgunluğa karşı uyaran Konsantrasyon Kaybı Yardımcısı (ATTENTION ASSIST) ile birlikte arkadan çarpma risklerini azaltan – Çarpışma Önleme Yardımcısı (COLLISION PREVENTION ASSIST PLUS) da standart olarak sunuluyor. Görsel ve işitsel olarak sürücüyü olası bir çarpmaya karşı uyaran sistem ayrıca olası bir çarpmayı engellemek üzere fren gücünü arttıran adaptif BAS fren destek sistemini kapsıyor. Çarpışma ihtimalinin devam etmesi ve sürücünün  herhangi bir önlem almaması halinde sistem 200 km/sa hıza kadar otonom olarak fren yaparak daha yavaş ilerleyen veya durmak üzere olan araçlara çarpma şiddetini azaltırken, şartların ideal olması halinde çarpmanın tamamen önüne geçebiliyor. 50 km/sa hıza kadar hareketsiz duran araçları algılayarak fren yapabilen sistem böylece 40 km/sa’e kadar arkadan çarpma kazalarının önüne geçebiliyor.

İsteğe bağlı olarak sunulan Sürüş Destek Paketi kapsamında özellikleri daha da genişletilmiş olan ilave Sürüş Destek Sistemleri devreye giriyor. Söz konusu sistemler radar veya stereo kamera gibi farklı sensör teknolojilerinden elde edilen Akıllı Sürüş Konseptinin verileriyle birlikte hareket ederek sürüş güvenliğinin yanı sıra sürüş konforunu da arttırıyor. Takip edilen araç ile aradaki mesafeyi sürekli koruyan, hatta trafik sıkıştığında otomatik olarak dur-kalk yapmasını sağlayan DISTRONIC PLUS veya kavşaklarda karşıdan karşıya geçen nesneleri (ve yayaları da algılayarak gerektiğinde fren desteği de sağlayan Fren Asistanı BAS PLUS gibi özellikleri de kapsayan PRE-SAFE® Freni bunlardan bazıları. Sürüş Destek Paketi ayrıca sürekli olarak şerit çizgilerini takip ederek aracın kontrolsüz bir şekilde şerit çizgisinin üzerinden geçtiğini belirlediğinde yan şeritte bir araç olması halinde aktif bir fren müdahalesi ile bunu engelleyen ve hatta kesik çizgilerde destekleyen Aktif Şerit Asistanı’nı da kapsıyor.

Kısmi otonom park etme olanağı sunan Park Asistanı, ön ve arka taraftaki kameralardan gelen görüntü bilgilerini kullanarak, aracın ve çevresinin kuş bakışı görüntüsünü çıkaran, manevra sırasında, park yerlerine giriş çıkışta kolaylık sağlayan 360° kamera, kamera ve navigasyon bazlı Trafik İşareti Tanımlama Sistemi, karşıdan gelen sürücülerin gözlerini rahatsız etmeden ve görüşünü kısıtlamadan uzun farları kullanma imkanı sunan Adaptif Uzun Far Asistanı Plus diğer Sürüş Destek Sistemleri olarak öne çıkıyor.

Yeni Mercedes-Benz C-Serisi Cabriolet 2016 yılının yaz aylarından bu yana Türkiye’de satışta.

Mercedes-Benz C-Serisi Cabriolet

OTO FUARI

İstanbul Autoshow 2017 ziyaretçilerini bekliyor

İstanbul Autoshow 2017 “Geleceğe Yakından Bakın” temasıyla 21 Nisan’da kapılarını açıyor

İstanbul Autoshow 2017-Geleceğe Yakından Bakın, 21-30 Nisan 2017 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde otomobil tutkunlarına geleceğin teknolojileriyle buluşma fırsatı sunuyor.

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan İstanbul Autoshow 2017 için artık sayılı günler kaldı. Bugünün ve geleceğin otomobil teknolojilerinin sergileneceği “İstanbul Autoshow 2017-Geleceğe Yakından Bakın”da, Türkiye’de faaliyet gösteren ve ODD bünyesinde yer alan otomotiv markalarının yanı sıra, teknoloji, inovasyon, bilişim, aksesuar ve yan sanayi firmaları, Sivil Toplum Örgütleri ve basın kuruluşları yerlerini alıyor.

