8.4 C
İstanbul
Cuma, Nisan 10, 2026
Ana Sayfa Blog Sayfa 132

Tekzen’den Karadeniz’e özel akaryakıt kampanyası

0

Türkiye’nin yüzde 100 yerli ve en yaygın ev güzelleştirme merkezi Tekzen, Karadeniz mağazalarına özel akaryakıt kampanyası düzenledi. Aytemiz Yakıt Kampanyası ile TekzenKart ile tek seferde yapılacak 150TL ve üzeri alışverişlerde Aytemiz’den 15TL’lik akaryakıt hediye.

Türkiye’nin dört bir yanına yayılan mağazalarıyla müşterilerine geniş ürün yelpazesi sunan Tekzen, Karadeniz mağazalarına özel akaryakıt kampanyası düzenledi. Kampanya, TekzenKart ile tek seferde yapılacak 150 TL ve üzeri alışverişlerde Aytemiz’den 15 TL’lik akaryakıt hediye imkanı sağlıyor.

Karadeniz’e Özel Aytemiz Yakıt Kampanyası

Türkiye’de 56 ilde 131 mağazası ile hizmet veren Tekzen, yeni mağaza açılışlarının yanı sıra mevcut mağazalarını da yenileyerek kampanyalar düzenlemeye devam ediyor. Tekzen’in bu sefer de Trabzon, Samsun, Lovelet, Fatsa, Giresun ve Bafra mağazalarına özel düzenlediği Aytemiz Yakıt Kampanyası 28 Şubat 2018 tarihine kadar geçerli olacak.

Tekzen mağazalarında; mobilyadan ev ve mutfak gereçlerine, inşaat ve tesisat malzemelerinden elektrik ve aydınlatma ürünlerine, bahçe dünyasından evcil hayvan dünyasına kadar çok geniş yelpazedeki binlerce çeşit ürünü aynı çatı altında sunuyor.

İleitşim Ofisi/Türkiye’de Enerji

Avcılar, lütfen dikkatle okuyun..

Siz avcılığı bir ‘spor’ kabul ediyorsunuz. Masum ve savunmasız hayvanları son teknolojiler kullanarak aldatıp öldürmeyi bir ‘marifet’ sayıyorsunuz.

Avcılar, lütfen dikkatle okuyun..

Onların yalvaran gözlerine, aç kalan yavrularına aldırmayıp, yaralı hayvana sopalarla vurup canını alıp kellesini veya kürkünü evinize asmayı gurur kaynağı olduğunu farz ediyorsunuz. Yazıklar olsun !

Vahşi zevklerinizi ekosistemi ve hayvanların soylarını yok ederek tatmin edip,  daha sonrada doğayı koruduğunuzu iddia edecek kadar cüretkarsınız. “Avlanan Avcıları Avlama Derneği” açmak için resmen müracaat ettim.

Dernekler masasından olumlu bir yanıt alamadım.

Ama kurbanlarınız kuşları, tilkileri, domuzları, geyikleri,  kurtları,  tavşanları mutlu edebilecek bazı havadisleri gazetelerden toparladım. Siz avcılar, en iyisi elinizdeki silahı yavaşça yere bırakın.

Gaziantep’in Islahiye ilçesinde avcılar hiç acımadan koruma altında olan yavrusu ile bir ana kızıl geyik ve ayrıca  iki kızıl geyiği öldürdüler.

Yedi aylık bambi ayağı kırılınca ameliyatla iyileştirildi. Kaçkar’da doğal yaşama döndü. Mutlu idi. Ama avcıların yani psikolojisi bozuk bazı katil ruhların  kurşunlarından neticede kurtulamadı.

Bir engerek yılanını nedense yuvasında öldürmeye çalışan Tekirdağlı çiftçi Rahmi Kaburcuk kendisi av oldu. Yılan daha atak davranıp avcıyı boynundan ısırdı. Bravo.

Eskişehir’de Mihalıççık ilçesinde ava çıkan üç kişiden Mustafa Özkan kaza ile arkadaşının oğlunu vurdu.

Antalya’da Halil Çalışkan adlı kişi evinin bahçesindeki yılana arka arkaya ateş etmeye başlayınca olan oldu. Av tüfeğinden çıkan saçmalar duvardan sekerek oğlu Murat Çalışkan’a isabet etti.

İstanbul Silivri’de ava çıkan Bekir Sütüpak adlı inşaat işçisi, vurduğu ördeği buz tutan gölden almak isterken buzun kırılması sonucu soğuk sulara gömüldü. (Ne güzel)

Ağrı, Afyonkarahisar, Denizli, Kayseri ve Sivas’ta masum ve aç  hayvanları hazır korumasız durumda iken vurmak için yola çıkan beş avcı donmuş!

Ağrı’nın Panos ilçesinde Süphan dağında ava çıkan 3 avcı çığ altında kalarak hayatını kaybetti.

Sabah eşi uyandırmayı unutunca arkadaşları ile ava gidemeyen koca bu kızgınlıkla karısını vurmuş. Bir kere avcılarda öldürme dürtüsü oluşmuş, ancak öldürerek “mutlu” oluyorlar. Kime niyet, kime kısmet !

Mudanya’da 35 yaşındaki avcı Özkan K. Oğlu ile birlikte ava çıkar. Oğlunu bir tepeliğe çıkarmak için tutunsun diye elindeki av tüfeğini uzatmış, oğlu tetiğe basınca masum hayvanları her gün vuran insafsız avcı Özkan K. Hani
derler ya “Ava giden avlanır.

Kahramanmaraş’ta evinin balkonunda oturan avcı Ali Kıyas bahçedeki fareye av tüfeği ile ateş edince, komşunun dokuz yaşındaki kızı Hatice’yi vurdu.

Eğer bu dünyada insanlar 200 yıl sonra da  yaşantılarını devam ettirecek olurlarsa; inanıyorum ki kendi aralarında toplandıklarında bizlerin “avcılık” diye bir spor dalını kabul etmemizi ve gözlerine kan bürümüş bir takım kişilerin “bir zevk” uğruna masum canlıları öldürdüğünü kabullenmemizi anlamayacaklardır. Bizleri de bu inanılmaz davranıştan dolayı  lanetleyeceklerdir. Ben sistemin “öteki” dediği her şeyin yanındayım. Yaşam hakkı karşısında tüm canlıların eşit olduğunu biliyorum. Ancak bugün yaşanan eşitsizliği yaratan tek canlı türü insandır.

Aslan acıkınca avlanır. Genellikle bir sürünün en gerisinde kalan sürüye ayak uyduramayan yaşlı veya hastalıklı bireyini öldürür,  böylece bulaşıcı hastalığın sürüde yayılmasını önlemiş olur. Çenesi en kuvvetli hayvan sırtlandır
ama kendisi can almamak için avlanmaz aslan ve kaplanların avlarından geri kalan etlerle yetinir. Ondan da artanları, akbabalar, ufak kuşlar en sonda kalan parçalarıdır. Sonuçta diğer böcekler temizler ve böylece ekolojik
denge tamamlanır.

Ya avcılar onlar sadece zevk için vuruyorlar. Hani insanın içindeki “kan görüp de bundan mutlu olma dürtüsü” var ya !

Seri katillerin yaşantısını inceleyin muhakkak ilk şiddet uygulamalarını hayvanlarda denemişlerdir. Onun için hayvana yönelik şiddeti önemseyip, önlemek amacıyla elinizden geleni yapmalısınız. İşte örnekler:

Postanede 14 arkadaşını öldüren ve ardından kendini vuran Patrick Sherill geçmişte evcil hayvan çalmış ve kendi köpeğine onları öldürtmüştür.

Brenda Spencer, 2 çocuğu öldürmüş ve diğer dokuzunu yaralamıştır. Geçmişte kedi ve köpeğe eziyet etmiş ve onların kuyruklarını ateşe vermiştir.

Caroll Edward Cole, itham edildiği 35 cinayetin 5 tanesi dolayısıyla infaz edilmiştir. Henüz çocukken bir yavru köpeği boğazlayarak şiddet uygulamaya başlamıştı.

1987 yılında, 3 Missouri lise öğrencisi ölmüş arkadaşlarını dövmekten dolayı tutuklanmışlardır. Hepsinin geçmişlerinde birkaç yıl evvelden başlayarak birçok kere hayvanları sakat bırakma olayları vardır. Bir tanesi sayamadığı
kadar çok kediyi öldürdüğünü itiraf etmiştir.

Edward Kemperer önce 2 kediyi kesti. Daha sonra büyükanne ve büyükbabasını, annesini ve 7 kadını öldürdü.

Peter Kurten, nam-ı diğer Düsseldorf Canavarı, köpeklere işkence ve tecavüz ederek öldürdü. Aralarında çocukların da bulunduğu 50’den fazla insanın ölümüne neden oldu.

