12.3 C
İstanbul
Cumartesi, Nisan 4, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 169

Solarex İstanbul fuarı anlaşmalara aracı oldu

İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SOLAREX İSTANBUL yerli ve yabancı güneş enerjisi dünyasının profesyonellerini ağırladı.

Fuar’da sergilenen ürünlerin yanı sıra, Ekonomi Bakanlığı’ndan gelecek Alım Heyeti ile de geniş iş bağlantılarına imkan tanıdı. Dokuzuncu kez düzenlenen Solarex İstanbul Fuarı yerli ve yabancı güneş enerjisi sanayiinin liderlerini ağırladı.

Ekonomi Bakanlığı Alım Heyeti Programı Kapsamında 14 ülkeden ziyaretçiler geldi. Sergilenen ürün ve gerçekleşen etkinliklerle sektörün nabzını tutan SOLAREX İSTANBUL; Avrupa ve Asya bölgelerini birleştiren noktada sektörün en önemli buluşması olarak öne çıktı. Yerli ve uluslararası katılımcılar yeniliklerini SOLAREX İSTANBUL fuarında sergiledi. Yerli ve yabancı katılımcı firmaların, yeni pazarlara ulaşması için, önemli olanaklar sunan SOLAREX İSTANBUL’da; Ekonomi Bakanlığı desteği ile 14 ülkede sürdürülen Alım Heyeti programı kapsamında Afganistan, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Fransa, Gürcistan, Irak, İran, İspanya, İtalya, Kazakistan, Mısır, Suudi Arabistan ve Yunanistan’dan firma yetkilileri katıldı.

Ayrıca, Voli Fuar tarafından gerçekleştirilen Ortadoğu Alım Heyeti programı kapsamında; Mena ülkeleri ve Kuzey Afrika ülkelerinden katılımcılar bir araya geldi.

Solarex İstanbul’a, 300’ün üzerinde katılımcı ve 20 binin üzerinde ziyaretçi katılım sağladı.

Yerli ve yabancı katılımcıları ağırlayan Solarex İstanbul 2016, birçok firmanın birleşmesine, yeni iş ortaklıkları kurmasına, önemli anlaşmalar imzalanmasına da sahne oldu.

Kaliforniya evleri Türk firması ile güneş enerjisine geçecek

Türkiye’den Marsan Marmara Holding ile ABD’den EPC firması imzaları attı. Kaliforniya’da yılda 600 ev “Marsun” ile güneş enerjisine geçecek.

İnşaat, turizm, gayrimenkul yatırım ve proje geliştirme gibi sektörlerdeki 19 şirketiyle 35 yıldır faaliyet gösteren Marsan Marmara Holding A.Ş. ile ABD’den EPC firması arasında, Solarex İstanbul (7-9 Nisan 2016) fuarı sırasında işbirliği anlaşması imzalandı. ABD’nin Kaliforniya eyaletinde, yılda 600’ün üzerindeki ev “Marsun” ile güneş enerjisine geçecek.

Marsan Marmara Holding A.Ş. CEO’su Berk Çiller, “Şirketimizin Kaliforniya’daki projelerinin mühendislik ve uygulama desteği, anlaşmış olduğumuz uluslararası EPC firması tarafından verilecektir. Kaliforniya’da ilk etapta yılda 600’ün üzerindeki evin Marsun güneş paneli kurulumunu gerçekleştireceğiz.” dedi.

“Marsun güneş panelleri” Temmuzda seri üretime geçecek

Holdingin güneş enerjisi sektöründe büyümeyi hedeflediğini ifade eden Berk Çiller, Gebze İMES Organize Sanayi Bölgesi’nde, Temmuz 2016 tarihinde seri üretime geçecek olan fabrikanın, yılda 270 MegaWatt (MW) üretim kapasitesinin bulunduğunu ve mono, poly, bi-facial, çift camlı güneş enerjisi panellerinin ‘Marsun’ markasıyla üretileceğini söyledi. Bir yılı aşkın süredir, Hollanda, Çin, Tayvan’dan gelen uzman ekibiyle çalışmaların devam ettiğini anlatan Berk Çiller, güneş enerjisinde dünyadaki ileri teknolojiyi yakından takip etmenin yanı sıra, ar-ge departmanı oluşturacaklarını kaydetti.
GÖNÜL YILDIRIM / MARSAN MARMARA HOLDİNG

Türkiye jeotermal geliştirme projesi 2016

TÜRKİYE JEOTERMAL GELİŞTİRME PROJESİ ÇEVRESEL VE SOSYAL YÖNETİM ÇERÇEVESİ YÖNETİCİ ÖZETİ MART 2016

Türkiye Hükümeti 2023 yılına kadar 1.000 MW’lık jeotermal elektrik üretim kapasitesi kurma hedefi belirlemiştir ve jeotermal enerji kaynaklarının geliştirilmesini kolaylaştırmaya yönelik destekleyici bir yasal çerçeve oluşturmuştur. Bu bağlamda, Hükümet jeotermal enerji yatırımlarının daha da arttırılması amacıyla özel sektörü desteklemek için kararlılık sergilemekte ve bu hedefe yönelik olarak jeotermal kaynakların doğrulanması ile ilişkili kaynak riskinin paylaşılmasına ve jeotermal proje yatırımlarının kaynak geliştirme ve inşaat aşamaları için finansmana erişimin kolaylaştırılasına ilişkin bir mekanizma oluşturmayı amaçlamaktadır. Jeotermal Geliştirme Projesi (JGP) Hükümet’in bu mekanizmaları oluşturmasına ve uygulamaya koymasına destek sağlamak amacıyla tasarlanmıştır.

Jeotermal Geliştireme Projesinin temel amacı, Türkiye’de jeotermal enerjinin geliştirilmesine yönelik özel sektör yatırımlarını arttırmaktır. Bu amaca, (i) arama aşamalarında özel sektörün üstlendiği risk azaltılarak, ve (ii) kaynak geliştirme aşamaları için uzun vadeli finansmana erişim sağlanarak ulaşılacaktır. Proje iki bileşenden oluşmaktadır:

(1) Kaynak Doğrulama için Risk Paylaşım Mekanizması (RPM) (40 milyon ABD$, Temiz Teknoloji Fonu’ndan finanse edilecektir) jeotermal kaynağın doğrulanamaması riskinin iki taraf arasında paylaşılması yoluyla, özel sektör jeotermal enerji yatırımlarının arama ve doğrulama sondajı gibi erken aşamalarda teşvik edilmesini amaçlamaktadır: sermayesi Temiz Teknoloji Fonu (CTF) hibesi ile sağlanan bir Risk Paylaşım Mekanizmasının (RPM) yöneticisi ve jeotermal proje yatırımcısı (yani Faydalanıcı). Bir kuyunun RPM ile Faydalanıcı arasında önceden kararlaştırılan bir düzeyde çıktı vermemesi halinde RPM lisans sahibi tarafından yapılan sondaj maliyetlerinin önceden belirlenen bir yüzdesini karşılayacaktır. Risk Paylaşım Mekanizmasının uygulayıcı kuruluşu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) bünyesindeki Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) olacaktır. Bu bileşen aynı zamanda YEGM bünyesindeki ilgili kapasite oluşturma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik teknik yardım faaliyetlerini de finanse edecektir.