21-30 Nisan 2017 tarihleri arasında Beylikdüzü’ndeki TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan İstanbul Autoshow 2017’nin kapıları, hafta içi 12:00-21:00, hafta sonu ise 11:00-21:00 saatleri arasında ziyaretçilere açık olacak.

En son otomotiv ve teknoloji trendleri İstanbul Autoshow 2017’de
İstanbul Autoshow 2017, katılımcılarını bugünün ve de yarının teknolojileriyle buluşmaya çağırıyor. “Geleceğe Yakından Bakın” temasının belirlendiği bu yılki fuarda, otomobil firmalarının yanı sıra, teknolojiye yatırım yapmış, bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin de önemli gösterileri olacak. “Entegre İletişim Çözümleri”, “Otonom Sürüş”, “Çevreci” ve “Akıllı Araçlar” gibi konularda yenilikler İstanbul Autoshow 2017’de sergilenecekken, ziyaretçiler yakın gelecekte hayatlarına dahil olacak bu konuları deneyimleme fırsatını da yakalayacaklar.

İstanbul Autoshow 2017’de otomobiller ve mobil cihazlar arasında akıllı çözümler sunan teknolojilerin büyük bir ilgiyle takip edilmesi bekleniyor. Hayatımızın artık bir parçası olan akıllı telefonlar, tabletler ve mobil internet kullanımının, otomobiller ile entegrasyondaki son gelişmelere İstanbul Autoshow 2017’de şahit olunacak.

Dünya otomotiv gündeminin en popüler maddelerinden biri olan otonom sürüş, İstanbul Autoshow 2017’nin ana konularından biri oluyor. Kendi kendine gidebilen otomobiller, yakın gelecekte hayatlarımıza dahil olacak. Mevcut modellerde yarı-otonom sürüş teknolojileri sunuluyor ve bu araçların pek çoğu İstanbul Autoshow 2017’de sergilenecek. Aynı zamanda İstanbul Autoshow 2017’de çevreci özellikleriyle öne çıkan elektrikli ve hibrit otomobiller müşterilerin beğenisine sunulacak.

İstanbul Autoshow 2017’de herkese göre bir alan mevcut
Shell, Generali Sigorta ve Red Bull’un sponsorlukları ile kapılarını açacak olan İstanbul Autoshow 2017, her yaştan misafirlerini ağırlayamaya hazırlanıyor. İstanbul Autoshow 2017’nin lisanslı ürünlerinin satıldığı “Autoshow Store”’dan, uzun yıllar kullanabileceğiniz ürünlerden satın alabilecek, arzu ederseniz sevdiklerinize hediye edebileceksiniz. İstanbul Autoshow 2017’de kurulan “Instawall” adındaki özel alandan sosyal medya paylaşımlarınızı gerçekleştirebileceksiniz. Çocuklar için hazırlanan “Etkinlik Alanı”nda minik misafirler eğlenceli ve keyifli anlar yaşayacakken ebeveynler de dinlenme şansı bulabilecekler.

Geçmiş ile gelecek buluşuyor
İstanbul Autoshow 2017’de, “Geleceğe Yakından Bakın” sloganına uygun olarak; ilerleyen dönemlerde hayatlarımıza dahil olacak teknolojiler sergilenecek, ancak geçmiş de unutulmayacak! Birbirinden değerli ve özel klasik otomobiller İstanbul Autoshow 2017 bünyesinde sevenleriyle buluşacak. Onlarca klasik otomobil, kendi dönemlerine ait özel bir şekilde sergilenerek geçmişte bir yolculuk yapılmasını sağlayacak.