Richard Speck bir kuşu vantilatöre atarak parçalanmasına neden oldu. 8 Kadını öldürdü.

Yerli otomobil hayali gerçek oluyor

TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi, AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir, yerli otomobil yatırımına ev sahipliği yapma isteklerini ortaya net bir şekilde koyduklarını belirterek, Kastamonu’nun yerli otomobil üretimine talip olduğunu söyledi.

Kastamonu Milletvekili Murat Demir, “Milli proje için kurulacak fabrikaya 1,5 milyon metre karelik alanı hazırladık. Hatta hazine arazisi konumunda bulunan 400 bin metre kare alanı da hibe edeceğiz” dedi.

“KASTAMONU YERLİ OTOMOBİL FABRİKASI İÇİN SEFERBERLİK İLAN ETTİ”

Milletvekili Murat Demir, “Yerli otomobil üretiminde iş adamlarımız ortaklardan birisi olmayı arzulamaktadır. Milli projemiz olan yatırıma ev sahipliği yapma isteğimizi net şekilde ortaya koymak adına Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a isteğimizi projelendirerek yazılı olarak bir dosya ile ilettik. Bu projenin bir Anadolu şehri olan Kastamonu’ya yapılmasının gerekliliklerinin farkındayız. Marmara Havzası gibi lojistik ve arazi olarak uygun olmayan şehirler yerine Kastamonu’nun bu iş için ne kadar uygun olduğu hakkında yaptığımız akademik çalışmalarımızda tamamdır. Uzmanlar tarafından fizibilitesi de yapılmıştır. Önümüzdeki günlerde dosyamızı bakanımıza da ileterek, ülkemizin milli projesine talip olduğumuzu bildireceğiz” dedi.

“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ BÜYÜK DÜŞÜNEREK MİLLİ PROJEMİZİ HAYAL OLMAKTAN ÇIKARMIŞTIR”

Kastamonu’nun yerli otomobil üretimi için geniş arazilerin yanı sıra iş gücüyle de avantajlı olduğunu belirten Murat Demir, “Milli projemiz hakkında büyük düşünmek ve hedefleri de bu ölçüde koymak gereklidir. Bu şekilde düşünen ve hayatı boyunca da ülkesi için ciddi gayretler içerisinde olan Sayın Cumhurbaşkanımız da büyük düşünerek, bu projeyi hayal olmaktan çıkarmıştır. Bizde sayın cumhurbaşkanımızın çalışma temposuna ayak uydurabilmek için hiç durmadan çalışıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ciddi gayreti ve girişimleri sonucu ortaya çıktığında yerli otomobil projesi konusunda Kastamonu’ya çağrı yapmıştım. O günden bugüne çok olumlu tepkiler aldık ve bugün projeye talip olmaktan öteye geçerek, fabrikanın kurulması noktasında şehrimizde üretim yapılacak ümidiyle, alt yapı çalışmalarına başlayacak duruma geldik.

Kastamonu Valimiz, Milletvekillerimiz, Sivil Toplum Örgütlerimiz, Belediyemiz topyekûn bu işe sarıldık. Resmi talebimizi sayın Bakanımıza yaptık aslında, önümüzdeki günlerde dosyamız hazır onu vereceğiz. Şu anda da bildiğimiz kadarıyla 20’i aşkın il projeye talip oldu ama ben sanayici, yatırımcı, siyasetçi olarak baktığım zaman Kastamonu’nun şansının büyük olduğunu görmekteyim” diyerek konuştu.

“YATIRIMCILARIN ÖNCELİKLERİ OLAN UYGUN ARAZİ, İŞ GÜCÜ VE ULAŞIM İÇİN KASTAMONU AVANTAJLI KONUMDADIR”

Yatırımcının önceliklerinin uygun arazi, iş gücü ve ulaşım olduğunu ve Kastamonu’nun en model şehirler arasında yer aldığını ifade eden Demir, “Önemli öncelikler arasında yer alan ulaşım konusunda avantajlı konumdayız. Modern bir havalimanımız var. İstanbul’dan her iki yakadan da uçuşlarımız var, Ankara-Kastamonu arası 2 saat, Ilgaz tünelinden sonra İstanbul karayoluna baktığın zaman 3,5 saat. İnebolu limanı inşallah 2020 yılında bitmiş olacak. Bunun yanında Bartın-Filyos Limanı Kastamonu’ya 2 saat mesafede. Arazi olarak da bir sıkıntımız yok. 1,5 milyon metre karelik alanı hazırladık, verebilecek durumdayız. Hatta şu anda hazine arazisi konumunda bulunan 400 bin metre kare alanı hibe edeceğiz. Ana fabrika noktasında talebimiz bu. Olmazsa en azından bir yan sanayi fabrikasını Kastamonu’ya kazandırmak amacındayız” dedi.

“MİLLİ PROJE İLE GÖÇ VEREN İL KONUMUNDAN GERİ GÖÇ ALAN DURUMA DÖNECEĞİZ”

Yerli otomobil fabrikasının Kastamonu’ya kazandırılmasıyla yıllardır göç veren durumu geri göç şekline çevirmeyi de başaracaklarını söyleyen Demir, “Yani istihdam anlamında yıllardır göç veren Kastamonu’ya geri göçe çevirmek için bu yatırımları planlamamız, gündeme getirmemiz, kazandırmamız gerekiyor” dedi.

 

Kuveyt’in hedefi; “2020”

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğim Kuveyt ziyaretimde her iki ülkenin ekonomik işbirliğine fayda sağlayacak çok önemli görüşmeler gerçekleştirdik.

Kuveyt’te konuşulan projelerin aynen söylendiği gibi hızla gerçekleştiğine bir kez daha şahit oldum.

Kardeş ülkemizde gerçekleşen bu olumlu değişim ve gelişimlerin nedeni olan büyük projelerin içerisinde Türk firmalarının sayısının yüksek olması da ayrıca bizleri çok gururlandırıyor.

Türk iş adamlarımızın profesyonel anlaşmalar ve ciddi banka teminatlarıyla Kuveyt’te yaptıkları projeleri zamanında ve eksiksiz teslim etmeleri de yeni iş yapacak Türk firmaları için büyük referans oluyor.

El Sabah ailesi ile yaptığımız ikili görüşmelerde Türk firmalarının öncelikli tercih edileceğinin de sinyalini ilk ağızdan almış olduk. İş adamlarımız ile alakalı olumlu düşünceleri gerçekten bizleri çok gururlandırdı.

İki ülkenin ticari birlikteliklerine hem Kuveyt’teki ortaklarımızla katkı sağlarken, hemde gazeteci olarak destek olma gayretimize devam ediyoruz.

Kuveyt’te düzenlenen Enerji Fuarına da katıldık ve gerçekten gelecek yıllar için faaliyete geçecek projelere hayran kaldık.

Kuveyt çok fazla petrol üreten bir ülke olduğu için petrolden dönüştürülebilir enerjiye geçiş için ciddi projeleri devreye sokma kararı almışlar. Bu konuda 2020 yılına kadar dünyanın en büyük sıvılaştırılmış gazın tekrar gaza dönüştürülmesi için tesisleri inşa etme projeleri büyük ilgi gördü.

İnşaat, Enerji, Gıda ve hemen hemen tüm sektörlerde iş imkanları olan Kuveyt’te tüm ürünler dışarıdan satın alınıyor. Bu sebeple bu ülkeye ürün satmak yerine, yerinde üretim tesisleri kurularak, sıcak satış imkanı oluşturulması gereklidir.

1 Kuveyt Dinarı’nın karşılığı 12.4712TL’dir. Dünyanın en değerli parası ile karşı karşıyasınız.

Bizlerde bu pazarda yerimizi almalıyız, güzel yatırımlarda görüşmek dileğiyle…

Türk askerine gösterilen sevgi dünyayı kıskandırıyor

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülkemiz ve coğrafyamızın huzuru için tehdit olan terör odaklarına karşı başlattığı operasyonun ne denli önemli olduğunun farkındayız.

Lakin sayıları azda olsa bu operasyonlara karşı olan hainlerde yok değil. Çıkan çirkin ve çılız seslere ise itibar eden yok. Toplum olarak bunun vatan, bayrak ve sancak meselesi olduğunun farkındayız. Gerçeğin farkında olarak harekata müthiş destekler veriyoruz.

Evlerde annelerimiz, ninelerimiz kuran okurken, eli silah tutan halk cepheye koşar adım gitmek için neredeyse birbiriyle yarışıyor.

Gazeteci-Yazar Ferhat Yıldırım

Men Dakka Dukka

Hizmet aşkıyla yanıp tutuştuğunu iddia edip, içimdeki aşkın tutuşması sebebiyle benim madde planında değil, mana planında hak için çalışmak gibi bir misyonum var diyerek koltuk ile kıçını buluşturanlar bu kavuşmanın ardından tükürdüklerini yalamaktan hiç utanmazlar mı?