(2) Kaynak Geliştirme için Kredi Olanağı (toplam 316 milyon ABD$; 250 milyon ABD$ IBRD kredisi, 66 milyon ABD$ TSKB/TKB eş finansmanı), (i) kapasite/üretim sondajı aşamasına ve (ii) buhar toplama ve elektrik santrali yapım aşamasına yatırım yapan hem lisans sahiplerini hem de finansörleri teşvik etmek ve desteklemek için borç finansmanı sağlayarak, lisans sahiplerinin bugün jeotermal proje yatırımlarının kaynak geliştirme aşamalarında karşılaştıkları finansman açığını kapatmayı amaçlamaktadır. Bu bileşen Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’na (TSKB) / Türkiye Kalkınma Bankası’na (TKB) bir kredi hattı sağlayacak, bu iki banka da kredi kaynaklarını kapasite sondajı aşamasında ve ikincil olarak da inşaat aşamasında bulunan jeotermal proje yatırımcılarına piyasa faiz oranlarında ancak daha uzun vade ile kullandıracaktır.

Kredi olanağı, Bileşen 1 kapsamında Risk Paylaşım mekanizmasından yararlanmış olup olmadığına bakılmaksızın kapasite sondajı aşamasına ulaşan tüm jeotermal yatırımlarına açık olacaktır.

2. ÇEVRESEL VE SOSYAL YÖNETİM ÇERÇEVESİ
Bileşen açıklamalarında ayrıntılı bir şekilde belirtildiği gibi, proje 3 finansal aracı tarafından uygulanacaktır (YEGM, TSKB ve TKB), dolayısıyla JGP’nin kategorisi, Kategori A ve Kategori B alt projeleri içeren “FI” Kategorisi olarak belirlenmiştir. Hazırlık aşaması itibariyle alt projeler henüz beli olmadığı için, Finansal Aracılar tarafından bir Çevresel ve Sosyal Yönetim Çerçevesi (ÇSYÇ) hazırlanmıştır. Söz konusu ÇSYÇ spesifik olarak yerleri ve özellikleri (örneğin boyutları, tasarımı) henüz belli olmayan projeler için çevresel ve sosyal değerlendirme ve yönetim hususlarının düzenlenmesine ve ele alınmasına yönelik teknik bir kılavuz oluşturmaktadır. ÇSYÇ, proje kapsamında ileride yapılacak yatırımların ulusal mevzuat kapsamındaki gerekli onayları alabilmesi ve Dünya Bankası’nın koruma önlemi politikalarının gereklerini karşılayabilmeleri için istenen uyum gerekliliklerini sunmaktadır. Ayrıca, Finansal Aracılar JGP’nin 1. ve 2. bileşenlerinin arazi edinimi ile ilgili süreç ve prosedürlerini belirlemek için Yeniden Yerleşim Politika Çerçeveleri (YYPÇ) hazırlamış ve yayınlamıştır. Taslak ÇSYÇ ve YYPÇ Finansal Aracıların web sitelerinde ve Banka’nın InfoShop’unda Ekim 2015’te yayınlanmıştır. Bu Yönetici Özeti ÇSYÇ ve YYPÇ ile ilgili kısa bir bilgi sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

2.1. POTANSİYEL ETKİLERİN VE ÖNERİLEN ETKİ AZALTMA ÖNLEMLERİNİN AÇIKLAMASI
Jeotermal projelerinin arama, kapasite sondajı (kaynak geliştirme) ve işletme aşamaları ile ilgili çevresel
ve sosyal etkiler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Arama Aşaması: Jeotermal kaynak aramada sondaj en etkili yöntemdir. Genellikle üretim kuyularına göre daha ince ve daha sığ delikler açılır ve bunların derinliği çoğu durumda 1.000 metreyi geçmez.

Bununla birlikte, arama ve teyit kuyuları olarak orta ölçekli ve taam ölçekli arama kuyuları da açılabilmekte ve bunlar daha sonra üretim ve geri enjeksiyon kuyuları olarak kullanılabilmektedir.

Jeotermal potansiyelinin tespit ve tahmin edilmesine yönelik bilgilerin temin edilmesi amacıyla sıcaklık gradyanları ve diğer jeotermal özellikler ölçülmektedir. Sondaj öncesinde, jeotermal rezervuarın ilk kavramsal modelini oluşturmak ve arama sondajı için en uygun hedef noktaları belirlemek için, özdirenç ölçümleri ve sismik ölçümler gibi yüzey araştırma faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Yüzey araştırma çalışmalarından kaynaklanan etkilerin çok düşük düzeyde olması veya hiç etki olmaması beklenmektedir. Arama sondaj faaliyetlerinin potansiyel etkileri, aşağıda açıklanan üretim/kapasite sondajı faaliyetlerinin etkilerine benzer olacaktır.

Kaynak Geliştirme ve Elektrik Santrali Yapım Aşaması: Bir jeotermal elektrik santrali projesinin başlıca bileşenleri üretim kuyuları, geri enjeksiyon (veya geri doldurma) kuyuları, tuzlu su ve yoğuşma suyu botu hatları, pompa istasyonları ve elektrik santralidir. Yapım faaliyetlerinin kolaylaştırılması için gerektiğinde yeni erişim yolları ve arazi açma faaliyetleri de gerçekleştirilecektir. Üretim ve geri enjeksiyon kuyularının açılabilmesi için derin sondaj yapılması gerekmektedir. Jeotermal projelerinin çevresel ve sosyal etkilerinin çoğu kaynak ve elektrik santrali geliştirme aşamaları ile ilişkilidir.

‘Barış Atomları Ödülü’ Türkiye’ye verildi

Washington’daki Nükleer Zirvesinde Türkiye’ye “Barış Atomları Ödülü” verildi.

ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen Nükleer Güvenlik Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen Nükleer Endüstri Zirvesi’nde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkeye “Barış Atomları Ödülü” verildi. Türkiye’nin ödülünü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak aldı.

ABD Başkanı Barack Obama’nın, nükleer silahlardan arındırılmış dünya fikriyle 2010 yılında başlattığı ve iki yılda bir tekrarlanan Nükleer Güvenlik Zirvesi, bugün başkent Washington’da başladı.

İki gün sürecek zirve çerçevesinde bugün ayrıca Nükleer Endüstri Zirvesi düzenlendi. Zirvede zenginleştirilmiş uranyum kullanımını bırakan veya yok eden 16 ülkeye “Barış Atomları Ödülü” verildi.

Türkiye’nin ödülünü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrakaldı. Albayrak, ödülü uluslararası danışmanlık şirketi The Eisenhower Group’un Başkanı Susan Eisenhower’ın elinden aldı.