Kadın ve öğrencilere haftaiçi ücretsiz, haftasonu özel giriş fiyatları
İstanbul Autoshow 2017’ye giriş ücretleri haftaiçi 10 TL, haftasonu 20 TL olacak. Kadınlar için haftaiçi girişler ücretsiz, haftasonu ise 10 TL olacak. Öğrenciler için de haftaiçi girişler ücretsiz, haftasonu ise 5 TL olacak. İstanbul Autoshow 2017 biletleri Biletix’ten de satın alınabilecek. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nin kapalı ve açık olmak üzere toplam 6.100 araç kapasiteli otopark hizmeti İstanbul Autoshow 2017’de sunulacak. Fuara kendi araçlarıyla gelmek isteyenler; TEM otoyolu, Mahmutbey gişelerinden devam ederek, Bahçeşehir-Avcılar çıkışından ayrılarak Beylikdüzü istikametine devam edip TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’ne ulaşabilirler. Edirne yönünde gelecekler ise TEM-Hadımköy gişelerinden çıktıktan 7 km sonra yolun sağ tarafında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’ni görecekler.

TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’ne fuar süresince ücretsiz servis araçları da olacak. Servisler, Atatürk Havalimanı ve Kadıköy İskelesi önlerinden belirlenmiş olan saatlerde kalkacak.

Fuara toplu taşıma kullanarak gelmek isteyenler, Söğütlüçeşme veya Zincirlikuyu’dan metrobüs hattını ya da Marmaray-TÜYAP (76K) veya Silivri-TÜYAP (300) hatlı otobüsleri kullanabilecekler.

“İstanbul Autoshow 2017-Geleceğe Yakından Bakın”a dair en güncel bilgiler ayrıca sosyal medya hesaplarından ve internet sitesinden de takip edilebilecek.

Facebook (@istautoshow),
Twitter (@ist_autoshow),
Instagram’dan (istanbulautoshow17),
Internet sitesi www.autoshowistanbul.com

ODD Hakkında:
Otomotiv Distribütörler Derneği (ODD)’nin 2017 yılı itibariyle 47 tane uluslararası markayı temsil eden, 30 üyesi bulunmaktadır. ODD’nin Türkiye’de kara taşıtları sahipliğini artırarak sektörün devamlılığını ve gelişmesini sağlamak gibi bir vizyonu; üyelerin menfaatleri doğrultusunda, üyeleri her kesimde temsil etmek, sektörün ihtiyaçlarını karşılamak, sorunlara çözüm üretmek, sektör bilgilerini doğru ve güvenilir şekilde değerlendirip, ileterek, kamuoyu oluşturmak ve sektörle ilgili mevzuat oluşumuna doğrudan katkıda bulunmak gibi bir misyonu var. Fuarların otomotiv sektörünün geniş kitlelere tanıtımını sağlamadaki yararını gören ve sektörün sürekli gelişimini hedefleyen derneğin çabaları ile İstanbul Autoshow Fuarı, 2006 yılından itibaren OICA’nın Uluslararası Fuarlar takvimine kabul edilmiştir. (http://www.oica.net/istanbul-international-auto-show-2017/) ODD birçok yerel otomotiv fuarına da destek vermektedir.

TÜYAP Hakkında:
Türkiye’de fuarcılık sektörü 1979 yılında, TÜYAP ile birlikte düzenli bir ticari faaliyet olarak ülkenin gündemine girmiştir. Kuruluşundan bugüne kadar hazırladığı 1.465 yurt içi ve 37 ülkede 164’i aşkın yurtdışı fuar ile 114 ülkeden 275.913 firmaya hizmet vermiş ve 179 ülkeden 46.399.122 ziyaretçiye ev sahipliği yapmıştır. Türkiye’de kendi fuar merkezine sahip tek özel sektör fuarcılık kuruluşudur. TÜYAP Grubu 700 çalışanı ve 100’ü aşkın meslek örgütü ile uzun vadeli işbirlikleri yaparak, Türkiye’de sahip olduğu ve işlettiği 6 fuar merkezi, Türkiye geneli 14 ofisi ve 6 ülkede sahip olduğu uluslararası ofisi ile düzenli ihtisas fuarları hazırlamaktadır.

www.autoshowistanbul.com

Sözler derin ve anlamlıdır

Bu yazıma da Şeyh Edebali’nin sözleriyle başlıyorum.

