13.5 C
İstanbul
Çarşamba, Nisan 8, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 153

Avrasya Tüneli’ne yeşil bina sertifikası

Sahip olduğu gelişmiş teknoloji ve ileri mühendislik ürünü bütüncül projesinin yanı sıra çevreye duyarlılığıyla da örnek teşkil eden Avrasya Tüneli, aldığı ödül ve belgelere saygın bir çevre sertifikası ekledi. Avrasya Tüneli İşletme ve Bakım Binası, dünya genelinde sürdürülebilir enerji ve çevre dostu yapılara verilen Leed Altın Sertifikası’nı aldı.

Zorlu kriterleri başarıyla aştı

USGBC (Amerikan Yeşil Binalar Konseyi) tarafından oluşturulmuş yeşil bina sertifikası LEED (Leadership in Energy and Environmental Design-Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik), dünyada tanınırlığı ve kabul edilebilirliği en prestijli yeşil bina sertifikası olarak biliniyor.

LEED sertifikası için ‘Sürdürülebilir Araziler’, ‘Su Verimliliği’, ‘Enerji ve Atmosfer’, ‘Malzeme ve Kaynaklar’, ‘Yerleşim ve Ulaşım’, ‘İç Mekân Kalitesi’, ‘İnovasyon’, ‘Bölgesel Öncelik Kredileri’ kriterleri üzerinden değerlendirme yapılıyor.

Çevreyi gözeten, inovatif proje

Asya ve Avrupa arasında kıtalar arası yolculuğu 5 dakikaya indiren Avrasya Tüneli, çevreye, topluma ve şehre olan duyarlı yaklaşımıyla uluslararası standartlarda örnek olan, ekolojik dengeleri gözeten, çevre dostu özellikleriyle ön plana çıkıyor. Avrasya Tüneli için uluslararası standartlara uygun bir Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) süreci uygulanarak, Çevre ve Sosyal Yönetim Planı (ÇSYP) hazırlandı. ÇSED sürecinde geliştirilen tüm etki azaltıcı önlemler tanımlanarak, nihai tasarım, inşaat ve işletme aşamalarında uygulama yöntemleri ortaya koyuldu. Bununla birlikte LEED standartları kapsamında su ve elektrik verimliliğini sağlayan sistem ve uygulamaların kullanıldığı Avrasya Tüneli İşletme ve Bakım Binası’nda doğal aydınlatmadan da maksimum düzeyde faydalanılıyor. Ayrıca bisiklet parkı, elektrikli araç ünitesi ve ısı tasarrufu sağlayan camlar gibi çevreye duyarlı uygulamalara LEED Altın Sertifikalı binada özellikle yer verildi. Çevresel ve toplumsal çalışmalarıyla Avrasya Tüneli Projesi, daha önce Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından ‘En İyi Çevresel ve Sosyal Uygulama’ ödülüne de layık görülmüştü.

Faselis/Türkiye’de Enerji

TANAP bölgede barış ve refah sağlayacak

Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hakan Arıdemir, Türkiye’de Enerji Dergisi’ne Bölgesel Barış Köprüsü TANAP Projesi konusunda açıklamalarda bulundu.

Enerji projesi olmanın yanında bir barış projesi olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP)’ın Kafkaslar ve Balkan coğrafyası arasında bir köprü vazifesi gördüğünü söyleyen Dr. Hakan Arıdemir, “TANAP iki kardeş ülke olan Türkiye ve Azerbaycan’ın iş birliğiyle ortaya çıkmış ve bu dev proje ile Avrupa ve Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacını karşılamanın yanı sıra bölgede gaz çeşitliliğinin sağlanması hedeflenmiştir.

TANAP sayesinde Türkiye ve Azerbaycan bölgesel enerji projeleri için bir oyun kurucu ve güvenilir bir ortak olarak en önemli bölgesel aktörler haline gelmişlerdir. TANAP’ın barışa, refaha ve arz güvenliğine sağlayacağı katkı sayesinde bölgede bir istikrar ve güven ortamı tesis edilmektedir” dedi.

TANAP’ın AB tarafından Güney Gaz Koridoru’nun önemli bir parçası olarak görüldüğünü söyleyen Arıdemir, “Avrupa için enerji arzı güvenliğinin sağlanması açısından önemli bir projedir. Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan kriz nedeniyle de enerji güvenliğini sorgulayan Avrupa ülkeleri, her ne kadar ihtiyacın tamamını karşılayacak kapasitede olmasa da Azeri gazına, önemli bir alternatif olarak ihtiyaç duymaktadırlar” diyerek konuştu.

Arıdemir sözlerini şu şekilde tamamladı; “TANAP, Türkiye için hem arz çeşitliliğinin sağlanması, hem siyasi olarak ülke topraklarından geçecek boru hattının katacağı değer hem de yatırımın yaratacağı istihdam açısından önem taşımaktadır. TANAP ile Türkiye hem enerjinin transit merkezi hem de enerji ticaretinde merkez ülke konumuna yükselmektedir. Mayıs 2017 tarihi itibariyle projenin yüzde 72’si tamamlanmış olup 2018 yılında faaliyete başlanması beklenmektedir”

 

Dr. Hakan Arıdemir, Rumların gizli enerji planlarını açıkladı

Türkiye’de Enerji Ekibi’ne özel açıklamalarda bulunan Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Görevlisi Dr. Hakan Arıdemir, Kıbrıs Rum Kesimi ile İsrail’in enerji konusunda nasıl bir birlikteliğe giriştiklerini ve planlarını aktardı.

Dr. Hakan Arıdemir, İstanbul’un iki kapısı vardır, biri Kırım, diğeri Kıbrıs’tır. Son 300 yıllık tarihte Kırım ve Kıbrıs’ın jeopolitik kaderleri kesişmiştir. Türkiye’nin çok yönlü deniz jeopolitiği açısından her iki toprak parçasının önemi yadsınamaz. Türk Boğazlarını kontrol etmek isteyen her güç yarımada ve adada hakim olmak istemiştir. Bugün için Kırım’ın statüsü ile ilgili durum ortadadır. Kıbrıs meselesi ise neredeyse bir yüzyıldan fazla süredir hem bizim hem de dünyanın gündemini meşgul etmektedir. Yavru vatan Kıbrıs mavi vatanın bir garantörü ise mavi vatanımız denizlerimiz de ana vatanımızın garantörüdür. Bu sebeple doğu Akdeniz bölgesinde Türkiye’ye ait bir uçak gemisi konumunda olan Kıbrıs’taki Türkiye’nin çıkarları hayati önemdedir” dedi.

“RUMLAR VE İSRAİL AB’YE ULAŞTIRMAK İÇİN ÇALIŞIYOR”

Son gelişmeler değerlendirildiğinde, Kıbrıs Rum Kesiminin bölgenin enerji kaynaklarını İsrail ile birlikte AB’ye ulaştırmak için çalıştıklarını belirten Siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler öğretim görevlisi Dr. Hakan Arıdemir, Rumların bu kaynaklardan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin pay almaması için özel planlar içerisinde olduklarını söyledi.

“KIBRIS’IN ANA GÜNDEMİ ENERJİDİR”

2000’li yılların ardından bölgenin enerji konusunda sıkça anılmaya başlamasının Kıbrıs gündemini de değiştirdiğini belirten Arıdemir, “Rum kesimi İsrail ile birlikte yaptığı araştırmalarda yeni rezervler buldular. Bunun üzerine Rumlar birleşmekten ziyade önceliği enerjinin kendi yararlarına nasıl kullanacaklarına odaklandılar. Politikalarını da bu düşünceyle yeniden şekillendirdiler. Burada bulunan gazın AB’ye ulaştırılması için bir dizi anlaşmalara da imza attılar. Rumlar bu kaynakları KKTC ile paylaşmamak için bu planları devreye koydular” dedi.