Türkiye’nin yanı sıra Brezilya, Şili, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Gürcistan, Macaristan, Güney Kore, Meksika, Filipinler, Romanya, İspanya, İsveç, Tayland, Ukrayna ile Vietnam ödül alan diğer ülkeler oldu.

Ödül alanların tek tek sahneye davet edildiği törende, daha sonra toplu fotoğraf çekimi yapıldı.

Törende ayrıca Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev’e “Uluslararası Liderlik Ödülü” sunuldu.

Enerji sektörü her zaman devletin yanında olmuştur

Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016’a konuşmacı olarak katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, enerji sektörünün her zaman devletinin yanında olduğunu söyledi.

Zirvenin sunumunu Zirvenin Başkan Vekili Mustafa Karahan yaparken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez’de açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

Enerji sektörünün her zaman devletinin yanında olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, “Enerji sektörünün temsilcileri ile emin adımlarla beraber projeleri tek tek uygulamaya koyuyoruz. Piyasa şartlarında uyguladığımız politikamızda bir değişiklik yoktur. Sektörle beraber düşünerek beraber adım atmamız emin adımlarla refah artışı sağlayacak projeleri uygulamaya koymadaki en büyük referansımızdır. Sektörden anlık düşünmenin bir kar getirmeyeceğini bilerek hareket etmesini öneriyoruz. Böyle olunca da hem ülkemiz hem de sektör temsilcilerimiz karlı bir süreçte buluşacaktır. Kesinlikle serbest piyasa politikamızda bir değişiklik olmayacaktır. Hep birlikte kazançlı bir döneme doğru emin adımlarla ilerliyoruz” diyerek konuştu.

ISTRADE 2016 başarılı şirketlere ödül dağıttı

Türkiye Enerji Zirvesi bünyesinde ilk kez bu yıl düzenlenen Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016’da birbirinden önemli isimler sektör hakkında konuşma yaparken, ilk gün düzenlenen ödül töreni zirveye damgasını vurdu.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, EPDK’nın destekleriyle, İstanbul Shangri – La Bosphorus Otel’de gerçekleşen ISTRADE 2016’da, enerji arzı ve ticaretinin zorlukları, gelişmeleri, beklentileri uzman kişiler tarafından tartışmaya açılırken, ulusal ve uluslararası katılımcılar ile ziyaretçiler zirve’de buluştular.
İki gün boyunca devam edecek olan organizasyonda düzenlenen panellerde, Enerji Yatırımları ve Liberalleşme, Enerji Borsaları, Enerji ve Gaz Ticareti, Talep Tarafı Yönetimi ve Kapasite Piyasaları, Risk Yönetimi, Enerji Finansmanı, Ticaretin Yasal Sorunları ve Diğer Enerji Emtiaları Ticareti ile alakalı konular ele alındı.

BEŞ FARKLI KATEGORİDE ÖDÜLLER DAĞITILDI
Gala yemeğiyle birlikte düzenlenen ‘Enerji Ticareti Ödülleri’ Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz tarafından ödül sahiplerine takdim edildi.

BAŞARILI ŞİRKETLER KATEGORİLERİNE GÖRE ÖDÜLLERİNİ ALDILAR
Gama enerji ve Socar; Yılın Enerji Anlaşmasında, Balkaner, Make ve Volt; Brokerlik, Aksa, Esko ve Limak; Elektrik Ticareti, Aplus danışmanlık, Accenture ve Montel forex; Servis Sağlayıcı, Enerjisa, Cerean ve Zorlu; Elektrik Tedarik kategorilerinde ödül aldılar.

Doğalgaz konforu ile tanışmayan kalmayacak

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, ülkenin dört bir yanına CNG ve LNG sistemiyle doğalgaz boru hattı döşenmesine olanak sağladıklarını belirterek, doğalgazın rahat kullanımından tüm halkın yararlanmalarını amaçladıklarını belirtti.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, EPDK’nın destekleriyle, İstanbul Shangri – La Bosphorus Oteli’nde gerçekleşen Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016’da konuşan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, doğalgaz boru hatlarının döşenmediği yerleşim alanı kalmayacağını söyledi.

Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşlarımızın doğalgaz ile rahat bir yaşam süreceğinin altını çizerek konuşmasına başlayan Başkan Yılmaz, “Kurul olarak boru hatlarının döşenmediği yerlere hizmet etmek için almış olduğumuz karar neticesinde çalışmalarımıza ciddi bir şekilde devam ediyoruz. Ülkemizin bir çok kırsal alanına doğalgaz hizmeti ulaştırmamıza rağmen bazı yaşam alanlarında bu hizmetin ulaşmaması sebebiyle çalışmalarımızı hızlandırma kararı aldık. Buradan tüm ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın doğalgaz rahatlığından yararlanacağını belirtmek isterim” diyerek konuştu.

Enerji Ticareti Zirvesi ISTRADE 2016 başlıyor

Türkiye Enerji Zirvesi bünyesinde ilk kez bu yıl düzenlenecek olan Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016 yarın başlıyor.
Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016, T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde ve EPDK’nın destekleriyle yarın İstanbul Shangri – La Bosphorus Oteli’nde başlayacak.
Alanında Türkiye’deki yegane platform olma özelliği taşıyan ISTRADE 2016’da, enerji arzı ve ticaretinin zorlukları, gelişmeleri, beklentileri uzman kişiler tarafından iki gün oyunca düzenlenecek olan farklı oturumlarda tartışmaya açılacak.

TOPLAM 10 PANEL DÜZENLENECEK

Açılış Töreni ve Protokol Konuşmaları ile başlayacak olan Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016’nın ilk günü 13.30’da “Elektrikte Fiyat ve Etkileri” başlıklı panel gerçekleşecek. Birinci günün diğer paneli ise 15.30’da düzenlenecek olan “Enerji Borsaları” başlıklı oturum olacak.
19.30’da ise gerçekleşecek Gala Yemeği sonrasında “Enerji Ticareti Ödülleri” ve “Türkiye

Enerji Zirvesi Ödülleri” dağıtılacak.
Organizasyonun 2. günü ise eş zamanlı toplam 8 oturum gerçekleştirilecek. Düzenlenecek olan oturumlarda doğal gaz ve elektrik piyasaları tartışılacak.
Saat 09.45’da eş zamanlı olarak “Elektrik Piyasaları” ve “Doğal Gaz Piyasaları” başlıklı oturumlar yapılacak ve iki piyasanın son durumu, ihtiyaçları, beklentileri, uzman kişiler tarafından masaya yatırılacak.

Saat 11.45’te düzenlenecek olan bir diğer eş zamanlı paneller ise “Talep Tarafı Katılımı & Kapasite Piyasası” ve “Risk Yönetimi” olacak.
Saat 14.00’te “Enerji Yatırımları ve Finansmanları” ve “Enerji Mevzuatı ve Mahkeme Kararları Işığında Enerji Ticareti” adlı iki ayrı panel gerçekleştirilecek.
Saat 15.45’te ise “Uluslararası Petrol Ticareti ve Türkiye” paneli ve “İstanbul Traders Meeting” başlıklı kapalı oturumla Zirve son bulacak.

