Bizi takip edin

DEMİR ÇELİK

Borçelik Geleceğe Bugünden Hazırlanıyor

Borusan Holding ve Arcelor Mittal ortaklığı ile faaliyetlerini sürdüren Borçelik, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ING Türkiye’den 10 milyon Euroluk kredi sağladı.

Türkiye’nin en büyük ve en yüksek kaliteli galvanizli çelik üreticisi Borçelik, ING Türkiye’den toplam 2 yıl vade ile tek dilimden oluşan 10 milyon Euroluk kredi sağladı. Sağlanan kredi Borçelik’in, Borusan Grup sürdürülebilirlik stratejileri kapsamındaki iklim kriziyle mücadele hedefiyle, enerji verimliliğinin sağlanması ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik kullanılacak. Kredi ile gerçekleştirilecek yatırım, şirketin sürdürülebilirlik performansını da artıracak.

“Çeliğin geleceği sürdürülebilir üretimden geçiyor”

Çeliğin enerji yoğun bir sektör olduğunu belirten Borçelik Genel Müdürü Kerem Çakır, önümüzdeki süreçte “Emisyon Ticareti Sistemi” çevresinde şekillenecek karbon vergileri ve değişen müşteri beklentileri ile sürdürülebilir üretimin karlılığı etkileyecek en önemli unsurlardan biri haline dönüştüğünü söyledi. Dünyada farklı ülkelerin karbon emisyonu teknolojileri üzerine çalıştığını ve Türkiye’de de sektörün bu konuda ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Çakır şu değerlendirmede bulundu: “Çelik sektörü olarak Yeşil Mutabakat ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ile ilgili olarak tüm paydaşlar ile iletişim halindeyiz. Bu konuda sektörümüzün bir yol haritası oluşturması büyük önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte müşterilerimizin sürdürülebilir üretim beklentilerini karşılayan ve karbon kaynaklı vergilerden asgari derecede etkilenen bir sektör yapılanmasını inşa etmemiz gerekiyor çünkü çeliğin geleceği sürdürülebilir üretimden geçiyor.

ING Türkiye Kurumsal Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Akay da, sürdürülebilir bir dünya hedefinde hem bireylerin hem kurumların sorumlulukları bulunduğunu vurgulayarak “ING Türkiye olarak, sürdürülebilir bir dünya hedefinde bankacılık sektörünün dönüştürücü gücüne inanıyoruz. Sürdürülebilir ve sorumlu bankacılık temelleri üzerine inşa edilen iş modelimiz ile ekonomik, çevresel ve toplumsal sürdürülebilirliğe öncelik veriyor ve sürdürülebilirliği tüm iş yapış biçimimize yön veren bir anlayış olarak görüyoruz. Bu kapsamda sürdürülebilirliğe önemli katkı sağlayacağını düşündüğümüz bu iş birliğini gerçekleştirmekten mutluyuz” diye konuştu.

Yatırımın odağında sürdürülebilirlik var

Borçelik’in kuruluşundan bu yana yüksek katma değerli malzemeler üreterek Türkiye’nin lokomotif sektörlerini destekleyen, global arenada kendinden söz ettiren bir marka hedefi ile hareket ettiğini belirten Çakır, sürdürülebilirlik alanında 2030 yılına kadar önemli bir dönüşümü tamamlayacaklarını söyledi. Çakır; “Kullandığımız enerjinin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi, düşük karbonlu yeni teknolojilere yatırım yapılması ve proseslerimizde enerji verimliliğinin sağlanması konularında pek çok uygulamayı önümüzdeki süreçte kademeler halinde hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda, tüm küresel belirsizliklere rağmen sağladığımız kredinin Borçelik’e ve sürdürülebilirlik hedeflerimizi gerçekleştirmek adına yapacağımız yatırımlara duyulan güveni teyit etmesinden büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Doğadan ilham alıp, geleceğe ilham veriyor

Borusan Holding ve Grup şirketleri sürdürülebilirliği iş süreçlerinin temel taşı olarak görüp kapsayıcı bir şekilde ele alırken iklim, insan ve inovasyon odak alanlarında çalışmalarını yürütüyor. Odak alanları kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliğinden toplumsal faydaya, iklim krizinden biyoçeşitlilik kaybına, yetkinlik kazanımından eşit çalışma şartlarına, iş sağlığı ve güvenliğinden inovasyona kadar birçok konuyu sürdürülebilirlik perspektifinden ele alırken sürdürülebilirliği, paydaş temelli bir yapılanma olarak görüyor ve doğayı da süreçlerimizin içine katarak, tüm yaşam için “fayda” üretmek adına çalışıyor.

Yorum Bırak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

DEMİR ÇELİK

Yazarımız Prof. Dr. Orhan Kural hayatını kaybetti

Enerji Dünyası yazarlarından Prof. Dr. Orhan Kural, Kovid-19 nedeniyle 28 Kasım’dan beri Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’ne tedavi görüyordu.

Çevre bilinci ve halk sağlığı alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Orhan Kural, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle 70 yaşında hayatını kaybetti.

Türkiye Gezginler Derneğinden yapılan açıklamaya göre, Prof. Dr. Orhan Kural, koronavirüs nedeniyle 28 Kasım’da Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’ne kaldırıldı.

Hastanenin yoğun bakım ünitesinde 9 Aralık’tan beri tedavisi süren Kural, yaşamını yitirdi.

Kural’ın ailesi, Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi personeline yakın ilgileri ve özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

Çevre bilinci ve halk sağlığı alanındaki çalışmaları, kurucusu olduğu Türkiye Gezginler Kulübüyle de öncülüğünü yaptığı gezi kültürüne tutkusu ve maden mühendisliği alanındaki uluslararası akademik çalışmalarıyla tanınan Kural Orhan Kural, 1950’de İstanbul’da doğdu.

Kadıköy Maarif Koleji ve İTÜ Maden Fakültesi mezunu Kural, Mayıs 1973’te burslu okuduğu New York Columbia Üniversitesinden Maden Yüksek Mühendisi, Eylül 1978’de ise doktor unvanı aldı. İTÜ’de son 9 yılı bölüm başkanı olmak üzere 44 yıl hizmet verdi. Biri İngilizce olmak üzere, kömürle ilgili üç kitabın editörlüğünü yaptı.

Kural, farklı ülkeleri tanıttığı 17 gezi kitabı ve “Bu Kitap Başka” adlı anı kitabı hazırladı. Kural, matematik kitabını 2004’te yayınladı. Türkiye’nin değişik yerlerinde ve yurt dışında 42 kişisel fotoğraf sergisi açtı.

Ayrıca ilk ve orta dereceli okullar, üniversiteler, valilikler, belediyeler, sanayi kuruluşları, silahlı kuvvetler, polis meslek yüksekokulları, yurtlar, huzurevleri, hastaneler, halk eğitim merkezleri, müftülükler, siyasi parti merkezleri, değişik dernekler ve halka açık yerlerde 81 il ve ayrıca 60’a yakın ülkede çevre bilincine odaklanan 6 bine yakın konferans verdi.

Değişik kanallarda radyo ve televizyon programları hazırlayıp sunan Kural, 193 ülkeyi gezdi ve Nomadmania Sitesinde, dünyanın en gezgin insanları listesinde 48. sırada yer aldı.

Türkiye Gezginler Derneğinin kuruculuğunu üstlenen Kural, 2003’te Benin Fahri Konsolosluğu’na, 2013’te Vanuatu Fahri Konsolosluk Yardımcılığına atandı. Bine yakın ödül ve plaket sahibi olan Orhan Kural’a 2014’te Cotonou’da “Benin Cumhuriyeti Devlet Nişanı” takdim edildi.

Okumaya Devam Et

DEMİR ÇELİK

Türk madenciliği ekonomiye katkı sağlayacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, gelişmiş ülkelerde madenciliğin gayri safi yurt içi hasılaya oranının yüzde 5-9 arasında olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 1 seviyesinde bulunduğunu ifade etti.

“Maden ve ham madde ithalatının, altın dahil, 26 milyar dolar seviyesinde” olduğuna dikkati çeken Dönmez, “Bu miktarın önemli bir kısmı da işlenmiş madenlerden oluşuyor. Maden ihracatımız da 5-6 milyar dolar düzeyinde. Teknolojik altyapı eksikliğinden dolayı madenlerimizi Türkiye’de zenginleştiremiyorduk. Artık madenlerimizi salt ham madde olarak yurt dışına ihraç etme dönemi kapandı” diye konuştu.

Yerli üretimi, Ar-Ge ve inovasyonu temel alan madencilik stratejisiyle çıkarılan madenlerin artık Türkiye’de işleneceğini dile getiren Dönmez, böylece madenciliği destekleyen alt sektörlerin, teknolojik girişim, istihdam ve ihracat noktasında önemli bir pazar hareketliliği oluşturacağını kaydetti. Dönmez, bilgiyi değer haline getirmenin ve onu işlemenin, sahada yapılan faaliyetler kadar önem arz ettiğini belirterek, “TÜVEK’le maden kaynaklarının arama ve üretim açısından tek tek sicilleri tutulacak. Maden arama, araştırma ve üretimi esnasında elde edilen sondaj karotlarını, numuneleri, yer bilimleri verilerini ve haritaları burada arşivleyerek, kullanıcıların hizmetine sunacağız. Karot Bilgi Bankamız bir nevi madenciliğimizin hafızası olacak.” değerlendirmesinde bulundu.

