Bizi takip edin

DOĞALGAZ

Avrupa Alternatif Doğalgaz Arayışını Hızlandırdı

Cezayir’in, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle alternatif gaz arayışını hızlandıran Avrupa için önemli alternatiflerden biri olabileceği tartışılıyor.

Ukrayna’daki savaş ve devreye alınan yaptırım kararları sonrası Rusya’nın doğalgaz arzını azaltma ihtimali Avrupa’da alternatif rota arayışını gündeme getirdi.

Cezayir, doğalgaz kaynakları, mevcut doğalgaz hatları ve Avrupa’ya yakınlığıyla öne çıkan ülkelerden birisi olurken, talebin karşılanma imkanı ve bu ticaretin önündeki engeller sorgulanıyor.

AB ülkelerinin yıllık doğalgaz ihtiyacı, toplam 340-350 milyar metreküp arasında değişiyor. Geçen yıl AB ülkeleri, Rusya’dan boru hattıyla günde ortalama 380 milyon metreküp, yıllık ise yaklaşık 140 milyar metreküp gaz ithal etti.

Rusya’dan ithal edilen toplam 155 milyar metreküp, 2021’de AB’nin gaz ithalatının yaklaşık yüzde 45’ini ve toplam gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturdu. Geçen yıl AB ülkelerinin doğalgaz ihtiyacının yüzde 12’sini karşılayan Cezayir, Avrupa’ya doğalgaz ihracatını artırma konusunda kararlı.

Sonatrach enerji alanında gelecek 4 yılda 40 milyar dolar yatırım planlıyor

Cezayir’in 1963 yılında kurulan milli petrol şirketi Sonatrach, Afrika’nın en büyük enerji şirketi konumunda bulunuyor.

Şirket; petrol ve doğalgazın aranması, çıkarılması, işletilmesi, dağıtımı ve keşfinin yanı sıra elektrik alanında faaliyet gösteriyor.

Sonatrach Direktörü Tevfik Hakkar’ın basına açıkladığı verilere göre, şirket 2020 yılına oranla gelirlerini 2021’de yüzde 70’e yakın artırarak senelik gelirini 35,5 milyar dolara çıkarmayı başardı.

Hakkar, şirketin yine 2020 yılındaki petrol üretimine oranla 2021 yılında yüzde 19 oranında artış gösterdiğini kaydetti.

Sonatrach, 2022-2026 yılları arasındaki yatırım hacminde de yükseliş olacağını duyuran Hakkar, 40 milyar dolar yaptırım planladığını duyurmuştu.

Şirket, geçtiğimiz bir ay içerisinde, İspanya, İtalya ve Slovenya enerji şirketleriyle iş birliği alanında sıkı görüşmeler gerçekleştirdi.

Cezayir, hem tedarikçi hem de geçiş noktası olabilir

Cezayir’den Avrupa ülkelerine doğalgaz tedariki Medgaz ve TransMed boru hatları üzerinden sağlanırken, Galsi ve Greenstream doğalgaz boru hattı projeleri faaliyete geçirilmeye çalışılıyor.

Cezayir’den İspanya’ya uzanan Medgaz boru hattının yıllık kapasitesi 8 milyar metreküpü bulurken, bu kapasiteyi 10,6 milyar metreküpe çıkarmak için genişletme çalışmaları devam ediyor.

TransMed boru hattı Cezayir’den Tunus’a ve İtalya’ya doğalgaz taşırken, bu hattın yıllık 33 milyar metreküp taşıma kapasitesine sahip olduğu biliniyor. Geçen yıl yaklaşık 20 milyar metreküp doğalgazın iletildiği hat aracılığıyla daha fazla doğalgazın ihracı gündemde.

Cezayir’den doğrudan İtalya’nın Sicilya adasına doğalgaz taşıması düşünülen Galsi projesiyle, Avrupa’ya yeni bir doğalgaz hattının açılması planlanıyor.

Nijerya’dan Cezayir’e inşa edilmesi düşünülen NIGAL doğalgaz hattı yoluyla, Avrupa’ya yönelik doğalgaz arzının artırılarak Cezayir’in bir geçiş noktası olması düşünülüyor.

Cezayir’i Fas üzerinden İspanya’ya bağlayan 12 milyar metreküp kapasiteli Mağrip-Avrupa boru hattı ise Cezayir’in Fas yönetimiyle diplomatik ilişkileri kesme kararıyla birlikte kullanılmıyor.

“Cezayir kısa vadeli bir seçenek değil”

Kuzey Afrika uzmanı İntisar Fakir ise Washington merkezli Middle East Institute düşünce kuruluşundaki yazısında Cezayir’in Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacı için “kısa vadeli bir seçenek” olmadığını belirtti.

Cezayir’in ülke içerisindeki doğalgaz tüketiminin de artacağına dikkati çeken Fakir, 2013’ten 2018’e yüz 10 artan iç tüketimin 2028’e kadar yüzde 50 artmasının beklendiğini kaydetti.

Fakir, doğalgaz sektörüne yönelik yatırımdaki kısıtlamalar ve son dönemdeki yolsuzluk soruşturmalarının Sonatrach’ın gelişimine engel teşkil ettiğini ifade etti.

Cezayir’in boru hatlarının kapasitesinin yanında üretim kapasitesini de artırması gerektiğine dikkati çeken Fakir, Nijerya’dan Cezayir’e uzanması planlanan NIGAL hattının da doğalgaz arzına önemli katkı sunabileceğini vurguladı.

