8.7 C
İstanbul
Perşembe, Nisan 9, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 148

Türkiye ekonomisinin gelişimi için yazılım ihraç etmek şart

Teknolojide meydana gelen hızlı gelişmeler ile birlikte, dijitalleşme hayatın her alanında olduğu gibi ekonominin de en önemli yapı taşlarından biri haline geldi. Dünya Bankası verilerine göre, dünyanın en önemli 20 ekonomi arasında yer Türkiye, yazılım ve bilişim alt yapısı bakımından diğer ülkelerle kıyaslandığında sınıfta kaldı. Teknolojiyi ve dijital dönüşümü en iyi şekilde kullanan ülkelerin ve firmaların ekonomik büyüme sağladığını belirten Türkiye’nin ilk yazılım danışmanlık şirketlerinden biri olan Ereteam’in CEO’su Kutlay Şimşek, ülkedeki firmaların iş yapış kültürünü değiştirerek, yazılım hizmetinin desteklenmesi ve hatta dünyaya ihraç edilecek Türk yazılım hizmet firmalarının desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

“Yazılım Bir Kültür İşidir”

Yazılım çözümlerinin kurumların hayatını kolaylaştırmak için var olduğunu söyleyen Kutlay Şimşek, “Yazılım, daha hızlı raporlama ve analiz yapabilmek, bu analizleri karar vermede kullanabilmek, kurumun aslında mali disiplinini sağlayacak planlamalarını ve projeksiyonlarını yapmalarını daha hızlı ve daha etkin biçimde sağlamak gibi birçok farklı amaca hizmet eden bir sistem. Fakat en nihayetinde bu aslında bir kültür işi, bir iş yapma fikri” açıklamasında bulundu.

“Şirketlerin İş Yapış Şekli Dönüştüğünde Ekonomide Fark Yaratırız”

Türkiye’deki yazılım sıkıntılarından bahseden Şimşek, “Ülkemizin yazılım konusunda en önemli problemi operasyonel disiplini ve bunun getireceği operasyonel verimliliği doğru yönetememek. Bunun sebebi veriden faydalanmamak, performansı efektif ölçmemek. Verinin kullanılmasındaki temel amaç kurumları ve kurumların iş yapış şekillerini dönüştürmek. Doğru yazılımlar ve inovatif çözümlerle, kurumların operasyonel süreciyle alt yapısını iyileştirdiğimizde, Türkiye ekonomisinin de dünya pazarında fark yarattığını göreceğiz” dedi.

“Yazılım İhracatçılarını Değil Yazılım Hizmeti İhracatını Da Desteklemek Gerek”

Globalleşen dünyada iyi bir pazar payına sahip olmanın yanı sıra sadece yazılımı değil yazılım hizmetini de ihraç eden bir ülke olmanın önemli olduğunu vurgulayan Kutlay Şimşek, “Yazılımın hizmetini ihraç eden bir ülke olmak bizlere çok önemli ölçekte ve nitelikli bir gelir getirecek. Türkiye sadece yazılım hizmeti desteği veren ve bu hizmeti tüm büyük pazarlara ihraç eden büyük şirketler çıkarabilmeli. Bunu gerçekleştirdiğimiz gün ülkemize turizm sektörü ve otomotiv sektörü gibi dev cirolar getiren, Hindistan gibi ülklerle yarışan büyük bir pazara sahip olacağız. Üstelik bu cari açık ile mücadeledeki en büyük aracımız olacak” ifadelerini kullandı.

Faselis/Türkiye’de Enerji

GE Yenilenebilir Enerji, en büyük kara tipi rüzgar türbinini tanıttı

GE Yenilenebilir Enerji, yeni 4.8-158 kara tipi rüzgar türbinini tanıttı. Yeni rüzgar türbini, GE’nin bugüne kadarki en yüksek verimliliğe sahip türbini olma özelliğini taşıyor. Segmentteki en büyük rotor ile yenilikçi bir kanat tasarımına sahip 4.8-158 türbini, Yıllık Enerji Üretiminde (AEP) önemli bir iyileşme sağlayarak düşük ve orta rüzgar hızlı sahalardaki müşterilerin enerji maliyetlerini düşürüyor.

GE’nin Onshore Rüzgar Enerjisi İş Alanı Başkan ve CEO’su Pete McCabe, şu yorumda bulundu: “4.8-158 tasarımı, türbin teknolojisi ve verimlilik için atılan önemli bir adım. Şu anda bu türbini sizlere tanıtıyor olmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Türbin, Almanya, Türkiye ve Avustralya gibi düşük ve orta rüzgar hızı olan bölgelerin yanı sıra ihale gibi süreçler için de uygun. Çünkü; dünya genelinde birçok ülke, enerji maliyetlerini düşürmeye giderek daha çok önem veriyor.”

GE’nin 4 MW segmentindeki ilk kara tipi (onshore) girişi olan yeni 4,8 MW rüzgar türbini, 158 metrelik bir rotora ve 240 metreye kadar tepe yüksekliğine sahip. Daha büyük bir rotor ve yüksek kulelerin bir arada bulunması, türbinin daha yüksek rüzgar hızlarını almasını ve daha fazla enerji üretmesini sağlıyor.

GE’nin en yeni türbininde yüksek teknolojili kanatlar, gelişmiş yük ve kontroller ile daha yüksek ve daha uygun maliyetli kuleler bulunuyor. Bu yeni inovatif özellikler, LM Wind Power, Blade Dynamics ve GE’nin Küresel Araştırma Merkezi ile olan yakın işbirlikleri sayesinde geliştirilebildi.
77 metre uzunluğundaki karbon kanatlar, LM Wind Power’ın geçmişteki güçlü performansından ve malzeme inovasyonlarından yararlanıyor. Bir yandan da şirketin bugüne kadar sunduğu en uzun kara tipi (onshore) kanatları olma özelliğini taşıyor. Rotor, spesifik müşteri ve saha gerekliliklerine bağlı olarak, özelleştirilmiş karbon kanatlarla çeşitli koşullara göre adapte edilebilir. Bu esneklik, GE’nin yüksek verimli ürünler sunmada ve elektrik maliyetini aşağı çekmede müşterilere yardımcı olmasını sağlıyor. Ayrıca sektördeki en küçük Civata Halkası Çaplarına sahip olan kanatlar, imalat ve lojistik maliyetlerini de minimum düzeyde tutuyor.

Pete McCabe sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu türbin; Küresel Araştırma Merkezi, LM Wind Power ve Blade Dynamics’in sunduğu uzmanlık ve yenilikçi tasarım ile teknoloji ve geliştirmeleri bir araya getirerek GE Store ile neleri başarabileceğimizin harika bir örneği. Spesifik türbin gereksinimlerini karşıladığımızdan emin olmak üzere dünya çapında 30’u aşkın müşteriden veri topladık; çünkü bu müşteriler, daha düşük maliyetli yenilenebilir enerji sağlamaya çalışıyor.”

4.8-158; kanıtlanmış DFIG (çift beslemeli endüksiyon jeneratörü) ve sağlam aktarma organları mimarisi de dahil olmak üzere, GE’nin 2MW ve 3MW’lık platformlarından yararlanıyor. En düşük ses emisyonu düzeylerini karşılayan türbin, normal operasyonlar sırasında 104 dB’e kadar inebiliyor. Yeni tasarlanan makina dairesi, daha büyük vinçlere olan gereksinimi azaltırken, makina dairesinde yapılacak onarımları ve sorun giderme işlemlerini kolaylaştırıyor.

GE’nin en güçlü kara tipi türbini, 30 binden fazla rüzgar türbininden oluşan şirket filosundan elde edilen iş zekası bilgileri kullanılarak geliştirildi. Böylesine büyük bir kurulu güçten elde edilerek analiz edilen veriler, GE’nin yeni nesil kontrol sistemiyle 4.8-158’e güç veriyor. GE’nin Varlık Performans Yönetimi (Asset Performance Management, APM), Siber Güvenlik (Cybersecurity) ve İş Optimizasyonu (Business Optimization, BO) gibi Predix tabanlı uygulamalarını kullanan müşterilerimiz, rüzgar santrallerinin yaşam döngüsünün uzatılması ve santral ekonomisinin iyileştirilmesi de dahil olmak üzere birçok iş sonucuna ulaşıyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji

İlk 6 ayda 196 milyon dolar çimento ihracatı gerçekleştirildi

Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) tarafından açıklanan 2017 yılının ilk yarı rakamlarına göre iç pazarda düşüş yaşanırken ihracat hız kesmeden artmaya devam etti. Üretilen çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken, ihracatta ilk sırada Suriye ikinci sırada ise ABD yer aldı. İlk 6 aylık verilere göre çimento ihracat geliri196 milyon dolar olarak açıklandı.