“MTA 3 yılda 3,5 milyon metre sondaja imza attı”

Yer altı varlığını ortaya çıkarmak için Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün (MTA) yoğun çalışmalar yürüttüğünü aktaran Dönmez, MTA’nın kurulduğu 1935’ten 2015’e kadar toplam 6 milyon metre sondaj yapıldığını aktardı. Dönmez, MTA’nın 2017-2019 yıllarında 3,5 milyon metre sondaja imza attığını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Bu kadar yoğun çalışmanın yürütüldüğü son 3 yılda 89’u maden, 83’ü enerji ham maddesi olmak üzere toplam 172 ruhsat sahasında değeri milyonlarca dolara ulaşan yeni maden kaynakları tespit edildi. MTA havadan jeofizik operasyonlarıyla da 920 bin kilometrelik bir alanı tarayarak yer altının adeta röntgenini çekti. Oruç Reis Gemimiz de denizlerimizin dört bir köşesinde hidrokarbon varlığımızın tespiti için 7/24 faaliyetlerine devam ediyor.”

Elde edilen verilerin MTA laboratuvarlarında analiz edildiğini anlatan Dönmez, “MTA laboratuvarlarında yıllık 60-70 bin numunenin analiz ve testi yapılırken, yeni alınan cihazlar ve hafta sonu vardiyalı çalışmayla bu rakam 2018’de 525 bine, 2019’da ise 611 bine yükseldi. Yani 10 katlık bir artıştan söz ediyoruz. MTA bu faaliyetleri yürütürken arazilerin haritalarını çıkarıyor, jeofizik veriler üretiyor, yerin yüzlerce metre altına giden sondajlarla karotlar elde ediyor.” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

DEMİR ÇELİK

87 ülkenin tercihi TORK oldu

35 yıldır proses otomasyonu alanında kendi ürettiği akışkan kontrolü ürünleri ile hizmet veren SMS TORK, tam 87 ülkede tercih ediliyor.

Kontrol vanaları ürün grubuyla 87 ülkede tercih edilen SMS TORK’un bugün sınırları aşan başarısının arkasında Ar-Ge ve teknolojiye yatırım yapmasının yanı sıra yüzde 100 yerli ürünlerle müşterilerine anında ve kesintisiz bir şekilde özel üretim gerçekleştirmesi geliyor. Kurumlara özel ihtiyaca yönelik seri üretim gerçekleştiren SMS TORK ekibi sayesinde haftalarca beklemeye gerek kalmıyor.

Geniş ürün gamıyla her ihtiyaca tek yerden çözüm sunan TORK, müşterilerinin ihtiyaçlarını doğru analiz ederek öncelikle akışkanı kontrol altına alıyor.

ULUSLARARASI SERTİFİKALAR İLE ÜRETİM

Akışkan kontrolü ürün grupları ve çözümleriyle 87 ülkede tercih edilen TORK, uluslararası kalite sertifikalarıyla kaliteden ödün vermeden üretim yapıyor. TORK ürünleri, bünyesine yeni kattığı SIL 3 belgesiyle emniyet gerektiren uygulamalarda da kullanılıyor.

TORK pnömatikaktüatörler SIL3 belgesi sayesinde seveso kapsamına giren tesislerde kullanılabiliyor. TORK ürünlerini kullanan firmalar hata öngörüsünü aldıkları bilgiler ile yapabiliyorlar.

SIL sadece tek bir ürünü kapsayan yapı değil, komple sistemin hata yapma olasılığının elde edilmesini sağlayan bir yapı. Risk içeren tüm komponentlerin kendi özelinde hata yapma olasılıklarını bildirmesinden dolayı emniyet gerektiren uygulamalarda TORK ürünleri tercih ediliyor.

TORK MARKASININ AVANTAJLARI

SMS TORK, geniş ürün gamıyla her ihtiyaca tek yerden çözüm sunmasının yanında tamamen ihtiyaca yönelik seri özel üretim gerçekleştirerek haftalarca beklemeden hızlı teslimat sağlayabiliyor. Türkiye genelinde sahip olduğu geniş satış ağı ve bakım – onarım ekibiyle destek sağlayarak hizmetlerini satış sonrasında da sürdürüyor.

TÜRKİYE’DE 87 ÜLKEYE ULAŞIYOR

Pnömatikaktüatör, solenoid vana, patlaç vana, pistonlu vana ve elektrikli aktüatör ürünlerinin imalatını Türkiye’de gerçekleştiren SMS TORK, dünyada 87 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. İhracatta daha etkin rol oynamayı hedefleyen firma, Varnasan firmasını bünyesine katarak küresel vana imalatına da giriş yaptı.

Okumaya Devam Et