“KABUL EDİLMEYECEK TALEPLERİN NEDENİ ENERJİDEN TEK FAYDALANMA AMACIDIR”

Arıdemir, “Rumlar, KKTC’ninde hakkı olan kaynakları kendisi ve AB yararları için kullanma amacındadır. Türklerin Ada’nın güneyinde bulunan zengin enerji yataklarından hak iddia etmelerinin önüne bir dizi engeller koydular. Kabul edilemeyecek talepler koyarak BM ve Türk tarafını da oyalama planları da bu engeller arasındadır” diyerek sözlerini tamamladı.

Arçelik 2020 sürdürülebilirlik hedeflerini açıkladı

Arçelik A.Ş., 2020 yılı hedeflerini ilk kez açıkladığı ‘Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı.

Arçelik A.Ş. CEO’su Hakan Bulgurlu, “Sosyal, etik, çevresel ve ekonomik alanlarda paydaşlarımız için artı değer yaratmaya devam ediyoruz. Dünyamızın geleceği için iş planlarımızı sürdürülebilir modeller üzerine kurguluyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ ne uyumlu olarak belirlediğimiz 2020 hedeflerimizi ilk kez bu raporda paylaşıyoruz” dedi.

Arçelik A.Ş., gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için tüm iş süreçlerini sürdürülebilirlik temelli olarak şekillendiriyor. Bu yıl 9’uncusu yayımlanan Sürdürülebilirlik Raporu’nda 2020 hedeflerine dikkat çekiyor. 2016 yılında Sürdürülebilirlik Raporunun kapsamını genişleten şirket; sosyal, çevresel, etik ve ekonomik alanlardaki faaliyetlerini paydaşlarına aktarıyor.

Arçelik A.Ş., uzun yıllardır yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmalarını; küresel olarak yoksulluğu sonlandırmak, dünyayı korumak, tüm insanların barış ve refah içerisinde yaşamasını sağlamak adına atılması gereken adımları belirleyen Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile uyumlu şekilde devam ettiriyor.

Hedef 2020’de tamamen yenilenebilir enerjiye dayalı kaynaklardan elektrik sağlamak
Arçelik A.Ş., BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alan iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki çalışmalarıyla; üretimden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını 2010 yılından bu yana yarı yarıya azalttı. Bilim Temelli Hedefler girişimini (Science Based Targets) imzalayarak, üretimde sera gazı salımını bilimsel verilere dayanarak hesaplamayı ve azaltmayı da taahhüt etti.

2016 yılında 270’e yakın enerji verimliliği projesi gerçekleştiren Arçelik A.Ş, üretimde kullandığı enerji tüketimini 2010 yılına göre ürün başına yüzde 34 düşürdü. Şirketin 2020 hedefi ise enerji tüketimini yüzde 45 oranında azaltmak. Ürün başı su çekiminde 2012 yılına göre yüzde 31 tasarruf sağlanırken, 2020’de bu oranın yüzde 35’e yükseltilmesi amaçlanıyor. Türkiye’deki fabrikalarında yenilenebilir enerji kaynaklarından temin edilen elektrik payını yüzde 88’e çıkartan Arçelik A.Ş., 2020’de kullandığı elektriğin tamamını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamayı planlıyor. Arçelik A.Ş.’nin planları arasında 2020 sonuna kadar 6 MWp gücünde yenilenebilir enerjiye dayalı enerji tesisi kapasitesine ulaşmak da bulunuyor.

Sürdürülebilir kalkınma için toplumsal cinsiyet eşitliği
Sürdürülebilirlik raporunda toplumsal cinsiyet eşitliğinin önemine dikkat çeken Arçelik A.Ş., bu alandaki öncü projeleriyle kadın yönetici oranını yüzde 16’dan 2020 yılında yüzde 24’e yükseltme taahhüdünde bulunuyor. Dünyanın geleceği için sorumlu üretim ve tüketim anlayışını benimseyen Arçelik A.Ş., gıda israfına karşı farkındalığı artırmak üzere projeler yürütüyor. Tüm stratejik tedarikçilerinin sürdürülebilirlik performanslarını denetlemek için ‘Tedarikçi Sürdürülebilirlik Endeksi’ oluşturmayı planlayan Arçelik A.Ş., ön hazırlıklarını 2016’da tamamladı. 2018’e kadar “Sürdürülebilir Tedarikçi” kategorisi oluşturarak, 2020’de ise rakamsal hedefler belirleyecek.

“Referans noktamız BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”
Arçelik A.Ş. CEO’su Hakan Bulgurlu “Sosyal, etik, çevresel ve ekonomik alanlarda paydaşlarımız için artı değer yaratmaya devam ediyoruz. Dünyamızın geleceği için iş planlarımızı sürdürülebilir modeller üzerine kurguluyoruz. Sera gazı emisyonlarımızı, su tüketimimizi ve atıklarımızı sürekli olarak azaltıyor, üretimden tüketime geri dönüşüme odaklanıyoruz. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ ne uyumlu olarak belirlediğimiz 2020 hedeflerimizi ilk kez bu raporda paylaşıyoruz. 2020 yılı itibariyle üretimde ürün başına kullandığımız enerji tüketimini yüzde 45 azaltmayı, Türkiye’deki fabrikalarımızda kullandığımız enerjiyi tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin 17’sinden dokuzuna katkı sağlamayı hedeflediklerini belirten Bulgurlu şöyle devam etti: “‘Nitelikli Eğitim’, ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’, ‘Temiz Su ve Sıhhi Koşullar’, ‘Erişilebilir ve Temiz Enerji’, ‘İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme’, ‘Sanayi Yenilikçilik ve Altyapı’, ‘Sorumlu Tüketim ve Üretim’, ‘İklim Eylemi’ ve ‘Hedefler için Ortaklıklar’ stratejik yol haritamız için başlıca referans noktamızı oluşturuyor. Hedeflerimize ulaşmak için bilimdeki gelişime ve inovasyona odaklanıyor, küresel inisiyatifleri aktif şekilde izliyor ve destekliyoruz.”

Çocuklardan mesaj var
Bu seneki raporda ilk defa çocukların mesajlarına da yer verildiğine dikkat çeken Hakan Bulgurlu, “Sürdürülebilirlik Raporu’muzda iyi bir gelecek bırakmakla sorumlu olduğumuz hayal gücü sınırsız, yarının umut dolu büyüklerinden ilham aldık” dedi.

Arçelik A.Ş. çalışanlarının çocuklarının dünyanın geleceğine dair mesaj verdiği raporda; 10 yaşındaki Ceylin Su Gültekin, dünyanın değerli kaynaklarını korumak için herkese görev düştüğüne vurgu yaparken, 9 yaşındaki Ada Altun, “Teknolojiyi iyilik için daha çok kullanmalıyız” diyor. 10 yaşındaki Arda Turan’ın hayalinde “Enerjinin güneşten, sudan, rüzgârdan üretildiği; çöplerin değerlendirildiği mutlu bir dünya” var. 13 yaşındaki Nil Altun’un mesajı ise şöyle: “Teknoloji, insan ve doğa arasında denge kuralım. Tasarruf bilincini yayalım.”

Faselis/Türkiye’de Enerji

Boğaziçi Üniversitesi’nden enerjide akademik işbirliği

Boğaziçi Üniversitesi Enerji Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Tahran Üniversitesi Enerji Yönetimi ve Planlama Araştırma Enstitüsü (RIEMP) ve İran Sanayi ve Ticaret Odası Eğitim Enstitüsü (ICCIMA) olarak üçlü bir işbirliği mutabakatı (MoU) imzaladıklarını açıkladı.