Maalesef yurdumuzda hizmet aşkı, hak sevdası ile canla başla çalışan idarecilerimiz de var.

Lakin bu idarecilerimizin çalışmasına ayak uyduramayan hizmet aşkı yerine koltuk sevdasına kapılanlar hafızamıza kara bir leke olarak kazınıyor.

Koltuğa oturana kadar hak, halk, hizmet aşkı sloganları atan birileri amacına ulaştıktan sonra oturduğu koltuğa sırılsıklam aşık oluyorlar.

Çalışmayanı sevmeyen birileri de gelip, bu kara sevda hastalığına tutulanlara, kalk koltuğu boşuna işgal etme dediğinde ise kenara çekilip, Bizans oyunları ile başka bir koltuk kapma yarışına girişiyorlar.

Vatan için canını vermek için tereddüt etmeden sınır ötemizde operasyon yapan yiğitlerimizden utanmadan hala cebini doldurma yarışında olanlar da var ya hani, onlara da tek ve son sözüm şu olacak; ‘MEN DAKKA DUKKA’

Gazeteci-Yazar Ferhat Yıldırım

Devlet ve özel bankalar absürt hareketler sergiliyor

Bu ülkede faaliyet gösteren yabancı bankaların ekonomimizin inişli çıkışlı olmasını istemelerinin tek sebebi vardır, o da maddi kazançlarının daha çok olması arzularıdır.

Riskli zamanlarda kredi oranlarını yükseltir ve bu oranlarla Kobilerin veya tüketicilerin kredi kullanmasına engel olmak ister, kullanmak isteyenlere de yüksek karlarla kredi verme yolunu tercih eder. Devlet bankalarımız ise ekonomimize güç katmak amaçları ilk öncelikleridir. Kar etmekten ziyade vatandaşlara ve şirketlere ekonomik olarak destek verme misyonu sahibidirler.

HAİNLERLE MÜCADELE ETTİĞİMİZ SÜREÇTE BANKALAR ABSÜRT HAREKETLER SERGİLİYOR

Ülkemizin misak-i milli sınırları içerisinde hainlerle, sınırlarımız dışında da hainlerle iş birliği yapan örgütlerle ve teröristlere destek sağlayan dış güçlerle mücadele verdiği bu günlerde finans piyasasında faaliyet gösteren özel olsun milli olsun tüm bankalar absürt bir hareket sergiliyorlar. Kredi oranları en düşük olan devlet bankalarımız olsun, oranları yüksek olan bankalar olsun, kredi başvurusu yapan tüketicide herhangi bir sorun olmamasına ve kredi puan notu en iyi çizelgede bulunmasına rağmen kredi vermemek için bahaneler üretiyorlar.

KAPISINDA KOBİLERİN YANINDAYIZ YAZAN VAKIFBANK KREDİ VERMEMEK İÇİN BAHANE ÜRETİYOR

Vakıfbank şube yetkilisi aynen şu ifadeyi söylüyor. Müşteri evrakları geldiği zaman kredi puanına baktım ve %100 kredi çıkacağını düşündüğüm halde ret geldi.

MİLLİ BANKAMIZ ZİRAAT ÇAĞIN ÇOK GERİSİNDE KALARAK KREDİ VERMEKTE NAZ YAPIYOR

Ziraat Bankası kredi uzmanı da kendilerinin özel bankaların 50.000 TL kredi kartı tanıdığı müşterilere biz konut kredisi kullandıramıyoruz. Çünkü kredi kartı çıkarmak için limite takılabiliyoruz ve kart vermediğimiz müşteriye de finans kullandıramıyoruz. Acilen devlet bankalarının bu atıl düşüncelerden arındırılması gereklidir.

CUMHURBAŞKANIMIZ HARİCİNDE HERKES KIŞ UYKUSUNA MI YATTI

Geçtiğimiz yıllarda aynı süreci bir kez daha yaşadığımızda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bankaları uyarmış ve bu keşmekeşe son vermelisiniz diyerek faizlerin geriye çekilmesini ve kurnazlık yapmamaları gerektiğini söylemişti. Şu an özel ve devlet bankalarında sıkıntı yaşanıyor. Bu ülkede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan başka yönetici yok mudur? Bu ülkenin bürokratları izine mi çıktı? Bakanlar ne işlerle iştigal ediyor? Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu yöneticileri kış uykusuna mı daldı?

BANKALARIN KONUT KREDİSİ VERMEK İSTEMEMESİ İNŞAAT SEKTÖRÜNÜ KRİZE GÖTÜRÜR

Özellikle bankaların konut kredisi vermek istememesi nedeniyle inşaat sektörünü krize sokacağını kimse hesap edemiyor mu?

Gayrimenkul sektörü geriliyor, bunu net bir şekilde görebiliyoruz. Sebebi, alameti ise banka kredi faizlerinin yükselmesi ve vatandaşların konut kredi sebepsiz geri çevrilmesidir.

ÖZEL BANKALAR YOĞURDU ÜFLEYEREK YERKEN, DEVLET BANKALARIN DA CİMRİLİĞİ TUTTU

Özel bankalar yoğurdu üfleyerek yemeye çalışırken, bizim devlet bankalarının da bugünlerde cimrilikleri tuttu. Özel bankaları bir bakıma anlayabiliyoruz da devlet bankaları neden kredi vermemek için yeni yeni sudan sebepler ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta, “Birinci derecede Merkez Bankası ve BDDK, ondan sonra da devletin bankaları aktif rol almak zorundadır. Siz aktif rol almadıktan sonra, öbürleri istediği gibi at oynatır” diyerek konuşmasını da son söz olarak hatırlatmak isterim.

Yerli ve Temiz Kömür Üretiminde Son Teknolojiler Tartışılacak

Dünya enerji üretiminde yüzde 40 ile en önemli paya sahip olan kömürün temiz ve çevreci teknolojilerle nasıl üretilebileceği ve Türkiye’nin enerji bağımsızlığındaki rolünün nasıl artırılabileceği 2. Uluslararası Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı’nda tartışılacak

Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) tarafından ikincisi düzenlenecek 2. Uluslararası Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı, 10-11 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul Pullman Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteği ile düzenenlenen Zirve’ye kamu, kömür üreticileri, enerji firmaları, sektöre kaynak sağlayan finansman kuruluşları, tedarikçiler, üniversiteler ve akademisyenlerden oluşan yaklaşık bin temsilci katılacak.

Lider kömür üreticileri ABD, Çin ve Hindistan Zirve’de

Zirveye dünya kömür üretimi ve tüketiminde lider olan ABD, Çin, Hindistan, Kanada, Malezya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Almanya, Güney Kore, Afrika ve Polonya’dan da sektör temsilcileri ve firma sahipleri katılacak.

Linyit ve taş kömrü sahaları ekonomiye kazandırılmalı

Enerjide arz güvenliği ve üretim bağımsızlığı açısından yerli kömürden enerji üretiminin son derece önemli olduğunu belirten KÖMÜRDER Başkanı Muzaffer Polat, 2. Uluslararası Temiz Kömür Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı’nda kömür endüstrisinin yerli ve uluslararası temsilcileriyle birlikte en son teknolojik gelişmelerin masaya yatırılacağını belirtti. Yerli kömürün üretimdeki payının artırılarak ithalatın bir an önce azaltılması gerektiğini ifade eden Polat, bunun için linyit ve taş kömürü sahalarının bir an önce ekonomiye kazandırılması gerektiğinin altını çizdi. Yerli kömüre tüm tarafların sahip çıkması gerektiğini bildiren Polat, önemli olanın insanı ve çevreyi merkeze koyan, iş güvenliğinin en üst düzeyde düşünüldüğü, bilimsel, teknolojik ar-ge teknolojilerine odaklanmak olduğunu bildirdi.

Türkiye Sanayi 4.0 için hazırlanıyor

İleri teknolojiye sahip fabrika otomasyon çözümleri ile dikkat çeken Mitsubishi Electric, üreticileri Sanayi 4.0 konusunda bilgilendirmek amacıyla Türkiye’nin birçok ilinde düzenlediği etkinliklerine Konya ile devam etti. Yüksek teknolojisi ve mühendislik gücüyle Türk sanayisine hızlı entegrasyon, üretkenlik ve verimlilik konusunda katma değer sağlayan Mitsubishi Electric, düzenlediği seminerde Sanayi 4.0’a yanıtı olan e-F@ctory konsepti ve ileri robot teknolojileri ile ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) projelerinin otomasyon çalışmalarını anlattı. Otomasyon sistemlerini tek çatı altında toplayan Panolu Çözüm Platformu ve SCADA çözümü başta olmak üzere yeni nesil ürün ve çözümlerini tanıttı.