TÇMB tarafından yapılan açıklamaya göre, 2017 yılı ilk yarısında çimento üretiminde, geçen yılın aynı dönemine oranla %4,2‘lik bir düşüş yaşandığı gözleniyor. Bu dönemde üretilen çimentonun yaklaşık %11,5’i ihracata konu olurken yine 2017 yılı ilk 6 ayında iç satışlarda %4,3 düşüş,çimento ihracatında ise %1,1’lik artış gerçekleştiği belirtiliyor.İlk yarıda 36milyon tonaçimento üretimi gerçekleşirken bunun 32 milyon tondan fazlası iç satış, 4 milyon tondan fazlası ise dış satış olarak kaydedildi.

196 Milyon Dolarlık İhracat
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan TÇMB Yönetim Kurulu Başkanı M. Şefik Tüzün; “ 2017 yılı rakamları beklediğimiz yöndedir. Kış aylarında iklim durumundan dolayı satışlarda yaşanan düşüşlerde Mayıs ayı ile birlikte toparlama kaydedilmiştir. Ancak Haziran ayında Ramazan ve bayram etkisiyle satışlarda tekrar bir daralma gözlenmektedir. Yılın ikinci yarı rakamlarının daha etkileyici seviyelerde olmasını bekliyoruz. Bunun dışında Türkiye’nin ihracat rakamlarına bakacak olursak çimento sektörü yine büyük bir başarıya imza atmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2017 yılı Haziran ayında, 2016 yılının aynı ayına göre %2,3 artarak 13 milyar 166 milyon dolar, ithalat %1,5 azalarak 19 milyar 177 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Burada çimento sektörünün üretilen çimentonun %11,5’ini ihraç ederek ekonomiye olan katkısı büyüktür” dedi.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Sanayi sektörü büyümeye devam ediyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), yılın ikinci çeyreğine (Nisan-Haziran) ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Büyüme rakamlarının 5,1 olarak açıklandığı veriler ile ilgili açıklama yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan; bu değerlerin 2018 yılı için daha iyimser tahminler yapmamızı ve beklentilerde bulunmamızı kolaylaştıracak” dedi.

Açıklanan verilerdeki asıl dikkate değer noktanın sanayi sektörünün toplam katma değerinin, 2017 yılı ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine oranla yüzde 6,3 oranında artmasının olduğunu belirten Doğan; “Güçlü ekonominin üretken bir sanayi temeline oturması gerektiğini her fırsatta dile getirmeye çalışıyorum. Sanayi sektörü katma değerinin bu çeyrekte artmış olmasını da yine umut verici bir gelişme olarak değerlendiriyorum” şeklinde konuştu.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Sanayi işletmelerinde enerji etütleri yapıldı

Enerji verimliliği önlemleri alarak ve enerji verimli teknolojiler kullanarak etkin bir enerji yönetimi oluşturulması için sanayi kuruluşlarını teşvik etmeyi, böylece sanayide enerji verimliliğini artırmayı hedefleyen projede:
– OSB’lere ekipman desteği ve enerji verimliliği eğitimleri,
– Eğiticilerin eğitimi,
– Enerji yönetimi sistemi kurulmasına dair eğitimler,
– Enerji etüt kılavuzları, basılı ve görsel enerji verimliliği eğitim materyalleri, sektörel rehber kılavuzları ve raporların hazırlanması,
– Örnek detaylı enerji etütlerinin yapılması,
– Enerji verimliliği portalının güncellenmesi,
– Enerji Yönetim Sistemlerinin yaygınlaştırılması,
faaliyetleri gerçekleştirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının, UNDP ve UNIDO uzmanlarının gerçekleştirdiği proje faaliyetlerinde yabancı eğitmenlerle de uluslararası tecrübe ve örneklerin aktarılması sağlanmış oldu.
Enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinin, OSB’lerin ve sanayi kuruluşların aktif paydaş olduğu projede sanayide enerji verimliliğinin artırılmasına yönelik altyapı ve kapasite artışı sağlanmıştır.
Gerçekleşen 485 sanayide enerji verimliliği uygulaması sayesinde yıllık 111.722 TEP (ton petrol eşdeğeri) enerji tasarrufu sağlanmış oldu.
Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı Müsteşarı Sayın Fatih Dönmez, UNIDO Program Direktörü Sayın Marco Matteini, UNDP Ülke Direktörü Sayın Claudio Tomasi, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can proje kapsamında başarılı enerji verimliliği faaliyetleri yürüten öncü sanayi kuruluşlarına, ayrıca programı başarıyla tamamlayan danışmanlara ve mühendislere sertifikalarını verecek.
Sertifika alacak firmaların isimleri ise şöyle:
– Arçelik A.Ş.
– Zorlu Tekstil
– İGSAŞ İstanbul Gübre San.
– Esan Eczacıbaşı
– Kaleseramik
– ISUZU
– Mercedes Benz
– Kardemir
– PETKİM
– Ege Çelik
– Orta Anadolu Tekstil
– Sanko Holding Süper Film
– Akdaş Döküm
– Ateş Çelik
– Befesa Silverment
– Bursa Çimento
– İzmir Demir Çelik
– Kartal Halı
– Özen Mensucat
– Serdar Plastik
– Toyo Mürekkep
– Yıldız Entegre
– Zahit Alüminyum
Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı Müsteşarı Sayın Fatih Dönmez; Türkiye toplam nihai enerji tüketiminin yaklaşık %32’sinin gerçekleştiği sanayi sektörünü, enerji verimliliği açısından önemli ilerlemelerin kat edildiği, ancak hâlâ pek çok iyileştirmenin yapılabileceği bir alan olarak tanımladı.
Sanayi işletmelerinde enerji etütleri yapıldı.
Proje kapsamında enerji ön etüt rehberi ve kontrol listesi geliştirilerek, 9 sanayi tesisinde ön etüt çalışması gerçekleştirildi.
Enerji etütlerinin prosesleri de kapsayacak şekilde ve daha derinlemesine bir yaklaşımla yapılabilmesi için, sektörel bazlı detaylı etüt metodolojileri geliştirildi. Demir-Çelik, Çimento, Kâğıt, Seramik, Cam, Tekstil, Gıda olmak üzere 7 sektör için rehber ve kontrol listesi hazırlandıktan sonra, bu sektörlerde faaliyet gösteren 14 sanayi tesisinde detaylı enerji etütleri tamamlandı.
OSB’ler test ve ölçüm ekipmanları ile desteklendi.
OSB’lerde enerji yönetim birimlerinin kapasitesini güçlendirmek amacıyla 11 farklı şehirdeki OSB’ye eğitimler verildi. Bu eğitimler, proje kapsamında tahsis edilen infrared kamera, infrared termometre, ultrasonik sıvı ölçer, enerji analizörü, çok fonksiyonlu HVAC cihazı, baca gazı analizörü, ultrasonik sızıntı dedektörü, takometre, iletkenlik ölçer gibi test ve ölçüm cihazlarıyla desteklendi. Ayrıca ölçüm cihazlarının kullanımı ile ilgili filmler hazırlanarak bilgiye daha fazla kişinin erişimi sağlanmış oldu.
Bundan sonraki süreçte OSB’lerin enerji yönetim birimlerinde görevli personeli tarafından bu ekipmanlar kullanılacak, ölçüm verileri değerlendirilecek, çıkan sonuçlara göre enerji verimliliği, enerji yönetim sistemi gibi konularda alınması gereken tedbirler belirlenecek.
Sanayi işletmelerinde Enerji Yönetim Sisteminin yaygınlaştırılması sağlandı.
Her biri 9 ay süren iki faz şeklinde 60 endüstriyel tesiste ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi kuruluşu gerçekleştirildi. Sanayi işletmelerinde enerji yönetim sisteminin yaygınlaştırılması, böylece tesis düzeyinde enerjiye bütüncül bir anlayışla yaklaşılması, enerjinin daha yakından izlenmesi ve enerji verimliliğinin her aşamada iyileştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Eğitimlerle 2000’den fazla mühendise ulaşıldı, güncel rehber ve yayınlar hazırlandı.
Sanayi işletmelerinden enerji hizmet sağlayıcılarına, OSB’lerden enerji verimliliği danışmanlık şirketlerine birçok kurum ve kuruluşa yönelik enerji verimliliği konusunda toplantı ve eğitimler gerçekleştirildi. Enerji yönetim sistemleri, enerji etütleri, kıyaslama, finansal mekanizmalar, ölçüm cihazları, ölçüm teknikleri, projelerin teknik ve finansal analizleri, enerji performans yönetimi gibi konularda gerçekleştirilen eğitimlere 2.104 kişi katıldı.
Pompa, fan, basınçlı hava ve buhar sistemlerinin optimizasyonu ile ilgili çeşitli kitaplar ve Enerji Yönetim Sistemi İçin Pratik Rehber, Ön Etüt Metodolojisi gibi yayınlar hazırlanarak enerji konusunda çalışan profesyonellere, danışmanlara, enerji yöneticilerine, sanayi işletmelerine ve ilgili derneklere dağıtıldı.
Sanayi tesislerinde 485 enerji verimliliği uygulaması gerçekleştirildi ve bu sayede yıllık 111.722 TEP (ton petrol eşdeğeri) enerji tasarrufu sağlanmış oldu. Böylece sanayiden kaynaklanan 645.474 ton karbondioksit azaltımı yapılmış oldu.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Güneş enerjili araçlar Avustralya’da buluşuyor

Dünya lastik devi Bridgestone, 30 yıldır gerçekleştirilen ve mühendislik öğrencileri tarafından geliştirilen güneş enerjili araçların yarıştığı World Solar Challenge’ı isim sponsoru olarak destekliyor. İki yılda bir Avustralya’da düzenlenen yarışlara her yıl farklı ülkelerden takımlar katılıyor. Bridgestone ECOPIA Ologic lastiklerinin kullanıldığı bu yılki yarışlarda, Brisa da İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerinin oluşturduğu ve Türkiye’den katılan tek takım olan İTÜ GAE takımının destekçisi oldu.