Anlaşma, Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu’nun yanı sıra, Tahran Üniversitesi Enerji Yönetimi ve Planlama Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. S. Hossein Iranmanesh ile İran Sanayi ve Ticaret Odası Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof.Dr.Hossein Mirmohammdsadeghi tarafından imzalandı.

Söz konusu işbirliği kapsamında ortak araştırma ve eğitim programları geliştirileceğini belirten Prof. Dr. Kumbaroğlu, Tahran Üniversitesi Enerji Yönetimi ve Planlama Araştırma Enstitüsü’nün ülkenin ulusal enerji istatistiklerini ve projeksiyonlarını oluşturduğunu ve İran’ın resmi enerji plan ve programlarının bu eksende geliştirildiğini kaydetti. Kumbaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi Enerji Politikaları Araştırma Merkezi olarak yürüttükleri benzer çalışmaları iki kurum arasında kurulacak bilimsel işbirliğiyle ortak projeler ve araştırmacı değişimleri yoluyla geliştireceklerini ifade etti.
Kumbaroğlu ayrıca, İran’da enerji şirketlerinin mühendis ve yönetici kadrolarının uluslararası standartlarda eğitim ihtiyacı olduğunu ve bu kapsamda Tahran Üniversitesi ile birlikte Boğaziçi Üniversitesi’nde bu kadrolara yönelik eğitim programları düzenleyeceklerini bildirdi. Ayrıca, İran Sanayi ve Ticaret Odası’nın İstanbul Ticaret Odası ile iş birliği anlaşması olduğunu anımsatan Kumbaroğlu, söz konusu mutabakat kapsamında KOBİ’lere yönelik eğitim, çalıştay ve konferans etkinliklerinin de düzenlenmesinin hedeflendiğini ekledi.

Prof. Dr. Kumbaroğlu, bu ay Roma’da düzenlenen 5. Uluslararası İran Enerji Zirvesi’nde Beşinci Uluslararası İran Enerji Zirvesi İtalya’nın başkenti Roma’da başladı! Uluslararası İran Enerji Zirvesi İtalya’nın başkenti Roma’daimzalanan üçlü iş birliği mutabakatının önemine dair ise şu görüşleri dile getirdi: ‘’İran’a yönelik ambargonun kalkmasından sonra komşumuzla duvarların yıkılıp köprülerin kurulmasına, iki ülke arasında iş birliğin gelişmesine öncülük edecek bir işbirliği mutabakatı imzaladık. İran’ın ve Türkiye’nin en prestijli iki üniversitesi arasında kurulan enerji köprüsü iki üniversitenin, akademinin ve iki ülkenin ötesine taşacak bölgesel bir sinerji potansiyeli içeriyor. İşbirliği kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliği yapacağı ortak eğitim programları ve etkinlikler özellikle iş dünyasına da yönelik olacak ve sağlıklı ticari işbirliklerinin gelişmesinde katalizör vazifesi görecek.’

Faselis/Türkiye’de Enerji

GAZDAŞ’a “Uluslararası Mükemmellik ve Liderlik Ödülü”

Zorlu Enerji Grubu şirketlerinden GAZDAŞ, The Global Trade Leaders’ Club tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen organizasyonda “Uluslararası Mükemmellik ve Liderlik Ödülü”ne layık görüldü.

Doğal gaz sektöründeki faaliyetlerine 2006 yılından bu yana devam eden Zorlu Enerji Grubu şirketlerinden GAZDAŞ, Trakya ve Gaziantep bölgelerindeki dağıtım faaliyetlerinde sunduğu hizmet kalitesi ile The Global Trade Leaders’ Club tarafından “Uluslararası Mükemmellik ve Liderlik Ödülü”ne (International Award For Excellence&Leadership) layık görüldü.

The Global Trade Leaders’ Club tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen ödül törenine GAZDAŞ adına; GAZDAŞ Trakya Bölge Müdürü Tanju Koçak ve GAZDAŞ Kıdemli Yönetici Erdem Çakır katıldı. İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen törende, global ticaretin liderleri arasında yer alan çok sayıda şirket temsilcisi de yer aldı.

Kazanılan ödül ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getiren Zorlu Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak, “Bir Zorlu Enerji Grubu şirketi GAZDAŞ ile 2006 yılında üstlendiğimiz Gaziantep ve Trakya bölgelerinin doğal gaz dağıtım hizmetiyle vatandaşlarımızı temiz, güvenli ve ekonomik yakıt olan doğal gaz ile buluşturmaya devam ediyoruz. 10 yılı aşkın sürede 800 milyon TL düzeyinde yatırımla 6000 km’lik bir doğal gaz hattı oluşturarak 6 binden fazla aboneye hizmet sunar hale geldik. Titizlikle sürdürdüğümüz çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de devam ettirerek, daha çok sayıda konut ve sanayi kullanıcılarımızın temiz, güvenli ve uzun vadede tasarruflu yakıt doğal gazla kesintisiz ve yüksek hizmet kalitesiyle buluşmasını sağlayacağız. Kazandığımız bu ödül ile hizmet kalitemizdeki mükemmeliyetçi anlayışımız ve sektörümüzde ortaya koyduğumuz liderlik vizyonu uluslararası alanda da tescil edilmiş oldu. Böylesine anlamlı ve değerli bir ödüle layık görüldüğümüz için mutlu ve gururluyuz” dedi.

95 ülkede, hizmet sektöründe faaliyet gösteren 7500 şirketin üye olduğu Global Trade Leaders Club, dünyanın önde gelen şirketlerini bir araya getirerek tüketicilere daha kaliteli ve yenilikçi ürün ve hizmetler sunulmasına katkı sağlıyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Küresel ısınma tehdidi yaklaşıyor

Küresel ısınmanın kontrol altında tutulabilmesi için öngörülen azami sıcaklık artışının, önümüzdeki on yıl içerisinde aşılabileceği uyarısında bulunuldu. Melbourne Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre ortalama küresel sıcaklık artışının okyanus-iklim örüntüsü sebebiyle 2026 yılına kadar ortalama artış eşiğini geçeceği belirtildi.

Medya takibinin öncü kuruluşu Ajans Press, küresel ısınma ile ilgili araştırma gerçekleştirdi. Ajans Press’in araştırmasına göre iklim değişikliği artık geleceğin değil günümüzün en önemli sorunları arasında nitelendiriliyor. İnsanlar dâhil tüm canlıları yaşam alanlarını tehdit eden küresel ısınma sebebiyle fırtına ve sıcak hava dalgası gibi aşırı meteorolojik koşullara daha sık maruz kalacağımız belirtiliyor. Ajans Press’in 2017 yılı içerisinde gerçekleştirdiği medya araştırmasına küresel ısınma ile ilgili 3 bin 591 haber yapıldığı tespit edildi.2015 yılının aynı döneminde bin 908 habere konu olan küresel ısınma, 2016’nın aynı döneminde ise 2 bin 463 habere konu oldu.

Her yıl üzerine koyarak artan haber adetleri medyanın küresel ısınma tehdidini gündemine taşıdığının bir göstergesi sayıldı. Küresel ısınma ile ilgili medyaya yansıyan en önemli başlık ise sera gazı emisyonu oldu. Sera gazı emisyonları ile ilgili yılbaşından beri 606 haber yansıması tespit edilirken, sera gazı emisyonları düşürülmezse ekolojik sistemde yaşanacak esaslı değişikliklerin ömrümüz süresince görmemizin mümkün olacağı belirtiliyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji

“Kentsel dönüşümle 50 bin abone tahliye edildi”

Perakende elektrik satışında sektörün lideri olan CK Boğaziçi Elektrik’in 3 ayda bir düzenli olarak açıkladığı ‘Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’, 2017 yılının ilk yarısında İstanbul’un Avrupa yakasındaki büyümenin hız kesmeden devam ettiğini gösterdi. Rapora göre mega kentte ilk 6 ayda toplam taşınma hareketi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26 artarak 285 bini aştı. Bu hareketin yaklaşık yüzde 30’u ise ‘yeni konut’ ve ‘yeni işyeri’nden geldi. Yani 2017’nin ilk yarısında 83 bin yeni gayrimenkul, kapılarını ilk kez açarak oturumcusu ile buluştu.