Üretimde verimliliğin, enerji tasarrufunun ve çalışan konforunun arttığı Sanayi 4.0’a uyumlu dijital fabrikalar tasarlayan Mitsubishi Electric, Türk sanayisinin yeni endüstri evresine hazır olması için çalışıyor. Bu kapsamda Türkiye’nin birçok ilinde seminerler düzenleyerek Sanayi 4.0 konusundaki son teknolojileri masaya yatıran Mitsubishi Electric, sıradaki durağı Konya’da sanayicilerle bir araya geldi. Konya Dedeman Otel’de gerçekleştirilen etkinlikte, Sanayi 4.0’a uyumlu inovatif teknolojilerini sektör temsilcilerine tanıtan Mitsubishi Electric, dijital fabrika konsepti e-F@ctory ve ileri robot teknolojilerini anlattı. Mitsubishi Electric’in ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC – Heating, Ventilating and Air Conditioning) projelerinin otomasyon çalışmaları hakkında bilgi verilen seminerde; SCADA çözümü, Panolu Çözüm Platformu ve kompresör çözümleri de tanıtıldı.

Üretimde hızı, kaliteyi ve verimliliği artıran e-F@ctory

Farklı sektörlerin temsilcilerini buluşturan etkinlikte Mitsubishi Electric’in Sanayi 4.0’a yanıtı olan e-F@ctory konsepti ile ilgili bilgiler paylaşıldı. Güvenilir ve esnek üretim sistemleri kurmaya yönelik entegre bir çözüm olarak öne çıkan dijital fabrika konsepti e-F@ctory, üretimde hızı, kaliteyi ve verimliliği artırırken çok ciddi maliyet tasarrufu sağlıyor. Mitsubishi Electric bu konsept ile sanayicilere fabrikalarını Sanayi 4.0’ın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde kurma imkanı tanıyor. Fabrika yatırımından önce sanal bir fabrika oluşturarak ortaya çıkacak fabrikanın ve üretimin simülasyonunu gerçekleştirme, verimliliği değerlendirme ve oluşan çıktılar doğrultusunda yatırımı şekillendirme fırsatı sunuyor. Mitsubishi Electric, e-F@ctory konseptini kendi üretim bantlarında 2003 yılından bu yana kullanıyor ve bu sayede edindiği tecrübelerini ürünlerine ve müşterilerine yansıtıyor.

Engeller tespit edilerek hasarlar önleniyor

Seminerin ilgi çeken konularından biri de Mitsubishi Electric’in ileri robot teknolojisi oldu. Robotların sağladıkları hız ve kolaylıklarla sanayide her geçen gün daha çok rol alacağı bilinciyle hareket eden Mitsubishi Electric’in robot kontrol ünitesi; hareket kontrolünün esnekliğini, sistemin hızını, doğruluğunu ve hassasiyetini sağlıyor. Ayrıca esneme fonksiyonları ile robot kolu bir çeşit yay görevi görerek kuvvete göre esniyor. İleri uygulamalar için Mitsubishi Electric robotlarına konveyör (taşıma bandı) ve ürün izleme, kuvvet kontrolü ve görme özellikleri kolaylıkla entegre edilebiliyor. “Sensörsüz Çarpışma Kontrolü” özelliği, robotun manuel ya da otomatik modda herhangi bir engele temas ettiğini tespit edebiliyor ve bu sayede çarpışmalardan kaynaklanabilecek hasar önlenebiliyor.

Çok yüksek hızlı sistemlerde kullanılarak verimliliği artırıyor

Mitsubishi Electric’in RV-F serisi dinamik 6 eksenli robotu, insan kolu hareketini taklit edebilmesi ve 0,32 saniyelik döngü süreleri sayesinde çok yüksek hızlı sistemlerde kullanılarak verimliliği artırıyor. Dinamik yapısıyla esnek figürleri bile kolayca yapabilen 6 eksenli endüstriyel robotun çift kol yapısı, sadece hareket özgürlüğü açısından artı değer sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda daha fazla kararlılık ve çok yönlülük sunuyor. RV-F serisi için çok dar alanlarda çalışmak hiç zor olmadığı gibi robotların duvar veya tavana monte edilmesi de sorun oluşturmuyor. Modele bağlı olarak 504 ila 2.050 milimetre aralığında yer alan Mitsubishi Electric robotlar, 2’den 70 kilograma kadar taşıma kapasitesine sahip.

Otomasyon ürünlerini tek çatı altında topluyor

Türk sanayisine yüksek katma değerli ileri teknoloji otomasyon çözümleri sağlayan Mitsubishi Electric, etkinlik kapsamında yenilikçi otomasyon sistem çözümlerini tek çatı altında toplayan “Panolu Çözüm Platformu”nu da tanıttı. Dış kabini Türkiye’de üretilen platform, endüstriyel tesislere ve alt yapı projelerine kısa sürede devreye alma imkanı sunuyor. Fan, pompa, kompresör, klima santrali, değirmen, konveyör, vinç, kırıcı, karıştırıcı ve açma-sarma uygulamaları gibi pek çok farklı prosesin otomasyonunu çok daha pratik ve verimli bir şekilde gerçekleştirme imkanı tanıyan “Panolu Çözüm Platformu”, içinde bulunan hazır çözüm parametreleri ve programları sayesinde ek donanım ihtiyacını da ortadan kaldırıyor. Bu platform, Panolu Çözüm Platformu’nun yanı sıra PLC kontrol sistem çözümü, düşük harmonikli çözüm, fren ünitesi ve fren direnci çözümü, pano soğutma sistem çözümü gibi alanları da içerecek şekilde komple çözüm sunabilen bir alt yapıya sahip. Ayrıca geniş opsiyon yelpazesi ve modüler yapısı sayesinde tesisler ve projelerin ihtiyaçları doğrultusunda ister tek tek ister gruplar halinde tercih edilebiliyor.

Zamandan tasarruf sağlayan SCADA Çözümü

Mitsubishi Electric’in SCADA çözümü, otomatik olarak PLC ve SCADA projeleri oluşturabilen sihirbaz arayüzleri sayesinde geliştirme ve yapılandırmada harcanan mühendislik zamanını önemli ölçüde azaltıyor. Aynı zamanda yaşam döngüsü boyunca tesisin devam eden bakımını kolaylaştıracak standart bir yapıya imkan tanıyor. MAPS (Mitsubishi Electric Adroit Process Suite) ile giriş/çıkış planları, PLC ve SCADA etiket yapılandırmaları gibi alanları kapsayan raporlar otomatik olarak oluşturulabiliyor. MAPS ayrıca proje belgelerinin güncel tutulmasına yardımcı oluyor. Tasarım aşamaları boyunca ve hatta sistemler zaman içinde değiştirildiğinde ya da güncelleştirildiğinde MAPS, PLC/SCADA projeleri ve tesis için sistemin kurulduğu şekliyle oluşturulan elektrik belgelerine göre kesintisiz yönetim yeteneği sağlıyor.

İNOMİST İletişim/Türkiye’de Enerji

Yanlış montaj enerji kaybının en önemli nedeni

Yaşam alanlarına gün ışığı ve havalandırma sağlayan pencereler, enerji verimliliği için oldukça önemli. Pencere ve Kapı Sektörü Derneği’nin (PÜKAD) son dönemde yaptığı araştırmada bunu ispatlar nitelikte. Araştırmaya göre; pencerelerde yapılan yanlış montaj uygulamaları ısı enerjisinin yüzde 20’sinin kaybedilmesine yol açıyor.

Türkiye enerjisinin yüzde 30’unu binaları ısıtmak için kullanıyor. Bu değer dikkate alındığı takdirde, enerji tasarrufunda pencerenin ne kadar önemli bir yapı elemanı olduğu ortaya çıkıyor. Son dönemde yapı sektörü için yapılan araştırmalar gösteriyor ki; çok eski ve verimli olmayan pencere sistemine sahip binaların ısınmasına harcanan enerjiyle yeni pencere sistemlerin arasında ciddi fark var. Pencere ve Kapı Sektörü Derneği (PÜKAD) verilerine göre; binalardaki, ısı kaybının yüzde 16’sı çatıdan, yüzde 32’si -baca, banyo ve WC havalandırmalarından, yüzde 20’si camlardan, yüzde 8’si pencere derz dolgusu havalandırmasından yüzde 18’i ise duvarlardan kaynaklanmaktadır.

Binalardaki ısı kayıplarına bakıldığında bu oran ciddi boyutlara ulaşmış durumda.Dolayısıyla pencereler, bir yapı için sadece dış görünüş değil, aynı zamanda enerji tasarrufu sağlanmasının başlangıç noktası. Bugün gelişmiş teknolojilerle üretilen PVC pencere ve kapı sistemleriyle çok yüksek ısı yalıtımı sağlanarak ciddi oranda enerji tasarrufuna ulaşılabiliyor. Bu noktada pencere seçiminin ve montajının önemine değinen REED TÜYAP Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özmert, binalardaki enerji kaybının en büyük sebeplerinden birinin yanlış pencere kullanımı olduğunu ve bu kullanımdan ötürü enerji kaybının yüzde 20 olduğunu söyledi.

