13.4 C
İstanbul
Pazar, Kasım 30, 2025

Papa 14. Leo’nun Türkiye Ziyareti

Must read

Papa 14. Leo’nun Türkiye’ye gerçekleştirdiği üç günlük ilk resmî ziyaret, teolojik hafıza ve bölgesel jeopolitik dinamiklerin aynı eksende buluştuğu çok katmanlı bir süreç olarak dikkat çekmiştir. Ziyaretin başlamasından önce açıklanan logo ile Papa’nın Volksvagen Arena’daki vaazı arasındaki uyum, bu programın rastlantısal değil, sembolik yoğunluk taşıyan bilinçli bir mimariyle kurgulandığını göstermektedir.

Logodaki köprü, dalga, lale ve Teslis sembolü; Papa’nın vaazında kavramsallaştırdığı üç birlik ekseninin —Kilise içi birlik, mezhepler arası ekümenik yakınlaşma ve dinler arası diyalog— görsel düzlemde yeniden üretildiği bir teolojik-sembolik çerçeve sunmaktadır. İstanbul’un üç köprüsünün birlik metaforuna taşınması ve lalenin, Papa’nın vaazda açıkça ifade ettiği “Köprüler küçük ve kırılgandır; bu yüzden dikkat, ilgi ve zaman içinde onarım gerektirir” cümlesindeki hassasiyet ve özen vurgusunu bu toprakların kültürü içinden karşılayan bir sembol olarak yer alması; Türklerin tarih boyunca farklı inançlara ve topluluklara gösterdiği incelikle koruma geleneğini hatırlatmakta ve Türkiye’nin medeniyetlerarası ilişkilerdeki özgün rolünü görünür kılmaktadır. Teslis sembolünün sunumunda İznik Konsili’nin 1700. yılına yapılan gönderme ise ziyaretin dış politika temasını aşarak teolojik hafıza boyutuna uzandığını göstermektedir.

Ziyaretin stratejik açıdan en dikkat çekici sahnelerinden biri, Papa’nın Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde Afro-Avrasya merkezli dünya küresinin önünde yaptığı konuşmadır. Bu sahne, Türk dış politikasının son yıllarda öne çıkan Afro-Avrasya yönelimini sembolik düzeyde uluslararasılaştırmış; Papa’nın söylemini, Türkiye’nin bölgesel konumlanışını merkeze alan bir dünya tasavvuruyla aynı çerçeveye yerleştirmiştir. Katolik dünyasının ruhani liderinin ilk kez Batı-merkezli olmayan bir dünya projeksiyonunun önünde konuşması, ziyaretin medeniyetler arası söylem üretme kapasitesini güçlendiren önemli bir sembolik eşiktir.

Bu ziyaretle eşzamanlı gerçekleşen bir diğer kritik gelişme ise Karadeniz’de Kairos ve Virat isimli iki ticaret gemisine yönelik saldırıdır. “Kairos”un “doğru an” veya “kader anı” anlamı, “Virat”ın ise güç ve kudreti çağrıştırması; Papa’nın barış, kırılganlık ve birlik temalı vaazıyla aynı gün yaşanan bu saldırıyı sembolik düzeyde daha görünür kılmıştır. Saldırılar ile Papa’nın ziyareti arasında nedensel bir bağ olmadığı açıktır; ancak uluslararası ilişkiler literatüründe sıkça vurgulanan “eşzamanlılık” kavramı bakımından değerlendirildiğinde, Karadeniz güvenliğinin ne derece kırılgan olduğunu ve Papa’nın vaazında Türkiye’ye gönderme yaptığı “birlik köprülerinin bakımı” söyleminin bölgesel gerçeklikle nasıl örtüştüğünü de göstermektedir.

Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyareti, sembolik iletişim ve bölgesel jeopolitik farkındalığın aynı çerçevede buluştuğu özgün bir vakadır. Logo ile vaaz arasındaki uyum, Papa’nın üç birlik eksenini İstanbul coğrafyasının sembolleri üzerinden yeniden yorumladığını; Afro-Avrasya merkezli dünya küresi önündeki konuşması ise Türkiye’nin medeniyetler arası koruyucu rolünü küresel düzeyde tanıdığını göstermektedir. Karadeniz’deki gemi saldırılarının yarattığı bağlamsal paralellik ise, bu ziyaretin barış temalı söylemini jeopolitik kırılganlıklarla ilişkilendirmiş; Türkiye’nin bulunduğu havzanın stratejik hassasiyetini daha da görünür kılmıştır. Bu açıdan ziyaret, Türkiye’nin yalnızca kıtalar arasında değil, teolojik hatlar, kültürel etkileşim alanları ve bölgesel güvenlik mimarileri arasında da merkezî bir konuma sahip olduğunu bir kez daha teyit eden, çok katmanlı bir diplomatik ve medeniyetler arası temas örneği olarak değerlendirilebilir.

Yazar Hakkında
Doç. Dr. Hakan Arıdemir, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesidir. Uluslararası Hukuk, Bölgesel Deniz Jeopolitiği meseleleri ve Uluslararası Deniz Hukuku alanında çalışmalarını sürdürmektedir. Afro-Avrasya Araştırmaları Enstitüsü’nün kurucu başkanıdır. Ulusal ve uluslararası düzeyde birçok akademik projeye, çalıştaya ve yayın faaliyetine öncülük etmektedir. Türkiye’nin Afro-Avrasya vizyonu ve Türk dünyası stratejileri üzerine analizler üretmektedir.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -spot_img

Latest article