Bizi takip edin

GENEL

Türkiye’nin Başarılı İhracatçı Kadınları Ödüllendirildi

Türkiye’de kadın ihracatçı sayısının artması ve kadınların iş dünyasında daha etkin olması amacıyla birçok projeyi hayata geçiren TİM tarafından ilk kez düzenlenen “İhracatın Güçlü Kadınları” ödül töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende başarılı kadın ihracatçılarımıza ve ihracat şampiyonu şirketlerimize ödülleri takdim edildi.

61 İhracatçı Birliği, 27 sektör ile 100 bini aşkın ihracatçının tek çatı kuruluşu olan  Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Türkiye’de kadın ihracatçı ve girişimci sayısını arttırmak, iş dünyasında kadın istihdamını geliştirmek için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından ilk kez düzenlenen “İhracatın Güçlü Kadınları” ödül töreni ile başarılı ihracatçı kadınlar ödüllerine kavuştu. Kadın ihracatçılara ve sektörel bazda en çok ihracat gerçekleştiren şirketlerimize ödülleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve TİM Başkanı İsmail Gülle tarafından takdim edildi. Törende yaptığı konuşmada TİM Başkanı İsmail Gülle, dünyanın önde gelen ülkelerinden çok önce 1934’de seçme ve seçilme hakkını elde eden Türk kadınlarının, geçmişte olduğu gibi bugün de Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin, milli egemenliğinin, parlak geleceğinin lokomotif gücü ve teminatı olarak üretim ve ihracatta çok önemli başarılara imza attığını dile getirdi.

“Sürdürülebilir kalkınma mücadelesinde kadınlarımız vazgeçilmezdir”

Ülkemiz kadınının özellikle son 20 yılda,  meclisteki temsiliyet oranının yüzde 4,5’ten yüzde 17,4’e yükselmesinin, kadınların ekonomik, kültürel ve sosyal olarak güçlendirilmesine yönelik atılan reformist adımların ayrıca kadınların iş dünyasındaki etkinliğinin sağladığı enerji ve motivasyonun Türkiye’yi dünya ekonomisinde ve siyasetinde öncelikli kılan sürecin en önemli sacayaklarından birini oluşturduğunu belirten TİM Başkanı İsmail Gülle “Kadınlarımızın eğitimli, meslek sahibi, güçlü ve bilinçli olduğu bir Türkiye, hedeflerine bir adım daha yaklaşmış bir Türkiye’dir. Bu nedenle, kadınlarımızın iş hayatında üstlendikleri öncü rol, Türkiye’nin ‘sürdürülebilir’ kalkınma mücadelesinin de vazgeçilmez unsuru konumundadır” dedi.

“Kadınlarımızın cesareti ve olağanüstü özverisi bir ulusun yükselişini muktedir kıldı”

Cumhuriyetin ilk yıllarında işgalden kurtulmuş, nüfusunun çoğunu savaşlarda kaybetmiş, en verimli çağlarındaki gençlerini yitirmiş, ihracat yapamayacak bir durumda olan, toplu iğne bile üretilemeyen ülke şartları içinde Anadolu’daki binlerce kadınının cesaretinin ve olağanüstü özverisinin bir ulusun yükselişini muktedir kıldığını ifade eden Gülle konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sabiha Gökçen, Türk kadınına kanat olup göklere çıkararak bugünün kadınına ilham veriyor. Türkiye’nin ilk kadın filozofu ve romancısı Fatma Aliye, ilim dünyasına ışık tutuyordu. Medeni dediğimiz ülkelerden bile daha önce seçme ve seçilme hakkına kavuşan Türk kadınlarının istihdama katkısı kısa zamanda %46 seviyesine çıkıyordu. Anne oluyor, yeni nesiller yetiştiriyor bunun yanında tarlada, fabrikalarda çalışıyor ve o günlerin zorlu koşullarında dahi dış ticaret fazlası veren, bütçe fazlası veren Türkiye böyle ulvi bir mücadeleyle inşa ediliyordu. Sadece sanayide değil, siyasette, ticarette, bankacılıkta, adalette, sanatta, sporda ve daha birçok alanda kadınların Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesinin de ötesine taşımak adına verdiği çabaları dünya ayakta alkışlıyordu.