Enerji Ticareti Ödülleri yarın akşam sahiplerini bulacak
ISTRADE 2016 kapsamında Gala yemeğiyle birlikte düzenlenecek olan törende beş farklı kategoride “Enerji Ticareti Ödülleri” verilecek.

Ulusal ve uluslararası katılımcılar ile ziyaretçiler, Türkiye ve bölgesel ülkelerde yer alan hükümetler, kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey isimleriyle iki gün boyunca devam edecek olan Zirve’de bş farklı kategoride Enerji Ticareti Ödülleri verilecek.

ÖDÜLLER ŞU KATEGORİLERDEN OLUŞUYOR:

– En İyi Broker
– En İyi Servis Sağlayıcı
– En İyi Perakende Şirketi
– En İyi Ticaret Şirketi
– Yılın Enerji Anlaşması.

Ödüller için başvuruda bulunan adaylar, ödüle layık olma gerekçelerini belirtecekler. Dileyen başkasını da aday gösterebilecek. Aday olmayan kategorilerde Istrade Danışma Kurulu aday gösterecek. Zirve esnasında kesin sonuçlar oylama ile belirlenecek.
Başvurular [email protected] mail adresine iletilecek.

Türkiye Enerji Zirvesi ISTRADE 2016 başlıyor

Türkiye Enerji Zirvesi bünyesinde ilk kez bu yıl düzenlenecek olan Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016 yarın başlıyor.
Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016, T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde ve EPDK’nın destekleriyle yarın İstanbul Shangri – La Bosphorus Oteli’nde başlayacak.
Alanında Türkiye’deki yegane platform olma özelliği taşıyan ISTRADE 2016’da, enerji arzı ve ticaretinin zorlukları, gelişmeleri, beklentileri uzman kişiler tarafından iki gün oyunca düzenlenecek olan farklı oturumlarda tartışmaya açılacak.

TOPLAM 10 PANEL DÜZENLENECEK

Açılış Töreni ve Protokol Konuşmaları ile başlayacak olan Enerji Ticareti ve Tedariği Zirvesi ISTRADE 2016’nın ilk günü 13.30’da “Elektrikte Fiyat ve Etkileri” başlıklı panel gerçekleşecek. Birinci günün diğer paneli ise 15.30’da düzenlenecek olan “Enerji Borsaları” başlıklı oturum olacak.
19.30’da ise gerçekleşecek Gala Yemeği sonrasında “Enerji Ticareti Ödülleri” ve “Türkiye

Enerji Zirvesi Ödülleri” dağıtılacak.
Organizasyonun 2. günü ise eş zamanlı toplam 8 oturum gerçekleştirilecek. Düzenlenecek olan oturumlarda doğal gaz ve elektrik piyasaları tartışılacak.
Saat 09.45’da eş zamanlı olarak “Elektrik Piyasaları” ve “Doğal Gaz Piyasaları” başlıklı oturumlar yapılacak ve iki piyasanın son durumu, ihtiyaçları, beklentileri, uzman kişiler tarafından masaya yatırılacak.

Saat 11.45’te düzenlenecek olan bir diğer eş zamanlı paneller ise “Talep Tarafı Katılımı & Kapasite Piyasası” ve “Risk Yönetimi” olacak.
Saat 14.00’te “Enerji Yatırımları ve Finansmanları” ve “Enerji Mevzuatı ve Mahkeme Kararları Işığında Enerji Ticareti” adlı iki ayrı panel gerçekleştirilecek.
Saat 15.45’te ise “Uluslararası Petrol Ticareti ve Türkiye” paneli ve “İstanbul Traders Meeting” başlıklı kapalı oturumla Zirve son bulacak.

Enerji Ticareti Ödülleri yarın akşam sahiplerini bulacak
ISTRADE 2016 kapsamında Gala yemeğiyle birlikte düzenlenecek olan törende beş farklı kategoride “Enerji Ticareti Ödülleri” verilecek.

Ulusal ve uluslararası katılımcılar ile ziyaretçiler, Türkiye ve bölgesel ülkelerde yer alan hükümetler, kamu kurum ve kuruluşlarının üst düzey isimleriyle iki gün boyunca devam edecek olan Zirve’de bş farklı kategoride Enerji Ticareti Ödülleri verilecek.

ÖDÜLLER ŞU KATEGORİLERDEN OLUŞUYOR:

– En İyi Broker
– En İyi Servis Sağlayıcı
– En İyi Perakende Şirketi
– En İyi Ticaret Şirketi
– Yılın Enerji Anlaşması.

Ödüller için başvuruda bulunan adaylar, ödüle layık olma gerekçelerini belirtecekler. Dileyen başkasını da aday gösterebilecek. Aday olmayan kategorilerde Istrade Danışma Kurulu aday gösterecek. Zirve esnasında kesin sonuçlar oylama ile belirlenecek.
Başvurular [email protected] mail adresine iletilecek.