“Doğru tasarım, doğru seçim ve doğru kurulum”

Kentsel dönüşümün yarattığı yeni konutlar ve renovasyon gören yapılar sayesinde pencere sektöründe de artık enerji verimliliğinin ön plana çıktığını belirten REED TÜYAP Genel Müdür Yardımcısı Fatih Özmert, Türkiye’de de binaların ısıtmasında doğru pencere seçimiyle yüzde 30’lara varan enerji tasarrufuna ulaşılabileceğini söyledi. Enerji tasarrufu sağlayarak maliyetleri düşüren pencere sistemlerinin üç temel aşamadan geçtiğini belirten Özmert, “Pencerede doğru tasarım, doğru seçim ve doğru kurulum enerji tasarrufunda büyük önem arz ediyor. Pencere seçimi binanın yapısına göre değişkenlik gösterse de konutların enerji verimliliğini nereden iyileştirileceğini bilmek örneğin; güneş enerjisini kullanabilmek, hem evin ışıklandırmasını hem de maliyette hafife alınmayacak bir tasarrufa yol açıyor” dedi.

brandworks/Türkiye’de Enerji

Aksa Enerji, Gana Santrali’nde “Kazasız 1 milyon saat” hedefine ulaştı

İş Sağlığı ve Güvenliği politikasıyla uluslararası standartları yakalama yolunda önemli adımlar atan Aksa Enerji, Mayıs 2017’de belirlediği “1 milyon kişi saat kazasız çalışma” hedefine Ocak ayı içerisinde Gana Santrali’nde ulaştı. Yakaladığı bu başarıyla sektöründeki örnek işletmeler arasında yerini alan Aksa Enerji, yeni hedefini ise ‘5 milyon kişi saat’ olarak açıkladı.

Aksa Enerji CEO’su Cüneyt Uygun iş sağlığı ve güvenliği konusunda enerji sektörünün ve Aksa Enerji’nin geldiği noktayı değerlendirerek şunları söyledi: “Aksa Enerji olarak istihdam ettiğimiz insan gücünün sağlıklı ve güvenli ortamlarda çalışması için yerel ve uluslararası gerekliliklere ve ilgili diğer yükümlülüklere uymayı taahhüt eden bir iş sağlığı ve güvenliği yönetimi anlayışını benimsiyoruz. Tüm faaliyetlerimizde çalışanlarımızın güvenliğinin sağlanması ve mesleğe bağlı hastalıkların önlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra da OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi sertifikası ve iyi uygulamalar ile İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda etkin yönetim süreçlerini tüm personellerimizle daha üst seviyelere getirmeyi hedefliyoruz.”

İş sağlığı ve güvenliği konusunda, dünya çapında öncü kuruluşlar arasında olmayı amaçlayan Aksa Enerji, ‘Sağlık ve Güvenlik Politikası’nı iş güvenliğini sağlamak ve çalışanlarda farkındalık yaratmak temelleri üzerine kurdu. Aksa Enerji yeni hedeflerine ulaşmak amacıyla sistemli çalışmalarına aralıksız devam edecek.

Afrika yatırımlarının ilk adımını 2017 yılında Gana Cumhuriyeti’nde atan Aksa Enerji, Gana, Madagaskar ve Mali’deki santralleri ile ülkelerin enerji ihtiyaçlarını karşılıyor.

Communication Partner/Türkiye’de Enerji

Türkiye’nin çelik envanteri için düğmeye basıldı

Bir ülkenin çelik ürün tüketim düzeyi, o ülkenin refah ve gelişmişliğinin en önemli göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Büyüyen Türkiye ekonomisi ve sanayisi içinde stratejik bir öneme sahip olan çelik sektörü, bu konumunu devam ettirmek amacıyla teknik çalışmalara odaklandı. Çelik İhracatçıları Birliği ve MATİL A.Ş. ile Kalkınma Bakanlığı işbirliğinde sektörün yol haritasını belirleyecek Çelik Sektörü Üretim Envanteri ve Yatırım Projeksiyonu Araştırma Projesi için imzalar atıldı. Proje ile Türkiye’de üretilen, üretilmeyen veya üretilemeyen çelik kalitelerinin envanteri çıkarılacak. Türkiye ve hedef pazarlardaki mevcut çelik tüketiminin yanı sıra gelecek tahminleri ortaya konulacak. Ayrıca sektörün yapısal ve teknolojik dönüşümü için atılması gereken adımlar belirlenecek.

Türkiye ekonomisinin yapıtaşlarından biri olan çelik sektörü, endüstriyel gelişimde de önemli bir rol üstleniyor. Çelik ürünleri inşaat sektörü başta olmak üzere, otomotiv, beyaz eşya, makine, petrol-doğalgaz, savunma, demiryolu gibi sektörlerin başlıca girdisini oluşturuyor. Türk çeliği kalite ve çeşitliliği ile tüm dünya ülkelerinin tercihinde de ilk sırada geliyor. Öyle ki Türkiye, 2017 yılında 37,5 milyon ton ham çelik üretimi ile dünyanın en büyük 8’inci, Avrupa’nın ise 2’inci büyük üreticisi oldu. Aynı dönemde 17,8 milyon tonluk çelik ihracatı ile dünya 9’unculuğunu; inşaat çeliği ihracatında da dünya 2’inciliğini sürdürdü.

Rekabet gücünü artırarak dünya sıralamasındaki yerini üst sıralara taşımaya odaklanan çelik sektörü, yapısal ve teknolojik dönüşüme odaklandı. Sektörün geleceği için projeler hayata geçiren Çelik İhracatçıları Birliği ve bağlı kuruluşu MATİL A.Ş., bu kez Kalkınma Bakanlığı ile birlikte Türk Çelik Sektörü Üretim Envanteri ve Yatırım Projeksiyonu Araştırma Projesi’ni başlattı. Çelik sektörünün geleceğine yönelik stratejik yol haritasının belirleneceği ve bir yıl sürecek projede imzalar MATİL A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Soykan ve İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel Müdürü Cem Galip Özenen tarafından atıldı. Sektörde şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışma olacak Türk Çelik Sektörü Üretim Envanteri ve Yatırım Projeksiyonu Araştırma Projesi, Çelik İhracatçıları Birliği ve MATİL A.Ş. tarafından ortaklaşa yürütülecek.

Yeni yatırımlar için bir kılavuz olacak…

Çelik Envanteri projesi kapsamında Türkiye’de mevcut durumda üretilen, talep eksikliği veya üretimin ekonomik olmaması gibi nedenler yanında teknoloji, altyapı ve bilgi eksikliği gibi nedenlerle üretilemeyen çelik ürünlerinin ulusal ve uluslararası standartlara göre envanteri çıkarılacak. İthal edilen ya da ihracat potansiyeli büyük olan yüksek katma değerli çelik ürünlerinin listesi oluşturulacak. Hazırlanacak sektörel envanter, yapısal ve teknolojik dönüşüm için ihtiyaç duyulan yatırımlara rehberlik edecek.

Ayrıca ülkemizde yapılan veya yapılması planlanan mega projelerde kullanılacak çelik ürünlerinin iç piyasadan tedarikine yönelik envanter çalışmaları da gerçekleştirilecek.

Türk Çelik Sektörü Üretim Envanteri ve Yatırım Projeksiyonu Araştırma Projesi hakkında açıklamada bulunan Çelik İhracatçıları Birliği ve MATİL A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, “Bugün imza törenini gerçekleştirdiğimiz bu özel proje Türk çelik sektörünün geleceği adına çok büyük bir adım. Kalkınma Bakanlığımızın desteği ile yürütülecek proje sayesinde ülkemizde üretilen, üretilmeyen veya üretilemeyen kalitelerdeki çeliğin üretim envanterini oluşturacağız. Gerçekleştirilebilecek ve gerçekleştirilmesi elzem olan yatırımları tespit edecek ve sektörümüzün yapısal ve teknolojik dönüşümü için gerekli politika önerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağız. Türk çelik sektörüne yön verecek ve gelecek nesillere örnek olacak projenin sonuçlarının sektörümüzü çok daha ileriye taşıyacağına inanıyoruz” dedi.