Bridgestone World Solar Challenge, 30. yılını kutluyor
Bridgestone World Solar Challenge, dünyanın en ünlü güneş enerjili araç etkinliklerinden biri ve 2017’de 30. yıl dönümünü kutluyor. Yarışlar, Avustralya kıtasında 3.000 kilometreyi kapsayacak ve 8-15 Ekim 2017 tarihlerinde, ‘Challenger’, Gezi ve Macera sınıflarında gerçekleştirilecek.

‘Challenger’ Sınıfı: Hız için tasarlanmış araçlar arasında yapılan yarış; araçlarda dört lastik ve bir sürücü olması gerekiyor.

Gezi Sınıfı: Araçların enerji verimliliği ve pratikliğini test eden yarış; araçların dört lastiği olması ve bir sürücü ile birden fazla yolcu ile sürülebilmesi gerekiyor.

Macera Sınıfı: Önceki müsabakalar için geliştirilmiş araçların yarış-dışı parkuru deneyimlemeleri için oluşturulan sınıf.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Eksik halkayı bulup zinciri tamamlayacağız

“Bilimde dönüşüm, teknolojide atılım, sanayide üretim” mottosuyla ar ge ve inovasyonda dünyanın sayılı ülkeleri arasına girmek üzere çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Türkiye’de, yerli yeniliğin temsilcisi “2. MMG Ar Ge İnovasyon Zirvesi ve Sergisi” başladı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, İstanbul Valisi Vasip Şahin, iş dünyasının önemli isimleri, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin katıldığı zirvede, MMG Genel Başkanı Osman Balta zirveyi düzenleme amaçlarını anlattı ve “İcat ile ticari ürün arasındaki eksik halkayı bulup zinciri tamamlamak istiyoruz” dedi.

Türkiye’nin daha hızlı büyümesi için ar-ge ve inovasyonun tüm yönleriyle ele alınarak konunun uzmanları tarafından tartışılmaya başlandığı, üretim aşamasına gelen ürünlerin sergilendiği 2. MMG Ar ge İnovasyon Zirvesi ve Sergisi, Lütfi Kırdar Sergi Salonu’nda başladı. Yaratıcı fikirlerin ticari başarıya dönüşmesini sağlamak, bilgi birikimini sürekli olarak arttırıp kaynakları etkin bir şekilde kullanmak üzere üniversiteler, kamu kuruluşları ve özel sektörden temsilcilerini bir araya getiren bu özel etkinlik, yoğun bir ziyaretçi katılımıyla başladı.

MMG Başkanı Osman Balta: “İcat ile ticari ürün arasındaki eksik halkayı bulup zinciri tamamlamak istiyoruz”

Zirvenin ilk konuşmasını yapan MMG (Mimarlar Mühendisler Grubu) Genel Başkanı Osman Balta, Türkiye’nin orta gelir düzeyini aşması için yüksek teknolojili üretime yönelmesi gerektiğin, devletin bu çalışmaları teşvik edecek mekanizmalar kurduğunu söyleyerek söze başladı. “Yüksek teknolojili ürünlerin genel sanayi üretimi ve ihracatımız içerisindeki payı istenilen oranda ve hızda artmıyor. 2. MMG AR-GE İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’ni planlarken bu soruna çözüm bulmayı önceliklerimiz arasına koyduk ve icat ile ticari ürün arasındaki eksik halkaları bulmayı, bu zirvede zinciri tamamlamayı hedefledik” dedi.

Osman Balta; “Bilindiği üzere ülkemizin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alması hedefi bulunmaktadır. Belirlenen bu hedeflere ulaşmamız, kamunun ve özel sektörün küresel rekabete tam anlamıyla hazır olması ve bilgi ekonomisini en iyi şekilde değerlendirmesine bağlıdır. Geldiğimiz bu kritik aşamada bilgi ekonomisini merkeze alarak teknolojiyi sadece kullanan değil aynı zamanda üreten bir ülke olarak, yeni kalkınma hamlesiyle birlikte, sanayide yüksek teknolojiye hızla geçme mecburiyetimiz bulunmaktadır. Halihazırda ürettiğimiz ürünlerin sadece %3,5 i ve ihraç ettiğimiz ürünlerin ise % 3,7 si yüksek teknoloji ürünü olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise bu oran % 20 ve daha yukarı oranlardadır. Ülke olarak bizim de mutlaka yüksek teknolojili ürün üretmemiz ve buna bağlı ihracatımızı artırmamız gerekiyor” dedi.

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan; “Kaynağınız olabilir ama araştırma geliştirme altyapısını kurmak zorundayız”

“En önemli hedefimiz bilim insanı yetiştirmektir” diyerek sözlerine başlayan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan; “2023 yılına kadar milli gelirimizin yüzde üçü kadar araştırma ve geliştirmeye kaynak sağlayacağız. Fakat biz bugün kaynak olarak bu miktarı ayırsak bile ar ge alt yapısına sahip değiliz. Alt yapı ve kapasitemizi geliştirmek zorundayız. 15 Temmuz darbe girişimine rağmen son bir yılda hızla büyüdük” dedi. Bakan; Ar ge’de uzmanlaşmaya gidileceğini, araştırma merkezlerinin sayısı ve üniversitelere yapılan desteklerin de arttırılacağını, öğrenci sayısından çok niteliğe önem verilmesinin gerektiğinin altını çizdi. Kalkınma Bakanlığı olarak her türlü destekleri vermeye hazır olduklarını, ülkemizin dünyada ar ge’ye en fazla destek veren ülkeler arasında bulunduğunu belirtti. Lütfi Elvan; Kalkınma Ajansları aracılığıyla, ülkemizde çeşitli illerde girişimcilerin destekleneceğini söyledi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü; “Dünya, ar ge çalışmalarında işbirliği için Türkiye’yi tercih ediyor”

Türkiye’de özel sektör ve kamu tarafından ar ge ve inovasyonun öneminin kavradığını söyleyerek söze başlayan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye’nin bu konularda dünyanın da dikkatle takip ettiği ülkelerden birisi haline geldiğini söyledi. Dünyanın pek çok ülkesinin ar ge çalışmaları için Türkiye’yle iş birliğini tercih etmeye başladığını anlatan Özlü; “Otomotivden insansız hava araçlarına, NATO’nun kullandığı sistemlere kadar; memnuniyetle söyleyebilirim ki; mühendislerimizin ar ge çalışmalarının imzası vardır” dedi. Ar ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmada toplumsal bir seferberlik içinde olunması gerektiğini, Bakanlık olarak bu seferberliğe katılmaya ve öncülük etmeye hazır olduklarını söyledi.

Ülkemizde 38 farklı sektörde, 35 ilde, toplamda 611 Ar-Ge Merkezi olduğunu anlatan Özlü; 20 farklı sektörde, 9 ilimizde 86 tasarım merkezimiz faaliyet gösteriyor. Ar-ge ve tasarım merkezlerimizin sayısını yıl sonuna kadar 1000’e çıkartmayı hedefliyoruz” dedi. Bu merkezlerde şu an yaklaşık 39 bin kişinin tamamlanan veya devam eden 17 bin adet proje üzerinde çalıştığını belirten Bakan; 2016 yılında Ar-Ge faaliyetleri için merkezi yönetim bütçesinden 7,5 milyar lira harcandığını, 2017 yılında ise yine merkezi yönetim bütçesinden ayrılan başlangıç ödeneğinin 8 milyar TL’nin üzerinde olduğunu belirtti.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı himayelerinde yapılan 2. MMG AR-GE İNOVASYON ZİRVESİ ve SERGİSİ, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK, DEİK ve TOKİ’nin katkılarıyla düzenleniyor. Sergi Perşembe akşamına kadar bilim tutkunlarını ağırlamaya devam edecek.

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

 

Şişecam farkındalık yaratmaya devam ediyor

Şişecam Topluluğu’nun “İş Sağlığı ve Güvenliği” bilincini artırmak amacıyla çalışanlarının çocuklarına yönelik olarak düzenlediği geleneksel resim yarışması sonuçlandı. Topluluğun faaliyet gösterdiği 13 ülkedeki çalışanlarının çocukları arasında düzenlenen yarışmada 135 resim değerlendirildi.