İŞKUR iş garantili meslek kursu başlattı

İşsizliğin azaltılmasına katkı sağlayacak AB destekli Kombi Servisçiliği Kursu hayata geçiriliyor. Proje, tanınmış kombi firmalarının temsilcilerinin de katılımıyla Bağcılar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen programda tanıtıldı.
İş garantili kursa katılan 18 ile 29 yaşları arasındaki 175 işsiz gencin, MEB yönetmeliklerine uygun sertifikalı kombi servisçiliği alanında uzmanlaşması hedefleniyor. Kursiyerlere eğitimlere katıldıkları her gün için 10 euro cep harçlığı verilecek. İşsiz gençler 280 ders saatinden oluşan kombi servisçiliği meslek edindirme kurslarına katılacak.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Avrupa Birliği’nin Sektörel Yatırım Alanlarında Genç İstihdamının Desteklenmesi Hibe Programı kapsamında düzenlenen ve Bağcılar Belediyesi’nin proje ortağı olduğu Kombi Servisçiliği Kursu Projesi Bağcılar’da hayat buluyor.
Programda bir konuşma yapan İlçe Kaymakamı Erdal Çakır, meslek liselerinin bir memleket meselesi olduğunun altını çizdi. Çakır, “Hiçbir ele muhtaç olmadan yaşamak için mutlaka meslek öğrenmeliyiz. Kombi eğitimi sayesinde 175 öğrencimiz meslek sahibi olacak.” dedi.
“İŞ GARANTİLİ KURS’’
Kapsamlı bir projenin ilçeye katkı sağlayacağını ifade eden Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “İlçemizde kurum, kuruluşlar veya STK’lar, bir projeye başvurduklarında eş finansını biz karşılıyoruz. Kurum ve kuruluş farkı gözetmeyerek hizmet vermeye devam ediyoruz. Ülkemizde işsizlik değil, kalifiye eleman yetersizliği sıkıntısı yaşanıyor. Böyle prestij projeler inşallah kalifiye elemanların yetişmesine katkı sağlayacaktır. Kursu tamamlayan işsiz gençler kurs bitiminde iş sahibi olacak.” şeklinde konuştu.
İŞKUR İl Müdürü Muammer Coşkun ise ülkemizde işsizliğin ana sebebinin deneyimsizlik ve mesleksizlik olduğunu vurguladı. Coşkun, “Genç ve dinamik işgücüne sahibiz. Deneyimli ve kalifiye eleman aranıyor. 100 bine yakın açık iş var. Bu eksikliğin mutlaka giderilmesi lazım.” dedi.
Bağcılar İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz ise AB fonlarının bir süredir ülkemizde uygulandığını ifade etti. Ancak önceden bu bütçenin bir kısmının kullanılmadığı için başka AB ülkelerine veya aday ülkelere gittiğini hatırlatan Yılmaz, “Türkiye’de bu okul resmi olarak fonları kullanan ilk okul oldu.” dedi. Yılmaz, fonların ilçede eğitimin gelişmesi ve işsizliğin azaltılması için sunduğu katkılardan dolayı Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’ya da teşekkür etti.
“UZMANLAR BİLGİ VE DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI”
Proje tanıtım programına katılan tanınmış firmalardan uzman ve yetkililer proje ile ilgili bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Programa Satış Sonrası Hizmetler Derneği Başkanı Bülent Mataracı, İstanbul Doğalgaz, Sıhhi Tesisat ve Kalorifer Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Yaşar Biter, Tesisat Teknolojisi Eğitim Araştırma Derneği Başkanı Yücel Yorulmaz, Borusan-Manessmann Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş Sekment Yöneticisi Ersan Koyun, Baymak Servis Müdür Yardımcısı Betül Başkır, E.C.A Emar Şirket Müdürü Ekrem Erkurt, Demirdöküm Vaillant Grup İnsan Kaynakları Uzmanı Ali Çağdayovayolu, Gazmer yöneticisi Selçuk Ömür, İGDAŞ İç Tesisat Müdürü Nusret Alkan ve Okul Müdürü Arkın Polat’ın yanı sıra çok sayıda yetkili katıldı.
“KOMBİ SERVİSÇİLİĞİ KURSU PROJESİ”
Bağcılar Belediyesi ile Satış Sonrası Hizmetler Derneği proje ortağı olarak yer alıyor. İştirakçiler ise Baymak, Borusan, Demirdöküm, ECA ve Vaillant. Projenin Hefef Grubu ise 18 – 29 yaşları arasındaki işsiz gençlerden oluşuyor. Kurslara Katılımda sırasıyla Lisans, Ön Lisans, Meslek Lisesi ve Ortaokul Mezunu Askerliğini Yapmış veya tecilli, sürücü belgesine sahip kişiler öncelikli tercih edilecek. Kurslarda, okulun Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme Alanından 3 öğretmen ile 20-30 yıl sektör ve saha deneyimine sahip olan 3 Usta öğretici eğitmen görev alacak.
“PROJENİN AMACI”
Kursa katılan 175 işsiz gencin, MEB yönetmeliklerine uygun sertifikalı kombi servisçiliği alanında uzmanlaşması hedefleniyor. Kursiyerlere eğitimlere katıldıkları her gün için 10 euro cep harçlığı verilecek. Proje süresince iki farklı gruba eğitim verilecek. İşsiz gençler 280 ders saatinden oluşan kombi servisçiliği meslek edindirme kurslarına katılacak. Doğalgaz tesisatçılarına ise ön beceriye sahip oldukları için 160 ders saati sürecek olan kombi servisçiliği geliştirme ve uyum kursları verilecek. Kurslar 7 hafta sürecek.

EPDK Başkanı Yılmaz: ‘Risk piyasaya dinamizm sağlar’

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, ‘Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrallerinde Risk Yönetimi Çalıştayı’na katıldı.
Türkiye elektrik piyasasının gerek niteliği gerekse büyüklüğü bakımından geçtiğimiz yıllarda önemli gelişme gösterdiğini belirterek konuşmasına başlayan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, “Bundan 15 yıl önce piyasada var olmak için uzun dönemli anlaşma yapmak konusunda rekabet ediliyordu. Bugün ise piyasa içinde daha fazla pay almak için bir rekabet var. Piyasa içinde rekabet, uzun vadeli bakış açısının yanı sıra operasyonel konuların da daha dikkatle yönetilmesini gerektiriyor. Bu anlamda risk yönetimi, elektrik piyasalarımızda daha fazla konuşulmaya, tartışılmaya ve uygulanmaya başladı. Ve biz Kurum olarak bu durumdan fazlasıyla memnunuz. Piyasalar için önemli olan risklerin yönetilmesi ve olası yeni risklerin öngörülebilmesidir. Kaçınılması gereken ise riskler değil belirsizliklerdir. Risk piyasaya dinamizm sağlar. Gelecekteki büyük tehlikelere karşı piyasaları uyarır. Bu bağlamda bize düşen görev şeffaf, istikrarlı ve sürdürülebilir piyasa altyapısının hukuki temellerinin kurulmasıdır. Bu temeller üzerinde rekabetin tesis edilmesi, korunması ve geliştirilmesidir” diyerek bu konuda ciddi projeleri uygulamaya koyduklarını söyledi.
Yılmaz, “2015 Yılı sonu itibariyle ülkemizdeki doğalgaz yakıtlı termik santrallerin kurulu güçleri toplamı 21 bin 225 MW olup, toplam kurulu güçteki payı % 29 seviyesindedir. 2015 yılında elektrik üretimimizin yaklaşık % 38’ini bu kapasiteden sağladık. Bu oranın daha 5-6 yıl önce % 50’ler mertebesinde olduğunu hatırladığımızda, uzun yıllardan beri ifade edilen bir enerji politikası hedefinin gerçekleştirilmesinde önemli mesafe alındığını söyleyebiliriz. Santral işletmeciliğinin daha kolay olması gibi avantajlara sahiptir. Bu avantajlar sebebi ile de özellikle elektrik ihtiyacının hızla karşılanması gereken zamanlarda daha çok tercih edilmektedir. Ancak doğalgaz kombine çevrim santralleri; yüksek yakıt maliyetleri ve ithal bağımlılığı nedeniyle, genel yapı içerisindeki kaynak kullanımında dengeli ve dikkatli olmayı da gerektirmektedir. Açıkçası yenilenebilir enerji üretiminin yanı sıra yerli kömür kaynaklarımızın da daha etkin değerlendirilmesiyle birlikte doğal gaz santralleri daha fazla rekabet etmek durumunda kalabilecektir. Tabii bu noktada unutulmaması gereken doğal gaz santrallerinin bu durumunun ülkemize özgü olmadığıdır. Çünkü Avrupa’da da doğal gaz santrallerinin rekabet etmekte güçlük çektiğini görmekteyiz. Doğal gaz piyasasının daha rekabetçi bir yapıya kavuşturulması, doğal gaz santrallerinin geleceği açısından da büyük önem taşıyor” diyerek EPDK olarak üzerimize düşen görevi en iyi şekilde yerine getirme azminde olduklarını belirtti.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olarak risklerin asgariye indiği ve bu sayede güçlü şirketlerin yer aldığı güçlü bir elektrik piyasası tesis etmek için yoğun bir mesai harcıyoruz diyerek konuşmasına devam eden Yılmaz, “Kurumumuzun gerek ikincil mevzuatı, gerek elektrik ve doğal gaz dağıtım şirketlerine yönelik riskleri minimize eden uzun vadeli tarifelendirme metodolojisinde ortaya koyduğu kararlar, öngörülebilir bir piyasa yapısı için başarılı örnekler teşkil etmiştir. Ancak özel sektörümüzün piyasa işleyişi konusunda sadece düzenleyici uygulamalara odaklanmadan, başta fiyatlardan ve finansman boyutunda yaşanacak risklerden en az etkilenme konusunda çok önemli sorumlulukları bulunuyor. Ve bu sorumlulukları yerine getirmeden her şeyi enerji yönetiminden beklemek de doğru değil. Gerekli sorumlulukları üstlenerek; riskler ile getiriler arasında bir denge tutturabilenlerin piyasada varlığını sağlıklı bir şekilde sürdüreceğine inanıyorum. TENVA tarafından hazırlanan ve bugün kamuoyu ile paylaşılan “Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrallerinde Risk Yönetimi” raporu sektörümüz için çok değerli bir çalışmadır. Raporun doğal gaz kombine çevrim santrallerindeki riskler bölümünde “bürokratik ve düzenleyici riskler” şeklinde özel bir başlık açıldığını görüyoruz. Yatırımların hayata geçirilmesinde bürokratik sebeplerden kaynaklanabilecek gecikmelerin, yatırımcı planlarının gerçekle uyuşmama riskini arttırdığı ve bunun da projelerin istenilenleri verememesine sebep olabildiği belirtilmiş. Bu vesile ile bir kez daha vurgulamak isterim ki EPDK olarak bu riskleri en aza indirmek ve yatırımcımızın önünü açmak için çalışıyoruz. Bunu yaparken hem yeni enerji yönetimi ile eşgüdüm içerisinde faaliyetlerimizi sürdürüyor hem de sektörle yakın temas içinde olmaya gayret ediyoruz. Hem enerji yönetimimizle hem sektörle ortak regülasyon aklını geliştirmeye çalışıyoruz” dedi.