Son 20 yılda hükümetin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün ortak çalışma ve projeleriyle, kadın istihdamında ve kadınların ekonomiye katılımında büyük mesafeler katedildiğini vurgulayan Gülle, “Bu dönemde, kadın profesörlerimizin oranı yüzde 24’ten yüzde 32’ye, kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 26’dan yüzde 34’e çıktı. Türkiye, kadın ve erkek çalışanlar arasında maaş farkının en az olduğu ülkelerden biri. Ülkemizde en az bir kadın ortağı olan girişim sermayesi firma oranı yüzde 22’ye, kurucusu veya ortağı kadın olan startupların tüm startuplara oranı yüzde 14’e, işvereni kadın olan işletmelerin toplam işletmelere oranı yüzde 10’a ulaştı” şeklinde konuştu.

Yorum Bırak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GENEL

Aksa Akrilik’e Hezarfen Projesinden 2 Ödül

Türkiye’nin tek, dünyanınsa lider akrilik elyaf üreticisi Aksa Akrilik, ödüllerine yenilerini ekledi. 2017’den bu yana 9 patent başvurusu yapan şirket, Hezarfen Bursa-Yalova projesinin patent ve marka başvurusu alanlarında Yalova birincisi oldu.

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Türk Patent ve Marka Kurumu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Yalova Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle hayata geçirilen “Hezarfen Bursa-Yalova” projesinde ödül kazananlar belli oldu. Aksa Akrilik, 2017’den bu yana 9 patent başvurusu yaparak Yalova birinciliğine ulaştı. Şirket ayrıca marka başvurusu sayısında da ilk sıraya yerleşti ve bu alanda da ödüle layık bulundu. Hezarfen Bursa-Yalova projesi, KOBİ’lerin inovasyon kapasitesini artırma amacıyla önem taşıyor.

“Yenilikçi fikirlerimizle rekabet üstünlüğü yaratıyoruz”

Aksa Akrilik Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Cengiz Taş, Hezarfen Bursa-Yalova projesi kapsamında ödül kazanmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Sürdürülebilir değer yaratma misyonuyla tekstil sektöründe öncü rol üstlendiklerini kaydeden Taş, “Ar-Ge Merkezimizde operasyonel mükemmellik ve sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusundaki çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Rekabet üstünlüğü sağlayabilmenin ve farklılaşmanın en güçlü yolu, yenilikçi fikirlerle katma değer yaratmaktan geçiyor. Bu düşünceyle geçtiğimiz yıl Ar-Ge projelerine 43 milyon TL bütçe ayırdık. İnovatif ve sürdürülebilir çözümlerimiz sayesinde başarıya ulaştık. Tüm Aksalıları tebrik ediyorum” dedi.

Okumaya Devam Et

DİJİTAL

Kontrolmatik, Yılın İlk Çeyreğini Yüksek Kar İle Kapattı

Kurulduğu günden bu yana yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımları ile enerji, proses endüstrisi, ulaşım ve madencilik sektörlerinde projeye özel uçtan uca dijital çözümler sunan Kontrolmatik Teknoloji, üç aylık konsolide net dönem karını açıkladı. Açıklanan faaliyet raporuna  göre Kontrolmatik Teknoloji konsolide net dönem karını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 143 arttırarak 43,2 milyon TL net kar elde etti.

Türkiye’nin önde gelen teknoloji, enerji ve mühendislik şirketlerinden biri olan Kontrolmatik Teknoloji ana faaliyet alanları içerisinde yer alan operasyonel teknolojiler, nesnelerin interneti, endüstriyel yazılım, haberleşme, bilgi güvenliği, güç sistemleri ve proje yönetimi konularında başarılı projeleri hayata geçirmeye ve karlılık oranını arttırmaya devam ediyor.

2022 ilk üç ayını değerlendiren Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan açıklanan finansal sonuçlardan oldukça memnun kaldığını ifade ederek “2022 1. çeyrek faaliyet raporumuza göre 213 milyon TL gelir ve 43,2 milyon TL net kar elde ettik. Satış gelirlerimizi ise geçen yılın aynı dönemine göre 103,5 milyon TL’den 213,2 milyon TL seviyesine yükselttik. Kontrolmatik Teknoloji’nin sürdürülebilir büyümesini devam ettirmesi, bizleri hedeflerimize bir adım daha yaklaştırıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Netafim Zirvesi’nde Konu: Damla Sulamanın Geleceği

Damla sulama ve akıllı sulama çözümlerinin lider markası Netafim, tarımsal üretimin en önemli kaynaklarından olan suyun verimli kullanımını ve damla sulama alanındaki son teknolojiler ile Türkiye’deki tarımsal sulamanın mahsuller üzerindeki etkisini, düzenlediği çevrimiçi Netafim Medya Zirvesi’nde katılımcılara aktardı.

