13.5 C
İstanbul
Çarşamba, Nisan 8, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 147

Tillo, doğal gazla buluştu

Siirt’in Tillo ilçesinde her sene büyük ilgiyle izlenen Işık Hadisesi’nin yaşandığı günün bu sene ilçe için başka bir önemi daha var. İlçe, Aksa Siirt Batman Doğalgaz tarafından gerçekleştirilen ilk gaz verme töreni ile doğal gaza kavuştu.

‘Türkiye doğal gaz dağıtım sektörünün en geniş coğrafi alana hizmet veren şirketi’ olan
Aksa Doğalgaz, bölge için büyük önem taşıyan Işık Hadisesi’nin* yaşandığı günün hemen öncesinde gerçekleştirilen törenle Siirt’in Tillo ilçesine ilk doğal gaz akışını sağladı.

31 ilin sınırları içinde yer alan 27 il merkezi ve 135 ilçeye doğal gaz dağıtımı gerçekleştiren
Aksa Doğalgaz, 2017 yılında Siirt’te 4 bin metre çelik hat, 18 bin metre polietilen yatırım yaparak, Tillo ilçesi Fakirullah ve Saydanlar mahallelerini doğal gaza kavuşturacak.

Tillo Bu Kış Doğal Gazla Isınacak
Siirt Valisi Ali Fuat Atik, Tillo Kaymakamı Yunus Koç, Tillo Belediye Başkanı İdham Aydın,İstanbul Ticaret Odası üyeleri ve ilçe dışında bulunan Tillolu vatandaşların katıldığı ilk gaz verme töreninde konuşan Aksa Siirt Batman Doğalgaz Dağıtım A.Ş. Şirket Müdürü Mustafa Yardımcı, “Aksa Siirt Batman Doğalgaz olarak, Tillolu vatandaşlarımızı doğal gazla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz. Siirt genelinde 23 bin aboneye hizmet veriyoruz. Tillo’da da abone olmak isteyen vatandaşlarımızı ekonomik ve temiz yakıt doğal gaz konforuyla tanıştırmayı amaçlıyoruz. Siirt’te altyapı çalışmalarımız hızla devam ediyor; ilçemizde bulunan Fakirullah, Mücahit ve Saydanlar mahallelerini doğal gazla buluşturacağız” şeklinde konuştu.

*Işık Hadisesi
Siirt’in Tillo ilçesinde İbrahim Hakkı Hazretleri’nin 253 yıl önce yaptırdığı ışık düzeneğinin, her sene gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde, güneşin ilk ışınlarıyla hocası İsmail Fakirullah Hazretleri’nin başucunu aydınlatması Işık Hadisesi olarak anılıyor. Bu özel düzenek sayesinde, yılın sadece iki günü tepeden doğan güneşin ilk ışıkları türbenin kulesine, oradan da kırılarak türbenin penceresinden girerek İsmail Fakirullah Hazretleri’nin sandukasının başucunu yaklaşık 5 dakika aydınlatıyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Dünya devi Sylvania’dan Türkiye’ye yatırım

Aydınlatma sektöründe köklü geçmişi ile dünya liderlerinden Feilo Sylvania, Türkiye pazarında aktif bir oyuncu olmak üzere çalışmalara başladığını duyurdu. Dünya çapında yenilikçi aydınlatma ürünleri ve çözümleri sunan Feilo Sylvania, Türkiye’deki ilk yılında minimum %7 pazar payı hedefliyor. Şirket, Türkiye yatırımı lansmanını 21-24 Eylül tarihlerinde düzenlenen IstanbulLight 2017 Fuarı’nda gerçekleştirecek.

Aydınlatma çözümleri alanında dünyanın köklü şirketi Feilo Sylvania, Türkiye pazarına yatırım yapma kararı aldı. Küresel ölçekli deneyimi ve kapsamlı ürün gamı ile Türkiye pazarının öncü oyuncuları arasında yer almayı hedefleyen şirket, yatırım planlarını 21-24 Eylül 2017 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan IstanbulLight 2017 Fuarı’nda açıklayacak.
Feilo Sylvania, yenilikçi aydınlatma çözümleri doğrultusunda yarattığı konforlu ve dinamik yaşam alanları ile tanınıyor. 110 yıllık geçmişe sahip olan şirket, enerji verimliliği, aydınlatma tasarımı, IoT yönetimi gibi alanlarda öncü çözümler sunuyor.
Son teknoloji ürünü LED ve aydınlatma armatürleri ile yaptıkları her işin kalbine ışığı yerleştirdiklerini vurgulayan Feilo Sylvania Dünya Başkanı Christian Schraft, Türkiye yatırımını şu şekilde değerlendirdi; “Türkiye pazarı oldukça canlı dinamiklere sahip. LED aydınlatma çözümleri alanında önemli fırsatlar görüyoruz. Sağladığı enerji verimliliği ve kullanım kolaylığı ile LED çözümleri iç ve dış aydınlatma projelerinde sıkça tercih ediliyor. 2020 yılında, LED kullanımının total aydınlatma pazarı genelinde %80’lere varması öngörülüyor. Feilo Sylvania olarak biz de uzmanlığımız ve deneyimimizle, dahili aydınlatma projelerinden (ofis, otel, endüstriyel iç sahalar vb.) inşaat, yol ve altyapı çalışmalarına kadar pek çok projenin hızla daha da inovatifleştiği ve hızla büyüdüğü Türkiye pazarının çözüm ortağı olmaya hazırız. En temel hedefimiz ise sağladığımız yüksek teknoloji, enerji verimliliği ve kontrol kabiliyeti ile maliyet avantajı sağladığımız, performansı artırdığımız ve estetik çözümlerle hayatı güzelleştirdiğimiz projelere imza atmak”.
Dünya devi Feilo Sylvania, Türkiye’de ilk adımda yerli üreticiler ile ortak çalışmayı hedefliyor
Concord, Lumiance ve Sylvania markalarıyla Belçika, Almanya, Fransa ve İngiltere’de aydınlatma ürünleri üretimi gerçekleştiren Feilo Sylvania’nın Türkiye’de de üretim planları bulunduğunu belirten Feilo Sylvania Türkiye Genel Müdürü Azim Tuncinar; “Feilo Sylvania dünya genelinde yatırım iştahı olan bir şirket. Güçlü markalarıyla büyümeyi hedefleyen Feilo Sylvania, ülkemiz için de rekabetçi bir büyüme planına sahip. Türkiye’de ilk etapta profesyonel ve tüketici satış kanallarında faaliyet göstermeyi, yatırımlarımızı aralıksız sürdürerek pazarda öncü bir rol üstlenmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda 2018 yılı için %7 pazar payı kazanmayı, 2019 yılında ise 2,5 katı daha büyüme sağlamayı planlıyoruz. Yerli üretim ve yerli üretim çözümleriyle ise şimdiden görüşmeler halindeyiz, buna dair de önemli yatırımlar gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
Şirketin yeni yatırımını duyuracağı IstanbulLight 2017 Fuarı’nda aynı zamanda en yenilikçi ürünlerinin de tanıtılacağını ifade eden Feilo Sylvania Ortadoğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkanı Ayhan Şiriner; “Farklı ihtiyaçlara yönelik yaratıcı çözümler sunmak şirket stratejimizin belkemiğini oluşturuyor. Bu kapsamda IstanbulLight 2017 Fuarı’nda tanıtacağımız ve ses getireceğine inandığımız öncü ürünlere sahibiz. Bunlardan SylSmart Connected, geniş alanlarda esneklik ve yüksek kontrol edilebilirlik gerektiren alanlar için tasarlandı. Günümüzün akıllı binaları için yüksek aydınlatma performansı, verimlilik, konfor ve estetik sunan bu ürünümüzün Türkiye pazarına önemli bir katma değer sunacağına inanıyoruz” dedi.
Global ve köklü bir şirket olan Feilo Sylvania, uzun yıllardır aydınlatma sektöründe sayısız projede yer aldı. Faaliyet gösterdiği pazarlarda liderliği üstlenen şirket, güçlü üretim merkezleri ve Ar-Ge altyapısıyla patentli ürünler sunuyor. Feilo Sylvania, başta eğitim, konaklama, lojistik, müzecilik, perakende ve inşaat olmak üzere tüm sektörlere yönelik yenilikçi aydınlatma çözümleri sunabilecek bir ürün portföyüne ve proje dizayn departmanlarıyla donanımlı, deneyimli bir kadroya sahip.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Uedaş, denizaltı robotuyla müdahaleye hazır

Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. (UEDAŞ) Ar-Ge mühendisleri tarafından geliştirilen Denizaltı Robotu’ nun saha çalışması gerçekleştirildi

Adalara giden elektrik hatlarında olası arızalara müdahale edecek cihaz sayesinde yaz aylarında nüfusu 300 binlere varan adalarda kesinti sıkıntısı yaşanmayacak

UEDAŞ, Denizaltı Robotu ile arızalara müdahale ederek, kesintileri gerçekleşemeden önlemeyi amaçlıyor. Robot, yüksek çözünürlüklü kamerası ile deniz altındaki elektrik kablolarında oluşabilecek olası sorunları UEDAŞ merkezine aktaracak ve hızla müdahale edilecek.
UEDAŞ’ın hizmet bölgesinde yer alan; Avşa, Cunda, Paşalimanı, Ekinlik, Gökçeada, Bozcaada ve Marmara adalarında yaklaşık 50 kilometre uzunluğundaki hizmet kalitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen Ar-Ge projesinde, deniz altındaki elektrik hatlarında oluşabilecek olası arızalara robotla müdahale edilebilecek. Söz konusu adalarda hali hazırda yaklaşık 30 bin kişiye elektrik sağlanıyor. Bu sayı yaz aylarında 300 bin kişiye kadar çıkabiliyor.

BOZCAADA’DA SAHA UYGULAMASI YAPILDI

Oluşturulan ilk örnek Denizaltı Robotu ile Bozcaada açıklarında keşif ve inceleme çalışmaları yapan UEDAŞ Ar-Ge ekibi, dalgıçlar eşliğinde elektrik kablosunun sonar ile tespiti, kamera ile görünmesi gibi çalışmalar için saha uygulamasını gerçekleştirdi. Toplam bütçesi 1 milyon TL olan Denizaltı Robotu Projesi, ODTÜ Teknokent’te yer alan Desistek firmasının ortaklığıyla hayata geçiriliyor.

MUHTEMEL ARIZALAR KONUSUNDA UYARACAK

UEDAŞ’tan yapılan açıklamaya göre, üretilecek denizaltı robotunun güçlü itici motorları ile 250 metre derinlikte dahi çalışabileceği, yüksek çözünürlüklü kameraları ve sonar sistemleri ile operatöre ve veri işlem merkezine anlık görüntü ulaştıracağı aktarıldı. Ayrıca cihazın gelişmiş teknik özelliklerle donatıldığı, dâhili konum belirleme modülü ile haritadan işaretlenen kablo güzergâhını oto-pilot özelliği ile denizaltı robotunun dışarıdan müdahale olmadan dolaşacağı kaydedildi.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Şirketlerin yüzde 95’i dijital dönüşümünü tamamlayamadı

Baş döndürücü bir hızda gelişen teknoloji dünyası, dijital dönüşümün temel unsur olacağı yeni bir çağın kapısını aralıyor. Dell EMC’nin 4 bin işletme yöneticisiyle yapılan söyleşiler sonunda dijital yolculukla ilgili alınan yanıtlarda çarpıcı sonuçlar bulunuyor:
Şirketlerin yüzde 78’si dijital girişimlerin şimdi ya da yakın gelecekte kendileri için tehdit oluşturacağına inanıyor
Yüzde 52’si şimdiden bulundukları endüstrilerde yıkıcı değişimler yaşandığını belirtiyor
Önümüzdeki 3 yıl içerisinde içinde bulundukları endüstrinin neye benzeyeceğini bilmeyenlerin oranı ise yüzde 48
Bu rakamların dijital dönüşümün önemini ortaya koyduğunu dile getiren Dell EMC Sistem Mühendisliği Başkan Yardımcısı Bertrand LaLanne, “Elde ettiğimiz sonuçlara göre şirketlerin yalnızca yüzde 5’i gerçek anlamda dijital dönüşüm sürecini tamamlamış görünüyor. Buna karşı sadece eski sistemleri kullananların oranı ise yüzde 12’lerde ve daha da azalıyor. Yükselişte olan ve gelişen şirketler ise toplamda yüzde 83’ü ifade ediyor. Bu rakamlar, çoğunluğun dijital dönüşüm adımları atmaya başladığını gösterse de yüzde 95’in dijital dönüşümü tamamlayamadığını gösteriyor” dedi.
Daha fazla gelir, daha fazla inovasyon
Dijital dönüşümünü tamamlayan şirketler;
Yeni projelerde 3 kat önde gidiyor
Bütçelerinin yüzde 33 daha fazlasını inovasyona ayırabiliyor
Gelir hedeflerini 2 kat daha fazla artırıyor
3 Ekim’de gerçekleşecek Dell EMC Forum 2017’nin ana konuşmacıları arasında yer alan Bertrand LaLanne, “Dijital dönüşüm, işin kendisini doğrudan dönüştürdüğü için en etkili unsur halini aldı. BT altyapısında ise genellikle maliyet optimizasyonu baskısı ortaya çıkıyor. Hem BT hem de dijital dönüşüm işletmenin dönüşümü için temel taşları oluşturuyor. Ayrıca unutmamak gerekiyor ki, 9-5 ofiste vakit geçiren çalışanların sayısı azalıyor. Dışarıdan ve mobil çalışma sistemi arttıkça, çalışanlar da işletmeleri dönüştürüyor” dedi.
Dell EMC Forum 2017, işletmelerin dijital geleceğini şekillendirmesine yardımcı olacak yeni teknolojileri ve konunun önde gelen uzmanlarıyla doğrudan iletişim kurma fırsatı sunuyor.
BT alanında yaşanan değişim sürecini yönlendiren, mobil çalışmayı kolaylaştıran ve dijital çağın getirdiği riskleri azaltan çözümleri keşfetmek için 3 Ekim’de tüm gün sürece Dell EMC Forum 2017’ye katılabilirsiniz.
Kayıt ve daha fazla bilgi için https://www.dellemc.com/tr-tr/events/dellemc-forum… adresini kullanabilirsiniz.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Emlak sektörünün en iyileri belirlendi

Hürriyet Emlak, “Emlağın En’leri Ödül Töreni”nde emlak sektörünün nabzını tutan başarılı isimleri ödüllendirdi. İş Bankası, IKEA, D-Smart ve ERA Real Estate Türkiye’nin Platin Sponsor olarak yer aldığı törende, emlak sektörünün önde gelen temsilcileri bir araya geldi. “Emlağın En’leri Ödül Töreni”nde, emlak ofisleri farklı kategorilere göre ödüllendirildi. Hürriyet Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı’nın katılımıyla ve Hürriyet Emlak Genel Müdürü Hakan Çelik’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene İlker Ayrık’ın sunumu, Bengü’nün şarkıları renk kattı.

Bu yıl 2. kez düzenlenen “Emlağın En’leri Ödül Töreni” 21 Eylül Perşembe günü, saat 19.00’da Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Türkiye’nin lider emlak sitesi Hürriyet Emlak, emlak sektörünün nabzını tutan başarılı isimleri bu törende ödüllendirdi. İş Bankası, IKEA, D-Smart ve ERA Real Estate Türkiye’nin Platin Sponsor olarak yer aldığı “Emlağın En’leri Ödül Töreni”nde emlak sektörünün önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Törene, Türkiye’nin önemli zincir emlak ofislerinin yetkilileri de katıldı.

Törende toplam 200 seçkin davetli yer aldı. Hürriyet Emlak, kokteylden önce sponsor markalar ile emlakçılara bir saatlik birebir buluşma imkânı sağladı. Hürriyet Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı’nın katılımıyla ve Hürriyet Emlak Genel Müdürü Hakan Çelik’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen ödül törenine İlker Ayrık’ın sunumu, Bengü’nün şarkıları renk kattı.

“Sektördeki güven sorunu teknolojiyle aşılır”

Hürriyet Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı, törende yaptığı konuşmada, emlak sektöründeki güven sorununun teknolojiyle aşılacağını söyledi. Sabancı, “Emlağın Enleri, Türkiye’de emlak ofisleri için düzenlenen ilk ve tek ödül töreni. Çok kısa bir süre içinde eminim ki bu organizasyon hem gelenekselleşecek hem de sektörün en prestijli ödül töreni hâline gelecek. Dünyada işlem hacmi açısından satılan ev adedinde Türkiye, ABD’den sonra ikinci sırada yer alıyor. TÜİK rakamlarına göre Türkiye’de 1.3 milyon ev satılıyor. Sektör sadece satış rakamlarında değil, hizmet ve kalite tarafında da iddialı olmalı. Emlak ofisleri, alıcı ve satıcı üçgeninde bir güven sorunu var. Bu sorunu aşmak için güven, şeffaflık ve kalite çıtasını sürekli yukarıya çıkarmalıyız. Bu anlamda Hürriyet Emlak sektörde pek çok ilki başardı. Yakın gelecekte de teknolojik imkânlarımızı daha da verimli kullanarak sektörde müşteri deneyimini zirveye taşıyacağımızı şimdiden söyleyebilirim” dedi.

“Kopyala-yapıştır fikirlerle ayakta durmak mümkün değil”

Hürriyet Emlak Genel Müdürü Hakan Çelik de törende yaptığı konuşmada, küresel ekonomideki rekabet ortamından ve Hürriyet Emlak’ın son bir yıldaki başarısından söz etti. Çelik, “Günümüzde, bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler, kısa sürede ve her alanda, büyük değişimler getirebilen seviyeye ulaştı. Hızla gelişen teknoloji, elbette ekonomiyi de tepeden tırnağa etkiledi. Bugün, hem kurumların hem de ülkelerin konumlarını ve geleceğini, yüksek teknoloji yatırımları üzerinden yorumluyoruz. Bu rekabet ortamında, kopyala-yapıştır fikirlerle isimizi ayakta tutmak ve büyütmek de mümkün değil. Biz de Hürriyet Emlak olarak, emlak dikeyindeki 11 yıllık deneyimimiz ve odağımız ile büyüyen Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan bu sektörü sahiplenerek, bu sektörün en önemli oyuncularından biri olan siz sevgili emlakçıları daha ileriye taşımayı misyonumuz edindik. Bundan sonra da sektörün gelişmesi adına gereken her türlü yatırımı, iş birliklerini ve aksiyonları gerçekleştirmeye devam edeceğiz” dedi.

14 kategoriden 26 ödül takdim edildi

“Emlağın En’leri Ödül Töreni”nde, emlak ofislerine 14 farklı kategoriden toplam 26 ödül takdim edildi. Her bir kategoride, İstanbul, Ankara, İzmir ve Anadolu Bölgesi olmak üzere 2 farklı emlak ofisine ödül verildi. En İyi Emlak Ofisi Ödülünü Hürriyet Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı, En Dijital Emlak Ofisi Ödülünü Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Göğüş, En Popüler Emlak Ofisi Ödülünü ise Hürriyet Emlak Genel Müdürü Hakan Çelik takdim etti. Diğer ödülleri de Hürriyet Emlak direktörleri ile törenin Platin Sponsorları takdim etti.

“Emlağın En’leri Ödül Töreni” Ödül Kazananları

En Fotojenik Emlak Ofisi:

İlanlarına en çok foto yüklenen, fotoğraf skoru en yüksek olan, ilan fotoğrafları en çok gezilen emlak ofis

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Emlak W – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Avrasya Gayrimenkul – Adana

En Sanal Emlak Ofisi:

360 Sanal Tur özelliğini kullanarak en fazla ilan giren emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Reality Masters Academy Gayrimenkul – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Smartid Gayrimenkul – Antalya

En Çok Aranan Emlak Ofisi:

Hürriyet Emlak üzerinden en çok aranma sayısına sahip emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: İlkin Gayrimenkul – İzmir

Anadolu Bölge Kazananları: Kurtoğlu Emlak – Hatay

En Çok İlana Sahip Emlak Ofisi:

En fazla ilana sahip emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: ABN Gayrimenkul – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Remax Ferah Gayrimenkul Danışmanlık – Bursa

En İyi Çıkış Yapan Emlak Ofisi:

Son bir yıl içinde üye olan, bu süre içerisinde emlak puanı ve ilan görüntülenmesi en yüksek emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Plus Gayrimenkul – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Plato Emlak – Antalya

En İyi Franchise:

Emlakçı sayısı en çok olan ilk 3 franchise’dan, ortalama Emlak Puanı en yüksek franchise

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Turyap

Anadolu Bölge Kazananları: Turyap

En İyi Franchise Ofisi:

Ödül alan en iyi franchise altında yer alan, en yüksek Emlak Puanı’na sahip emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Turyap Bebek Temsilciliği – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Turyap Antalya Temsilciliği – Antalya

En İnteraktif Emlak Ofisi:

Gönderilen mesajlara en fazla cevap veren emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Era Başarı Gayrımenkul Danışmanlık – Ankara

Anadolu Bölge Kazananları: Safir Gayrimenkul – Balıkesir

En Favori Emlak Ofisi:

İlanları en fazla favoriye eklenen emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Doğa Gayrimenkul – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Bodrum Can Emlak – Muğla

En Aktif Emlak Ofisi:

Hürriyet Emlak kurumsal sitesine en fazla giriş yapan emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Gökçe Emlak – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Maviada Emlak – Balıkesir

İşine En Çok Yatırımı Yapan Emlak Ofisi:

İlanlarını öne çıkarmak için Hürriyet Emlak’ın yan ürünlerini en çok kullanan emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Coldwell Banker Art – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Parsel Emlak Gayrimenkul Danışmanlık – Kocaeli

En Popüler Emlak Ofisi:

Toplam ilanları baz alındığında en fazla görüntülenen ve en fazla mesaj alan emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Arya Prestij Gayrimenkul – Ankara

Anadolu Bölge Kazananları: Petra Emlak – Tekirdağ

En Dijital Emlak Ofisi:

İlan puanlarının ortalaması en yüksek emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Dilek Emlak – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: KKT Gayrimenkul – Kocaeli

En İyi Emlak Ofisi:

Hürriyet Emlak puanı en yüksek olan emlak ofisi

İstanbul, Ankara, İzmir Bölge Kazananları: Duru Emlak Gayrimenkul Danışmanlık – İstanbul

Anadolu Bölge Kazananları: Emir Emlak – Tokat

Hürriyet Emlak hakkında:

Hürriyet Emlak, emlak sektörünü tek bir çatı altında buluşturmayı hedefleyen, yüksek kalitede hizmet veren, güncel ve detaylı ilanları ile emlak sektörünün nabzını tutan bir platformdur. 2006 yılında kurularak profesyonel ekibi ile çalışmalarına başlamış, kısa sürede hurriyetemlak.com web sitesindeki 15 bin güncel ilan ile yayın hayatına atılmıştır. Hürriyet Emlak, kurulduğu yıldan bu yana, bireysel kullanıcılara ve kurumsal iş ortaklarına yüksek kalitede hizmet vererek emin adımlarla ilerlemektedir. Emlak ofislerinin, bireysel üyelerin ve kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak birçok ürünü “Türkiye’de ilk” olarak hizmete sunan Hürriyet Emlak, kullanıcıların aradıkları gayrimenkulü sadece bulmayı değil, o gayrimenkulü edinmeye giden yolculuğu kolaylaştırmaktadır.

FASELİS / TÜRKİYE’DE ENERJİ

İhracatçı devlet desteklerinden ışık hızında yararlanacak

0

Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedeflerine ulaşması için Ekonomi Bakanlığı tarafından ihracatçılara verilen devlet yardımlarının ihracatçılara ulaşmasına aracılık eden Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçıların devlet yardımlarından daha fazla yararlanması için eğitim çalışmalarını kesintisiz sürdürüyor.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2008 yılından beri devlet yardımları bilgilendirme projesi olan “MikroEğitim Projesi” kapsamında, Başlangıç Mikro Eğitim, İleri Düzeyde MikroEğitim, MakroEğitim, VIP Eğitim, Ofiste MikroEğitim ve Akademik MikroEğitim çeşitli formatlarda etkinlikler gerçekleştiriliyor.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk “MikroEğitim Projesi ile ihracata yönelik devlet yardımlarını ihracatçılara anlatmak için 10 yılda önemli mesafe aldık. Düzenlediğimiz yüzlerce eğitim programında binlerce dış ticaret çalışanına eğitim verdik. İhracatımızın artması için önemli ve güzel adımlar attık” şeklinde konuştu.

MikroEğitim Projesi’nin www.mikroegitim.org isimli web sayfasının 01 Ocak 2017 tarihinden itibaren yaklaşık 10.000 tıklanma aldığını ve alanında referans noktası olmaya devam ettiğini anlatan Ünlütürk şöyle devam etti: “Mikro Eğitim projesi kapsamında en son 14 Eylül 2017 Perşembe günü EİB üyelerine Devlet Yardımları Şubesi yetkililerimiz tarafından eğitim verildi. Eğitime ihracatçı firmalarımızın gösterdiği ilgi bizleri mutlu etti.”

Devlet destekleri 3 kat arttırıldı

Ekonomi Bakanlığı’nca, ihracatçılara verilen devlet desteklerinde hızı arttırmanın yanında Devlet Fiyat İstikrar Fonu’ndan ihracatçılara sağlanan devlet destekleri için ayrılan kaynağın 2017 yılında 1 milyar TL’den 3 milyar TL’ye çıkarıldığını hatırlatan Ünlütürk, “Devlet destek rakamının arttırılması ile yeni destek mekanizmaları devreye alındı. Eğitim programlarımızda hem nitelik hem nicelik olarak değişen yenilenen devlet yardımları hakkında en güncel bilgileri ihracatçılarımızla paylaşıyoruz. İhracatçı firmalarımızı eğitim programlarımıza daha yoğun katılmaya davet ediyoruz” dedi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nin 22 Eylül 2017 Cuma günü Bodrum’da düzenleyeceği “Üye İlişkilerini Geliştirme Toplantısı” ve 05 Ekim 2017 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştireceği, İhracata yönelik devlet yardımlarından “Tasarım Desteği ve Küresel Tedarik Zinciri Projeleri” konularında eğitim düzenleyeceğini belirten Ünlütürk, Bölgemizdeki Üniversitelerin, kurum ve kuruluşların bu konularda bilgilendirme konusundaki taleplerinde de her türlü desteğe hazır olduklarını belirtti. Ünlütürk, “Bu eğitimlerle devlet yardımları konusunda ihracatçı firmaların karşılaştığı sorunları azaltarak, destek sürecini hızlandırarak firmaların hak ettiği desteği bir an önce almasını hedefliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Faselis/Türkiye’de Enerji

ABD’de Türkiye’nin startup ekosistemi tartışıldı

Turkish Heritage Organization (THO) tarafından düzenlenen “Türkiye’nin inovasyon ekosistemi: Teknoloji startup’larının rolü” başlıklı telekonferansa katılan Comodo Security Solutions İnovasyon Laboratuvarı CTO’su Egemen Taş ve GE Ventures Catalyst Direktörü Dr. Erdoğan Çeşmeli, girişimcilik ekosistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Washington DC merkezli düşünce kuruluş Turkish Heritage Organization (THO), gerçekleştirdiği “Türkiye’nin inovasyon ekosistemi: Teknoloji startup’larının rolü” başlıklı telekonferans ile Türk-Amerikan teknoloji ekosisteminin önemli üyelerini bir araya getirdi. Etkinliğe, ABD’nin önde gelen Türk kökenli yazılım firması Comodo Security Solutions İnovasyon Laboratuvarı CTO’su Egemen Taş ve özellikle sağlık alanında dünya çapında birçok girişimi bulunan GE Ventures Catalyst Direktörü Dr. Erdoğan Çeşmeli katıldı.

Açılış konuşmasını yapan THO Direktörü Yenal Küçüker, ABD – Türkiye ekonomik ilişkilerinde pek fazla konuşulmayan Türkiye’nin inovasyon ekosisteminin kısaca önemine değindi ve 20 Ekim’de İstanbul’da düzenlenecek olan ve dünyanın önde gelen girişimcilerini bir araya getirecek Startupİstanbul adlı uluslararası konferansın Türkiye’deki girişimcilik potansiyelinin boyutunu gösterdiğini belirtti. Dr. Çeşmeli ise Türkiye’nin GSYİH içinde teknoloji harcamalarının aldığı payın son yıllarda arttığına dikkat çekti ve bu artışın önümüzdeki 10 yıl içinde de süreceğini kaydetti. Sektörün hem Türkiye ekonomisinin hem de küresel ekonominin büyümesine yardımcı olduğunu söyleyen Çeşmeli, yeni istihdam yaratmada büyük ölçekli uluslararası şirketlerden çok, startuplar’ın rol almaya başladığını belirtti.

Teknoloji girişimciliği konusunda Türkiye’nin bulunduğu yere dikkat çeken Comodo Security Solutions İnovasyon Laboratuvarı CTO’su Egemen Taş, başarılı bir startup ekosistemine sahip İsrail’in Türkiye’ye örnek teşkil edebileceğini söyledi. İsrail’in ölçeğinden dolayı kendi ulusal pazarının dışına odaklanmak zorunda kaldığını belirten Taş, bu anlamda Türkiye’nin küresel görünüm ihtiyacının İsrail kadar öncelikli olmadığını ifade etti. İki ülkenin startup yatırım seçeneklerini de değerlendiren Taş, İsrail’deki girişim sermayesi ortamının ne denli gelişkin olduğunun altını çizdi.

Comodo Security Systems’in Ar-Ge bölümünün Ankara’da bulunduğunu söyleyen Egemen Taş, Türkiye’nin sunduğu teşviklerin ve gelişmiş becerilere sahip teknik çalışan havuzunun genişliğinin çokuluslu teknoloji şirketleri için son derece cazip olduğunu söyledi. Taş, “Türkiye’yi Ar-Ge faaliyetleri için bir denizaşırı kalkınma merkezi olarak görüyoruz. Şirketler de bu opsiyonu mutlaka değerlendirmeliler. Amazon’un verdiği karar da beni şaşırtmadı, umarım diğer büyük oyuncular da benzer kararlar alırlar” diye konuştu.

Türkiye’de e-ticaret, gayrimenkul ve software-as-a-service (SAAS) alanlarının gelecek vadeden alanlar olarak öne çıktığını söyleyen Erdoğan Çeşmeli, “Türkiye stratejik gelişime odaklanırken, devlet ve yatırımcılar, altyapı maliyetlerinin düşük olduğu ve yetenek havuzunun yeteri kadar vasıflı olduğu alanlarda büyümeye dikkat etmeliler” dedi. Türkiye’deki Girişimcilik Vakfı’nın girişimci yetiştirmede ve ekosistemi genişletmede son derece önemli çalışmalar yaptığının da altını çizdi.
Türkiye’de teknoloji girişimciliğinin hak ettiği yere gelebilmesi için gerek ABD’deki, gerek bu alanda önde gelen diğer ülkelerdeki Türk toplumlarının rolüne de değinen konuşmacılar, ABD’de başlattıkları ve Türkiye’deki girişimcilere yönelik kapsamlı çalışmalardan örnekler verdiler. OKYAY adlı Boston merkezli bir projenin kurucuları arasında yer alan Dr. Çeşmeli, diaspora toplumlarının öncülüğünde başlatılan bu tür girişimlerin Türkiye’de yeni istihdam olanakları sağlamanın yanı sıra ABD’li yatırımcı, girişimci ve uzmanlarla köprüler kurulmasında son derece etkili olduğunu vurguladı.

Turkish Heritage Organization hakkında:
Merkezi Washington DC’de bulunan Turkish Heritage Organization (THO), tamamen bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur. 2015 yılında kurulan THO, Türk – Amerikan ilişkilerini kapsamlı bir diyalog çerçevesinde, başta Washington olmak üzere Amerikan kamuoyunun gündemine taşımayı hedeflemektedir. Güvenlik, enerji, eğitim, ekonomi, insani yardım ve teknoloji gibi ABD-Türkiye ilişkilerinde büyük öneme sahip altı konu başlığında düzenlediği etkinlikler, yaptığı araştırmalar ve yayınlar ile önemli bir platform oluşturmaktadır. Danışma Kurulu’nun yetkin ve dünyaca tanınmış akademisyenlerden oluştuğu THO, tüm faaliyetlerini açık iletişimin esas alındığı bir çerçevede yürütmeye özen göstermektedir. Böylece Türkiye hakkında doğru bilgi ve içerik üretilirken, çıkarılan kasıtlı veya yanlış bilgiler de temizlenmekte, ABD kamuoyu ve medyasındaki dezenformasyonun önüne geçilmektedir.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Yerli araç üretiminin alt yapısı geleceğe hazır

Kolejli İş Adamları Derneği (KİD), her ay geleneksel olarak gerçekleştirdikleri İstanbul buluşmasında Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar’ı ağırladı. KİD İstanbul Komite Başkanı Barış Öney’in açılış konuşması ile başlayan organizasyon KİD Yönetim Kurulu Başkanı M. Hakan Çınar’ın sunumu ile devam etti. Çınar konuşmasında Kolejli İş Adamları Derneği’nin faaliyet alanlarına ve kuruluş amaçlarına değinirken Türkiye ekonomisine kattıkları faydadan da bahsetti. Ayrıca Ankara Esenboğa Havaalanı’nın uluslararası uçuşları hakkında bulundukları girişimlerden sonuç alamadıkları vurgulayan Çınar, “ Bu konudaki çalışmalarımız tüm hızı ile devam edecek. Ankara’nın Global iş dünyasını yakından ilgilendiren konumunun böyle bir olanağının olmaması ön görülebilir değil. Bu konuyu en yakın zamanda sonuçlandırmayı planlıyoruz” dedi. KİD Başkanı M. Hakan Çınar konuşmasının ardından sözü Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar’a bıraktı.

“Yerli araç üretiminde teknolojiyi takip edecek kurulu bir alt yapı mevcut”

Teknolojinin hızla gelişimi ile hızlı ve çevik olunması gerektiğinin altını çizen Aclan Acar, yerli araç üretiminin teknolojik alt yapısı ile ilgili şunları söyledi; “ Bir şeyi bilmek ayrı onu uygulayabilmek çok ayrı. Türkiye teknolojik alt yapısı ile neleri takip etmesi gerektiğini biliyor. Uygulanması sürecini hep birlikte göreceğiz. Ancak tabiî ki yenilenmesi ve bünyesine katması gereken çok fazla şey var. Artık direksiyonsuz araçların üretildiği ve tamamen elektrikli araçlara geçildiği bir çağdan bahsediyoruz. Üretilen araçlar insansız bir şekilde 60 km gidebiliyor, park edebiliyor. Üretimler şu anda dörtte birini tamamlamış durumda. Elektrikli araçların yaygınlaştırılması ilk kez Japonya’dan başlayacak. Bu noktada sorulması gereken bir başka soru acaba teknolojik anlamda uygulamaya almalı mıyız? Dünya elektrikli araç kullanımını yaygınlaştırmanın yanı sıra zorunlu hale getirmeyi planlıyor. Biz dizel araç teknolojisini geliştirmek için uğraşıyoruz. İhracat açısından bu değişimi yapabilmemiz lazım. Ancak çok rahat yaşayamıyoruz. Dizel araç üretimi Avrupa’da bitti. Bizde kurulmuş bir kapasite mevcut. Bu kapasiteyi dönüştürebiliyor olmamızda hızlı ve çevik olmamız kazanacak. Uygulama süreçleri nasıl tamamlanacak hep birlikte göreceğiz”

“Dijital sistemler geleceği etkileyecek”

İş dünyasının olmazsa olmaz ilkelerinden bahseden Aclan Acar, dijitalleşme süreçleri ile ilgili kurumsal firmaların yapması gerekenleri anlattı. Dijitalleşme çağında markaların firmalarına somut fayda sağlayacak veriler sunması gerektiğini vurgulayan Acar, Doğuş Grubu’nun dijitalleşme sürecindeki yatırımlarından bahsetti. Özellikle kadınların son dönemde iş hayatında önemli bir yer edindiğinin altını çizen Aclan Acar, “ Erkek egemen bir toplum düzeninden eşitlik arz eden bir toplum haline geliyoruz. Biz de Doğuş Grubu olarak eşitlik platformu kuruyoruz. Üst düzey şirketlerde kadınlarımızı da hazırlayan bir alt yapı hazırlıyoruz. Kendi içimizde dijital dünyayı yakından takip eden birimler kurduk. Tüm gelişmelerden haberdar olmamız gerekiyor” dedi.

“Yapay zekanın erişimi artıyor ve ürkütücü boyutlara geliyor”

Son günlerde en çok tartışılan yapay zeka konusuna da değinen Aclan Acar, “Yapay zekanın önemi artıyor. Ürkütücü boyutlara gelmesinin sebebi ise bazı meslek gruplarını bitireceği yönünde. Biliyorsunuz kendi aralarında dil geliştiriyorlar ve öğreniyorlar. Bu da birçok meslek grubunun ileride son bulacağının sinyallerini veriyor. Bazı meslek dallarını sanal gerçeklikle tamamlayabilir miyiz biz de bunlar üzerinde çalışıyoruz. İş dünyası olarak somut fayda sağlayabildiğiniz noktada fark yaratıyor olacağınız bir döneme giriyoruz” dedi.

“Otomotiv sektörü yürüyen teknoloji olarak adlandırılabilir ”

Teknolojik gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğinin globalleşmenin en önemli şartlarından olduğunu vurgulayan Aclan Acar, “Dijital entegrasyon çok ileri seviyede. Bunu araçların iç donanımlarıyla bile gözlemlemek mümkün. Sürekli olarak yeni teknolojiler gelişiyor. Volkswagen yeni bir teknoloji geliştirmiş artık el hareketleriniz ile aracın içerisinde komut vermeniz mümkün olacak” diye bilgi verdi.

“ Nakit açığı olan işlere girmeyin”

2008’de yaşanan krizin yansımalarının hala devam ettiğini belirten Aclan Acar, doların bir muadilinin olmadığını ve Euro gibi uzak doğu paralarının da ilerleyen süreçlerde değer kazanabileceğini vurguladı. Amerika’da beklenen faiz artışının da tüm para birimlerini etkileyeceğini ileten Acar, nakit sıkıntılarının yaşanması konusuna da değindi. “ Para politikası ile ekonomi yönetme işi sıkıştı. Dünyadaki birçok merkez bankasının öteleyerek çözüm üretme çalışmaları daha büyük sorunlara yol açarak nakit akışını azalttı. Aktarılan paralar likitte ekonomiye katkı sağlamamaya başladı. Kendi iş hayatınızda nakit açığı olan işlere girmeyin. Tahsil edilmemiş satış satış değildir. Global bir sorun olarak karşımıza çıkan rezerv para problemi Amerika’da uygulanacak yanlış bir politika ile tüm dünyayı etkileyecek noktada. Çünkü doların eşdeğer olarak uluslararası geçerliliği olan başka bir para birimi yok. Batı artık tüm gelişmelerin gerisinde kalıyor. Batı’dan Doğu’ya akan gelişimi yakından takip etmeliyiz. Taşeronluk sistemi ile sürdürülebilirlik güçleşiyor. Bu sistemin değiştirilmesi gerekiyor” dedi.

Kurumsal firmaların ekonomik alt yapılarının yanı sıra iç işlerinde yapmaları gerekenleri iş tecrübeleri ile birlikte paylaşan Aclan Acar, finans sektörüne atılma hikayesini de KİD üyeleri ile paylaştı. Kolejli İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Ertuğrul, tarafından katılımlarından dolayı Aclan Acar’a teşekkür plaketi teslim edildi.

Faselis/Türkiye’de Enerji

İnsanın akılını nesneler alıyor

Dünyanın dengelerini alt üst edecek en öncelikli olanın bilgi ve enerji olduğunu biliyoruz. Bilgiyi ele geçirmek için okumak gereklidir. Lakin günümüzde bilişimin gelişmesiyle bilgi okunmaktan ziyade toplanır bir hale gelmiştir. BU sebeple köşe yazımın temasını bilişim olarak belirlemeye karar verdim.

Bir şeyi karşılıksız alıyorsanız unutmayın ürün almıyorsunuz, ürün sizsiniz!!!

Mesela; Google amcamız bize karşılıksız olarak ne istersek veriyor.  Burada ürün Google değil aksine biziz.

Sistemi yönetenler dijital çağda internet aracılığıyla tüm bilgileri ellerinde tutmak ve bu bilgiler aracılığıyla da istedikleri şekilde dünya düzeni kurmak ve yönetmek istiyorlar.

Biz birbirimize karşı tukaka modunda, kardeş kardeşle huzursuzluk içerisinde yaşar iken, düzenin kurucuları yani bilgiyi elinde bulunduranlar sürücüsüz araçlar kaza yapınca ne olacakları tartışıyorlar.

Bilgiyi elinde bulunduranlar kimin trafikte öleceğine karar verecekler.

Bir otobüs ile otomobil kendi şeritlerinde karşı istikamette seyir halindeyken, bir çocuğun yola çıkması halinde aracın yayaya vurup vurmaması Müslüman mı? Hristiyan mı? Yoksa Yahudi mi? ona bakılacak.

Asıl korkutan durum budur…

Peki biz ne yapacağız?

Fatih Sultan Mehmet Han’ın bir devri kapatıp, bir devri açan İstanbul’u fetih etmesiyle gurur duyacağız?

Yoksa gurur duyulacak işler yaparak bizden sonraki neslin rahat ve huzurlu yaşamasını mı temin edeceğiz?

Büyük göçten bahis ediliyor, hepimiz biliyoruz. 1 milyar kişinin yer değiştirmesinden bahis ediliyor.

400 senelik insan ömrü konuşulurken, kullanmayı bilmediğimiz akıllı telefonlar, akıllı tost makinaları, akıllı televizyonlar, akıllı evler, akıllı saatler ile vakit geçirmeye devam mı edeceğiz?

Yoksa akıllı nesnelerden önce aklımızı kullanmayı, neslimizin zekasını kullanmasını mı tesis edeceğiz.

Nesnelerin interneti nesnelerin çağını getiriyor. Bu çağda akıllı olmayan insanlar nesnelerin oyuncağı, akıllı insanlar ise nesnelerden faydalanan bireyler olacaktır.

Akıllı nesneler derken sizin konuştuklarınıza göre size cevap veren veya hizmet eden makinalardan bahis etmiyorum.

Siz konuşmadan sizi anlayan 50 milyar akıllı nesneden bahis ediyorum.

Yani artık 5.0 düşünmeyen bireylerden oluşan toplumların güçlü olduğunu kimse söyleyemez.

Akıllanıyoruz ama biz değil, nesneler akıllanıyor.

Artık akıllı şehirler ve nesneleri konuşmak yerine, akıllı insan ve akıllı toplum konuşmalıyız.

Sanal eğitim gönüllüsüyüz

Kontrolü zor yakalanması imkansız olan zaman hepimizi heyecanlandırıyor. An diye bir şey olmasını da düşünmek bu nedenle doğru olmuyor.

O nedenle anı yakalamasak ta yetişme ümidiyle canla başla çalışmaya devam ediyoruz.

Bir taraftan kendimizi eğitiyor bir yandan da bilişim çağının bize dikta ettiği zorunlu eğitime devam ediyoruz. Lakin bu zorunlu eğitim milli eğitim bakanlığının veya kanunların zorladığı bir eğitim olmamasına rağmen yararlandığımız ve fayda sağladığımız için bu zorunlu eğitime katılıyoruz.

Günümüzün digital çocuk dediğimiz nesillerden geri kalmamak için tamam kendimizi eğiterek onların gerisinde kalmamak için gayret halindeyiz.

Peki yeni doğan çocuklara biyolojik çip yüklendiğinde onlar 18 yaşına vardıklarında 50 yaşındaki insanın bildiklerini hafızalarında taşıdıklarında ne olacağını hiç düşündünüz mü?

İspanyol bilim adamı ölen bir insanın beynini yaşayan bir bireye nakil etme işlemine başladı ve binlerce kişiden milyonlarca dolar parayı topladı.

Sanatçı Ali Kınık’ın dediği gibi “Bildiğin gibi değil”

İşimizi elimizden alacaklar

Robotları son 10 yılda sık görür ve gelişimlerindeki değişimi fark eder olduk.

Bilişim zirvelerinde, uluslararası fuarlarda ve Uzakdoğu firmalarının gövde gösterilerinde robotlarla karşı karşıya geldik.

Hepsi sevimli yüzlere sahip olarak devamlı tebessüm halinde bizlerin karşısına çıkarıldılar. Siz hiç somurtan veya sert bakan bir robot gördünüz mü?

Bize sevimli gösterilmelerinin sebebini hiç merak ettiniz mi?

Biz onları ne kadar çok seversek hayatımızın içerisine girecek ve işlerimizi kolaylaştırdıkları gibi bizlerin para kazanma aracımız olan işlerimizi ellerimizden alacaklar.

Biz onları sevmez ve hayatımıza almaz isek mesleklerimizi elimizden alamayacaklar ve robotlar dünyada sadece figüran olarak kalacaklar.

İşlerimiz elimizden alınınca biz ne yapacağız hiç düşündünüz mü?

Okuyalım ve akıllanalım…

Ülke insanı olarak okumuyoruz, araştırmayı sevmiyoruz, kolay bilgi elde edebilmek için televizyon, bilgisayar ve akıllı telefonlardan faydalanıyoruz.

Ne zaman bir bilgiye ihtiyacımız olsa Google’a soruyor, onun verdiği cevaplara inanıyoruz.

Dünyada ve ülkemizde olanları da sağcı isek, sağ cenahın kanalını, solcu isek, sol tarafın kanalını seyrederek öğreniyoruz.

Sonra iki farklı görüş dost, akraba, eş-dost bir araya geldiklerinde o kanallardan öğrendikleri ile tartışıyor, karşı tarafı ben bilgiliyim edasıyla linç etmeye çalışıyoruz.

Konferanslar, sempozyumlar, kitaplar, yaşanan gerçek hikayeler, bilimsel çalışmaları görmezden geliyor, bize dikta edilmeye çalışılan bilgiler ile önümüze gelene çatıyor ve ben bunu biliyorumdan öte gidemiyoruz.

Müslümanın güçlü olması lazım iken biz güçlenmek yerine ego ve kibirle başkalarının ağzı ile güçsüzleşiyoruz.

Biz okumayı ihtiyaç olarak görmediğimiz için okumuyoruz. Toplum olarak şayet ihtiyaç duysaydık bundan zevk alırdık. Zevk almadığımız için okumayı sıkıcı ve gereksiz bir ihtiyaç görüyoruz.

Böyle giderse, biz atalarımızdan bahis ederken nasıl zevk alarak anlatıyorsak, gelecek nesiller bizlerden konuşmayı sıkıcı olarak değerlendirecektir.

Torunlarımızın bizlerden hoş seda ifadelerle bahis etmesini istiyorsak, okuyalım ve akıllanalım…

Plastik poşetler ücretli olacak

Plastik poşetler ile ilgili Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken tarafından kamuoyuna yapılan yanlış bilgilendirmeye ve tüketicilerde yaratılan kafa karışıklığına PAGEV son noktayı koydu. Plastik poşetler 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren marketlerde belirli bir ücret karşılığında satılacak. Taslak halinde olan ve çalışmaları devam eden yönetmelikteki amaç aşırı tüketimin engellenmesi ve tüketicinin doğru kullanım konusunda bilgilendirilmesi. Bu yönetmelikteki amacın perakendeciye para kazandırmak ve tüketiciye ek bir yük getirmek olmaması için çalışmaları takip eden PAGEV, bu konuda Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) ile birlikte hareket etme kararı aldı. Güçlerini sürdürülebilir çevre, bilinçli tüketim için birleştiren PAGEV ve TPF ilk olarak kamu spotu çalışmalarına başlayacak.

Birkaç ay önce Türkiye Perakendeciler Federasyonu tarafından basına yansıtılan “Plastik Poşetler Yasaklanıyor” şeklindeki beyanatlar kamuoyunu yanıltmıştı. Oysaki hâlihazırda taslak halindeki Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde, Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlu bir şekilde alışveriş torbalarının aşırı tüketiminin 31 Aralık 2025 yılına kadar azaltılması yönünde çalışmalar yapılıyor. Taslak halindeki yönetmeliğin bu şekliyle yürürlüğe girmesi durumunda, 01.01.2019 tarihinden itibaren 15 mikron ila 50 mikron arası kalınlıkta olan plastik alışveriş poşetleri, market kasalarında tüketiciye ücretli olarak verilmeye başlanacak. Bu kalınlığın altında veya üstünde olan poşetler, eskiden olduğu gibi ücretsiz verilecek. Yine taslak yönetmelik çerçevesinde 15-50 mikron arasında kalınlıktaki torbalar için ülke genelinde yıllık kişi başına kullanılan torba adedinin; 31 Aralık 2019’a kadar 90’ı, 31 Aralık 2025’den itibaren ise 40’ı aşmayacak şekilde kullanımının azaltılması yönünde AB ile uyumlu bir yönetmelik de çalışmalar arasında yer alıyor.

5 kuruşluk poşet gelir kapısına döndürülmemeli…

Ücret sisteminin perakendeciler için bir gelir kapısına dönüşmemesi gerektiğini söyleyen PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “Yasada belirtilen 15-50 mikron arası poşetlerin maliyetlerinin 5-10 kuruş arası değişiyor. Alışveriş poşetleri 40 mikron ve 1 kilogramda 100 adet var. 100 adedi yaklaşık 5,6 lira. Yani tanesi 5 kuruş. Dolayısıyla bunların 25-50 kuruş bandında satılması perakendecilere büyük bir gelir kapısı oluştururken, tüketiciye ise yeni bir yük getirecektir. Bizim önerimiz perakendecilerin plastik poşetleri tüketiciye maliyetine satmaları ve elde edilen gelirin de bir çevre fonunda birikmesidir. Zaten yönetmelikte tüketicilerin bilinçlendirilmesi ve geri dönüşüm faaliyetleri içinde çalışmalar yapılmasını öngörmektedir. Bu gelirle çevre konusunda bilinçlendirme ve geri dönüşüm çalışmaları için de kaynak oluşturulmuş olur. Zaten hâlihazırda alışveriş poşetlerin bedeli perakendeciler tarafından karşılandığı için perakendecilerin bu durumda bir kaybı olmayacak. Yalnızca çevre için yapılan bir faaliyetten amacına uygun olmayan bir gelir elde edilmesi engellenmiş olacaktır” dedi.

Plastik sektörü ve perakendeciler güçlerini birleştirdi…

Taslak halinde olan ve çalışmalarına devam edilen söz konusu yönetmeliği bizzat takip ettiklerine dikkat çeken Yavuz Eroğlu açıklamalarına şu sözlerle son verdi: “Konuyu TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclisi’nde de gündeme taşıdık. Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Mustafa Altunbilek’in da katıldığı toplantıda alışveriş poşetleri konusunda plastik sektörü ile birlikte çalışmak ve güç birliği yapmak istediğini açıkladı. Perakendecilerin, PAGEV ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte çalışma teklifini kabul ettik ve çevrenin korunması için Bakanlık öncülüğünde birlikte çalışacağız. İlk olarak kamu spotu hazırlanması konusunda mutabakata vardık. Plastik ve perakende sektörleri olarak birlikte hareket ederek daha güçlü olacağız. Hem çevre hem de tüketicilerin korunması için işbirliği yapacağız.”

Faselis/Türkiye’de Enerji

Tehlikeli uçurum

Çok uzun yıllardan beri, İslam alemine karşı büyük saldırıların devam ettiği, ne yazık ki, ancak zaman zaman fark ediliyor.

Müslüman dünyasına siyasi ve askeri taarruzlar ta Sudan’dan Afganistan’a hatta Pakistan’dan geçip Yemen’e kadar uzanıyor.

İçinde yaşadığımız Orta Doğu’da bunca “çatışma” bunca “savaş” beraberinde istila, yoksulluk, sefalet ve çoğu zaman “göç” getiriyor.

Böylesine bir ortamda, “serinkanlı” düşünmek ve davranmak çok zor oluyor. Zaten “serinkanlı” davranışlar da artık pek değer taşımıyor.

Fakat yine de zaman zaman, “serinkanlılık” ister istemez bireyin önüne çıkıyor. Zaten böylesine “serinkanlılık” sürecinde, en sonunda “panik” ve “yıkım” ile karşılaşılıyor.

Her şeyden önce, İslam dünyasına karşı amansız bir yok etme stratejisi kendini gösteriyor.

Süper güçlerin planları Orta Doğu’da özellikle Irak ve Suriye’de neredeyse her gün kanlı olaylar, çatışmalar birbirini izlerken süper güçlerin planladıkları müdahaleler de eksik olmuyor. Müslümanların yaşadıkları topraklara, ABD,

Rusya ve İsrail gibi devletlerin saldırısı sanki kesişiyor.

En önemlisi bölgenin kaderini değiştirmeye yönelik girişimlerden bir türlü vazgeçilmiyor.

Hatta önce Irak’ta bir, Suriye’de de bir Kürt devletçiği kurma girişimi son safhaya geliyor.

Filistin’in yanı sıra önce Afganistan’ın Rusya, sonra da ABD tarafından harabeye çevrilmesinin yanı sıra Lübnan’ın Irak, Libya, Sudan, Suriye ve Yemen hatta Tunus ve Mısır’da Müslüman ahaliye karşı girişilen saldırılar yer yer
halen devam ediyor.

Anlaşılan odur ki, iki süper güç ABD ile Rusya’nın Orta Doğu’da böylesine karşı karşıya gelecekleri, menfaatlerinin çatışacağı veya kesişeceğini görmek hatta yaşamak özellikle biz Türkleri yakından ilgilendiriyor.

Gerçekten de, hem Suriye hem Irak’ın kuzeyinde böylesine askeri bir oluşum değil ilerisi için şimdiden “dehşet” veriyor.

Bu arada gün geçtikçe, Türkiye hem “yalnızlaşıyor” hem de “ekonomik”, “sosyal” ve “politik” ilişkileri donuyor.

Bu tehlikeli uçuruma nasıl gelindiğini ve “dönüş” için ne önlemler alınması gerektiğini bilimsel olarak araştırmak artık öncelikli hal almanın ötesinde yer alıyor.

Ancak, bu önemli sorunun, ilmi ve siyasi “sorgulaması” ya yapılmıyor ya da yapılamıyor.

Her ne kadar, Rusya ve İran’la varılan bazı iyileştirmeler gündemde ise de ABD’nin bu ortamı bozacağı beklentisi ve Türkiye’nin “kararsızlık” görüntüsü ağır basıyor.

Unutulmamalıdır ki, ABD, Orta Doğu’da yükünü paylaşabileceği ortaklara ihtiyaç duyuyor. NATO üyesi Türkiye’nin ABD için önemi, genellikle Türkiye ile çevre bölgelerdeki Amerikan çıkarları ile alakalı olduğu
unutulmuyor. Üstelik Türkiye, geçmişte “Orta Doğu’ya yönelik potansiyel Rus saldırganlığına karşı bir tampon” olarak tanımlanıyordu.

Gün geçtikçe ABD ve Rusya’nın planları, stratejileri su üstüne çıkıyor.

Yakın zamanda Suriye ve Irak’ın uzun vadede de İran ile Türkiye’nin toprak bütünlüğüne göz koyulduğu sinyalleri aylardır alınıyor.

Şimdi de, ABD’nin çeşitli maskeler altında, Türkiye sınırında denize ulaşabilecek “terörist” olsa da bir veya iki devletçik kurdurması gündeme gelmiş bulunuyor. Bu arada değerli yazar dostumuz Cüneyt Mengü’nün, bu tehlikeli
oluşumla ilgili bilgi ve öngörüşleri “alarm” verecek ağırlık taşıyor. Çünkü Mengü’ye göre, yapay terörist devletçiklerin ortaya bir “virüs” gibi çıkması, gün bekliyor.

Nitekim, sınırımızda alınan olağanüstü askeri önlemler, bu tehlikeli gidişatın işareti sayılıyor.

Suriye’nin kuzeyinde beklenen bu ABD hareketinin gerçekleşmesi halinde Irak’ı da fişekleyeceği öne sürülüyor.

Böylelikle, kurulacak devletçiklerin için için yanan Orta Doğu’ya ateş atmanın yanı sıra, yeni yeni çatışmalara neden olacağı da şimdiden belirtiliyor.

Zaten, ABD ve diğer süper güçler için önemli olan, petrol kaynaklarının korunması ve Orta Doğu’nun daima yanması dolayısıyla Müslüman aleminin bundan zarar görmesi ile özetleniyor.

Enerjisa Üretim güneş enerjisi yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor

Toplam 3.600 MW’lık kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük özel sektör elektrik üretim portföyüne sahip olan Enerjisa Üretim, güneş enerjisi yatırımlarını sürdürüyor. Geçtiğimiz ay ilk güneş enerjisi santralini (GES) Bandırma’da işletmeye alan Enerjisa Üretim, ikinci güneş enerjisi santralini Karabük’te devreye aldı. Milli ve yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik veren Enerjisa Üretim, yaklaşık 6,5 milyon dolarlık yatırımla 3 ayda tamamladığı Karabük GES ile güneş enerjisine dayalı üretim gücünü 9 megavata çıkarmış oldu.

7 megavat kurulu güce sahip Karabük GES, yılda toplam 11,4 GWh elektrik üreterek 5.000 hanenin tüm enerji ihtiyacını karşılayacak.

Karabük’teki en büyük GES yatırımı
Bandırma’da devreye aldıkları ilk güneş enerjisi santralinden kısa bir süre sonra ikinci güneş enerjisi santralini işletmeye alan Enerjisa Üretim, yatırımlarına hız kesmeden devam edecek. Bölgeye yapılan en büyük GES yatırımı olan Karabük GES, Türkiye’nin elektrik üretiminde milli kaynakların kullanımı hedefine katkıda bulunmaya devam edecek. Enerjisa Üretim, güneş enerjisine yatırım yapmaya devam edecek.

Avrupa ve diğer dünya devletlerine göre ülkemizin güneş enerjisi potansiyeli ve yıllık güneşlenme süresi oldukça yüksek. Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası’na (GEPA) göre ülkemizde, yıllık toplam güneşlenme süresi 2737 saat ve ortalama toplam gelen güneş enerjisi miktarı ise 1527 kWh/m²yıl. Türkiye, konumu itibariyle güneş enerjisi için Avrupa’da İspanya’dan sonra en verimli ülkelerden bir tanesi. Dünyada ve Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları arasında oldukça önemli bir yere sahip olan güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı gün geçtikçe artmaya devam ediyor ve Enerjisa Üretim’in de bu alanda yaptığı yatırımlar devam ediyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji

GAZDAŞ, Saray’daki yatırımlarında sona yaklaştı

GAZDAŞ Trakya’daki yeni yatırım bölgelerinde doğal gaz arzına başlamaya hazırlanıyor. Saray ilçesindeki altyapı yatırımlarında sona yaklaşan GAZDAŞ, Aralık başı itibarıyla ilçeyi doğal gaz ile buluşturmanın sonuna yaklaştı.

Trakya bölgesinde altyapı yatırımlarını aralıksız sürdüren GAZDAŞ, doğal gaz arzı sağladığı bölgelere Aralık 2017 itibarıyla Tekirdağ’ın Saray ilçesini de ekliyor.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan GAZDAŞ Trakya Bölge Direktörü Tamer Akaslan, “Mart 2016’da lisans alanımıza dâhil edilen ve Haziran 2016’da altyapı çalışmalarına başladığımız Saray’da altyapı çalışmalarımızda sona yaklaştık. Trakya’da doğal gaz hizmeti sunduğumuz bölgeler arasına Saray’ı da ekleyeceğimiz için mutluyuz. Aralık başı itibarıyla Saraylı vatandaşlarımızın doğal gaz hizmetimizden faydalanmaya başlayacağı şekilde çalışmalarda sona yaklaşılmıştır. Saray’da temiz, ekonomik ve güvenli enerji kaynağı olan doğal gaz hizmeti ile 15 bin haneye ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.

Yetkisiz firmalara dikkat
İlçede vatandaşların iç tesisat kurulum çalışmalarına da dikkat çeken Akaslan, yetki sahibi olmayan firmalar konusunda uyarıda bulundu. İç tesisat kurulumu yapacak firmaların GAZDAŞ tarafından yetkilendirilmiş olmalarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Akaslan şöyle konuştu: “Doğal Gaz Piyasası İç Tesisat Yönetmeliği’ne göre iç tesisat kurulumları ancak bölgenin dağıtım şirketi tarafından yetkilendirilmiş firmalar tarafından yapılabilmektedir. Saray’daki vatandaşlarımız da iç tesisat kurulumu yaptıkları firmaların GAZDAŞ tarafından yetkilendirilmiş olduğuna ve Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip kişileri çalıştırdıklarına dikkat etmeliler. GAZDAŞ tarafından sunulan proje onayı olmaksızın evlerde iç tesisat kurulumuna başlanmaması önemli. Aksi takdirde ilerleyen süreçte vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaları kaçınılmaz”.

Doğalgaz bağlatmak için Şekerbank’tan faizsiz 18 ay kredi
Akaslan, GAZDAŞ olarak Şekerbank ile yaptıkları iş birliğini de hatırlatarak “İç tesisat kurulumlarında Şekerbank’ın EKOkredi imkânından faizsiz bir şekilde 18 ay vadeli olarak faydalanılabilir. Bu sayede vatandaşlarımızın finansal nedenlerle doğal gaza geçişlerini ertelemelerine gerek yok. Özellikle Şekerbak’ın apartman yönetimlerine sunduğu kredi kullanma kolaylıkları mutlaka sorulmalıdır.” açıklamasında bulundu.

İç tesisat konusunda yetkili firmalar Gazdas.com web sitesinde Trakya Bölgesi seçilip İç Tesisat bölümüne girilerek veya GAZDAŞ İşletme Müdürlükleri aranarak öğrenilebiliyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Doğalgazın 220 ilçeye daha ulaştırılmasının ilk adımı atılıyor

‘Türkiye doğal gaz dağıtım sektörünün en geniş coğrafi alana hizmet veren şirketi’ olan Aksa Doğalgaz, yaklaşan kış mevsimi öncesi, mümkün olan en fazla ilçeye doğal gaza ulaştırma hedefi doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, Afyon’un İscehisar ilçesine Modüler RMS-A şehir giriş istasyonu ile doğal gaz ulaştırma çalışmalarını tamamlayan Aksa Doğalgaz, 65 bin abonenin yılda 100 milyon metreküp doğal gaz kullandığı Afyon’da yakın dönemde Sandıklı, Şuhut ve Emirdağ olmak üzere üç ilçeye daha doğal gaz ulaştıracak.

Türkiye’de bulunan doğal gaz dağıtım istasyonlarının %24’üyle, 31 ilin sınırları içinde yer alan 27 il merkezi ve 135 ilçeye doğal gaz dağıtımı gerçekleştiren Aksa Doğalgaz, beş yıl içinde kuracağı 80’i modüler istasyonla olmak üzere, 94 ilçeye daha doğal gaz ulaştırmayı hedefliyor.

Aksa Afyon Doğalgaz’ın İscehisar istasyonu, Botaş tarafından kabulü yapılarak gaz arzı sağlanan ilk modüler istasyon olması sebebiyle de önem teşkil ediyor. Botaş tarafından tamamen değiştirilen otomasyon şartnamesine uygun olarak yapılan İscehisar istasyonunda kullanılan ve sektörde daha önce uygulaması olmayan endüstriyel bilgisayarlı SCADA modeli, Aksa Grubu iç kaynaklarıyla İngiliz partneri tarafından oluşturuldu. Uluslararası piyasada 20 yıla yakın zamandır kullanılan bu yazılım, Botaş şartnamesine göre altı aylık bir çalışma sonucunda uyarlandı ve son düzenlemeleri teknik ekiplerce Afyon İscehisar’da 10 günlük adaptasyon ve test süreciyle tamamlandı.

Faselis/Türkiye’de Enerji

Hidroelektrik santralleri lideri Global Hydro Türkiye yatırımlarına hız verdi

Hidroelektrik santralleri alanının Avusturyalı lideri Global Hydro, Ankara’daki ofisiyle Türkiye’deki faaliyetleri artırıyor. Global Hydro özellikle son yıllarda hidroelektrik santralleri ile artan sürdürülebilir enerji üretimi talebini inovatif ürün ve eşsiz teknolojisi ile karşılıyor.

Global Hydro Genel Müdürü Heinz Peter Knaß Türkiye ile ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin Global Hydro için gelişmekte olan bir pazar olduğunu ifade ederken, Türkiye’nin küçük hidroelektrik santralleri alanındaki gelişmiş teknolojileri için ideal koşullara sahip bir ülke olduğunu dile getirdi. Bu doğrultuda müşterileriyle planlama, geliştirme ve proje planlaması konusunda işbirliği gerçekleştiren Global Hydro, ayrıca onarım ve bakım çalışmalarına da başlıyor. Uçtan uca bir çözüme imkan tanıyan ve küçük hidroelektrik santral uzmanlığı sağlayan, homojen bir şekilde tasarlanan bu konsept, Global Hydro’ya sektörde ciddi bir rekabet avantajı getiriyor.

Tam otomatik tribünler, Heros3 santral kontrol sistemi gibi devam eden inovasyonlar ile geçtiğimiz sonbaharda tanıtılan “tak-çalıştır çözümü” smarT gibi inovatif çözümlerle Global Hydro, uluslararası pazardaki teknoloji liderliğini uzun vadede güçlendirmeyi hedefliyor. “Hidroelektrik alanındaki deneyimimiz, tribünler ve elektrik santralleri konusundaki uzun vadeli uzmanlığımız ve müşterilerimiz için hiç durmadan geliştirmeye devam ettiğimi çözümlerimiz, gelecekteki atılımlarımızın temeli ve itici gücü görevini görüyor.”

Türkiye’de yıllık 10 milyon avroluk iş hacmi
Global Hydro gelecek dönemde temiz enerji çözümlerine olan talebin artacağını öngörürken, artan talebi orta ve uzun vadede karşılayabilmek amacıyla gereken düzenlemeler için yatırımlarına yoğun bir şekilde hız kazandırıyor. Endonezya ve Kanada gibi ülkelerde ek ofisler kuran Global Hydro, Avusturya’daki genel merkezindeki makine sistemi ve diğer üretim alanları için yaklaşık 8 milyon avro yatırım gerçekleştirdi. 2020 yılına kadar satışlarının iki katına çıkmasını öngören Global Hydro, 80 milyon avro değerinde satış gerçekleşmesini planlıyor. Global Hydro Genel Müdürü Knaß, şirketin öngörü ve hedefleriyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu hedefler elbette oldukça büyük ve ciddi hedefler. Fakat bizim ürün ve çözümlerimize olan inancımız en üst seviyede ve küresel düzeydeki talep öngörümüz de oldukça yüksek düzeyde.”

Türkiye’de yaklaşık 10 kişilik bir ekiple hizmet veren Global Hydro, zamanında ve yerinde servis uygulamasını da başlatmayı ve bunun için çalışanların alması gereken eğitimleri ise Avusturya’da yer alan Global Hydro Akademi’de vermeyi planlıyor. Global Hydro Türkiye Genel Müdürü Hüseyin Semiz, Türkiye pazarı için yıllık 10 milyon avronun üzerinde bir iş hacmi beklediğini belirtiyor.

Faselis/Türkiye’de Enerji