Sözlerimizi yerine getirmek için tüm adımları atıyoruz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr.M.Mehdi Eker, verdiğimiz her sözü yerine getirmek için gerekli tüm adımları atıyoruz.
AK Parti Ekonomi işleri Başkanlığı, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan taşeron işçilerinin kadroya alınması yönünde gelen sorulara hazırladığı ‘Ekonomi bülteni’nde yanıt verdi.

Bültende; Hangi işçilerin haktan yararlanacağı, aranacak şartların ne olduğu, hangi işlerin kapsama girdiği, özel sözleşmeli personelin mali ve sosyal hakları, kamuda istihdam sürecinin yanı sıra belediye ve il özel idareleri ile bağlı kuruluşlarında çalışan taşeron işçilerin durumuna ilişkin soruların yanıtları yer alıyor.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr.M.Mehdi Eker, 2016 eylem planının, vaat ve reformların takvime uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini belirterek, “AK Parti verdiği her sözü yerine getirmek için gerekli tüm adımları atıyor. Sayın Genel Başkanımız ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun da açıkladığı gibi, eylem planımızın 3 ayını başarıyla tamamladık. Bu sürede 3 aylık reformlarımızın yüzde 65’ini, vaatlerimizin ise tamamını gerçekleştirmiş olduk. Taşeron işçilerimizin de taleplerini yerine getirerek, asli iş ve yardımcı iş ayrımı yapmadan yüzbinlerce çalışanımızı ilgilendiren bu kararımız hayırlı olsun” dedi.
ekonomi bülteni-S2

Türkiye için çözüm kömür

Dünya Enerji Konseyi tarafından yayınlanan ve enerji liderlerinin görüşlerini yansıtan “The World Energy Issues Monitor” raporunda Türkiye bölümü “kömür” çözümü ile dikkat çekiyor. Raporda görüşlerine yer verilen Türkiye’nin önde gelen enerji liderleri, kömür kaynakları ile enerjide dışa bağımlılıktan’ kurtulunabileceği konusunda hemfikir…

Dünya Enerji Konseyi (World Energy Council / WEC), dünya enerji endüstrisine odaklanan yıllık “The World Energy Issues Monitor” raporunun yedincisini yayınlandı. 1000’den fazla global enerji liderinin katkıları ile kaleme alınan “The 2016 World Energy Issues Monitor” raporu, “İnovasyon İklimi – Emtia Fiyat Hareketlerine Cevap” alt başlığını taşıyor.

90 ülkeden enerji liderlerinin global soruların yanı sıra kendi ülkelerine dair 40 soruya verdikleri yanıtlar üzerinden hazırlanan raporda, fosil olmayan yakıtlara ağırlık verilmesi konusu öne çıkıyor. Liderler, uluslararası pazarın şekillendirilmesi, yenilenebilir enerji ve enerji depolama alanlarında inovasyonun şart olduğunu vurguluyor. Enerji-su ilişkisi ve su kaynaklarına ilişkin meselelerin endüstri projelerini etkilediğine dair görüşler de raporun ayrıntıları arasında bulunuyor.

Dünya Enerji Konseyi Genel Sekreteri Christoph Frei raporla ilgili yaptığı değerlendirmede karbon salınımını azaltmak isteyen enerji dünyasında “inovasyon rüzgarı” estiğini söyledi.

Frei, buna rağmen yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek şunları söyledi: “Raporda, emtia fiyatlarında gözlemlenen ciddi hareketlenmenin etkilerinin yanı sıra yenilenebilir enerjilerin fiyatlarının düşmesinden doğan fırsatlar, çevreyle ilgili tehditler ve yeni siber riskler karşımıza çıkıyor. Bu yıl, endüstri liderlerini en çok kaygılandıran konuların emtia fiyatlarının değişkenliği, küresel resesyon, iklim değişikliği çerçeve anlamasıyla ilgili belirsizlikler ve inovasyonun yoğunlaştığı yeni pazarın şekillendirilmesi ile elektrik depolanması olduğunu gördük. Liderleri meşgul eden meselelerin başında, sürdürülebilir enerji sistemine geçişin maliyetleri geliyor.

Bununla birlikte esnek yaklaşımlar geliştirilmesinin, akıllı inovasyonun ve bölgesel bağlantıların oluşturulmasının çözümün bir parçası olması gerektiğine dair bir fikir birliği söz konusu.”

BEKLENTİ, KÖMÜRLE İLGİLİ POLİTİKA BELİRLENMESİ

30’un üzerinde ulusal pazarın ayrıntılı olarak incelendiği çalışmanın Türkiye’ye ayrılan bölümünde, Türkiye – Rusya krizi ve Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı konuları ön planda yer alıyor. Türkiye’deki enerji konusunda kanaat önderleri ve enerji yatırımcılarının görüşleri doğrultusunda hazırlanan kısımda, Rusya krizinin ardından Türkiye’de yatırımcıların gözünü kömüre çevirdiği belirtiliyor.

