Bizi takip edin

GENEL

SOCAR Türkiye En Büyük SAP Projelerinden Birine İmza Attı

Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcılarından SOCAR Türkiye, veri odaklı bir şirket olmak ve büyüme stratejisini desteklemek üzere kurumsal uygulama ve yazılım alanında dünya lideri SAP ile iş birliğini bir adım öteye taşıdı. SAP Türkiye ile sadece Türkiye’nin değil, bölgenin ve enerji sektörünün en büyük SAP projelerinden birine imza atan SOCAR Türkiye, Project Earth isimli proje ile farklı süreçleri ele alan SAP çözümlerini SAP S/4HANA sistemine entegre ederek, tek merkezden yönetecek. 

Türkiye’nin en büyük endüstriyel holdinglerinden SOCAR Türkiye, tüm grup şirketlerinin kurumsal süreçlerinin yönetildiği uygulamaların dijital dönüşüme ayak uydurabilmesi, süreç bazlı ve organizasyonel entegrasyonun sağlanması amacıyla Project Earth çalışmasını hayata geçirerek SAP ile iş birliğini güçlendirdi. Bünyesinde bulunan STAR Rafineri, SOCAR Dağıtım, SOCAR Depolama sistemlerini tek bir SAP S/4HANA sistemi üzerinde birleştiren SOCAR Türkiye; SAP ile gerçekleştirdiği Project Earth ile yerinde ve dağınık sistemlerini entegre SAP S/4HANA ve Analytics Cloud çözümleri ile yeniledi. Ayrıca finans, merkezi satın alma, ticari operasyonlar, bakım onarım, iş analitiği ve ana veri yönetimi süreçlerinin dijital dönüşümünü desteklemeye de hazır hale getirdi.

Tekil ve merkezi bir sistemle çalışan memnuniyeti de arttı

SOCAR Türkiye’nin satın alma ve lojistik, varlık yönetimi, ticaret ve finans iş birimlerini kapsayan, 100’den fazla SAP danışmanının görev aldığı Project Earth çalışmasında başlangıç aşamasından itibaren uzaktan çalışma yöntemi ile 8 binden fazla test adımı tamamlandı. Hazırlık aşaması 6 hafta süren proje, 16 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı. Güncelliğini kaybetmiş ve dağınık uygulamalar yerine güncel, tekil ve merkezi bir sistem yaratmayı hedefleyen proje ile çalışanların da memnuniyetinin artırılması hedefleniyor. SOCAR Türkiye’nin süreçlerindeki hızı ve çevikliği iyileştiren, bellek-içi teknolojili yeni nesil ERP (kurumsal kaynak planlama) çözümü SAP S/4HANA; hızlı, verilerle yönlendirilen karar verme sürecinin de yolunu açıyor.

SOCAR Türkiye Dijital Transformasyon & Bilişim Teknolojileri Başkanı Hakan Irgıt projeyle ilgili şunları söyledi: “Ocak 2022 itibarıyla 16 aydır devam ettirdiğimiz ve dünyada eşine az rastlanır S4/HANA projemiz Project Earth’ü de devreye aldık. Tasarım aşamasından devreye almaya kadar tamamını uzaktan çalışarak gerçekleştirdiğimiz bu projede hem kurumsal uygulamalarımızın yenilenmesini sağladık hem de daha önce kullanmadığımız birçok yeni aracı da çalışanlarımızın hizmetine sunduk. Çalışanlarımız projenin hayata geçmesiyle muhasebe işlemleri ve fatura onayları gibi kurumsal süreçleri uçtan uca yönetebiliyor, raporlayabiliyor, grup şirketleri arasında veri akışı gerçekleştirebiliyor. Hidrokarbon değer zincirinde hammadde satın alımından depolamaya, üretimden müşteri teslimine şirketler arası entegrasyonu sağladık. Müşterilerimizi, siparişten teslimat adımına kadar anlık bilgi paylaşımı sağlayan müşteri portalı ile buluşturduk. Operasyonda planlama ekiplerinin bakım ekipleri ile operasyonları eş zamanlı planlama, saha faaliyetlerini anlık işleyebilecekleri mobil uygulama ve tüm grup şirketlerimiz bazında tek bir ana veri yapısının kurulması ve ortak ana veri sözlüğü oluşturulması gibi hedeflerimizi gerçekleştirdik. Kısacası Project Earth ile çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve müşterilerimiz dahil olmak üzere operasyonumuzun her noktasında önemli kazanımlar elde ettik.

SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan ise “SOCAR Türkiye, bugün SAP Model Company modelini en iyi uygulayan şirketler arasında yer alıyor. Biz de onların dijital dönüşüm yolculuklarında en yakın iş ortağı olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. SOCAR Türkiye’yi “Veri Odaklı Şirket” hedefine ulaştırmak için bir yol haritamız var. Bu yol haritasını gerçekleştirmek için projelerimiz devam ediyor” dedi.

GENEL

Musluktan Akan Suya Dikkat

Temiz suya erişim en temel insan haklarından biri; ancak apartmanlar, okullar, hastaneler ve iş yerlerinde yaygın olarak kullanılan betonarme ve plastik su depoları, insan sağlığını tehdit ediyor. Peki yaşam alanlarında sağlıklı ve güvenli suya erişmek için ne yapmak gerekiyor?   

Yaşam kaynağımız olan su, doğru ortam şartlarında muhafaza edilmediğinde sağlığımızı tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamalara göre kirli içme suları; dizanteri, kolera ve tifo gibi hastalıkların bulaşma riskini artırıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon insan, su ile bulaşan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.

Apartmanlar, okullar, hastaneler ve iş yerlerinde yaygın olarak kullanılan betonarme ve plastik su depoları, insan sağlığını tehdit eden etkenlerin başında geliyor. Peki yaşam alanlarında musluklardan akan kirli suyu içmeyerek sağlığımızı koruyabilir miyiz? Yetkililer alınacak bu tedbirin yeterli olmadığını açıklıyor; çünkü su; duş yoluyla, el ve yüz temizliğiyle, yıkadığımız sebze ve meyvelerle, demlediğimiz çayımızla ve pişirdiğimiz yemeklerimizle de sağlığımızı etkiliyor!

Tifo ve kolera gibi hastalıklara sebep oluyor

Ülkemizde yaygın olarak kullanılan betonarme ve plastik su depolarının aşırı sıcak ve aşırı soğuklarda dış ortam şartlarından etkilendiğini ve suyun kimyasal yapısını bozduğunu belirten Ekomaxi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yağız, kirli depolardan gelen pis suların; tifo, kolera, sarılık, hepatit gibi bulaşıcı hastalıklara sebep olduğunu açıklarken “UV ışınlarına karşı dayanımı olmayan, güneşin zararlarından ve ortamdaki nemden etkilenen plastik ve betonarme su depolarında zaman içerisinde; pas, yosun ve bakteri oluşabiliyor. Suyun kimyasını bozan bakteriler, insan sağlığını tehdit ediyor. Kirli su aynı zamandan; çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ile hidrofor sistemlerini de bozabiliyor.

“Binanın temelinde çürümelere neden olabiliyor”

Ülkemizde binalarda kullanılan su depolarının yüzde 90’ı binaların bodrum katında bulunuyor. Kullandığımız su, beton depolarda veya diğer uygun olmayan depolama metotları ile depolanıyor.  Beton depolardaki oturmalar ve çatlaklar nedeniyle depodan binanın temeline su sızarak, temelde çürümelere ve bina statiğinde bozulmalara neden olabiliyor. Özellikle olası bir depremde bu bozulmalar ve çatlaklar, binanın temeli için ciddi bir sorun teşkil edebiliyor. Bu nedenle hem yapıların güvenliği hem de insan sağlığı açısından plastik veya betonarme su depolarını insan sağlığına ve bina statiğine önem veren toplumların tercih ettiği GRP (Cam elyaf takviyeli kompozit su deposu) ile değiştirilmesi hayati önem taşıyor” dedi.

Yatırımcıların, inşaat firmalarının ve bina yöneticilerinin, uygun olmayan su depolarının olumsuz etkilerini önlemek amacıyla; GRP su depolarına yöneldiklerini açıklayan Osman Yağız, sözlerine şöyle devam etti:

“Suyun kalitesinin korunması noktasında önemli rol oynuyoruz”

Ekomaxi olarak Güney Kore’den gerçekleştirdiğimiz teknoloji transferi ile Türkiye’de yüzde yüze yakın yerlilik oranı ile ürettiğimiz GRP Kompozit Modüler Su Deposu teknolojisi ile hem yapının hem de depolanan suyun kalitesinin korunması noktasında önemli rol oynuyoruz. GRP Su Deposu teknolojisini, yüksek mühendislik malzemesi olarak bilinen SMC veya Cam Elyaf Takviyeli Kompozit malzeme ile üretiyoruz. Mukavemeti ve yalıtım katsayısı oldukça yüksek olan GRP su depoları, aşırı sıcak ve aşırı soğuk dış ortam şartlarından etkilenmediği için depolanan suyun içim kalitesinde hiç bir değişiklik veya bozulma olmuyor. Ayrıca GRP depo panellerinin pürüzsüz yüzey yapısı, cam elyaf içeriği nedeniyle UV ışınlarının geçirgenliği sıfıra yakın olduğu için su içerisinde; yosun, mantar, bakteri oluşumunu önlüyor.