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDEKİ FIRSAT KAMPANYALARININ ETKİSİ SÜRÜYOR
Gayrimenkulün Enerjisi Raporu 2017 ilk yarı sonuçlarını açıklamak üzere basın mensupları ile bir araya gelen CK Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Halit Bakal, yılın ilk çeyreğinde başlayan gayrimenkulde fırsat kampanyalarının ikinci çeyrekte de etkisini gösterdiğini dile getirerek, “İstanbul her geçen gün büyüyor ve yenileniyor. Depreme dayanıklı, planlı ve şehrin çehresini pozitif yönde değiştiren yeni projelerin kapılarını açması, kentsel dönüşüm ile kentte sürekli bir taşınma hareketi, yer değiştirme gözleniyor. Bölgede görevli elektrik perakende satış şirketi olarak biz de bu harekete hızla yanıt veriyoruz. Gayrimenkul sektöründe yaşanan bu gelişmeler, İstanbul’un ve Türkiye’nin durmadığını, her geçen gün büyüdüğünü gözler önüne seriyor” dedi.

HER GÜN 463 YENİ GAYRİMENKUL OTURUMCUSU İLE BULUŞTU
CK Boğaziçi Elektrik’in ‘sektörde ilk ve tek olma’ özelliğine sahip ‘Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre yılın ilk 6 ayında toplam taşınma hareketi 285 bini aştı. CK Boğaziçi Elektrik’in teknolojiye yaptığı yatırımlarla anlık olarak izlediği abonelerinin başvuru ve ikamet bilgileri baz alınarak hazırladığı raporda, mega kentteki bu dev hareketin 83 bininin yeni gayrimenkullerin oturumcusu ile buluşmasından kaynaklandığı görüldü. Yılın ilk yarısında her gün yeni konutuna, işyerine taşınanların ortalama sayısı 463 oldu. Aynı dönemde ikinci elde taşınma hareketi 201 bini aştı. Günde ortalama 1.113 kişi ikinci el gayrimenkule geçti. İlk yarıda en hareketli bölge yine Esenyurt olurken, onu Başakşehir ve Büyükçekmece takip etti.

KENTSEL DÖNÜŞÜMLE 1,5 YILDA 50 BİN ABONE TAHLİYE EDİLDİ
CK Boğaziçi Elektrik tarafından Şubat 2016’dan itibaren takip edilen konut yıkım istatistikleri de kentsel dönüşümde kat edilen yolu ortaya koydu. Son bir buçuk yılda tahliye edilen abone sayısı 50 bini bulurken, kentsel dönüşüm nedeniyle tahliyesi yapılanların 45 bini meskenlerden oluştu. Bu da her gün ortalama 6 daireli 14 apartmanın kentsel dönüşümle yıkımının yapıldığı anlamına geliyor. Şubat 2016’dan bu yana meskenlerin yanı sıra toplam 5 bin 398 ticarethane ve 49 sanayi abonesi de tahliye edildi. Kentsel dönüşümde öne çıkan bölgeler ise Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa ve Küçükçekmece oldu.

DÜNYA ŞEHRİ İSTANBUL’UN AVRUPA YAKASINDA 141 ÜLKENİN VATANDAŞI YAŞIYOR
2017 yılında da yabancıların İstanbul’a olan ilgisi devam ederken, tarihi kentte yaşamayı tercih edenlerin sayısı da giderek arttı. Dünya kenti ve Türkiye’nin cazibe merkezi İstanbul’un Avrupa yakasında 141 ülkenin vatandaşı yaşarken, Haziran 2017 itibarıyla yabancı abone sayısı 54 bini aştı. Yabancı uyruklu abonelerde rekor artış Mayıs 2017’de yaşandı. Mayıs’ta 3 bin 837 yeni yabancı abone İstanbul Avrupa Yakası’na yerleşti.

HEMŞERİM, MEMLEKET NERE?
4,5 milyon müşteriye elektrik perakende satışı yapan CK Boğaziçi Elektrik, Gayrimenkulün Enerjisi raporunda bu kez abonelerinin nüfusa kayıtlı olduğu illerinin dağılımını da ilk kez açıkladı. İstanbul’un Avrupa yakasında yaşayan 4,5 milyon abonenin 599 bini İstanbul nüfusuna kayıtlı iken ikinci sırada 167 bin kişi ile Sivaslılar geldi. Sivaslıları 126 bin kişi ile Kastamonulular, 104 bin kişi ile de Malatyalılar izledi. İlk 10 içinde Karadeniz Bölgesi’nden 7 kent yer alırken, İstanbul’un Avrupa yakasında 2 bin kişi ile en az Burdurluların elektrik aboneliği olduğu görüldü.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Doğalgaz ülke genelinde yaygınlaşıyor

Türkiye genelinde 27 il, 135 ilçe ve beldede doğal gaz dağıtım yatırımları gerçekleştiren Aksa Doğalgaz, Gümüşhane Bayburt lisans bölgesinde yer alan Kelkit ilçesine doğal gaz ulaştırmak için çalışmalara hızla devam ediyor.

Kelkit Belediye Başkanı Ünal Yılmaz’ı makamında ziyaret ederek Aksa Gümüşhane Bayburt Doğal Gaz Dağıtım Projesi hakkında bilgi veren Aksa Doğalgaz CEO’su Yaşar Arslan, “Öncelikle Kelkit doğal gaz yatırımlarımızın bölge halkına ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye’nin dört bir yanına doğal gaz dağıtım hizmeti veren Aksa Doğalgaz olarak, faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin tümünde alanında uzman kadromuzla, ülkemiz ve vatandaşımızın doğal gaz hizmetinden en kaliteli ve güvenli şekilde yararlanması için çalışıyoruz. Türkiye’de yaşayan herkesin, ekonomik ve çevreci bir yakıt olan doğal gaz konforundan en iyi hizmet kalitesiyle faydalanması en büyük arzumuz. Doğal gaz dağıtımı konusundaki uzmanlığımız, Gümüşhane, Bayburt, Kelkit ve Şiran bölgemiz için önemli bir avantaj olacak” dedi.

Kelkit bu kış doğal gazla ısınacak

Kelkit’te bu yılsonuna kadar 10 milyon TL yatırım yapmayı hedeflediklerini söyleyen Arslan, bu yatırımla kurulacak 75 kilometre şebeke altyapısıyla 3 bin konuta eşdeğer aboneye doğal gaz arzı sağlamayı planladıklarını belirtti. Kelkit halkının, doğal gaza dönüşümlerini sonbahardan önce gerçekleştirmelerini ve bu kış doğal gaz konforunu yaşamaya başlamalarını arzu ettiklerini belirten Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kelkit ilçemizde önümüzdeki 5 yılda 20 milyon TL yatırım yapmayı planlıyoruz. Bu yatırımlar neticesinde, Kelkit’te doğrudan ve dolaylı olarak 80 milyon TL’lik bir ekonomik büyüklük oluşacak. Bölgedeki istihdama ve ekonomik hareketliliğe katkıda bulunmak bizim için çok önemli.”

Faselis/Türkiye’de Enerji

AvivaSA ile, BES’te gayrimenkul dönemi

0

Bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektörünün lideri AvivaSA, BES katılımcılarının yatırım yaptıkları varlıklar arasına, yüksek kira geliri ve değer artışı potansiyeli taşıyan gayrimenkulleri ekleyen ilk şirket oldu. Bu sayede, portföylerinde “Esnek Fonlar”a yer veren katılımcılar, belirli bir miktar gayrimenkule de yatırım yapmış olacaklar.