Çalışmada, Türkiye’nin enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye ağırlık verdiği ve doğal kaynaklara öncelik tanındığı vurgulanarak şöyle deniliyor:

”Türkiye elektrik üretiminin yarısına yakınını ithal gaz ile gerçekleştiriyor. Enerji liderleri, devam eden hidroelektrik projelerinin yanı sıra kömürün yerli kaynak olarak enerji üretiminde ağırlığının artması gerektiği fikrinde birleşiyor. Kömür, geçmiş yıllarda enerji politikalarında önemli bir yeri olmasına karşın, giderek artan elektrik talebine hızla cevap verilmesi gerekliliği ve yeterince teşvik edilmemesi nedeniyle yatırımcıların dikkatini çekmiyordu. Sektör liderleri arasında, enerji ithalatını azaltabilmek için kömürün Türkiye için büyük önem arz ettiği kanısının kuvvetlendiği görülüyor. Ancak diğer yandan COP21 sonrasında yatırımcılar CO2 emisyonlarına karşı alınacak önlemlerin kömür yatırımlarını ne şekilde etkileyeceğinden emin değil; dolayısıyla kömür üretimi ve kömür bazlı elektrik üretimi konusunda hükümetin politika belirlenmesi konusunda beklenti de artmış durumda.”

Raporda, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarının artışına da dikkat çekiliyor. Bu alanda yatırımların yoğunluğuna rağmen yenilenebilir enerjide büyük bir potansiyelin hala kullanılamadığı görüşünde birleşen Türk enerji liderleri, yenilenebilir enerji konusunda devletten ilave teşvik beklediklerini vurguluyor. Bununla bilirlikte enerji yatırımcıları, dalgalanan döviz kurlarının kendilerini olumsuz etkilediğini ifade ederken; rapor yatırımları için uluslararası kredileri tercih eden iş adamlarının uzun vadeli yatırımlardan kaçındığını ortaya koyuyor.

Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi (DEK-TMK) Başkanı Murat Mercan, bu yılki raporda DEK-TMK’nın katkılarıyla Türkiye için ayrı bölüm hazırlandığını söyleyerek “Bu çalışma ile ülkemizde enerji sektörünü yönlendiren yatırımcıların, karar vericilerin ve önemli sektör oyuncularının uykularını kaçıran meseleleri analiz ettik” dedi.

Mercan, raporla aynı zamanda “katılımcıların görüşleri ışığında, ülkemizin enerji konularına yaklaşımının detaylı bir haritasının kamuoyuyla paylaşıldığını” da vurguladı.

Dünya Enerji Konseyi tarafından her yıl yayınlanan, enerji liderlerinin görüşlerine dayanan “Energy Issues Monitor” raporu, küresel ve bölgesel enerji sektörünü ilgilendiren konuları ele alıyor. 90 ülkede, bin 200’in üzerinde enerji liderinin görüşlerine yer veren rapor, sürdürülebilir enerjinin tedarikini ve kullanımını sağlayabilmek için yoğunlaşılması gereken konulara ve sektördeki belirsizliklere işaret ediyor. “The 2016 World Energy Issues Monitor” araştırması, dünya genelindeki altı bölge ve 30’dan fazla ülkeye ilişkin değerlendirmeler içeriyor. Raporda, 40 sorun ve bunların yarattığı etki, belirsizlikler ile global enerji liderleri ve uzmanlarının önem vermeleri gereken meselelerin altı çiziliyor. Her ülke için söz konusu pazarın enerji liderleri ile anket düzenleniyor.

Raporun Türkiye ile ilgili bölümüne www.dektmk.org.tr adresinden ulaşılabilir.

WEC / TÜRKİYE’DE ENERJİ

 

Pax Ottoman… (Osmanlı Barışı)

Osmanlı barışı, 13. Yüzyıldan 17. Yüzyıla kadar devam eden Osmanlı İmparatorluğu topraklarındaki, dünyanın diğer bölgelerine nazaran devam mevcut barış ve huzur ortamını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Bu dönemde Balkanlardan Ortadoğu’ya, Kuzey Afrika’dan, Kafkasya’nın bir kısmına kadar olan coğrafyada çok dinli,çok kültürlü,çok etnik kökenli bir devlet içerisinde barış ve huzur içerisinde yaşayan insanlar, Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmesinden sonra bu coğrafyada, iki Dünya savaşı, bir soğuk savaş ve bugün de devam eden toplumsal,ekonomik ve politik karışıklıklar içerisinde kan gölünde yaşamaktadırlar.

Etnik yapıları ve dini inançları birbirinden farklı toplulukların farklı beklentilerini, ortak bir noktada buluşturmayı başaran Osmanlı, Camii, Kilise ve Havranın yan yana olduğu bir üst kültür oluşturmuştur. Osmanlı, tebaası olan halklara Nizamı Alem ve İlayı Kelimetullah ilkeleri yani ilahi mesuliyet şuuru ile hareket etmiştir. Zamanının diğer devletlerinin çok ötesinde ve ilerisinde bir adalet, hak, hukuk ve hürriyet uygulamaları ile insanlara muamele etmiştir.

Osmanlı’nın yaptığı en önemli idari tasarruflarda biri de, fetih ettikleri topraklar üzerinde din, dil, kültür emniyetinin yanı sıra mülk emniyetini sağlaması ve buna paralel olarak ta halklar insanlar üzerine, az vergi salması idi. Dönemin diğer devletleri insanların canını bezdiren vergiler salarken ve insanların mülkleri üzerinde bir emniyetleri yok iken, Osmanlı nın mülk emniyetini sağlaması ve az vergi salması, idaresi altındaki insanların memnuniyetini daha da arttırmıştır. Burada ünlü siyaset bilimci ÇİÇERO’nun ‘ devletlerin kuruluş amacı mülk emniyetidir ve amacı da mülk emniyeti olmalıdır’’ sözünü hatırlatmakta fayda vardır.

Osmanlı Barışı’nın en temel unsurlarından biri hakim milletin (Yani Türklerin) kendini, kendi etnik, kimlik ve kültürünü fazla vurgulamadan kabul ettirmeye çalışmasıdır.

Çünkü Osmanlı da millet sistemi bir kompartman sistemidir. İnsanlar kendi dini kompartmanlarının üyesi olarak en alttan en üstte yükselme imkânına sahiptir. Din esasına göre ayrılan milletlere, dini özgürlük, kültürel özerklik ve idari işbirliği (özerklik değil) statüsü verilmiştir. Kompartmanlar arasındaki çatışmaları devlet-i aliye önler, bu anlamda kompartmanlar arası geçişe de izin verilmezdi. Osmanlı’nın millet-kompartman sistemini modern azınlık kavramı ile karıştırmamak gerekmektedir. Millet toplumunda insanları çatışma – yükselme kendi kompartmanı içerisinde olmuştur. Her kompartmanın-milletin sorunlarını çözme sorumluluğu, merkezi otorite olan Devlete aittir. Osmanlı da millet sistemi birbirine karışmadan bir arada yaşama esasına dayanmıştır.