Türk çelik sektörünün 37,5 milyon tonluk üretimi, 16 milyon tonu aşan ithalatı ile yaklaşık 54 milyon tonluk işlem hacmine sahip olduğunu açıklayan Namık Ekinci, “İthalatımızın bu kadar yüksek olmasının iki gerekçesi var. İlki üretim yöntemlerimize bağlı maliyet farklarıdır. İkincisi ise yüksek katma değerli ürün üretimine uygun yatırımlarımızın olmamasından dolayı bu ürünleri üretemiyor olmamızdır. Sonuç olarak; Türkiye üretim süreçlerinde yapacağı iyileştirmeler ile ithal ikamesi sağlayarak ithalatını minimuma indirecek ve hatta bu ürünlerin de ihracatçısı konumuna gelerek ihracatını miktar ve değer bazında arttıracaktır. Ayrıca cari açığın düşürülmesine pozitif katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

Projeyi yürütücüsü MATİL A.Ş. Türk Çelik Sektörü’nün ortak hizmet noktası olarak, bu ve benzeri araştırma projelerinin yanında, kurulduğu günden itibaren gerçekleştirdiği:

Akredite laboratuvar test ve analizleri,
Pilot ölçekli çelik üretim laboratuvarıyla Ar-Ge çalışmaları ve
Alanında saygın akademisyenler ile teknik ve sektörel eğitimler
ile çelik sektörünün gelişimine katkı sağlamaktadır.

İlyada İletişim/Türkiye’de Enerji

2017 yılında 610 bin kez taşındık

Elektrik perakende sektörünün lider şirketi CK Boğaziçi Elektrik’in düzenli olarak açıkladığı ‘Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nun 2017 sonuçları İstanbul Avrupa Yakası’ndaki yoğun hareketi gözler önüne serdi. Dünyanın mega kentleri arasında yer alan İstanbul’un Avrupa Yakası’nda 2017 yılında toplam taşınma hareketi bir önceki yıla göre yüzde 24 artarak 610 bin 180’e ulaştı. Günde ortalama 1.672 taşınma yaşanırken, her gün 462 gayrimenkul de ilk kez oturumcusu ile buluştu.

SON İKİ YILDA 1 MİLYON 102 BİN TAŞINMA

Sektörde ‘ilk ve tek’ olma özelliğini taşıyan Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nun 2017 sonuçlarını değerlendirmek üzere basın mensupları ile bir araya gelen CK Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Halit Bakal, “Türkiye’nin ve dünyanın gözbebeği İstanbul her geçen gün büyüyor, gelişiyor. İstanbul Avrupa Yakası’nda 492 bini 2016, 610 bini ise 2017 yılında olmak üzere son iki yılda 1 milyondan 102 bin taşınma hareketi gerçekleşti. Arka arkaya yükselen yeni projeler ve kentsel dönüşümün de etkisi ile her gün binlerce insan gayrimenkulünü değiştiriyor. İstanbul Avrupa Yakası’nda 4,5 milyon aboneye hizmet verdiğimiz düşünüldüğünde son iki yılda abonelerimizin dörtte birinin hareket halinde olduğu ortaya çıkıyor. Bölgede görevli tedarik şirketi olarak biz de bu harekete en hızlı bir şekilde yanıt veriyoruz. Tüm bu gelişmeler İstanbul’un her geçen gün büyüdüğünü, yenilendiğini gözler önüne seriyor” diye konuştu.

169 BİN GAYRİMENKULÜN KAPISI İLK KEZ AÇILDI

CK Boğaziçi Elektrik’in teknolojiye yaptığı yatırımlarla anlık olarak izlediği abonelerinin başvuru ve ikamet bilgileri baz alınarak hazırlanan ‘Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre 2017 yılında yaşanan toplam taşınma hareketinin 441 bin 409’u ikinci el, 168 bin 771’i ise yeni gayrimenkullerde oldu. İkinci elde günde ortalama 1.209 taşınma hareketi yaşanırken her gün 462 gayrimenkulün kapısı da ilk kez açıldı.

KENTSEL DÖNÜŞÜMLE 22,3 BİN ABONE TAHLİYE EDİLDİ

CK Boğaziçi Elektrik tarafından 2016 yılının şubat ayından itibaren tutulmaya başlanan konut yıkım istatistiklerine göre şubat-aralık ayları arasında 18 bin 585 konut yenilenmek amacıyla kentsel dönüşüm faaliyetine girerken bu rakam 2017 yılında 22 bin 367’e ulaştı. Yaklaşık 2 yıllık sürede ise toplam 40 bin 952 abone tahliye başvurusunda bulundu. 2017 yılı içinde en çok tahliye talebi 4 bin 89 ile Küçükçekmece, 2 bin 820 ile de Bahçelievler’den geldi. Kentsel dönüşüm çerçevesinde 2017 yılında tahliye edilen 22 bin 367 aboneliğin 19 bin 88’i mesken, 3 bin 250’si ticarethane, 29’u ise sanayi tesisi oldu. Bu açıdan bakıldığında 2017’de her gün, ortalama 6 daireli 9 apartmanın yıkımı gerçekleşti.

2017’DE 46 BİN YABANCI ABONE KAYIT YAPTIRDI

Türkiye’nin kültür başkenti İstanbul, 2017 yılında da yabancıların ilgisin çekmeye devam etti. 155 ülke vatandaşının elektrik aboneliğinin bulunduğu İstanbul Avrupa Yakası’nda 2017 yılında 46 bin 333 yabancı abone kayıt yatırdı. 2016 yılı toplamında bu rakam 34 bin düzeyindeydi. Son iki yılda yabancı abone sayısındaki artışın en yüksek olduğu dönem Ekim 2017 oldu. Ekimde 5 bin yeni yabancı abone kaydı yapıldı.

6 AYDA 10 BİN YENİ SİVASLI GELDİ

Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nda Haziran 2017 itibarıyla ilk kez verilmeye başlanan abonelerin nüfusa kayıtlı olduğu illere göre dağılım rakamlara bakıldığında 2017 sonunda Avrupa Yakası’na İstanbullulardan sonra yine en çok Sivaslılar yer aldı. Haziran 2017’de 166 bin 937 olan Sivaslı abone sayısı, 10 bin 488 kişi artarak 177 bine ulaştı. Üçüncü sıradaki Kastamonululardaki artış 7 bin 361 kişiyi buldu ve Kastamonulu abone sayısı 126 bin 966’dan 134 bin 327’ye çıktı. İkinci altı ayda Trabzon 97 bin 436 abone ile Ordu’nun önüne geçerken, Kütahya sıralamada Bilecik’in önüne geçti. Bu arada İstanbul Avrupa Yakası’nda en az abonelik 2 bin 430 ile yine Burdurlulara ait oldu.

BİLGİ GÜNCELLEME KAMPANYASI ARALIK AYINDA ABONE SAYISINI ARTIRDI

CK Boğaziçi Elektrik’in 2017’nin son aylarında başlattığı ‘bilgi güncelleme’ kampanyası ise özelikle yılın son ayında ikinci el gayrimenkullerin abonelik rakamlarda kendini gösterdi. Tüketicilere ‘usulsüz elektrik kullanmayın, aboneliği üzerinize alın’ çağrısı yapan CK Boğaziçi Elektrik’in işlemleri hızlandırmak üzere internet sayfasına eklediği ‘Tıkla Abone Ol’ kampanyası aralık ayına damgasını vurdu.

Abonelik işlemlerinin yanı sıra mevcut bilgilerin doğru olup olmadığı, eksik bilgilerin de sorgulandığı ve bilgilerin güncellendiği dönemin etkisiyle Aralık 2017’de 2016 yılının aynı dönemine göre ikinci el gayrimenkul hareketlerinde yüzde 119’luk bir artış yaşandı. Aralık 2016’da 31 bin 247 olan rakam, 2017’nin aralık ayında 68 bin 515’e ulaşırken bu artışın önemli bölümü aslında birçok tüketicinin aboneliğini üzerine almasından kaynaklandı. Bilgi güncellemeyi kapsayan rakamlar da dâhil edildiğinde ikinci elde 441 bin olan taşınma hareketi 476 bin olarak gerçekleşti. Ancak bilgi güncelleme rakamları Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’ndaki yıllık rakamlara ve artış oranlarına yanlış bir değerlendirme oluşturmaması için yansıtılmadı.

EN HAREKETLİ İLÇE ESENYURT

İlçeler bazında bakıldığında 2017 yılında İstanbul Avrupa Yakası’nın en hareketli bölge son yıllarda özellikle yeni konutlarla taşınmada öne çıkan Esenyurt oldu. 2017 yılında bölgede 72 bin 807’si birinci el, 34 bin 404’ü ikinci el olmak üzere toplam 107 bin 211 taşınma hareketi gözlendi. Özellikle ikinci eldeki rakamlarda bilgi güncelleme kampanyasının etkisi gözlendi. En yoğun hareketin olduğu ilçeler listesinde ikinci sırada Küçükçekmece, üçüncü sırada Başakşehir yer alırken, Çatalca en az taşınmanın olduğu ilçe oldu.

MESE İletişim/Türkiye’de Enerji

Jeopolitik riskler petrol ve gaza yaradı

KPMG’nin 2018’in ilk petrol ve gaz piyasa analizinde; petrol ve gaz sektörünün 2018’de güven tazelediği belirtildi. Analizde, mevcut arz-talep dengesinin değişmesi ve geleceğe yönelik beklentiler nedeniyle petrol fiyatının 3 yılın zirvesine ulaşarak varil başına 70 doları gördüğüne dikkat çekildi. KPMG Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Ümit Bilirgen, “Petrol ve gaz piyasalarında işler yolunda; özellikle gazda Rusya ve ABD ihraç rekoru kırdı” dedi.

KPMG’nin yayımladığı petrol ve gaz analizinde üretim kısıntılarının yanı sıra artan jeopolitik risklerin piyasalarda mevcut arz talep dengesini olumlu yönde etkilediğine dikkat çekildi. KPMG Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Ümit Bilirgen, “Petrol ve gazda geleceğe yönelik beklentiler değişti. Jeopolitik riskler petrol fiyatlarına yansıdı. ABD ham petrol hedge işlemlerindeki artış, fiyatlarda düşüş yaşansa bile sektörün büyümesini destekleyecek” dedi. Bilirgen petrol piyasalarıyla ilgili şu bilgileri verdi; “OPEC ülkelerinin ve bazı OPEC dışı ülkelerin üretim kısıntısının devam etmesi ve artan jeopolitik risk algısı nedeniyle son aylarda ham petrol fiyatlarının artması sonucu, ABD’li kaya gazı üreticileri beklenen 2018 üretimlerinin önemli bir kısmını vadeli sözleşmeye çevirerek kârlarını ve hacim artışlarını istikrarlı hale getirmeye başladılar.”

Üreticilerin karı arttı

WTI ham petrolde şu anda bir miktar gerileme varsa da tüm 2018 WTI vadeli işlem sözleşmelerinin varil başına 60 doların üzerinde işlem gördüğünü aktaran Bilirgen, şöyle devam etti; “Üreticiler, mevcut üretimlerini daha birkaç ay öncesindeki fiyat aralığına göre çok daha yüksek fiyatlardan ve daha fazla kârla satabiliyorlar. Sektörde hedge işlemlerinin bu şekilde artması, fiyatlar o zamana kadar daha dengeli seviyelere ulaşsa veya talepteki büyüme yavaşlasa bile ABD üretimindeki artışı yılın ikinci yarısında destekleyecek. Bu durum, başta İran ile ilgili riskler olmak üzere şu anda fiyatları etkileyen bazı jeopolitik riskler üretim hacimlerini fiilen etkilemediği takdirde daha fazla fiyat dalgalanmasına yol açabilir.”

ABD ve Rusya gaz ihracatında rekor kırdı

Gaz piyasalarının da 2018’e moralli girdiğini belirten Bilirgen, “Gazda ABD ve Rusya ihraç rekoru kırdı. 2017 yılında Gazprom bir önceki yılın satışlarını artırarak Avrupa’ya 193,9 milyar m3 doğal gaz ihraç etti ve bir rekora imza attı. Bu durum şirketin Avrupa’ya enerji tedarikinde artan rolünü ortaya koyuyor. Ayrıca, ABD’nin LNG ihracatı da 2017 yılında rekor kırarak günlük 1,9 milyar fitküp’e (yaklaşık 54 milyon metreküp) ulaştı ve ABD’yi net doğal gaz ihracatçısı konumuna getirdi. Tüm hakim unsurlar dikkate alındığında, yenilenen talep güveni sektörün 2018 yılında yeni yatırımlara yönelmesini sağlayabilir. ABD kaya gazı üretimi gibi hızlı ve kısa döngülü arzla birlikte, piyasadaki fiyatlara etki eden riskler eskisine göre çok daha kısa bir zamanda ekstra arz hacmine dönüşebilir” dedi.

Analist tahminleri: PETROL

Birimler USD/bbl cinsindendir 2017 2018 2019 2020
Min. 51,5 53,0 55,0 58,0
Ortalama 53,5 57,5 59,2 63,3
Medyan 53,5 56,0 59,8 63,3
Maks. 54,6 65,0 65,0 70,0
Birimler USD/bbl cinsindendir 2017 2018 2019 2020
Kasım Ortalaması 53,0 56,1 58,4 62,4
Aralık Ortalaması 53,5 57,5 59,2 63,3
Kasım Medyanı 53,1 55,2 58,9 63,3
Aralık Medyanı 53,5 56,0 59,8 63,3

Analist tahminleri: DOĞAL GAZ

Birimler USD/MMbtu cinsindendir 2017 2018 2019 2020
Min. 2,9 2,7 2,9 2,9
Ortalama 3,0 3,0 3,1 3,2
Medyan 3,0 3,0 3,1 3,1
Maks. 3,1 3,3 3,3 3,5
Birimler USD/MMbtu cinsindendir 2017 2018 2019 2020
Kasım Ortalaması 3,0 3,1 3,2 3,2
Aralık Ortalaması 3,0 3,0 3,1 3,2
Kasım Medyanı 3,0 3,0 3,2 3,2
Aralık Medyanı 3,0 3,0 3,1 3,1

Not: Brent & Henry Hub kuruluşundan alınan yukarıdaki tahminler/analist tahminleri, üçüncü taraf kaynaklara ve bilgilere dayanmaktadır. Bunlar KPMG’nin kendi görüşlerini yansıtmamaktadır.

 

MPR İletişim Danışmanlığı/Türkiye’de Enerji

Az enerji kullanımına yönelik çözümleriyle tanınan mimar, Ian Ritchie geliyor

Dünyanın öncü cam endüstrisi konferansı Glass Performance Days (GPD), bölgesel etkinlikler ayağını, 7 – 10 Mart 2018 tarihlerinde 4. kez İstanbul’da düzenlemeye hazırlanıyor. Mimarinin sosyal değerleri desteklemesi gerektiğini düşünen dünyaca ünlü İngiliz mimar Ian Ritchie, 8 Mart Perşembe günü GPD etkinliği kapsamında, Avrasya Pencere, Cam ve Kapı Fuarı’nda mimarlarla ve Cam Endüstrisi ile bir araya gelmeye hazırlanıyor.

Dünyanın öncü cam endüstrisi konferansı Glass Performance Days (GPD), bölgesel etkinlikler ayağını, 7 – 10 Mart, 2018 tarihlerinde 4. kez İstanbul’da düzenliyor. Etkinliğin bu yılki konuklarından biri de mimaride daha az enerji kullanımına yönelik çözümleriyle tanınan mimar Ian Ritchie. GPD’nin ve Reed Tüyap’ın davetlisi olarak Avrasya Pencere, Cam ve Kapı Fuarı’na katılacak olan Ritchie,sürdürülebilir mimarinin günümüz ve geleceğin mimarlık dünyası için nasıl fayda sağlayacağını da mimar ve fuar katılımcılarıyla paylaşacak. Mimarinin, sosyal değerleri desteklemesi gerektiğini düşünen İngiliz mimar Ian Ritchie, az enerji kullanımına yönelik yenilikçi düşünceyi savunuyor. Avrasya Pencere, Cam ve Kapı Fuarı ile birlikte gerçekleşecek GPD programı, camın tasarımı, kullanımı ve işlenmesindeki yeniliklere özel bir vurgu yapacak.

Dünyadaki en son teknolojik gelişmeler burada…

REED TÜYAP tarafından bu yıl 7-10 Mart 2018 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde eş zamanlı gerçekleştirilecek fuar, son teknoloji kullanılarak geliştirilen inovasyon harikası ürünlerin ve enerji verimliliği çözümlerinin yer alacağı global bir buluşma noktası olarak göze çarpıyor. Sektör profesyonellerin ajandasında ilk sırada yer alan fuar, dünyanın farklı noktalarından İstanbul’a gelecek olan alım heyetleri ve Avrasya Bölgesi başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen 65 binin üzerinde sektör profesyonelini aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. Her yıl düzenlenen birbirinden spesifik programlarla da gündem yönetimini üstlenen Avrasya Pencere, Cam ve Kapı 2017, üç yıldır ev sahipliği yaptığı GPD İstanbul Konferansını bu yıl fuar alanı içerisinde 4 gün süreyle, start up sunumları ve fuar katılımcılarının inovatif çözümlerinin sektörle paylaşılacağı daha kapsamlı bir konseptte sektör profesyonelleri ile buluşturuyor.

Glass Performance Days Hakkında: GPD ilk kez 1992 yılında düzenlendi. O günden günümüze 3.200’ün üzerinde sunum Finlandiya’daki 16 konferans ve farklı bölgesel buluşmalarda paylaşıldı. 1.180 konuşmacı ve 14.600’ün üzerinde cam endüstrisi profesyoneli bu etkinliklere katılım gösterdi. 10.000 sayfadan fazla teknik bilgi yayınlandı. GPD Faaliyet Elektronik Kitabı konferansların tüm dokümantasyonu ile birlikte yayınlandı ve aşağıdaki link üzerinden erişime açık..

brandworks/Türkiye’de Enerji

Petkim’in 8’inci okulu İzmir Bayraklı’da inşa edilecek

Ekonomi ve istihdama olan desteğini kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kapsamında eğitime de taşıyan Petkim, sekizinci okul için harekete geçti. Bugüne kadar İzmir ve Kocaeli’de toplam yedi okul yaptıran SOCAR Türkiye’nin iştiraki Petkim, İzmir Bayraklı’da 32 derslikli bir okul için protokol imzaladı. Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, “Türk sanayisi ve ekonomisine sağladığımız yüksek katma değeri artırırken, kurumsal sosyal sorumluluk alanında da değer yaratmaya devam ediyoruz” dedi.