AvivaSA BES Fonları’nın yatırım yapmakta olduğu, Türkiye’nin ilk gayrimenkul yatırım fonu olan AK Portföy Gayrimenkul Yatırım Fonu, düzenli ve sürdürülebilir kira getirisinin yanı sıra; değer artış beklentisi sunan A sınıfı ofisler başta olmak üzere, ticari gayrimenkullere yatırım fırsatı sunuyor. Fon, kişisel anlamda erişimin kolay olmadığı gayrimenkul piyasasının en cazip segmentine odaklanıyor. AK Portföy Gayrimenkul Yatırım Fonu ilk yatırımlarını, İstanbul merkezi iş alanının kalbinde yer alan Astoria Ofis Blokları ve Pladium Tower’a yaptı.

İlklerin firmasından, gayrimenkul çeşitlendirmesi…

AvivaSA BES katılımcılarının, Türkiye’nin en geniş yatırım evrenine sahip olduğunu belirten AvivaSA CEO’su Fırat Kuruca, “Katılımcılarımız artık emeklilik yatırımlarına gayrimenkul gibi önemli bir varlık sınıfını da ekleme şansına sahip olacaklar. Sektörümüzde ilklerin şirketi olarak, bu konuda ilk olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi.

Kuruca ayrıca, gayrimenkule yatırım yapmanın Türk insanının önemli tercihleri arasında yer aldığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Emeklilik sisteminin gelişmiş olduğu Avrupa ve ABD’de gayrimenkul, emeklilik varlıkları arasında önemli bir yere sahip. Ayrıca diğer varlık sınıflarıyla düşük bir korelasyona sahip olması, gayrimenkulü harika bir portföy çeşitlendirme aracı haline getiriyor.”

Gayrimenkul Yatırım Fonu, AvivaSA “esnek” fonlarının içerisinde belirli oranlarda bulunuyor. Emeklilik planlarında bu fonlara yer veren BES katılımcıları, gayrimenkul fonunun avantajından yararlanıyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Zorlu Enerji, Filistin’e elektrik sağlayacak

Zorlu Enerji, Filistin’e elektrik sağlayacak olan güneş enerji santrallerinin kurulması ve işletilmesine yönelik olarak Filistin’in elektriğinin dörtte birini tek başına sağlayan elektrik dağıtım şirketi JDECO (Jeruselam Electricity Distribution Company) ile karşılıklı niyet anlaşması (MoU) imzaladı.

Zorlu Enerji, güneş enerjisi alanındaki yatırımlarını büyütmeye devam ediyor. Bu yılın başında; Pakistan’daki 100 MW’lık güneş enerjisi yatırımını, 200 MW’lık ikinci proje için imzaladığı niyet anlaşması ile büyüten Zorlu Enerji, aynı zamanda güneş enerjisi alanında yeni nesil teknolojiler geliştiren First Solar’ın Doğu Avrupa, Avrasya ve Doğu Akdeniz bölgelerinde 26 ülkede en büyük iş ortağı ve tek distribütörü.

Zorlu Enerji bu doğrultuda yepyeni bir anlaşmaya daha hayata geçirerek Filistin’in elektriğinin yüzde 25’ini sağlayan elektrik dağıtım şirketi olan JDECO (Jeruselam Electricity Distribution Company) ile Filistin’e elektrik sağlayacak olan güneş enerji santrallerinin kurulması ve işletilmesine yönelik karşılıklı niyet anlaşması (MoU) imzalamaşı imzaladı.

Yapılan anlaşma ile ilgili duygu ve düşüncelerini dile getiren Zorlu Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak, “Zorlu Enerji olarak potansiyeline inandığımız, temiz enerji kaynağı güneş enerji sistemlerine yönelik yatırımlarımızı derinleştirmeye ve çeşitlendirmeye devam ediyoruz. Pakistan’da 300 MW’lık güneş enerjisi yatırımı kararımız ve First Solar’ın 26 ülkede en büyük iş ortağı ve tek distribütörü olmak için imzaladığımız anlaşma Zorlu Enerji olarak bu konudaki ilk girişimlerimiz olarak oldukça anlamlıydı. Filistin’de yapmayı planladığımız bu yatırımla birlikte bölgemizde güneş enerjisinin gelişimine liderlik etme hedefimiz yolunda önemli bir adım daha attık” dedi.

Faselis/ Türkiye’de Enerji

İstanbul’a seli “süper hücreler” getirdi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek, 18 Temmuz 2017 itibariyle özellikle İstanbul’da yaşanan yüksek miktarda kaydedilen yağışlara Kuzey’den gelen serin hava ve yüksek deniz suyu sıcaklıklarının birleşmesi sonucu oluşan ‘’Süper Hücre’’ diye adlandırılan yapıların neden olduğunu açıkladı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı’ndan yapılan açıklamaya göre 18 Temmuz sabahı saat 12:00’ye dek metrekare başına 91 kg yağış düştü, bu yağış değeri son 106 yılın en yüksek 3. yaz yağış değeri oldu.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek, yaptığı değerlendirmede İstanbul’da 18 Temmuz 2017 günü yaşanan ve bir afete dönüşen yağışlar hakkında yaptığı değerlendirmede; “18 Temmuz sabahı saat 12:00’ye dek metrekare başına 91 kg yağış düştü, bu yağış değeri son 106 yılın en yüksek 3. Yaz yağış değeri oldu. Bu da son yıllarda görülen iklim değişikliğine bağlı yağış düzensizliklerine eklenen bir ekstrem olarak kayıtlara geçti. Bu yağış çok sık rastladığımız bir yağış biçimi değil. Kuzey’den gelen serin hava ve yüksek deniz suyu sıcaklıkları birleşince ‘’süper hücre’’ dediğimiz yapılar oluşuyor ve bu da bugün yaşadığımız türden şiddetli yağışlara neden oluyor” dedi.

Kandilli olarak önceki tahminlerinde de Marmara Bölgesi ve Karadeniz Bölgesi’nde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyredeceğini öngördüklerini ancak 18 Temmuz 2017’de yaşanan türde bir yağışı önümüzdeki günlerde beklemediklerini belirten Tek, “İstanbul’da bizim ölçüm kayıtlarına göre 37.2 oC değerini 30 Haziran günü ölçtük. Bu ölçülen değer 30 Haziran tarihine ait rekor sıcaklıktır. Bunu kısaca açarsak 106 yıl içerisinde 30 Haziran tarihlerinde bu değer daha önce hiç ölçülmemiştir. Diğer taraftan Istanbul için tüm yıl içindeki başka günlere baktığımızda bazı günlerde bu değerin geçildiği görülmektedir ki, 2007 yılı 27 Haziran’ın da 41.7 oC lik sıcaklık ölçülmüştür. Bu değer bizim 106 yıllık ölçümümüzdeki en yüksek değerdir. Haziran Temmuz ve Ağustos ayları için maksimum sıcaklığın 30 oC nin üstüne çıktığı “Tropikal Gün” olarak adlandırdığımız günler sayısı son onlu yirmili yıllara doğru yükselen bir eğim gösteriyor. Özellikle 1998-2003 arası ve 2007 yıllarında sıcak hava dalgalarına sıklıkla rastlanılmış durumda. 2001 yılında bu değer 53 güne çıkmıştır” dedi.