Şişecam Çayırova Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen ödül töreninde konuşan Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, Topluluk olarak daha rahat ve güvenli çalışma ortamı yaratmak adına sürekli çalıştıklarını belirterek, “Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına sahip olmamız en önemli önceliğimizdir” dedi.

Şişecam Topluluğu tarafından “İş Sağlığı ve Güvenliği” bilincini artırmak amacıyla bu yıl beşincisi düzenlenen resim yarışması sonuçlandı. Topluluğun faaliyet gösterdiği 13 ülkedeki çalışanlarının çocuklarının toplamda 135 resimle katıldığı yarışmanın bu yılki ana teması “Sosyal Hayatta İş Sağlığı ve Güvenliği” olarak belirlendi. Şişecam Çayırova Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen ödül törenine Topluluğun faaliyet gösterdiği farklı ülkelerden katılan çocuklar ve aileleri eğlenceli etkinliklerle keyifli bir gün geçirdi.

Ödül töreninde konuşan Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet Kırman, düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi camın tüm temel alanları ile soda ve krom bileşiklerini kapsayan iş kollarında küresel bir oyuncu olduklarını belirterek, 13 ülkede üretim yapan ve ürünlerini 150’yi aşkın ülkede müşterilerle buluşturan Topluluğun 22 bine yakın kişiye istihdam sağladığını kaydetti. Şişecam olarak büyük bir aile olduklarına dikkat çeken Kırman, “Çalışanlarımız bize ailelerinin ve çocuklarının emanetidir. Bu bilinçle ‘İş Sağlığı ve Güvenliği’ kültürünün yayılması için yapılan çalışmaları sadece çalışanlarımızla sınırlı tutmuyor, ailelerini de kapsayacak şekilde geniş bir çerçevede planlanıyor ve hayata geçiriyoruz” dedi. Topluluk olarak daha rahat ve güvenli çalışma ortamı yaratmak adına sürekli çalıştıklarını ifade eden Kırman, “Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamına sahip olmamız en önemli önceliğimizdir. Bu hedef doğrultusunda ‘İş Sağlığı ve Güvenliği’ kültürünü bir yaşam tarzı haline getirmek hepimizin birincil görevidir” diye konuştu.

Şişecam Topluluğu Hakkında

Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alan Şişecam Topluluğu düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi camın tüm temel alanları ile soda ve krom bileşiklerini kapsayan iş kollarında küresel bir oyuncudur. “Düzcam”“Cam Ev Eşyası”“Cam Ambalaj” ve “Kimyasallar” olmak üzere dört ana iş grubunda faaliyet gösteren Topluluk, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya, Macaristan, Bosna Hersek, Rusya Federasyonu, Gürcistan, Ukrayna, Mısır ve Hindistan’da üretim yapmaktadır.

Bugün dünyanın cam ev eşyasında üçüncü, cam ambalaj ve düzcamda beşinci büyük üreticisi konumundaki Şişecam Topluluğu, dünyanın en büyük 10 soda üreticisinden biri olmasının yanı sıra krom kimyasallarında dünya lideridir. Şişecam, 81 yılı aşkın deneyimi, 22 bine yakın çalışanı, 13 ülkeye yayılan üretim faaliyetleri ve 150 ülkeyi aşan satışlarıyla uluslararası ölçekte bir Topluluk olarak ana faaliyet alanlarında dünyanın en büyük üç üreticisinden biri olma hedefiyle yoluna devam etmektedir.

www.sisecam.com.tr

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

Aksa Enerji uluslararası iki ödül aldı

Aksa Enerji, “Afrika’ya Açılan Pencere” temalı 2016 Faaliyet Raporu ile Uluslararası ARC Ödülleri’nde iki ödülün birden sahibi oldu. 33 ülkeden 1.987 başvurunun yapıldığı ARC Ödülleri’nde Aksa Enerji, faaliyet raporuyla “Kapak Fotoğrafı/Tasarımı” kategorisinde Gümüş Ödül’e, “Geleneksel Faaliyet Raporu” kategorisinde de Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Türkiye’nin halka açık en büyük serbest elektrik üreticisi Aksa Enerji, faaliyet raporlarıyla kazandığı başarılarına bir yenisini daha ekledi. Aksa Enerji’nin“Afrika’ya Açılan Pencere” temalı 2016 Faaliyet Raporu, dünyanın tek bağımsız ödül şirketi MerComm tarafından düzenlenen Uluslararası Faaliyet Raporu Yarışması ARC Ödülleri’nde iki ödül birden aldı.

“Geleneksel Faaliyet Raporu” kategorisinde Onur Ödülü kazanan Aksa Enerji, “Enerji-Kapak Fotoğrafı/Tasarım” kategorisinde de Gümüş Ödül’ün sahibi oldu. Aksa Enerji, 2015 yılında da “Doğanın Gücünü Enerjiye Dönüştürme Sanatı” temalı faaliyet raporuyla, yine MerComm tarafından düzenlenen Galaxy Awards’da “Avrupa- Geleneksel Olmayan Faaliyet Raporu” kategorisinde Gümüş, “Enerji” kategorisinde ise Bronz olmak üzere iki ödüle layık görülmüştü.

Faaliyet Raporlarının Oscar’ı

Her yıl farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin, kamu kurumlarının, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve derneklerin katıldığı ve faaliyet raporlarının Oscar’ı olarak kabul edilen ARC Ödülleri’ne bu yıl tam 33 ülkeden 1.987 başvuru yapıldı. ARC ödülleri, 30 yıldır en iyi Faaliyet Raporlarını ödüllendirerek bu alanda en yüksek standartları belirliyor.

Aksa Enerji’nin “Afrika’ya Açılan Pencere” temalı faaliyet raporuna http://img-aksayatirimci.mncdn.com/media/6769/aksa… linkinden ulaşılabiliyor.

Aksa Enerji Üretim A.Ş. Hakkında

1997 yılında bir Kazancı Holding iştiraki olarak kurulan Aksa Enerji, Türkiye’nin halka açık en büyük serbest enerji üreticisidir. Globalleşmeyi hedef edinen Aksa Enerji, yerel bir enerji şirketinden KKTC ve Afrika kıtasındaki santralleriyle global bir enerji şirketine dönüşmektedir.

Projelendirmeden satınalma, inşaat ve montaja kadar tüm santral kurulum işlemlerini yetkin teknik ekipleriyle kendi bünyesinde gerçekleştiren Aksa Enerji, doğal gaz, linyit, hidroelektrik, rüzgar ve akaryakıt kaynaklarından enerji üretmekte; santrallerinin işletme ve bakımlarını kendi bünyesinde gerçekleştirmektedir. Bu konudaki know-how’ını acil enerji ihtiyacı içindeki ülkelerde santral kurulumlarıyla yurt dışına taşıyan Aksa Enerji, ülkelerin enerji ihtiyaçlarına uzun süreli garantili satış anlaşmalarıyla hızlı çözümler sunmaktadır.

K.K.T.C.’den sonra yurt dışında büyümeyi hedef edinen Aksa Enerji, globalleşme yolundaki ilk adımını 2015 yılında atmıştır. Verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını yurt dışına taşımak için harekete geçen Aksa Enerji’nin ilk hedefi Afrika olmuş, bu kıtada Gana, Madagaskar ve Mali santralleri ile Afrika’daki varlığını pekiştirmiştir. Aksa Enerji, K.K.T.C., Gana, Madagaskar ve Mali cumhuriyetleri ile yaptığı garantili enerji satışı ve santral kurulumu anlaşmalarının yanı sıra, yurt dışındaki diğer yeni yatırım fırsatlarını da değerlendirmektedir.

2010 yılında Aksa Enerji’nin %21,4 oranında hissesi, AKSEN koduyla Borsa İstanbul’da işlem görmeye başlamıştır. Aksa Enerji’nin hisseleri,BIST 100 ve Sürdürülebilirlik endekslerinde işlem görmektedir.

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

E-Ticaret hacmi büyüyor

TÜİK’in araştırmasına göre, internet üzerinden alışveriş edenlerin oranı yüzde 24,9’a yükseldi.

15 milyona yükselen sanal alışveriş müşterilerinin 8,7 milyonunu erkekler, 6,3 milyonunu da kadınlar oluşturuyor.

Gençler ve çalışan kadınların yoğun ilgisiyle sürekli büyüyen online alışveriş sektörü, son bir yılda 2,5 milyon yeni müşteri daha kazandı.

TÜİK’in Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre, 2016 yılında yüzde 20,9 olan, internet üzerinden mal ve hizmet siparişi veren ya da satın alanların oranı 2017 yılında yüzde 24,9’a yükseldi.

400’ü aşkın sanal mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com’un kurucu ortağı Güçlü Kayral, araştırmanın 16-74 yaş grubundaki 60 milyon kişi üzerinde yapıldığını anımsatarak, “Yüzde 4’lük artış 2,4 milyon kişiyi kapsıyor. 16 yaş altı ve ve 74 yaş üstünü de eklersek, 2016 yılında yaklaşık 12,5 milyon olan e-ticaret müşterisinin 2017’de 2,5 milyon artarak 15 milyona yükseldiğini söyleyebiliriz. Sanal alışveriş müşterilerinin 8,7 milyonunu erkekler, 6,3 milyonunu da kadınlar oluşturuyor” dedi.

