Bizi takip edin

GENEL

“Büyük Satranç Tahtası”

Yayın Tarihi:

on

Uzun yıllardan beri kim ‘Başkan’ olursa olsun ABD’nin Orta Doğu’daki asıl hedefi, petrol ve İsrail’in güvenliğini korumakla özetleniyor.

Gerçekten de, Genişletilmiş Büyük Orta Doğu Projesi’nin temelini İsrail ve petrol oluşturuyor.

Afganistan’ı “kule” gibi kullanan ABD, petrol ve enerji yollarının denetiminin yanı sıra İsrail’in güvenliği için her türlü siyasi ve askeri planı devreye sokmaktan asla vazgeçmiyor.

Tabii ki, ister müttefiki ister NATO üyesi olsun Türkiye’yi bu uğurda daima feda etmeye hazır bir ABD, pervasızca planlarını zaman zaman uyguluyor. Hatta terörist örgütleri bile yanına alarak daha doğrusu kullanarak bölgeyi kana bulamaktan çekinmiyor. Oysa, sözde “Arap Baharı”nın proje babaları ne demişti, ne oldu ve neler oluyor.

Friedman’ın “Korkunç Hayali” ve Brzezinski’nin “Büyük Satranç Tahtası” safsatası aslında tarihin seyrini bozmaya devam ediyor.

Pentagon’un stratejilerini belirleyen Stratfor’un kurucusu ve “Gölge CIA” lakaplı George Friedman, Büyük Orta Doğu Projesi’nin tartışıldığı yıllarda yani 2009’larda, Türkiye’ye yol haritası olarak İslam ülkelerinin liderliğini çiziyordu.

Ne var ki, İslam ülkelerinin liderliği modeli şimdilik askıya alınmış bulunuyor.

Ancak, uygulanacak yeni sisteme göre bu projenin yeniden gündeme getirileceği iddia ediliyor.

Görülüyor ki, ABD’nin radikal güçleri yeni Başkanı ve yönetimi ile denetleme hamlesi, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor.

Öte yandan, bütün Orta Doğu’nun ister istemez GOP projesinin etkisine artık girmiş olması dikkatlerden kaçmıyor.

Üstelik projenin yeni boyutları da gün geçtikçe kendini gösteriyor.

ABD’nin her ne pahasına olursa olsun İsrail’i koruma ve kollama “derin” planlarını bir yana bırakırsak karşımıza Orta Doğu’da “petrol ve Kürt belası” çıkıyor.

Orta Doğu’da yaşanmakta olan kanlı gelişmeler, petrolün bütün dünya için bir “baş belası” olduğunu adeta ispatlıyor.

Üstüne bir de, gerek korsan addedilen peşmerge devletçiği, gerek terörist örgütleriyle, Kürt oluşumlar, bölgedeki yangını sürekli alevlendiriyor. Özellikle enerji ve yollarının güveni için başta Kürtler olmak üzere çeşitli terör örgütleri Batı tarafından hem kuruluyor hem finanse ediliyor hem ikmalleri yapılıyor hem de istenildiğinde bir “koz” olarak sancılı bölgeye salınıyor.

Bilindiği üzere, dünyaya muhtaç olduğu enerjinin büyük bir bölümünü sağlayan Orta Doğu ve Avrasya bölgelerinin, daima tehlikenin odağı halinde olması, hepimizi hem düşündürüyor hem de endişelendiriyor.

Bir bakıma; enerji kaynağı sahibi olmak ve onu pazarına ulaştırmak daima ya sorun oluyor ya da olmaya namzet sayılıyor.

Nitekim, sözde “Arap Baharı” ve ötesinin asıl nedenlerinin başında petrol geliyor.

Asırlardır insanoğlunun dikkatini sarsan ve çoğu zaman endişeyle üzerine çeken Orta Doğu’ya bakıldığında; çeşitli görüntüler, süreçler, beklentiler ve tehlikeler görülüyor.

Öteden beri, çoğu enerji kaynaklarının ve yollarının Orta Doğu’da olması bu bölgeyi daha da “stratejik” hale getiriyor.

Orta Doğu’yu çoğu zaman buhrana sokan bu stratejik değerin en büyük unsurlarından birinin de Türkiye olduğu kabul ediliyor.

Bilindiği gibi; Türkiye uzun yıllardan beri enerjinin güvenli bir şekilde ulaşımını sağlıyor.

Yani, Türkiye bir bakıma “köprü” görevini üstleniyor.

Zaten, küresel güç ve sermayenin, Orta Doğu’dan beklentisi ve istemi, enerji kaynakları ve enerji yollarının güveni ile özetleniyor.

Beklentiler ve istemler de, bu çerçevede değerlendiriliyor.

Enerjinin Orta Doğu’dan Batı’ya ve öteye intikalinde Türkiye önemli rol oynuyor.

Sonuç olarak, ABD’nin planının çok aşamalı ve dönemli olduğu da anlaşılıyor.

Bir yerde İsrail’in mutlak güvenliği için; Suriye ve Irak’ın Kuzeyi’nin üzerinde tehlikeli planlar ve operasyonlar sürerken, Irak ve Suriye’nin parçalanması Türkiye’yi tehdit, İran’a askeri müdahale gündemden kalkmıyor.

Bu ortamda çok dikkatli ve serinkanlı olmak gerekiyor.

Yorum Bırak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GENEL

Vodafone’a Çevre Ödülü

Yayın Tarihi:

on

Vodafone Türkiye, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Ukrayna Yerel Ağı tarafından düzenlenen “2021 Sürdürülebilirlik İçin Ortaklık Ödülleri”nde “Bu Atıklar Kod Yazıyor” projesiyle “Çevre” kategorisinin kazananı oldu.

Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, ulusal ve uluslararası düzeydeki başarılarına bir yenisini daha ekledi. Vodafone Türkiye, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) Ukrayna Yerel Ağı tarafından 2018’den bu yana düzenlenen “Sürdürülebilirlik İçin Ortaklık Ödülleri”nde (Partnership for Sustainability Award)elektronik atık bilincini artırmak ve elektronik atıkların geri dönüşümünü teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği “Bu Atıklar Kod Yazıyor” projesiyle“Çevre” (Planet) kategorisinin kazananı oldu.

Sürdürülebilirliği iş yapma biçimlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirdiklerini belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şunları söyledi:

Amaç odaklı bir şirket olarak sürdürülebilirlik yol haritamıza uygun aksiyonlar alıyor, 2025’e kadar elektronik atıklarımızın %100’ünün geri dönüştürülmesini hedefliyoruz. E-atıkların geri dönüşümünü teşvik etmek ve farkındalık yaratmak amacıyla hayata geçirdiğimiz Bu Atıklar Kod Yazıyor projemizde Türkiye’nin farklı noktalarına yerleştirdiğimiz e-atık kutuları ile elektronik atık topluyor, geri dönüştürüyor ve e-atıkların geri dönüşümünden elde ettiğimiz gelirle okullarda kodlama sınıfları açıyoruz. Bugüne kadar 23 kurumsal iş ortağımızın projemize dahil olmasıyla birlikte topladığımız elektronik atıkların geri dönüştürülmesinden elde ettiğimiz gelirle 7 ilde kodlama sınıfları açtık. Projemizin hayata geçmesini mümkün kılan, emek veren tüm ekip arkadaşlarıma ve paydaşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sürdürülebilirlik alanında dünyanın önde gelen ödül programlarından ‘Sürdürülebilirlik İçin Ortaklık Ödülleri’nin kazananları arasında yer almaktan mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirliği temel iş stratejimizin parçası olarak görmeye ve hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz.

7 ilde kodlama sınıfı açıldı

Vodafone, gençlerin dijital becerilerini geliştirme ve çevresel etkisini azaltma hedeflerini harmanladığı Bu Atıklar Kod Yazıyor projesiyle çalışanlarının ve iş ortaklarının evlerinden getirdiği elektronik atıkları topluyor ve lisanslı geri dönüşüm firması Akademi Çevre tarafından geri dönüştürülmesini sağlıyor. Geri dönüşümden elde edilen ekonomik gelirle, Türkiye Vodafone Vakfı ve Habitat Derneği işbirliğiyle yürütülen Yarını Kodlayanlar projesi kapsamında okullarda kodlama sınıfı kuruluyor. Mayıs 2019’da başlatılan proje kapsamında bugüne kadar Mardin, Samsun, Adana, Gaziantep, Uşak, Bingöl ve Çanakkale’de kodlama sınıfları açıldı.

Okumaya Devam Et

GENEL

Yedaş Halk Oylaması ile Zirveye Çıktı

Yayın Tarihi:

on

YEDAŞ, International Business Awards® Programının bir parçası olarak sektöründe ödül alan firmaların halk oylamasıyla değerlendirildiği People’s Choice Stevie® Awards oylamasında ödül almaya hak kazandı.

Oylamanın ilk aşamasında, YEDAŞ 5.0 Dijital Dönüşüm Programı kapsamında, Stevie jüri üyelerinin GOLD Stevie ödülüne layık görülen YEDAŞ, ikinci aşamada da büyük bir başarıya imza atarak halkın kazananı oldu. Yaklaşık bir buçuk ay süren ve farklı sektörlere hizmet veren 35 şirketin katılım sağladığı, toplamda 86.000 den fazla oy kullanılan People’s Choice Stevie® Awards’ta, Utilities sektöründe halk oylamasının da kazananı oldu.

YEDAŞ olarak tüm süreçlerin odağına ‘müşteri memnuniyeti ve kaliteli hizmeti’  koyduklarını ifade eden Genel Müdür Hasan Yasir Bora “YEDAŞ 5.0Dijital Dönüşüm Programımızdaki her bir projenin hizmet kalitemizin ve müşteri memnuniyetin artmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz” ifadelerini ekledi.

Dünyanın favori şirketlerinden biri olarak, seçilmekten heyecan duyduklarını belirten YEDAŞ Genel Müdürü Hasan Yasir Bora, “International Business Awards® programını saygın ve bir o kadar da motivasyon artırıcı süreçlerden biri olarak kabul ediyoruz” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

DİJİTAL

2022 İş Dünyasında Dijital Dönüşümün Yılı Olacak

Yayın Tarihi:

on

Dijitalleşme, firmaların üretim yöntemleri, müşteri beklentileri ve iş yapış süreçlerini dönüştürerek değiştirdi. Bu dönüşüm sayesinde üretimden, pazarlamaya dayanan hizmet yolculuğumuz zamandan ve mekandan bağımsız aksiyon alma kabiliyetlerimizle birlikte büyük kazanımlar elde etti.

Markalar dijital dönüşümün neresinde

Dijital dönüşüme katkılarda bulunan yazılım ve teknoloji firması Dijital Gen olarak; iş hayatını kolaylaştıran yazılım ürünlerimiz ve hizmetlerimizle verimliliği arttırmayı hedefliyoruz. Ardından gelecek dönüşümle birlikte şirketler yeni ve hızla gelişen teknolojinin olanaklarını kullanarak stratejilerini geliştirmeli ve gerekli operasyonel süreçlerini maksimum verimlilikle geçirmelidirler.

Bu dönüşümün farkını anlayan ve dijital büyümeyi hedef haline getiren markalar ihtiyaç duydukları doğru teknolojik çözümleri süreçlerle harmanlayarak yeni iş modelleri geliştiriyor. Böylece mevcut pazarda dijital dönüşüme yön veren markalardan biri haline gelerek öncü olmayı başarıyorlar.

Dijitalleşme yaşam biçimi haline gelecek!

Teknoloji hizmetleri ve yazılım ürünleri ile iş yapış biçimlerini değiştirmeyi amaç edinen Dijital Gen, geliştirdiği çözümlerle markaların tam dijitalleşmesini destekliyor. Bu süreçte istikrarlı davranan markalar ise şirket kültürünü besleyerek dijitalleşmeyi yaşayış biçimleri haline getiriyor.

Dijital Gen’in geliştirdiği teknolojik çözümler tam da burada devreye giriyor. İş hayatını kolaylaştıran yazılım ve teknoloji hizmetleri konusuda hızla yol alan markalardan biri olarak Dijital Gen’in geliştirdiği özel ürün ve hizmetler ise şu şekilde; Yapay zeka çözümleri, 3D Hologram Fan teknolojisi, VR & AR çözümleri, E-Gen (Mobil E-Ticaret), Gen2B (Bayi Yönetim Sistemi), GenBot (Online Sorgu), GenPort (Anlık Bilgi ve Raporlama), GenPoint (Saha İş Takip), GenCheck (Anlık Süreç Takip) ve GenWarn (Uyarı ve Öneri)

Okumaya Devam Et