Adil Tek Temmuz ayındaki sıcaklık değişimleri için şu bilgileri verdi: “Her ne kadar Haziran sonu ve Temmuz başı itibari ile sıcak hava dalgasının etkisinde kalınmış Temmuz’un ikinci yarısı için Marmara ve Batı Karadeniz’de yağışların mevsim normalleri ve üzerinde, sıcaklıkların ise bu bölgelerde mevsim normalleri ve altında geçeceği beklenmektedir Ağustos ayı içinde bu bölgelerdeki aynı durum değişmemektedir. Yurdun diğer diğer bölgelerinde mevsim normalleri değerler Temmuz ikinci yarısı ve Ağustos genelinde devam edecek gözüküyor. Yani Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu her zaman olduğu gibi yine sıcak. Bu arada mevsim normali dediğimiz değer son 30 yıla ait değerlerin ortalamasıdır. Ve mevsimsel iklim tahminleri bu ortalamalardan sapmalar (anomaliler) şeklinde hesaplanmaktadır. Yaptığımız son uzun vade mevsimsel iklim öngörülerine göre sonbaharda kuzey bölgelerde sıcaklıklar mevsim normalleri ve altı değerlerde seyrederken, yağışlarda normallerin altına düşüyor. Bu şu demek; kurak ve kuru soğuk bir sonbahar bizleri bekliyor. Yine aynı bölgeler için kış ayları tahminleri mevsim normallerinde gözüküyor.”

Hava olaylarındaki ekstrem değişikliklerin enerji kullanımındaki artış ile bağlantılı olduğunu da vurgulayan tek, “Atmosferdeki sera gazları, kirleticiler ve diğerlerinin artması birbirini tetikleyen önemli bir zinciri oluşturmaktadır. Bu zincirin halkalarını sıraya koyarsak enerji talebi, fosil yakıt kullanımının artışına, fosil yakıt kullanımı sera etkisine, sera etkisi sıcaklığın artmasına sebebiyet vermekte. Sıcaklığın artışı, buzulların erimesi, buharlaşmanın artması ve hidrolojik çevrimdeki suyun miktarının artışı ile birlikte döngünün hızlanması demektir. Bu durum düzensiz ve aşırı yağışlara yol açar. Ayrıca sıcaklık artışı yerküre üzerinde homojen olmayan sıcak hava dalgalarına yol açarken, atmosferik gazların moleküler hızlarını arttırarak kuvvetli rüzgar ve fırtınalara neden olur.Sonuç olarak tüm bunlar çeşitli meteoroloji haritalarında net bir biçimde gözlenir” diye konuştu.

Tek şöyle devam etti: “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdeki kayıtlarda sıcaklıkların yükselme trendinde olduğunu gösteriyor. IPCC nin yaptığı araştırmada elde edilen Kuzey Yarımküre’deki son 100 yıl içindeki 0.8 oC lık artışın, laboratuvarımız ölçümlerindeki 0.75 oC lık artışla örtüştüğü görülmektedir. Önümüzdeki kısa (onlu, yirmili yıllar) ve uzun döneme (ellili, yüzlü yıllar) ait yapılan kestirimlerde sıcaklıklardaki artışın devam edeceği öngörülmekte. Bu durum ülkemiz ve dünyanın iklim değişikliğinden gittikçe daha çok etkileneceğini gösteriyor.”

Faselis/Türkiye’de Enerji

Enerjisa enerji sektörünü destekliyor

Enerjisa, inovatif ve yenilikçi uygulamaları destekliyor. 2015 yılında kendi çalışanlarıyla enerji ve enerjiyle ilişkili tüm alanlardaki konulara yaratıcı çözüm sağlayabilmek amacıyla başlattığı Nar Programı’nı, İTÜ Çekirdek Erken Aşama Kuluçka Merkezi iş birliğiyle tüm Türkiye ile paylaşıyor. Enerji sektörü ile ilgili yenilikçi fikre sahip girişimciler 19 Ağustos 2017 tarihine kadar merkezin internet sitesi üzerinden fikirlerini paylaşabilecek

Enerjisa, Türkiye’de bir ilki hayata geçirerek enerji sektöründe geliştirilecek projeleri desteklemek amacıyla İTÜ ARI Teknokent Çekirdek ile iş birliği gerçekleştirdi. 2015 yılından bu yana Enerjisa’da çalışan iç girişimcileri NAR Kurumsal Girişimcilik Programı ile destekleyen Enerjisa, bu kez İTÜ Çekirdek ile birlikte tüm Türkiye’den projeleri toplayacak. Açık inovasyon konusuna yeni bir bakış açısı getiren bu yaklaşımla Enerjisa, Kasım ayında gerçekleştirilecek 6’ncı “Big Bang” yarışmasında başarılı girişimlere “Enerjisa Girişimcilik Özel Ödülü” verecek ve toplam 300.000 TL’lik ödül dağıtacak.

Enerjisa Teknoloji ve Müşteri Çözümleri Başkanı Gül Erol, enerji sektörünün, geleceğin şekillenmesinde stratejik ve lokomotif konumda olduğunun altını çizerek “Türkiye’de enerji sektörü hızla gelişiyor ve birçok yeni ve inovatif fikri hayata geçirmeye olanak sağlıyor” dedi. Türkiye’nin her köşesinden yenilikçi fikirlerin çıkacağına inandıklarını belirten Erol, “Enerjisa’yı inovasyonun her aşamasında güçlü bir partner, mentor ve sponsor olarak konumluyoruz. İTÜ Erken Aşama Kuluçka Merkezi ile toplayacağımız fikirler, enerji sektöründe uzman Enerjisalılar’ın mentorluğuyla geliştirilebilecek. Bunun yanı sıra başarılı ve gelecek vadeden projelere maddi destek de sağlayacağız” şeklinde konuştu.

“YENİLİKÇİ FİKİRLERİ SEKTÖRÜMÜZE KAZANDIRACAĞIZ”

Enerjisa’nın inovasyon ve AR-GE süreçlerinin her aşamasında güçlü olduğuna değinen Erol, şöyle devam etti: “Tecrübelerimizle girişimcilere destek olarak hem sektörün gelişimine katkı sağlamayı hem de Türkiye’nin enerji sektöründeki inovatif dönüşümde öncü olmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda sektörde hayata geçirdiğimiz inovatif uygulamaların uzmanlığıyla, yenilikçi fikirleri her nerede olursa olsun bulup keşfetmek ve sektörümüze kazandırmak istiyoruz. Türkiye’de bulunan kuluçka merkezleri arasındaki öncü konumu, bugüne kadar geliştirdiği başarılı girişimcileri ve inovasyon ekosistemindeki engin tecrübesiyle İTÜ ARI Teknokent ile işbirliğimiz sayesinde, enerji sektörüyle ilgili inovatif fikirlerinin seçilmesi ve eğitim programlarına dahil edilmesi süreçlerini yöneteceğiz. Tüm Türkiye’den İTÜ Çekirdek’e gelip desteklenen sayısız girişimci ile birlikte çalışma fırsatı bulacağımız için şimdiden çok heyecanlıyız.”

İş birliğiyle ilgili açıklama yapan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Deniz Tunçalp, sağlıklı ve gelişen bir girişimcilik ekosisteminin kurumsal firmaların müşteri, destekçi hatta yatırımcı olarak girişimcilerle işbirliği yapmasıyla mümkün olduğunu söyledi. İTÜ Çekirdek’in de bu anlamda örnek bir model olduğunu belirten Doç. Dr. Tunçalp, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin başlangıç aşamasındaki en iyi girişimcilerini bulup, onları daha da geliştirip, daha kapsamlı işler yapmaları için kurumsal firmalarla ve yatırımcılarla bir araya getiriyor, destekliyoruz. Ayrıca büyük ölçekli firmaların girişimcilerle birlikte çalışabilmeleri için ortak programlar oluşturuyoruz. Girişimcilerimizin ödül ve yatırım niteliğindeki kaynaklara ulaştığı Big Bang yarışması da, toplamda girişimcilere ulaştırdığı kaynak ile dünyanın ilk üç girişimcilik yarışması arasında yer alıyor. Bu anlamda Türkiye’nin en değerli markalarından biriyle daha güçlerimizi birleştirmemiz çok önemli. Enerjisa’nın enerji sektöründeki bilgi ve deneyimini yanımıza alarak enerji ve enerjiyle ilişkili tüm alanlarda yeni teknolojiler, uygulamalar ve iş modelleri geliştirecek girişimcilerin yetişmesine katkıda bulunacağız. Bu yolda sağlayacakları tüm destekler için Enerjisa ailesine teşekkür ederiz.”