Çünkü bu sözler derin, anlamlı ve manidardır…

“Ey Oğul!..
Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.
Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…
Unutma ki, dünya sandığın kadar büyük değildir…
Teklik sadece Allah’a mahsustur.

Tek başına karara durup hoyrat dünyanın dayanılmaz ağırlığını kaldırmayasın.

İşlerini ehil kişilerle, ehil kişilere danışarak tutasın.
Danışırsan yol alırsın, danışmazsan yolda takılıp kalırsın oğul…
Öfke ateş, öfke âfet, öfke şeytandır oğul.
İnsanoğlu dağları devirir; ama öfkesine mağlup olabilir…
Şunu da unutma! İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın…”

16 Nisan geçti,

Referandum oldu ve millet bir tercih yaptı…

Artık önümüze bakma vaktidir.

Bugünleri yaşarken 16 Nisan’da takılı kalmak bizi zayıflatır, üzer, incitir.

Artık tüm sorumluluk sahibi kişi ve kurumların, bunun gereğini yapma dönemidir.

Çünkü yolumuz dikenli, işimiz zor, hasımlarımız çok ve mücadelemiz çetindir.

Şimdi dünü ve dünkü ayrılıkları, ihtilafları bir kenara bırakma ve “ülkesellik”ilkesinde birlik olma zamanıdır.

“Vatanseverlik, yurtseverlik, milliyetperverlik” dönemidir.

Şimdi hepimizin tüm kırgınlıkları unutarak veya bir kenara bırakarak harice karşı “Tek Türkiye” deme dönemidir.

Bu yeni dönemde Sayın Cumhurbaşkanı’mızın birlik, beraberlik, uzlaşma, barışma, asgari müştereklerde ittifak etme sürecini başlatacağına inanıyor ve düşünüyorum.

Tüm vatanperver siyasi parti temsilcilerinin “Ülkesellik” zemininde bir araya gelerek yeni bir diyalog başlatmaları ve toplumsal katmanlardaki yüksek tansiyonu düşürmeleri acil gerekliliktir.

Bu bağlamda;

Cumhurbaşkanı’mızın siyasi parti liderleriyle istişareler yapması olumlu bir havaya sebebiyet verecektir.

Hatta Siyasi partilerin meclis grup temsilcileriyle, milletvekilleriyle de bir araya gelinerek yeni bir uzlaşı zemini oluşturulmalıdır.

Sivil toplum örgütleriyle bir araya gelinerek “güç birliği” oluşturulmalıdır.

TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB vb gibi işveren örgütleriyle geniş tabanlı ve kapsamlı istişareler yapılmalı, birlik ve beraberlik için fikir teatilerinde bulunulmalıdır.

İşçi sendikalarıyla görüşmeler yapılarak düşünceleri alınmalı ve birliğimize katkı sunmaları tesis edilmelidir.

Dünya görüşlerine bakılmaksızın subjektiviteden uzak, ilmi ahlakı temel ilke ittihaz etmiş akademisyenlerle toplanılarak beyin fırtınası mesabesinde görüşmeler yapılması, istişarede bulunulması ulusal ve uluslararası nitelikte ciddi fikir oluşumuna imkan verecektir.. Bu sayede oluşan toplumsal fay hatlarının kapanması, harice karşı yeni ve sağlıklı stratejiler oluşturulması ve toplumsal psikolojinin ittifak edici yöne kanalize edilmesi sağlanabilir.

Tek gerçek ülke menfaatleri zemini esas olmak üzere; Liberal, Muhafazakar, ulusal veya yerel nitelikli gazetecilerle görüşmeler yapılması mutlak fayda sağlayacaktır.

Yıllarını ülke yönetimine vermiş veya bu konuya kafa yormuş akil denecek noktadaki tecrübe sahibi politikacı, bilim insanı ve düşünür konumundaki kişilerden akıl danışmak, fikir almak gelecek adımlarımız için ciddi katkı sağlayacaktır.

İstişari noktada artırılabilir olan bu maddelerin realize olması konusunda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın adım atması, bu görüşme ve fikir alışverişini başlatmasının ülkemizin menfaati gereği olduğu kanaatindeyim.