Ve 18. Yüzyılda Batı da doğan ve etkisi ile Osmanlı topraklarına da sirayet eden milliyetçilik akımları başladı. Bu milliyetçilik akımı Osmanlı topraklarında çoğunluk- azınlık fikirlerinin oluşmasına sebep oldu. Jön-Türklerin getirdiği tabirle ekalliyet azınlık tabiri, Osmanlı entelijansiyasında da kabul görmeye başladı. Çoğunluk- azınlık kavramı ve bilinci 20. Yüzyılın başlarında artık, Osmanlıyı oluşturan halklar, etnisiteler, milletler arasında çatışmalara neden olmaya başladı.

Osmanlı, Abbasi-Selçuklu-Endülüs ve Bizans’ın birikiminin orijinal bir sentezi idi. Osmanlı’nın çok kültürlülüğü koruyan sistemi bugün 20 ye yakın devlette, 10’dan fazla etnisitenin yüzyıllarca kendi kimliklerini korumalarına neden olmuştur. Tarihteki Hind, Çin imparatorlukları ve modern dünyanın ABD ve diğer devletlerin fetih ettikleri topraklarda uyguladıkları -Amerika, Kızıldereliler, Afrika yerlileri ve daha pek çok örnek- kültürel, dinsel, etnik yıkım, asimilasyon ve Osmanlı bakiyesi topraklarda dinmeyen göz yaşı ve kan göz önüne alındığında,bugün  Osmanlı barışının değeri daha da ortaya çıkmaktadır. Osmanlı ve Osmanlı Barışı, Modern Çağ ve getirdiği etnisite (ırk) ayrımcılığına dayalı milliyetçilik karşısında yıkılan son kaledir.

Türkiye enerji alanında önemli bir köprüdür

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Çin temasları kapsamında Çin Ulusal Enerji İdaresi Direktörü Nur Bekri ile bir araya geldi.

Başkent Pekin’de yapılan görüşmede Bakan Albayrak, göreve geldikten sonraki ilk yurt dışı ziyaretini Çin’e yaptığının altını çizerek, Türkiye’nin bulunduğu bölge sebebiyle enerji alanı için önemli bir köprü görevi üstlendiğini aktardı.

Türkiye ekonomisinin 2002 yılından bu yana dört kat büyüdüğünü, ihracatını da dört kata çıkardığını anlatan Bakan Albayrak, Türkiye’nin hedefinin enerji güvenliği ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi olduğunu söyledi.
Bakan Albayrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen yıl Çin’e yaptığı resmi ziyaret ile daha da yakınlaşan işbirliğinin enerji alanında iki ülkenin gerek devlet, gerekse firmalar bazında ilişkisini güçlendirmeye yardım edeceğini umduğunu kaydetti.

Türkiye’nin enerji stratejisi çerçevesinde kömür, nükleer ve yenilebilir enerjiye önem verdiğini ifade eden Berat Albayrak, “Çin ile işbirliğini önemsiyoruz, yatırım işbirliğine odaklanacağız” diye konuştu.

Nur Bekri ise Türkiye ve Çin ilişkilerinin köklü bir geçmişe sahip olduğunun altını çizerek, iki ülke liderlerinin geçen yıl yaptığı karşılıklı ziyaretlerle yapıcı sonuçlar elde edildiğini söyledi.

Taraflar, görüşmenin ardından hazırlanan hediyeleri birbirlerine sundu.
Bakan Albayrak, bu görüşme öncesi Çin Ulusal Elektrik Yatırım Şirketi’ni ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Vang Binghua ile bir araya geldi, yetkililerden bilgi aldı.

Çinliler Enerji Bakanı Albayrak’a bilgi verdi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Çin Devlet Elektrik Yatırım Şirketinin (SPIC) alt kuruluşu olan Çin Ulusal Devlet Nükleer Teknoloji Şirketine(SNPTC) ait AP 1000 Shangdong Haiyang Nükleer Santralini gezdi.

Bakan Albayrak, ülkenin doğusunda bulunan Şandong eyaletinin Veyhay kentinde üçüncü nesil nükleer santral olarak bilinen, teknolojisi ABD’li Westinghouse’a ait nükleer santralin yapımı tamamlanan 1 No’lu reaktöründe incelemelerde bulundu. Bakan Albayrak, 1250 mw’lık toplam 8 reaktörün tasarlandığı, 250 hektar alana kurulu tesisle ilgili hem Çinli hem de ABD’li yetkililerden bilgi aldı.

Bakan Berat Albayrak, Veyhay’daki nükleer santral gezisinin ardından, Çin ziyaretinin son durağı olan Şanghay şehrine geçti.

SNTPC’ye ait Şanghay Nükleer Araştırma ve Dizayn Enstitüsünü gezerek yetkililerden bilgi alan Bakan Albayrak, Westinghouse teknolojisi üzerine geliştirilen CAP 1400 santralinin dizaynı ve teknik donanımı hakkında yapılan sunumu izledi.

Üniversitesi öğrencileri teröre tepki verdi

İstanbul Üniversitesi AUZEF Medya ve İletişim öğrencileri turkiyedeenerji.com haber portalı ana sponsorluğunda düzenlenen kardeşlik temalı futbol maçı öncesi Türkiye’de ve Dünya’da yaşanan terör saldırısına ortak tepki gösterdiler.

İstanbul Üniversitesi öğrencileri siyaset üstü düşünerek, etnik ve milli kimlikleri ile teröre hep birlikte karşı bir duruş sergilediler.

Üniversite öğrencileri karşılaşma öncesi ısınmak için sahaya ellerinde ‘Teröre Hayır’ afişleri ile çıktı.
Oyuncuların ellerinde bulunan afişlerde; “Sağcıyım Teröre Karşıyım”, “Solcuyum Teröre Karşıyım”, “CHP’LİYİM Teröre Karşıyım”, “Uygurum Teröre Karşıyım”, “Parti Tutmam Teröre Karşıyım”, “Laz’ım Teröre Karşıyım”, “İnsanım Teröre Karşıyım”, “Çerkezim Teröre Karşıyım”, “Öğrenciyim Teröre Karşıyım”, “Üniversiteliyim Teröre Karşıyım”, “Ak Partiliyim Teröre Karşıyım” yazılı olması tam anlamıyla bir mozaik oluşturdu.

İçlerinde Rus, Özbekistan, Suriye, Uygur ve Türkiye vatandaşlarının olduğu öğrenciler Alevi, Sünni, Arap, Kürt, Türk, Çerkez, Uygur, sağcı, solcu, partili ve partisiz olmalarının kardeşliklerini engellemeyeceğini belirttiler.
Öğrencilerin karşılaşma öncesi gösterdikleri birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajı maçı seyreden vatandaşlardan büyük alkış aldı.

Karşılamayı izleyen sporseverlerin hep bir ağızdan öğrencilere destek olarak, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez”, “Vatan sana canım feda” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi.