15.1 C
İstanbul
Pazar, Şubat 15, 2026

Dubai Üzerine Notlar 1

Must read

Dubai seyahatim sırasında zihnimde şekillenen metafor net: Burada çağdaş bir Nuh’un Gemisi inşa ediliyor. Ancak meseleyi romantik bir kurtuluş anlatısı üzerinden değil; henüz ortada görünür bir felaket yokken bir gelecek öngörüsüne dayanarak harekete geçme iradesi üzerinden okuyorum.

Nuh anlatısında belirleyici olan suyun yükselmesi değil, su henüz ortada yokken geminin inşa edilmeye başlanmasıdır. Görünür kanıt eksikliğine rağmen bir vizyona yatırım yapılır. Bu, teknik olduğu kadar zihinsel bir tercihtir. Asıl soru şudur: Belirsizlik çağında hangi gelecek tasavvuruna göre konum alacağız?

Dubai’de gördüğüm tablo budur. Küresel sistem işliyor; finans düzeni ayakta; ulus-devlet yapıları varlığını sürdürüyor. Buna rağmen Dubai, sistemik bir dönüşüm kaçınılmazmış gibi hareket ediyor. Bu bir kriz tepkisi değil, öngörüye dayalı bir pozisyon alışıdır.

Şehrin pek çok noktasında süren inşa faaliyetleri — yükselen kuleler, genişleyen yollar, yeni finans ve yaşam alanları — tamamlanmış bir kent değil, tasarlanmış bir kapasiteyi işaret ediyor. 2040 vizyonu çerçevesinde dile getirilen 8 milyonluk nüfus hedefi bu çerçevede anlam kazanıyor. Bu sayı kontrolsüz büyümenin değil, planlanmış bir ölçeğin göstergesidir.

Dubai’nin yaklaşımı nettir: Önce tasarım, sonra genişleme. Bu nedenle Dubai’yi klasik anlamda bir şehir değil, bir platform olarak okumak daha isabetlidir. Egemenlik burada sınır savunusundan çok akış yönetimine dayanır: sermaye, veri, insan ve ticaret akışlarının kesintisiz organizasyonu.

Metaforun asıl gücü de burada ortaya çıkıyor. Mesele korunmak değil; görünmeyen bir dönüşüme erken inanmak ve ona göre konum almaktır. Küresel finansın kırılganlığı, dijital ekonominin yapısal değişimi ve jeopolitik belirsizlikler mevcut düzenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri üretirken, Dubai bu belirsizlik alanında alternatif bir merkez inşa ediyor.

Bu inşa süreci yalnızca fiziksel değil; normatif ve ekonomik bir güven üretimidir. Mobil sermaye, yatırımcılar, girişimciler ve yüksek nitelikli profesyoneller bu güven alanına dahil oluyor. Bu tercih salt kazanç arayışı değil; geleceğin nerede şekilleneceğine dair stratejik bir öngörüdür.

Benim için Dubai, seçilmişlerin kurtarıldığı bir mekân değil; henüz başlamamış bir dönüşüme erken pozisyon alanların gemisidir. İnşa edilen şey yalnızca beton değil; kapasitesi hesaplanmış bir gelecek organizasyonudur.

Sonuç olarak Dubai bitmiş bir şehir değil, devam eden bir projedir. Bu proje tesadüfi değil; uzun vadeli bir stratejik tasarımın ürünüdür. Henüz tufan görünmüyor olabilir. Ancak gemi yükseliyor. Belirleyici olan ise tufan geldiğinde değil, tufan gelmeden önce nerede konumlandığımızdır.

- Advertisement -spot_img

More articles

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -spot_img

Latest article