Giyim ilk sırada

TÜİK’in, Türk tüketicilerin internette satın aldıkları ürün ve hizmetleri de araştırdığını kaydeden Kayral, “Araştırmaya göre, internetten en çok giyim eşyası satın alınıyor. Türk tüketicilerin yüzde 62,3’ü yılda en az bir kez internetten giyecek alıyor. Yüzde 39,6’sı tatil ve seyahat, yüzde 30’u bilgisayar, elektronik eşya ve cep telefonu, yüzde 25,3’ü ev eşyası, yüzde 21,9’u gıda ve market , yüzde 15,8’i de kitap, dergi almak için yılda en az bir kez internetten alışveriş yapıyor” diye konuştu.

Kayral, ilaç, sigorta, etkinlik bileti, oyun ve yazılımların da internetten satın alınan ürünler arasında yer aldığını bildirdi.

İnternetten alışverişin avantajları

Güçlü Kayral, avantajlarından dolayı her yıl e-ticaret müşteri sayısının önemli sayıda arttığına da dikkati çekerek, şunları söyledi:

“2012’de 6 milyon olan internetten alışveriş yapanların sayısı bugün 15 milyona yükselmiş durumda. Özellikler çalışan kadınlar ve gençlerin alışveriş alışkanlıklarında dijital alışveriş lehine önemli bir değişim yaşanıyor. Günün 24 saati, dünyanın her yerinden alışveriş yapabiliyorlar. Çarşı, pazar gezmek yerine aradığı ürünün en uygun fiyatlısını birkaç saniye içinde karşılaştırma sitelerinde bulabiliyor; tatilini ve katılacağı etkinlikleri, fırsat sitelerini kullanarak çok ucuza getirebiliyor; ayrıca tüm bu alışverişlerini de Avantajix.com gibi alışveriş yaptıkça para veren siteler üzerinden geçerek ekstra kazançlar sağlıyorlar.”

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

KOBİ’ler bulut teknolojisinden fayda sağlıyor

KOBİ’lerin bulut bilişim kullanımındaki isteği ve farkındalığı her geçen gün artarken, yarısından fazlası bulut hizmetlerinde ilk tercihini yerel şirketlerden yana kullanıyor

Türkiye’nin en hızlı büyüyen veri merkezi Radore, KOBİ’lerin BT altyapı ihtiyaçlarını ve gerçekleştirdikleri yatırımları masaya yatırıyor. KOBİ’ler düşük bütçelerle yüksek ilk yatırım maliyeti bulunan donanım yatırımları yerine bulut üzerinden hizmet almaya daha sıcak bakarken, yerel şirketleri tercih ediyorlar.

M2S araştırma şirketinin, Türkiye’deki 400 KOBİ üzerinde yaptığı araştırmaya göre, KOBİ’lerin bulut bilişim hizmetlerine olan yargısı değişiyor. Araştırmaya katılan KOBİ’lerin yüzde 71’i bulut üzerinden herhangi bir çözüm kiralayabileceğini ifade ederken, bu oran 2014 yılında yalnızca 30 seviyelerindeydi.

Araştırma sonuçlarına göre, KOBİ’lerin yüzde 67’sinin 2017 yılı için ayırdıkları bütçe 50 bin TL’nin altında kalıyor. Bununla birlikte yüzde 67,4’ü önümüzdeki 1 yıl içerisinde veri depolama, sanallaştırma, bulut, felaket yönetimi ve yedekleme çözümlerine yatırım yapmayı planlıyor.

Türkiye’deki KOBİ’lerin düşük bütçelerle optimum BT hizmetini alabilmenin yolunun bulut çözümlerinden geçtiğini belirten Radore Veri Merkezi Genel Müdürü Sadi Abalı, “Son 3 yıldaki gelişime bakıldığında KOBİ’lerin bulut bilişim kullanımı konusunda bilinçlendiği ortaya çıkıyor. Yüksek ilk yatırım maliyetiyle donanım yatırımı yapmak yerine her zaman güncel ve en ileri teknolojiye bulut bilişim ile ulaşmak mümkün hale geldi” dedi.

KOBİ’ler hizmeti yerel şirketlerden almak istiyor

M2S’in araştırma sonuçlarına göre, KOBİ’lerin yüzde 57’si BT hizmetlerini yerel şirketlerden almayı tercih ediyor. Bu talebi tetikleyen etkenlerin başında Türkçe konuşabilen bir muhatap bulma, kısa sürede ulaşabilme ve her an destek alabilme gibi ihtiyaçlar yatıyor.

Bulut hizmeti almayı planlayan KOBİ’lerin en fazla talep ettikleri başlıklar ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Veri yedekleme (yüzde 40,1)
  • Sunucu barındırma ve sanallaştırma (yüzde 23,2)
  • Felaket Kurtarma (yüzde 22,2)

İstanbul’un merkezindeki veri merkezi Radore, Fiber ve metro ethernet ağ altyapısına doğrudan erişime sahip olmasıyla birlikte yedekli ve yüksek kapasiteli internet erişimi sağlayan network altyapısı sayesinde yüzde 99,99 uptime garantisi sunuyor. Radore Yedekleme Servisleri, veriyi yüzde 90’a kadar sıkıştırarak yüksek verim ile düşük maliyet avantajı getirirken, saniyede 20 Gbit hıza ulaşan yedekleme ağı ile yedekleme süresini kısaltıp, güvenli yedekleme hizmeti sunuyor.

7/24 çalışan operasyon merkezi departmanında deneyimli teknik ekibiyle hizmet veren Radore, KOBİ’lerin ihtiyaçlarını ve muhtemel çözümlerini belirleyerek, doğru BT altyapısının kurgulanması için yardımcı oluyor. Detaylı bilgi için radore.com ‘u ziyaret edebilirsiniz.

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

Doğalgaz devleri Türkiye’de buluşacak

Doğalgazın geleceğine yön veren 20 farklı ülkeden 5 binin üzerinde katılımcı Türkiye’de sektörün geleceğini konuşacak. İGDAŞ’ın dev organizasyonu INGAS 2017 için geri sayım başladı.

TÜRKİYE’NİN en büyük kongre ve fuar organizasyonlarından biri olarak gösterilen ve dünya doğalgaz devlerini İstanbul’da buluşturacak olan 7. Uluslararası Doğalgaz Kongre ve Fuarı (INGAS 2017) 2-3 Kasım tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Doğalgaz sektöründe faaliyet gösteren dünyadaki en büyük firmaların katılacağı etkinlikte sektördeki son gelişmeler değerlendirilecek, yeni iş pazarları masaya yatırılacak.

HEDEF DOĞALGAZIN TİCARET MERKEZİ OLMAK

Dünyanın en önemli enerji kaynaklarından biri niteliğindeki çevre dostu doğalgazla ilgili Türkiye’nin tek kongre ve fuarı olan İGDAŞ’ın dev organizasyonu ‘INGAS 2017’, dünyanın önde gelen 20 ülkesini İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. Bulunduğu konum itibariyle de dünyada doğalgazın ticaret merkezi olmayı hedef edinen Türkiye için oldukça önemli bir organizasyon olan INGAS 2017, ayrıca çok değerli konukları da ağırlayacak. Sektörün tüm dinamiklerinin konuşulacağı kongrenin yanı sıra bu yıl ilk kez fuarla birlikte düzenlenecek etkinliğin ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanması amaçlanıyor.

İTHALAT VE İHRACATA HIZ KAZANDIRACAK

INGAS 2017’de ABD, Almanya, Azerbaycan, Avusturya, Bahreyn, Belarus, Bosna Hersek, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Cezayir, Cape Town, Cibuti, Çin, Fas, Fransa, Etiyopya, Gana, Gürcistan, Güney Sudan, Hollanda, Hindistan, Irak, İngiltere, İran, İsveç, İtalya, Kanada, Kazakistan, Kırgızistan, Katar, Kenya, Kuveyt, Makedonya, Nijerya, Umman, Özbekistan, Rusya, Romanya, Suudi Arabistan, Ürdün, Ukrayna ve Yunanistan gibi ülkelerin yanı sıra 250’yi aşkın firma temsilcisi de bir araya gelecek. İki gün boyunca sürecek fuar, önemli ticari anlaşmalara ev sahipliği yaparak ithalat ve ihracata hız kazandıracak.

YERLİ VE YABANCI FİRMALAR İŞ BİRLİĞİ YAPACAK

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de aralarında bulunduğu 40’ı aşkın bakanlık, kuruluş, üniversite ve STK dev fuara destek verenler arasında yer alıyor. Sektör paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirecek uluslararası platformda, doğalgaz jeopolitiği ve arz güvenliği, doğalgaz sektöründe risk ve fırsat yönetimi, doğalgaz piyasasında hukuki düzenlemeler, iklim ve çevre, doğalgaz sektöründe finans ve finans kaynaklarına erişim, doğalgaz işletmeciliği, yeni yaklaşım ve teknolojiler, inovasyon ve Ar-Ge gibi çok çeşitli konular tartışılacak. Ayrıca fuara katılacak firmalar, doğalgaz devi ülkelerin sektördeki yenilikleriyle de tanışma fırsatı yakalayacak.