SOCAR Türkiye’nin iştiraki ve Ege Bölgesi’nin en büyük ihracatçısı olan Türkiye’nin ilk ve tek entegre petrokimya şirketi Petkim, ekonomi ve istihdama olan desteğini kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kapsamında eğitime de taşıyor. Bugüne kadar İzmir ve Kocaeli’de toplam yedi okul yaptırarak Milli Eğitim Bakanlığı’na armağan eden Petkim, sekizinci okulun yapımı için protokol imzaladı.

İzmir’in Bayraklı ilçesinde inşa edilmesi planlanan 32 derslikli yeni okul için İzmir Valiliği’nde imza töreni düzenlendi. Protokol, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov tarafından imzalandı.

İmza töreninde konuşan Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, eğitime büyük önem verdiklerini belirterek çocukları, eğitim görecekleri çağdaş bir yapıya kavuşturmanın Petkim için bir gelenek haline geldiğini ve bundan büyük bir gurur duyduklarını belirtti. Anar Mammadov şöyle devam etti: “Türk sanayisi ve ekonomisine sağladığımız yüksek katma değeri artırırken kurumsal sosyal sorumluluk alanında da üretim tesisimizin bulunduğu İzmir ve bölge halkı için değer yaratmaya devam ediyoruz. Kurumsal vatandaş olarak paydaşlarımıza karşı olan sorumluluklarımızın bilinciyle, kentimizin ve ülkemizin geleceği için son derece değerli olan eğitim yatırımlarımızı, sürdürülebilir bir vizyonla yerine getiriyoruz. Eğitime yapılan tüm yatırımların, yarınları kuracak olan nesillerle, kalkınma ve toplumsal refaha yapıldığına inanıyoruz.”

Lobby/Türkiye’de Enerji

Nükleer Santraller Zirvesi Başlıyor

Nükleer sanayi dünyada kurulması planlanan 100’den fazla yeni reaktörle hızla büyümeye devam ediyor. Türk firmalarını da önemli fırsatlar bekleyen nükleer sanayiyi masaya yatırmak üzere 5. Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi ve Fuarı, 6-7 Mart 2018’de İstanbul’da düzenlenecek. Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’nın en kapsamlı nükleer etkinliği olan Zirve, nükleer sanayinin en önemli oyuncularından oluşan yaklaşık bin temsilciyi ağırlayacak

Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi ve Fuarı, 6-7 Mart 2018 tarihlerinde beşinci kez kapılarını İstanbul’da açıyor. Zirveye reaktör işleten ve santral inşaatı yapan uluslararası firmalarla Türkiye, Ortadoğu ve Afrika’daki nükleer projelerinin bir parçası olmak isteyen kuruluşlar katılacak. Bu yıl Zirve’nin ilgi çeken başlıklarından biri de güncel nükleer araştırmalar ve nükleer teknolojinin geleceği olacak.

Nükleer sanayi son 3 yılda rekor kırdı

V. Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi ve Nükleer Mühendisler Derneği Başkanı Dr. Erol Çubukçu, Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi ve Fuarı’nda hem reaktör işleten hem de bir santral inşaatında olması gereken pompadan vanaya, kablodan boruya tüm alt sektörlerin temsilcilerinin yer alacağını vurguladı. Zirve gündeminde popüler ve güncel konuların yanı sıra, durdurulan nükleer inşaatlarında yaşanan sorunların da masaya yatırılacağını ifade eden Dr. Çubukçu, böylelikle nükleer sektöründe tartışılmayan bir başlık bırakmak istemediklerini açıkladı.

Nükleer sanayinin alt sektörleriyle birlikte tüm dünyada büyüdüğünü belirten Erol Çubukçu, tüm dünyadaki aktif reaktör sayısının 448’e ulaştığına dikkat çekti. ABD’nin sahip olduğu 99 reaktörle nükleer sanayi alanında liderliği elinde tuttuğun söyleyen Erol Çubukçu, Fransa’da 58, Çin’de 38 ve Rusya’da da 35 nükleer reaktörün aktif olduğunu ifade etti. Japonların 2011’deki kazadan sonra reaktörlerini yeniden çalıştırmak için faaliyetlerini sürdürdüklerini aktaran Çubukçu, 2015 yılında 10 ve 2016 yılında yine 10 ünitenin daha devreye alındığına dikkat çekerek bunun 1990’lardan bu yana bir rekor olduğunu belirtti. Aynı yıllarda toplam 11 reaktör ünitesinin ömrünü tamamladığı için tamamen kapatıldığını bildiren Çubukçu, nükleer projelerin sayısındaki artışın yanı sıra, Almanya ve Japonya’da nükleer santrallerin gelecekleri ile ilgili yürütülen çalışmaların da yakından takip edilmesi gerektiğini paylaştı.

Pullman İstanbul Convention Center’da gerçekleşecek 5. Uluslararası Nükleer Santraller Zirvesi hakkında detaylı bilgi almak için www.nuclearpowerplantssummit.com internet adresi ziyaret edilebilir.

INPPS/Türkiye’de Enerji

Zorlu Enerji Doğu’nun ilk ve tek kalibrasyon merkezini kurdu

Zorlu Enerji’nin Gaziantep’te kurduğu Zorlu O&M Kalibrasyon Merkezi faaliyete başladı.

Zorlu Enerji’nin kurduğu “Zorlu O&M Kalibrasyon Merkezi”, G2,5’dan G6‘ya kadar olan diyaframlı Doğalgaz Sayaçlarının Kalibrasyon işlemlerine başladı. Kalibrasyon Merkezi; sektör tecrübesi, en yeni teknolojiler ve alanında uzman kadro ile güvenilir, kaliteli, yenilikçi, sistem ve çözümleriyle müşterilerine hizmet verecek.

Toplam 1.200 metrekare açık alan üzerinde, 600 metrekarelik bir kapalı alanda inşa edilen Zorlu O&M Kalibrasyon Merkezi, yılda 100.000 adet sayaca hizmet verebilecek bir kapasiteye sahip. Ayrıca alan içerisinde sayaçların test işlemleri öncesinde güneş ışınlarına veya diğer iklim koşullarına maruz kalmaması için 30.000 sayaç kapasiteli kapalı bir depo alanı da bulunuyor.

Doğu’nun ilk ve tek kalibrasyon merkezini Gaziantep’ te kurduklarını ifade eden Zorlu O&M Genel Müdür Yardımcısı Ömer Harun Örge, doğal gaz hizmet sektöründe kalite ve sürekliliğinin sağlanabilmesi için kalibrasyonun büyük bir önem arz ettiğini söyledi. Örge, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde; çevreci, ekonomik ve güvenilir bir yakıt olan doğal gazın ve faturalandırılmasına araç olarak kullanılan sayaçlarının kullanımı her geçen daha da artıyor. Bu yüzden doğal gaz sayaçlarının ölçüm doğruluğunu sağlayan kalibrasyon merkezlerine ciddi bir ihtiyaç var. Bizim kurduğumuz Zorlu O&M Kalibrasyon Merkezi bağımsız ve tarafsız bir laboratuvar olarak, titizlikle yaptığı kalibrasyon testleri ile tüketicilerin bu konudaki ihtiyaçlarını tam ve güvenli olarak karşılamaktadır.”

Zorlu O&M Kalibrasyon Merkezi, doğal gaz dağıtım şirketleri ve diğer müşterilerin yanı sıra kalibrasyonu yapılan doğal gaz sayaç kullanıcılarının geribildirimleri de göz önünde bulundurularak tasarlandı. İş süreçlerine uygun bir şekilde konveyörlü endüstriyel yıkama ve diyafram alıştırma üniteleri, test işlemleri sonrasında ise profesyonel sayaç boyama ünite ve ekip-ekipmanları ile sayaçların boyama sonrası olası toz, vb. ortamlardan etkilenmemesi adına, tesis içerisinde kurutma ünitesine kadar, her önemli ayrıntı düşünüldü. Kalibrasyon Merkezi ayrıca TSE tarafından TS EN ISO/IEC 17025 Standardının ”Deney Kalibrasyon Laboratuvarının Yeterliliği için Genel Şartlar” standardında belirtilen gereksinimleri de yerine getiriyor.

Medyaevi/Türkiye’de Enerji