İş birliği kapsamında İTÜ Çekirdek’e katılıp, Big Bang 2017’de yarışmak isteyen tüm girişimciler, 19 Ağustos tarihine kadar www.itucekirdek.com adresinden “genel başvuru” kategorisinden enerji sektörüyle ilgili başvurularını gerçekleştirebilmektedirler.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Havalimanı nöbetçileri kutlamalara imza attı

Atatürk Havalimanında hainlere geçit vermeyen vatandaşların kurduğu havalimanı nöbetçileri isimli grup 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde Atatürk Havalimanında örnek bir organizasyona imza attılar.

Demokrasi ve Milli Birlik Gününe düzenledikleri organizasyon havalimanına toplu olarak gelinmesiyle başladı. Önce hep beraber İstiklal Marşı okunurken, Kuran-ı Kerim Tilaveti, Mehteran gösterisi ve ikramlar ile kutlama programı sabahın ilk saatlerine kadar sürdü.

Havalimanının ana giriş ve çıkış kapısında toplanan vatandaşlar Cumhurbaşkanı için tezahüratlarda bulundu. Eşi ve çocuklarıyla gelen vatandaşların yoğun olduğu gözlemlenirken, çadır kuran aileler de kutlamalara coşkuyla eşlik etti.

Havalimanı kutlamaları hiçbir kurum veya kuruluştan destek alınmadan havalimanı nöbetçileri grubu üyeleri tarafından düzenlenmiş.

GRUP SÖZCÜSÜ ABDULLAH KARACA, “DARBE GÜNÜ CUMHURBAŞKANIMIZIN ÇAĞRISI İLE HAVALİMANINA GELDİK”
Hain darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz günü akşamı Cumhurbaşkanın daveti ile tereddüt etmeden havaalanına geldiklerini söyleyen grup sözcüsü işadamı Abdullah Karaca, “Geçen sene burada omuz omuza darbecilerle mücadele verdiğimiz arkadaşlarımızla gönül bağımız oluştu. Ogünden bu güne hiç ayrılmadık. Kardeş olduk, abi olduk birbirimize. Vatan sevdalısı olarak geçen sene buradaydık. Öğünde böyle idi bugünde böyledir. Allah bir daha böyle bir hainlik yaşatmasın devletimize ve milletimize inşallah” dedi.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz günü havalimanına ilk gelenlerden olan Gazeteci-Yazar Ferhat Yıldırım, hain darbe girişiminde yaşananları anlattı.

GAZETECİ-YAZAR FERHAT YILDIRIM, “DARBE YAPMAYA KALKANLARA HALKIN DARBE YAPMASINA HAVALİMANINDA ŞAHİTLİK ETTİK”

Cumhurbaşkanımızın daveti öncesinde havalimanında olduğunu söyleyen Ferhat Yıldırım, B kapısı önünde bulunan tank ile konuştuğumuzda kendisini kışlaya dönmesi konusunda uyardığımızda bize karşı ateş açmadı. Güvenlik tedbiri nedeniyle burada olduğunu söyledi. Belediye aracı ile hareket etmesini engelledik. O an 4 kişiydik. Daha sonra bir anda 50 kişi olduk. 100 metre ilerideki tanka doğru yöneldiğimizde ise Albayın kontrolünde olan tankın bizlere ateş etmesiyle yerlere yattık. Daha sonra da onuda araçlarımız ile sıkıştırdık. Havalimanının araç giriş kapısının dışı asker kontrolünde, araç girişi ile bina girişi arası polis kontrolünde, havalimanının içi ise kısmen asker kontrolünde idi” diyerek havalimanında vatandaşları darbe yapmaya kalkan şerefsizlere darbenin nasıl yapılacağını gösterdiğini de söyledi.

Trump’ın yasaklamalarından ABD’li yetkililer de rahatsız

Çelik İhracatçıları Birliği, ABD Başkanı Donald Trump’ın çelik ithalatını yasaklamaya yönelik adımına karşılık ABD’liler ile ticari ilişkilerini geliştirmeye devam ediyor. Birlik, Petrol Kongresi kapsamında Türkiye’ye gelen Houston Belediye Başkanı liderliğindeki heyet ile çelik sektörü temsilcilerini buluşturdu. Toplantıda iki ülke arasındaki mevcut ticaret hacmini artırabileceklerini belirten ÇİB Başkanı Namık Ekinci, ABD’nin Türk çelik sektörüne karşı yürüttüğü korumacı politikaları eleştirdi. Houston Belediye Başkanı Sylvester Turner ise konunun sakıncalarını bir mektup ile ABD Ticaret Bakanlığına ileterek girişimde bulunacağını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın çelik ithalatını yasaklama getireceğini açıklaması Türk çelik sektöründe de büyük yankı uyandırdı. Başkan Trump’ın planladığı bu adıma karşılık Çelik İhracatçıları Birliği ise ABD’li temsilciler ile ilişkilerini geliştirmeyi sürdürüyor. Birlik, Petrol Kongresi kapsamında Türkiye’ye gelen Houston heyeti ile çelik sektör temsilcilerini buluşturdu. Toplantıya Houston Belediye Başkanı Sylvester Turner, Houston Ticaret Odası Başkanı Bob Harvey, Houston Liman Komiseri Theldon Branch ile Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Namık Ekinci’nin yanı sıra Houston ve Türkiye’den birçok iş insanı katıldı. İki ülke arasındaki dostluğun, ticaret ve sanayi yatırımları ile güçlendirilmesi üzerinde duruldu. Ayrıca ithalat engellemesiyle çelikle bağlantılı sektörlerde iş kayıpları yaşanacağı vurgulandığı toplantıda ABD ve Türkiye arasında enerji sektörü gibi yeni alanlarda da işbirliği yapılması konuşuldu.

Türkiye, Houston’a en fazla ihracat yapan ikinci ülke…

Türkiye, Güney Kore’den sonra Teksas eyaletine miktar bazında en fazla ihracat yapan ülke konumda yer alıyor. Ayrıca Türkiye son 5 yıldır Houston ile beraber ABD’nin inşaat çeliği ithalatında lider konumunda. Houston şehri 2015 yılında Türkiye’den gerçekleştirdiği 1,1 milyon tonluk çelik ithalatı ile rekor kırdı. Bu rakam 2016 yılında 775 bin ton olarak gerçekleşti. 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde Houston’a Türkiye’den yapılan çelik ithalatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 313 bin ton oldu. Söz konusu ithalat miktarının yüzde 53’ünü inşaat çeliği oluşturdu.

Heyet toplantısında konuşan Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, “Heyetimiz, her iki ülkenin önde gelen temsilcilerini bir araya getirerek birbirlerini tanımaları, ihtiyaçlarını anlamaları ve bu ihtiyaçlara uygun çözümlerini sunmaları bakımından güçlü bir zemin oluşturdu. Ayrıca dostluk ilişkileriyle birbirine sıkı sıkıya bağlı iki ülke arasında ticari ve ekonomik işbirliğinin güçlenmesi adına çok önemli bir adımı da gerçekleştirdik. İki ülke arasındaki mevcut ticaret hacmini çok daha yukarılara taşıyacak potansiyele ülke olarak sahibiz. Türk çelik sektörü olarak var olan ticaret hacmini genişletmek adına büyük uğraşlar veriyoruz. Türk çelik sektörünün Houston’da önemli yatırımları mevcut. Bu durum yatırımlarımızın giderek artacağının da göstergesidir” dedi.

Haksız korumacı tutumlar nedeniyle zorlandıklarını söyleyen ÇİB Başkanı Namık Ekinci, “AD ve CVD davalarının yanı sıra şimdi bir de Section 232 davası ticaretimize sekte vurmakta. DTÖ’nün öncü kurucularından olan ABD’nin ithalatı haksız yere engellemeye çalışması kabul edilebilir değil. Türk çelik sektörü olarak dampingli ve devlet teşvikli ürünlerin satışına kesinlikle karşıyız. Ayrıca devletten hiçbir şekilde teşvik almıyoruz ve almak da istemiyoruz. Bizler kendi öz sermayemizle ürünler üretiyor ve yatırımlarımız ile büyüyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

Toplantıda konuşan Houston Belediye Başkanı Sylvester Turner, “Türkiye ve Houston ticari anlamda önemli bir partnerdir. İki ülke arasındaki mevcut iş birliğinin arttırılması hepimiz için önemlidir. Ancak ABD’ye yapılan ihracata engel konulmak istenmesi çelik sektöründeki iş birliğimizi olumsuz yönde etkiler. Birçok konunun üst makamlara şehirlerden aktarıldığı göz önüne alınırsa sizlere yardımcı olmak isteriz” dedi.

Houston Liman Komiseri Theldon Branch, “Donald Trump’ın yürürlüğe koymaya çalıştığı Section 232 bizler için de endişe vericidir. Bu kararın yürürlüğe girmesi Türkiye ve Houston limanı arasında ticarete de set koyar. Konunun sakıncalarını bir mektup ile ABD Ticaret Bakanlığına ileterek bizler de girişimde bulunacağız” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump’ın ulusal güvenliği korumak amacıyla yerli ürün kullanımından yana olmasının kendileri için de olumsuz etkilerinin olacağını belirten Houston Ticaret Odası Başkanı Bob Harvey ise “Türk çelik üretimine ve ticari başarısına ilişkin bilgiler edindikten sonra, makamlara ulaşılması hususunda biz de yardımcı olmak isteriz” diye belirtti.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Acı ama gerçek

Şimdi FETÖ’nün karalanmış akları meclislerde, evlerde ve hatta cami bahçelerinde kulaktan kulağa oynamaya başladılar.

İŞTE KLASİK KULAKTAN KULAĞA SÖYLENENLER;

– Hakim görevinden alınmış, ‘ne iş olsa yaparım. Yer siler, çöp toplarım’ dedi. Yanıma aldım. Çok üzülüyorum çay kahve getirince…

– Bir dostum gönderdi FETÖ’den ordudan atılmış. Alakası yok. Sekreterlik yapıyor yanımda evlatlarına bakmak için ne kadar acı bir durum.

AKILLI OLUN, DARBE OLSAYDI O HAKİM VATANIN ESAS EVLATLARINI İDAM EDECEK, O ALBAYDA SAYISIZ YARGISIZ İNFAZA İMZA ATACAKTI.

Metin abin He-man mi?

İstanbul Milletvekili Metin Külünk ise dostlar meclisindeyiz. Malum kendisi iyi bir hatiptir ve herkes gibi bende kendisini dinlerken keyif alanlardanım.

Ogün yaptığı espri ile karışık adana kebabı ve baklava kıvamındaki sohbetlerinden birisini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Uyuşturucu kullanan gençlerin olduğu ve satış yapan kişilerin varlığını kendisine bildiren bir vatandaşla arasında geçen diyalogu Metin Külünk aynen şu şekilde aktarıyor.

“Olayı bana anlatıyorsun, sonra bacak bacak üstüne atıp kenarda rahatça oturuyorsun.

Uyuşturucu içenler var ve satan da diye bana söylemek yetmez. Cami derneklerinin yönetimlerine girin. Kulüp kurdurun, basket, futbol, masa tenisi ve etüd merkezi ile gençleri bu bataktan temizleyelim.

Eşe, dosta, hısım akrabaya; ‘Gittim Metin abiye söyledim o halledecek rahat olun’ dersin.

Ne oldu Külünk’e söyledin de.

Metin abin He-Man mi…

Ayrıca Metin Külünk’ün uyuşturucu ile mücadele adına bir dernek kurmak için düğmeye bastığını da belirtmek isterim.

Metin Abi He-man değil ama devrin akıncı Malkoçoğlu olduğunu söyleyebiliriz.

Metin Külünk ile alakalı 14 Haziran 2009 tarihinde Cevahir Kongre Merkezinde düzenlenen toplantı ile alakalı kaleme aldığım yazıyı okuyarak nostalji yapmak isteyen okurlarımız için linki aşağıda paylaşıyorum.

LİNKE TIKLAYINIZ…

Fütürist Metin Külünk sevgisi salonları doldurdu

İşbirlikçileri uyarıyoruz

Baktıkları zaman Ortadoğu’ya petrol, Afrika’ya baktıkları zaman elmastan başka bir şey görmeyenlerin ülkemizdeki uzantıları dünyanın gelecek 500 yılını yeniden şekillendirmek istiyorlar.

Bu sözler bana ait değil, altına imzamı atacağım sözleri zikreden İstanbul Milletvekili namı değer İstanbul’un abisi Metin Külünk’tür.

Metin bey ile bir sabah kahvaltısında dost meclisinde görüştüğümüzde kendine özgü üslubu ile kimi zaman bizleri düşündürdü, kimi zaman güldürdü, kimi zamanda duygusal atmosfere soktu soktu çıkardı bizleri…

15 Temmuzların bitmeyeceğini söyleyen Metin Külünk, “Unutmayın, 28 şubat ‘15 Temmuz’dur. 27 Mayıs’ta ‘15 Temmuz’dur. 12 Eylül’de ‘15 Temmuz’dur. Yerli ve milli kişilerin tasfiye edilmesi ‘15 Temmuz’dur. 15 Temmuz bir güne sıkıştırılmayacak kadar geniştir.

Erdoğan önderliğindeki hareketimiz ve yanlış yapmayı alışkanlık edinen küresel güçlere karşı duruşumuzdan rahatsız oluyorlar. Bizlerde zaten ümmet için insanlık için dik durmaya devam edeceğiz. Almanya bunu öğrendi, Belçika bunu anladı, Fransa bunun farkına vardı.

Ayağa kalkıp zafer kazandığımız bu günü küçük görmeyin. Bu küresel güçlere karşı kazanılmış bir zaferdir.

Bayrak ezan söz konusu olduğunda Anadolu neyi başardıysa, Çanakkale nasıl bir milat ise 15 Temmuz’da ikinci bir milattır” diyerek konuştu.

FETÖ Terör Örgütü mensupları ile yağdanlıklarına hitaben yaptığı, “İşbirlikçileri uyarıyorum. Fotoğraf çok açık anlatıyor. Tarih sizi vatan haini olarak yazacak aklınızı başınıza alınız” sözleri ise ayakta alkışlandı.

‘Avrupa’yı göreve davet eden zihniyet önce vatan önce bayrak önce ezan önce bütünlük anlayışımızdan rahatsız olan güçtür’ ifadesi ile Kılıçdaroğlu ve saz grubunu da çok güzel bir şekilde ifade etti.

Küresel güçlere karşı duruşun parti meselesi değil bir vatan müdafası olduğunun altını çizen Külünk, “Biz fetö ile mücadele etmiyoruz. Yunan’ı İzmir’e çıkaran anlayışla mücadele ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.