KONGREYE KONUŞMACILAR DAMGA VURACAK

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın da katılımının beklendiği INGAS 2017’nin kongre ayağına ise dünyanın dört bir yanından gelecek olan konuşmacılar damga vuracak. Sektörle ilgili konuşma yapacak isimler ise şöyle: Bosna Hersek Dış Ticaret ve Ekonomik İlişkiler Bakanı Mirko Saroviç, Ürdün Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Genel Sekreteri Amani Al Azzam, Arap Ülkeleri Ticaret Odası Başkanı Nael Raja Al Kabarati, Uluslararası Gaz Birliği Başkanı David Carrol, Ürdün Ulusal Elektrik Şirketi Genel Sekreteri Ahmad Al-Zubi, SVB Uluslararası Enerji Başkanı Sara Vakhshouri, Avrupa Gaz Araştırmaları Merkezi Başkanı Isabella Moretti, Hindistan Akıllı Şebekeler Forumu ve Global Akıllı Şebekeler Federasyonu Başkanı Reji Kumar Pillai, Indrapastha Gas Limited (IGL) Ölçüm İşleri Başkanı Sushil Kumar, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İGDAŞ Genel Müdürü Mehmet Çevik, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve GAZBİR Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Arslan.

LOFT PR / TÜRKİYE’DE ENERJİ

Doğaltaş sektörü ihracatta rekora koşuyor

Türkiye’de ihracatın ihracatının lokomotif sektörlerin başında gelen, 2017 yılında “İnadına üretim, inadına ihracat” sloganıyla hareket eden Türk doğaltaş sektörü ihracatta 2 milyar dolara koşuyor.

Türk doğaltaş sektörü 2017 yılının Ocak – Temmuz döneminde 165 ülkeye, 1 milyar 161 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye, 2016 yılının Ocak – Temmuz döneminde 999 milyon dolarlık doğaltaş ihraç etmişti. Türkiye’nin doğaltaş ihracatı 2016 yılının ilk 7 aylık dönemine göre yüzde 16 artış gösterdi.

En büyük ihracat pazarı Çin’deki ekonomik durgunluk nedeniyle son üç yıldır ihracatı gerileyen Türk doğaltaş sektörü, Çin ve Hindistan pazarlarındaki hareketlilikle birlikte ihracatta tekrar artışa geçti.

Doğaltaş sektörü, 2017 yılının Ocak-Temmuz döneminde Çin’e yüzde 39’luk artışla 525 milyon dolarlık doğaltaş ihraç ederken, Hindistan’a yaptığı ihracatı ise yüzde 109’luk artışla 22 milyon dolardan 46 milyon dolara çıkardı.

Türk doğaltaş sektörü geleneksel ihraç pazarlarından Amerika Birleşik Devletleri’ne yüzde 3’lük ihracat artışıyla 175 milyon dolarlık doğaltaş gönderirken, Suudi Arabistan’a 65 milyon dolarlık ihracata imza attı.

İnadına üretim, inadına ihracat sloganı gerçeğe dönüştü

Türk doğaltaş sektörünün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, Türk ekonomisinin ve ihracatının yara almaması için dünyanın dört bir tarafında atağa geçtiğini ve “İnadına üretim, inadına ihracat” sloganıyla hareket ettiğini dile getiren Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mevlüt Kaya, bu çabalarının sonucunu ihracat rakamlarını arttırarak gördüklerini kaydetti.

Türk doğaltaş sektörünün 2013 yılında yakaladığı 2 milyar 222 milyon dolarlık ihracat rakamının zirve olduğuna işaret eden Kaya, “2013 sonrasında Çin’de yaşanan ekonomik durgunluk nedeniyle ihracat rakamlarımız her yıl geriledi ve 2016 yılında 1 milyar 805 milyon dolara indik. 2017 yılında Çin ve Hindistan pazarlarında yakaladığımız ivme ile Ocak – Temmuz döneminde yüzde 16’lık ihracat artışına ulaştık. 2017 yılının kalan diliminde ihracatımızı daha da arttırarak 2017 yılında 2 milyar doları aşmayı hedefliyoruz. 2018 yılında ise 2.5 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmak en büyük amacımız” şeklinde konuştu.

Ege Maden İhracatçıları Birliği tarafından “İşlenmiş Doğaltaş Sektöründe Tasarım Odaklı İhracatın Geliştirilmesi” adlı URGE projesini yürüttüklerini hatırlatan EMİB Başkanı Kaya, Türk doğaltaş sektörünün daha katma değerli ürün ihraç etmesi için hareket ettiklerini bu amaçla 18-21 Eylül 2017 tarihleri arasında Türk doğaltaşının tanıtılması, firmaların mevcut pazar payının artırılması ve katma değerli ürün üretiminin teşvik edilmesi amacıyla İngiltere’ye “Sektörel Ticaret Heyeti Organizasyonu” gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.

Yenilenebilir enerjinin merkezi Türkiye

Dünyada en büyük sorun enerjiyi depolamak ve doğal enerjiler için depolama çözümleri bulmak. Diğer yandan uzun şarj süreleri ve kısa sürede tüketim özellikle elektrikli araç teknolojisinin hızlı gelişmesinin önünde en büyük engel. Tüm dünya pil ve şarj teknolojileri üzerine yoğunlaşırken, yakın gelecekte saniyeler içinde şarj olmaları ve daha uzun süre dayanabilmeleri mümkün görünüyor. Ülkemiz de bu gelişmelere katkı sunan ülkeler arasında.

Türkiye’nin lider ülke olmak için yoğunlaştığı yenilenebilir enerji, yeşil dostu bir teknoloji. Yenilenebilir enerji ile iklim değişikliğinin önüne geçilerek, dünyayı daha yaşanabilir halde tutma amaçlanıyor.

Türkiye’nin yerli yeniliğini temsil eden MMG Ar Ge İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’nde “Enerjinin Depolanması ve Yeni Nesil Batarya Teknolojileri” sektörünün liderleri konuşacak.

Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu ve yatırımların artmaya başladığı “Enerjinin Depolanması Ve Yeni Nesil Batarya Teknolojileri” hakkında, aynı konu başlığında düzenlenecek panel, Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şen’in oturum başkanlığında Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Dr. Oğuz Can, EPDK Elektrik Dairesi’nden Afşin Burak Bostancı, GE İnovasyon Lideri Ussal Şahbaz, GER Partners Strateji ve Araştırma Direktörü Emin Emrah Danış’ın katılımıyla yapılacak.

Bütün dünyanın enerji altyapısını değiştirmeyi hedefleyen yeni nesil bataryalar, rüzgar ve güneş santrallerinde enerji depolama sistemleri ve Türkiye’nin yenilenebilir enerji ihaleleriyle yapmak istedikleri üzerinde durulacak.

YENİLENEBİLİR ENERJİNİN MERKEZİ TÜRKİYE

Özellikle son günlerde yenilebilir enerjinin depolanması ve ihtiyaç halinde kullanılması konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’yi yenilebilir enerjinin merkezi yapmak için çeşitli çalışmalar yürütüyor. Hedef, milyarlarca dolarlık ekonomi oluşturularak geleceğin en büyük güçlerinden biri olacak yenilebilir enerjinin merkezinde yer almak. Yenilenebilir enerjinin depolanabilmesi çevre doğru yeşil teknolojilerinin kullanımının önünü açacak. Yeşil teknolojilerin kullanımının arttırılmasıyla ile iklim değişikliğinin durdurularak, özellikle son yıllardaki iklim değişikliğine bağlı doğal afetlerin azalması öngörülüyor.

DÜNYA OTOMOBİLLERİN DAHA ÇOK GİDEBİLMESİ ÜZERİNDE ÇALIŞIYOR

Dünyada birçok otomotiv üreticisi, elektrikli ve hibrit araçlar konusunda yoğun bir şekilde Ar-Ge çalışmaları yaparken Türkiye’de de elektrikli ve hibrit araçlar üzerinde benzer çalışmalar yürütülüyor. Bu çalışmaların odağında ise elektrikli araçlar için “enerji verimliliği yüksek, maliyeti düşük” batarya ve enerji yönetim sistemlerinin geliştirilmesi geliyor. Batarya Yönetim Sistemleri (BYS), hem bataryanın verimli ve güvenli kullanımını sağlaması hem de araçların güvenliğini riske atmayacak şekilde tasarlanmasını gerektiriyor. Son yıllarda ulusal destekler başta olmak üzere ülkemizde de bu konuda girişimler olmaya başladı. Zirve bu girişimlerin nasıl ticarileşip, ülkemizde katma değerli sektör haline gelmesi ile ilgili alt yapılar ve yol haritası tartışılacak. Ayrıca uluslararası pazarlarda bu ürünlerin kabul görebilmesi için uluslararası arenada ülke olarak sertifikasyonda öz yeterliliği nasıl kazanacağız o da konuşulacak.

2. MMG AR-GE İNOVASYON ZİRVESİ ve SERGİSİ hakkında

2. MMG AR-GE İNOVASYON ZİRVESİ ve SERGİSİ, 6-7 Eylül 2017 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde düzenleniyor. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı himayelerinde; Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK, DEİK ve TOKİ’nin katkılarıyla yapılan 2. MMG AR-GE İNOVASYON ZİRVESİ’nde alanlarında yetkili ve yetkin isimleri yerli yenilik için Ar-Ge ve inovasyonu konuşacak. 2. MMG AR-GE İNOVASYON SERGİSİ’nde ise, Türkiye’nin yerli yeniliklerini temsil eden milli ve yerli ürünler, projeler sergilenecek. Katılım için, etkinliğin resmi sitesi ArGeZirvesi.com sitesinden ücretsiz kayıt yaptırmak mümkün.

YENİ İLETİŞİM / TÜRKİYE’DE ENERJİ

İhracatçılardan bayram hediyesi

Egeli ihracatçıların Ağustos ayın ihracat başarısı bayram hediyesi oldu. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Ağustos ayında 1 milyar 49 milyon 800 bin dolar ihracat gerçekleştirdi. EİB’nin Ağustos ayında yaptığı bu ihracat 2017 yılında aylık bazda ihracat rekoru olarak kayıtlara geçti.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2016 yılı Ağustos ayı ihracatı 986 milyon 679 bin dolardı. EİB Ağustos ayında ihracatını geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6 arttırdı. EİB, Ağustos ayında 2017 yılının geri kalan 8 aylık döneminde aylık bazda en yüksek ihracat rakamına ulaştı. Egeli ihracatçılar daha önce en fazla 2017 yılı Mart ayında 1 milyar 21 milyon dolarlık ihracata imza atmıştı.

Ege İhracatçı Birlikleri 2016 yılı Ocak – Ağustos döneminde 7 milyar 212 milyon dolarlık ihracat kayda almışken, 2017 yılının ilk sekiz aylık dönemindeki ihracat tutarı yüzde 4’lük artışla 7 milyar 520 milyon dolara yükseldi. Ege İhracatçıların son bir yıllık ihracatı ise yüzde 4’lük artışla 11 milyar 208 milyon dolara çıktı.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin sanayi ürünleri ihracatı 2016 yılı Ağustos ayına göre yüzde 8’lik artışla 547 milyon dolardan, 592 milyon dolara yükselirken, Tarım ürünleri ihracatı yüzde 2’lik gelişimle 373 milyon dolardan 382 milyon dolara çıktı. Madencilik sektörünün ihracatı ise; yüzde 14’lük sıçramayla 65 milyon dolardan 75 milyon dolara geldi.

Ağustos ayında; Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliğinden 9 tanesi, 2016 yılı Ağustos ayına göre ihracatını arttırırken, 3 tanesi geçen yılkı ihracat rakamlarını yakalayamadı.

Zeytinyağı ihracatı üst üste 11. kez artış rekoru kırdı

Son bir yıldır ihracatta her ay rekorlar kıran Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Ağustos ayında yüzde 86’lık ihracat artışı ile 2016 yılı Ağustos ayında 10 milyon 853 bin dolar olan ihracatını 2017 yılı Ağustos ayında 20 milyon 155 bin dolara çıkardı ve rekortmenliğini üst üste 11 aya taşımış oldu.

Hazırgiyim ve konfeksiyon zirveye abone

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 2016 yılı Ağustos ayında yaptığı 115 milyon 953 bin dolarlık ihracatı 2017 yılı Ağustos ayında yüzde 16 arttırarak 134 milyon 467 bin dolara yükseltti.

Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörü ikinciliğe yükseldi

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise; geçtiğimiz yıl Ağustos ayında 68 milyon 753 bin dolar olan ihracat rakamını yüzde 26’lık artışla 86 milyon 745 bin dolara çıkardı ve zirve ortağı oldu.

Ağustos ayında Türkiye’ye 82 milyon 941 bin dolar döviz kazandıran Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği üçüncü sırada yer alırken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 81 milyon 662 bin dolarlık döviz tutarı ile dördüncü oldu.

Madencilik sektöründen 75 milyon dolarlık ihracat

2017 yılında başarılı bir grafik ortaya koyan Ege Maden İhracatçıları Birliği Ağustos ayında ihracatını yüzde 14 arttırdı ve 75 milyon 146 bin dolarlık döviz girdisine imza attı.

Rusya’dan gelen olumlu haberlerle geleceğe daha umutlu bakan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Ağustos ayında ihracatını geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5 arttırarak 65 milyon 135 bin dolarlık ihracat rakamına ulaştı.

İhracatta yüzde 6’lık düşüş yaşayan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 50 milyon 226 bin dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Ege Bölgesi’nin geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde yeni sezona hazırlanan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında 49 milyon 953 bin dolarlık ihracat yaptı.

Hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı kötü gidişe dur dedi

2017 yılına kötü bir giriş yapan ve ilk 7 ay ihracatı sürekli düşen Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında kötü gidişe dur dedi. Birliğin ihracatı yüzde 6’lık artışla 26 milyon 418 bin dolara çıktı.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Ağustos ayında ihracatını bir önceki Ağustos ayına göre yüzde 6’lık artışla 19 milyon 307 bin dolara yükseltirken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise; Ağustos ayında ülkemize 15 milyon 353 bin dolarlık döviz kazandırdı.

Ünlütürk; “Ağustos ayı ihracat rakamımız bayram hediyesi oldu”

Ağustos ayında 2017 yılının en yüksek ihracat rakamını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, Ağustos ayında Türkiye – Katar ve Türkiye – Rusya İş Forumlarına evsahipliği yaptıklarını, bu emeklerin sonrasında gelen ihracat rekorunun bu çabaları taçlandırdığını kaydetti.

Son dönemde döviz kurlarındaki erimeye de dikkati çeken Ünlütürk, son bir yıldır döviz kurlarının Türk ihracatçısının rekabetçiliğine olumlu yansımaları olduğunu, ancak son dönemdeki gelişmelerin bu süreci sekteye uğratma riski barındırdığını dile getirdi. Ünlütürk, “Son bir yıldır döviz kurlarının olumlu etkisiyle Türkiye’nin ihracatı 2017 yılının Ocak – Ağustos döneminde yüzde 12 artış rakamına ulaştı. 2017 yılını Orta Vadeli Programda yer alan 153 milyar dolar hedefinin üzerinde 155 milyar dolar seviyesinde tamamlayabileceğimiz bir performans gösteriyoruz. İhracatımız 2017 yılının ilk çeyreğinde büyüme rakamlarına olumlu etki etti. Bu etkinin 2017 yılının ikinci çeyreğinde de sürmesini bekliyoruz. Türkiye tekrar düşük kur yüksek faiz sarmalına girerse ihracat hedeflerimiz tutturulamaz hale gelir” uyarısında bulundu.

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

İhracatçılarımız Almanya’ya moda’yı taşıdı

Avrupa’nın en büyük üç tedarikçisinden biri olan Türk hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, Almanya’nın Münih şehrinde 5-7 Eylül 2017 tarihlerinde düzenlenecek olan Munich Apparel Source Fuarı’na katılarak koleksiyonlarını tanıtıp en büyük ihraç pazarındaki konumunu güçlendirmek istiyor.

Munich Apparel Source Fuarı’nın Türkiye Milli Katılım Organizasyonu’nu Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği üstlenirken, fuarda Türkiye’den 14 firma koleksiyonlarını Alman hazırgiyim ithalatçılarının beğenisine sunacak.

Almanya’ya ihracatımızın yüzde 23’ünü Hazırgiyim sektörü yapıyor

Almanya, Türkiye’nin ihracatında en büyük ihraç pazarı olduğu gibi Türk hazırgiyim sektörünün de en büyük ihraç pazarı. Yıllık 17 milyar dolar ihracat yapan Türk Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörü, Türkiye’nin Almanya’ya yaptığı yıllık 14 milyar dolar ihracatın yüzde 23’üne denk gelen 3.2 milyar dolarlık tutarı tek başına gerçekleştirdi.

Almanya’nın hazırgiyim ithalatında Çin ve Bangladeş’ten sonra üçüncü sırada yer aldığımızı ifade eden Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İharcatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler, Türkiye’nin Almanya pazarında yüzde 10 pazar payına sahip olduğunu, Almanya’da lider konuma gelebilecek potansiyele sahip olduklarını Munich Apparel Source Fuarı’na katılarak Almanya pazarında yeni fırsatlar elde etmeyi umduklarını kaydetti.