Dünya Çiftçiler Günü’nün yanı sıra Netafim’in Türkiye’de faaliyete geçişinin 25. yıl dönümünün de kutlanıldığı çevrimiçi etkinlikte, Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Pınar Parmaksız, sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliğinin yakın gelecekte daha fazla konuşulacağının altını çizdi. Tarımsal üretimin ana aktörü olan çiftçilerin yanında olunması ve daha çok desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Pınar Parmaksız, 2008 yılında Türkiye’de 1,1 milyon olan çiftçi sayısının günümüzde 530 bine kadar gerilediğini, bu azalmanın, gelecek nesillerin beslenmesi için büyük tehdit oluşturduğunu da söyledi.

Netafim ile geçen 25 yıl

Kaliteye bağlılığı önemli bir değer olarak gören Netafim Türkiye’nin 25. yılına özel açıklamalarda bulunan Pınar Parmaksız, geçen 25 yılda, akıllı tarımı yaygınlaştırmak için yoğun bir emek verdiklerini, kurumun 25. yıl dönümünün, “güven ve uzmanlığa dayanan, üst düzey kalite anlayışını Ar-Ge politikasının merkezine oturtan, sürdürülebilir tarıma hizmet veren güçlü ve profesyonel bir kadronun kutlaması ve yaşadığı gurur olduğunu” sözlerine ekledi.

Damla sulama sisteminin, suyla homojenize edilebilen gübreler sayesinde doğru miktarda besin ve mineralin, bitkiyi beslemesine vesile olduğunu vurgulayan Pınar Parmaksız, mikro sulama adı da verilen damla sulama ekipmanları sayesinde, ürün çeşidine göre %50 ile %150 arasında verimlilik artışı gözlemlendiğini, verimlilik artışının yanı sıra fazladan su kullanımı, enerji ve gübre sarfiyatının da önlenmiş ya da minimize edilmiş olduğunu sözlerine ekledi.

Öte yandan dünyada dijital tarım pazarının 2025 yılında 11 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağının altını çizen Pınar Parmaksız, ülkemizde henüz dijital tarım konusunda yeterince mesafe alınamadığını ifade ederken, Netafim olarak geliştirdikleri yazılım sayesinde çiftçilere faaliyetlerini akıllı telefonlarından yönetme imkânının sunulduğunu vurguladı. Netafim dijital tarım çözümlerinin, kurulacak meteroloji istasyonlarıyla entegre olarak çalışıp, üreticilerin sahadan hava durumu güncellemesini takip etmelerini sağladığına işaret eden Pınar Parmaksız, pazara sundukları dijital ekipmanların, bu verilere göre sulama programlarının tüm ince ayrıntısına kadar  planlanmasına katkı sunduğunu belirtti. Öte yandan dijital enstrümanları barındıran entegre çözümleri detaylandıran Pınar Parmaksız, gelişmiş analizler ve Netafim’in 57 yıllık deneyimiyle geliştirilen agronomik verilere dayanarak kişileştirilmiş “Dinamik Ürün Modeli” adı verilen sistemle, yetiştiricilerin sulama ve gübreleme aşamalarını, gerçek zamanlı olarak optimize etmelerine yardımcı olduklarını sözlerine ekledi.

Sürdürülebilir tarımın anahtarı damla sulama sistemi

Suyun akılcı kullanımı ve sürdürülebilir tarıma katkısına vurgu yapan Netafim Türkiye Satış Direktörü Okan Başaran, başta hububat ve yonca olmak üzere, şeker pancarı, yer fıstığı, fasulye, pamuk, ayçekirdeği, fındık, kivi, muz gibi ürünlerin yetiştirilmesinde, henüz gereken düzeyde damla sulama sisteminin kullanılmadığını belirtirken, ekim alanlarında yapılan denemelerde damla sulama sisteminin etkinliğinin test edildiğini, damla sulama sistemi ile su tasarrufu miktarının yüzde 40 ile yüzde 75 arasındaki oranlarda değiştiğini söyledi. Su yönetim politikasında radikal değişikliklere gidilmesini öneren Başaran,  özel ve DSİ’ye ait su kuyularında arazi metrekare ölçüm sisteminden çıkılarak, kullanılan sulama hidrantlarına sayaç takılmasını, su kullanım ücretlendirmelerin ise metreküp cinsinden hesaplanmasının gerektiğini ifade etti.

Okumaya Devam Et