Uluslararası standartlarda koruma

Ekomaxi olarak, uluslararası standartlara uygun üretim yapan sayılı firmalardan biriyiz. Dünyada içme suyu kalitesinin ölçüm ve kontrol standartlarını belirleyen en önemli kalite yönetim kuruluşu olan WRAS (Water Regulations Advisory Scheme) tarafından almaya hak kazandığımız kalite sertifikası ile suyun kalitesini koruduğumuzu uluslararası standartlarla belgelendiriyor ve kanıtlıyoruz.

Okumaya Devam Et

GENEL

Aksa Akrilik’e Hezarfen Projesinden 2 Ödül

Türkiye’nin tek, dünyanınsa lider akrilik elyaf üreticisi Aksa Akrilik, ödüllerine yenilerini ekledi. 2017’den bu yana 9 patent başvurusu yapan şirket, Hezarfen Bursa-Yalova projesinin patent ve marka başvurusu alanlarında Yalova birincisi oldu.

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Türk Patent ve Marka Kurumu, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile Yalova Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle hayata geçirilen “Hezarfen Bursa-Yalova” projesinde ödül kazananlar belli oldu. Aksa Akrilik, 2017’den bu yana 9 patent başvurusu yaparak Yalova birinciliğine ulaştı. Şirket ayrıca marka başvurusu sayısında da ilk sıraya yerleşti ve bu alanda da ödüle layık bulundu. Hezarfen Bursa-Yalova projesi, KOBİ’lerin inovasyon kapasitesini artırma amacıyla önem taşıyor.

“Yenilikçi fikirlerimizle rekabet üstünlüğü yaratıyoruz”

Aksa Akrilik Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Cengiz Taş, Hezarfen Bursa-Yalova projesi kapsamında ödül kazanmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. Sürdürülebilir değer yaratma misyonuyla tekstil sektöründe öncü rol üstlendiklerini kaydeden Taş, “Ar-Ge Merkezimizde operasyonel mükemmellik ve sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusundaki çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Rekabet üstünlüğü sağlayabilmenin ve farklılaşmanın en güçlü yolu, yenilikçi fikirlerle katma değer yaratmaktan geçiyor. Bu düşünceyle geçtiğimiz yıl Ar-Ge projelerine 43 milyon TL bütçe ayırdık. İnovatif ve sürdürülebilir çözümlerimiz sayesinde başarıya ulaştık. Tüm Aksalıları tebrik ediyorum” dedi.

Okumaya Devam Et

DİJİTAL

Kontrolmatik, Yılın İlk Çeyreğini Yüksek Kar İle Kapattı

Kurulduğu günden bu yana yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımları ile enerji, proses endüstrisi, ulaşım ve madencilik sektörlerinde projeye özel uçtan uca dijital çözümler sunan Kontrolmatik Teknoloji, üç aylık konsolide net dönem karını açıkladı. Açıklanan faaliyet raporuna  göre Kontrolmatik Teknoloji konsolide net dönem karını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 143 arttırarak 43,2 milyon TL net kar elde etti.

Türkiye’nin önde gelen teknoloji, enerji ve mühendislik şirketlerinden biri olan Kontrolmatik Teknoloji ana faaliyet alanları içerisinde yer alan operasyonel teknolojiler, nesnelerin interneti, endüstriyel yazılım, haberleşme, bilgi güvenliği, güç sistemleri ve proje yönetimi konularında başarılı projeleri hayata geçirmeye ve karlılık oranını arttırmaya devam ediyor.

2022 ilk üç ayını değerlendiren Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan açıklanan finansal sonuçlardan oldukça memnun kaldığını ifade ederek “2022 1. çeyrek faaliyet raporumuza göre 213 milyon TL gelir ve 43,2 milyon TL net kar elde ettik. Satış gelirlerimizi ise geçen yılın aynı dönemine göre 103,5 milyon TL’den 213,2 milyon TL seviyesine yükselttik. Kontrolmatik Teknoloji’nin sürdürülebilir büyümesini devam ettirmesi, bizleri hedeflerimize bir adım daha yaklaştırıyor” dedi.

Okumaya Devam Et