Türkiye ile Almanya arasında son dönemdeki siyasi gerilimin uzun soluklu olmayacağına inandıklarını dile getiren Kızılgüneşler, “Almanya ile Türkiye tarih boyunca yoğun siyasi ve ekonomik işbirliği içinde olan iki ülke. Almanya uzun yıllardır Türkiye’nin en büyük dış ticaret partneri. Almanya’da 3 milyonu aşkın Türk yaşıyor. İki ülke ilişkilerinin kısa süre içinde normale döneceğine inanıyoruz ve Almanya pazarında konumumuzu güçlendirmek hatta birinci tedarikçi olmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Munich Apparel Source Fuarı, Tekstil pazarının en tanınmış fuarlarından olan ve dünya çapında tekstil alıcıları ve tedarikçilerini ağırlayan Munich Fabric Start Fuarı ile eş zamanlı olarak ilk kez düzenlenecek. Munich Apparel Source Fuarı, Almanya’nın tek uluslararası hazır giyim üretici fuarı olma özelliğini taşıyor. Fuarda 6 Eylül Çarşamba günü Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Tanıtım Komitesi Başkanı Sayın Elvan Ünlütürk tarafından Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektörleri üzerine bir sunum gerçekleştirilecek.

Munich Apparel Source Fuarı’na Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin Milli Katılım Organizasyonu ile katılan firmalar; AKÇAKAYA GROUP TEKSTİL A.Ş., BELGÜ TEKSTİL ÜRETİM TİC. SAN. LTD.ŞTİ., CU TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş., DEMOTEKS TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., EGEDENİZ TEKSTİL SAN.VE TİC.AŞ, FIRATTEKS TEKSTIL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., İ.Y.A.TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, MERGÜ TEKSTİL KONF.SAN.VE TİC. LTD.ŞTİ., MOSİ TEKSTİL SAN.TİC. LTD.ŞTİ., NURTEKS KONEKSİYON İŞLETMELERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ., SEYFELI DIŞ TİCARET LTD ŞTİ., TULİNE TEKSTİL SAN.TİC.A.Ş., VERSİON TEKSTİL TURİZM SAN.VE DIŞ TİCARET A.Ş., YALAZ TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş.”

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

Bayram tatili dönüşünde dikkat

Bayram tatili dönüşünde trafik kazalarının çok yoğun yaşandığına dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Banu Coşar, kazaların nedenleri arasında; sürücülerin görüş azlığını gösterdi. Gözlerimiz için en zor aktivitelerden birinin sürüş olduğunun altını çizen Prof. Dr. Coşar, tehlikeli durumlar karşısında hızlı tepki verebilmemiz için sürüş gözlüklerinin tercih edilmesi gerektiğini bildirdi

Trafik kazalarının özellikle çarpmalı kazaların yüzde 70’i gece meydana geliyor ve bunun da temel nedeni gece görüş azlığıdır. Araç kullanırken tepki süremizin yüzde 90’ının görüşe bağlı olduğunu söyleyen Acıbadem Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Banu Coşar, bu nedenle araba kullanırken, olası riskli durumlar karşısında hızlı tepki verebilmemiz için iyi bir görüşümüz olması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Coşar güvenli bir sürüş ve rotadan çıkmamak için sürüş camı takılı gözlükleri tavsiye etti.

Neden sürüş gözlüğü takmalıyız?

Prof. Dr. Coşar, sürücülerin görüşünü etkileyen faktörler arasında; karanlık, sis ve aksesuar lambaları, reklam panolarının ışıkları, aracın iç göstergeleri ve uzun far ışıklarının bulunduğunu belirtti. Prof. Dr. Coşar, gözlerde kamaşmaya neden olan bu faktörlerin sürücülerin riskini artırdığını ifade ederek sürüş gözlüğünün sadece gözü bozuk olan değil tüm sürücüler için faydalı olacağını açıkladı.

Prof. Dr. Banu Coşar, sürüş camlarının sağladığı avantajları şöyle sıraladı:

1- Geceleri az ışık olduğunda, göz alan güneş ışığında, siste, karda, ıslak veya yansıyan yollarda sürüş zorlayıcıdır. Ayrıca günümüzde kullanılan modern LED farlar, artan parlaklıkları ile gözlerimizi daha fazla yoruyor. Derinlik algımız, renk algımız ve yanlardan görüş becerimiz azalıyor. Araçta bulunan donanımın yaydığı mavi ışık da görsel algılamamızı azaltıyor. Sürüş camları tüm bu parametreleri yönetmemize yardımcı oluyor.

2- Sürüş camları özel olarak geliştirilmiş parlama filtresi ile daha net bir görüş sağlıyor. Böylece hem yola hem aynalara hem de aracın kadranına baktığımızda bu net görüşü korumak mümkün oluyor.

3- Kontrast artırıcı filtreli bu camlar, görme alanımızın yanlarındaki görüntü dağılmalarını önlüyor.

4- Progresif (uzak-yakın bir arada) cam kullanıcılarının yakın değerlerinin, kadrana olan mesafeye göre belirlenmesi çok önemlidir. Bu açıdan sürüş camları, kullanıcıya kadran ve aynalar arasında yumuşak ve hızlı geçiş imkanı tanıyor.

5- Sürücüler için özel olarak geliştirilen camlar yola konsantrasyonu artırarak sürücülerin daha az efor sarf ederek rotalarında güvenle ilerlemesini sağlıyor.

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

Evinizi otomobilinizden yönetebilirsiniz

Bir navigasyon yazılımı kadar kullanımı kolay bu sistemler hayata geçtiğinde, evinizi otomobilinizden yönetmek “bilim-kurgu” filmi senaryosu olmaktan çıkacak.

Hızla gelişen teknoloji hayatımızın her alanına girmekle birlikte; binaları tasarım sürecinden malzeme ve yapım sistemlerine kadar pek çok farklı boyutta etkiliyor. Akıllı binalar olarak adlandırılan bu yapılar, kullanılan farklı sistemlerin birbiriyle bağlantılı olarak yönetilmesine imkan sağlıyor.

Yoğun iş ve hayat stresiyle yaşamaya alıştığımız bu günlerde, evden çıktıktan çok sonra aklımıza gelen, ‘ocağı kapattım mı’ ya da ‘ütüyü fişten çektim mi’ gibi sorular, akıllı ev teknolojileriyle sorun olmaktan çıktı. Akıllı evlerle birlikte; yangın, hırsızlık, gaz kaçağı vb. güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra sıcaklık ayarı, perde–panjur, televizyon, müzik seti, kahve makinası gibi eşyaların kontrolü sağlamak mümkün.

Dünyanın lider telekom kuruluşlarından Deutche Telekom’un şirketi T-Systems’ın hazırladığı ve geleceğin teknoloji trendlerini belirleyen “Best Practice” yayınına göre artık bu akıllı evleri otomobilimizden de yönetmek mümkün. Akıllı otomobiller; kullanıcılara tüm bu kontrolleri internet üzerinden yapabilme ve diğer akıllı araçlarla yoldayken iletişim kurabilme imkanı tanıyor. Üstelik bu özellikleri kullanabilmek için araçların sadece internete bağlı olması yeterli…

JETGİLLER ARTIK SADECE BİR ÇİZGİ FİLM DEĞİL

Bir zamanlar gülümseyerek izlediğimiz bilim kurgu filmleri ve Jetgiller gibi çizgi filmlerin artık günümüz teknolojileriyle gerçeğe dönüştüğünü aktaran T-Systems Türkiye Genel Müdürü Sinan Kılıçoğlu, T-Systems’ın özellikle geleceğin akıllı ev ve otomobil teknolojileri üzerinde, global dev firmalarla önemli işbirlikleri ve çalışmalar yürüttüğünü vurguluyor. Kılıçoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bunların başında yine Alman devi Volkswagen ile yaptığımız çalışmalar var. Bu iki şirketin işbirliği ile akıllı ev ve otonom otomobiller arasında güvenlik ya da erişim sorunu da kalmayacak. QIVICON adlı akıllı ev platformumuz ile Volkswagen’in CarNet hizmeti birbirine MirroLink teknolojisi ile bağlanarak müşterilerimizin son derece güvenle bu teknolojileri kullanmalarının önünü açacak. Bir navigasyon yazılım kadar kullanımı kolay olan bu sistem, herhangi bir cep telefonuna ihtiyaç duymuyor ve otomobilin ön panelinde yer alan ekrandan kontrol edilebiliyor. Bu işbirliğinin bir çığır olacağını diğer üreticilerin de benzer teknolojileri hızla hayata geçireceğini düşünüyorum.”

Acil Durumlar İçin En İdeal Çözüm

Bu ürünü farklı kılan özelliğin “entegrasyon” olduğuna dikkat çeken Sinan Kılıçoğlu, “Akıllı evdeki sensörler duman veya su hasarını algılarlarsa, proaktif olarak hareket halindeki araca gönderiliyor. Kullanıcılar da mevcut teknolojileri kullanıp, hızlı bir şekilde evlerine ya da gerekli makamlara ulaşabiliyor. Acil durumlar dışında da sürüşü konforlu ve daha güvenli hale getirmek için de kullanılabilen bu ürün, sürücülerin trafik kurallarına da tam olarak uymalarına da öncülük ediyor” diyor.

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