Ve bu sürecin hızla başlatılacağını düşünüyor ve inanıyorum.

Bu süreçte CHP’nin de kendini yeniden gözden geçirmesi, yapılan referandum sonucu üzerinden kargaşa, kaos vb. gibi istenmeyen olaylara sebebiyet verme riski olan adımları atmaması ülkemizin menfaati gereğidir.

Bu bağlamda; CHP yetkililerinin yeni süreci aklı selim ve sağduyuyla değerlendireceğine inanıyor ve ülke menfaatini her şeyin önünde tutacağını düşünüyorum.

Bu tavır CHP’nin hem siyasi geleceği ve gerçeği, hem de ülkemizin ali ve yüksek menfaatleri için kaçınılmaz bir gerekliliktir.

MHP’nin sorumluluk içinde sürdüregeldiği politikasını “milli ve yerli” içerikle sürdüreceğine inancım aynen devam ediyor. Çünkü son iki yıldır gösterdiği gayrınefsi siyaset MHP ve Genel  Başkanı’nın siyasi geleceğini bir kenara koyarak ülke menfaatlerini öncelediğinin en büyük delilidir.

Geldiğimiz nokta az konuşma çok çalışma sürecidir.

Sonuç alınmayacak tartışmalardan ziyade, “müsbet ve sonuç odaklı”konuşma ve tokalaşma dönemindeyiz.

Aksi takdirde en büyük zararı kendimize, milletimize, ülkemize, devletimize veririz.

Bu da bizi felakete götürür.

Hırsımıza, kinimize, öfkemize teslim  ve mağlup olmamalıyız.

Dişimizi sıkacak, öfkemizi bastıracak ve tek gerçek ve gereklilik “Tek Türkiye”diyeceğiz.

Ülkenin bütün fertleri, Sanatçısı, Gazetecisi, Akademisyeni, Bürokratı, Askeri, Polisi, İktidarı, Muhalefeti, Bakanı, Başbakanı ve en tepede Cumhurbaşkanı söyleyeceği sözlerle sadece ülkemizin büyümesine, güçlenmesine ve istikbaline katkı sağlamalıdır.

Herkes ağzından çıkan söze dikkat etmek zorundadır.

Ayrılıkçı, ayrıştırıcı ve kışkırtıcı sözlerin hesabını kimse veremez.

Kişisel istikbali, bireysel menfaati, siyasi oportünizmi bir kenara koymaya mecbur ve mahkumuz.

“İktidarı düşürmek uğruna memleketin düşmesini” gözardı edecek körlükten kesinlikle uzak durmalıyız.

Cumhuriyet Tarihimizin en kritik sürecinden geçiyoruz,

Geçtiğimiz süreci -sakın ha- basite almayalım,

“Kayıkçı kavgasına” ülke istikbalimizi kurban etmeyelim.

Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bu süreçte itidal ve aklı selim içeren adımları başlatacağına inanıyorum.

80 milyonluk milletimizi uzlaşma, sakinleştirme, dinleme, anlama, barışma, barıştırma boyutuyla, “Ülkesellik” hedefine yöneltici lider ve rehberlik edeceğine inancım tamdır.

Hadi Sayın Cumhurbaşkanım,

Uzat elini,

Dinle “ülkem için benim de söyleyecek bir sözüm var” diyenleri,

Kulak kabart, “ben de kendimi ülkeme adadım” diyen farklı fikir sahiplerine,

Canlandır yeniden “Kurtuluş Mücadelesi ve 15 Temmuz” birlik ruhunu,

Sen bunu yaparsın,

Sen bu liderlik, mesuliyet ve hamiyet duygusuna sahipsin,

Çünkü Şeyh Edebali’nin dediği gibi:

“Bölmek bize, bütünlemek sana, insanı yaşat ki, Devlet yaşasın”

Bir sonraki Bir Portre yazımızda buluşmak ümidi ile Allah’a emanet olun sevgili okurlarım…

http://www.ogunhaber.com/yazarlar/cengiz-aygun-bir-portre/insani-yasat-ki-devlet-yasasin-9385m.html