Fakir, Cezayir’in uzun vadede projeleri ve üretimiyle arzını artırabileceğini, ancak Avrupa’nın Rus gazından endişelerini kısa vadede giderebilecek bir konumda olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Cezayir, Rusya ile geçmişe dayanan köklü ilişkilere sahip

Rusya-Ukrayna savaşının başlamasından beri Cezayir krizle ilgili tarafını henüz tam olarak belli etmiş değil.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri saldırısını kınayan karar tasarısı 141 oyla kabul edilirken, Cezayir çekimser görüş bildiren 5 ülke arasında yer aldı.

İki ülke arasında geçmişe dayanan askeri, enerji ve siyasi alanlardaki köklü ilişkiler, Cezayir’in Avrupa’ya gaz ithalatında Rusya’nın rolünü alma noktasında istekli olup olmadığı hususunda belirsizlik oluşturuyor.

Sovyetler Birliği, bağımsız Cezayir devletini 23 Mart 1962’de tanıyarak ülkeyle diplomatik ilişkiler kuran ilk ülke olurken, Cezayir eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika döneminde Rusya ile askeri, ticari ve enerji gibi birçok alanda iş birliği için stratejik ortaklık anlaşması imzalandı.

Cezayir ve Rusya arasında 2006 yılında savunma alanında imzalanan 300 adet T-90 tipi tank, Cezayir’e ait Rus yapımı 250 takın yenilenmesi ve çok sayıda “Kornet” ve “Metis” füzelerinin satışını kapsayan 5,7 Milyar Dolar değerindeki anlaşma, bu anlamda öne çıkan gelişmelerden birisi oldu.

Cezayir ve Rusya, 2001 yılında Cezayir milli petrol şirketi Sonatrach’ın da Gazprom, Lukoil ve ZarubezhGeology gibi Rus enerji şirketleri ile yakın ilişkileri bulunuyor.

Hali hazırda bazı Rus enerji, petrol ve gaz arama şirketlerinin Cezayir’de aldığı enerji arama, boru haklarının yenilenmesi ve yapımı üzerine projelerinin devam ettiği biliniyor.

DOĞALGAZ

Naturelgaz’ın İlk Yarıda Net Karı 182,2 Milyon TL’ye Ulaştı

Taşımalı doğal gaz pazarının lideri Naturelgaz’ın brüt karı, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 422 artışla 303,3 milyon TL’ye yükseldi. Şirketin FAVÖK’ü ise yüzde 638 artışla 258,9 milyon TL oldu.

Taşımalı doğal gaz pazarında faaliyet gösteren Global Yatırım Holding A.Ş. iştiraki Naturelgaz, 2022 yılı ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı.

2022 yılı ilk yarısında Naturelgaz’ın satış gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 432 artarak 1,241,6 milyon TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde Şirketin satış hacmi ise yüzde 30 oranında artarak 115,8 milyon Sm3 seviyesine yükseldi.

2021 yılında ve 2022 yılı ilk çeyreğinde toplam satış hacmi içerisindeki payı giderek artan Şehir Gazı işkolu satışları, hızlı büyümesini ikinci çeyrekte de sürdürdü. Şehir Gazı iş kolunda, boru hattı şebekesine bağlı olmayan ilçe ve beldelerin doğal gaz ihtiyacını karşılamak amacıyla, doğal gaz dağıtım şirketlerine taşımalı yöntem ile doğal gaz satışı yapan Naturelgaz’ın bu işkolundaki satış hacmi, yılın ilk yarısında yüzde 74 artışla 41,8 milyon Sm3 seviyesine yükseldi. Toplam satış hacmi artışına önemli bir diğer katkı da Dökme CNG işkolundan geldi. Dökme CNG satış hacmi yılın ilk yarısında %21 artışla 69,4 milyon m3 seviyesine yükseldi

Naturelgaz’ın brüt kârı 2022 yılı ilk yarısında %422 oranında artışla 303,3 milyon TL oldu. Aynı dönemde Şirket’in faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) ise %638 artış göstererek 258,9 milyon TL’ye ulaştı. Artan şehir gazı satışları ile mevsimsellik etkisinin önemli ölçüde azalması, maliyetlerinin etkin bir şekilde yönetilmesi ve dengelenen müşteri portföyüne bağlı olarak gaz marjında görülen iyileşme sonucunda, brüt karlılık ve FAVÖK’te önemli oranda artışlar gerçekleşti.

Naturelgaz’ın geçen yılın aynı döneminde 5,9 milyon TL olan vergi öncesi net kârı ise, 2022 yılı ilk yarısında 182,2 milyon TL’ye ulaştı.

“Naturelgaz’ın Sürdürülebilir Büyümesini Devam Ettirmeyi Hedefliyoruz”

Şirketin 2022 yılı ilk yarısındaki finansal ve operasyonel performansını değerlendiren Naturelgaz Genel Müdürü Hasan Tahsin Turan şunları söyledi: “Naturelgaz olarak 2022 yılına hem operasyonel hem de finansal anlamda oldukça iyi bir başlangıç yapmıştık. Bu performansımızı yılın ikinci çeyreğinde iyileştirerek sürdürdük. Her geçen gün operasyonel verimliliğimizi artırarak, Naturelgaz’ın sürdürülebilir büyümesini devam ettirmeyi hedefliyoruz.

2022 yılı ilk yarısında 258,9 milyon TL FAVÖK, 182,2 milyon TL vergi öncesi kâr elde ederek, oldukça önemli bir büyümeye imza attık. Açıkladığımız altı aylık finansal sonuçlarımız, operasyonel ve mali performansımızın beklentilerimiz doğrultusunda ilerlediğini gösteriyor.”

Naturelgaz’ın sağlıklı bilanço yapısı ve çevik iş modeli sayesinde, küresel enerji sektöründeki dalgalanmaların ve jeopolitik risklerin olumsuz etkisinden korunmayı başardığını vurgulayan Turan, “Yılın ilk yarısında güçlü sonuçlar elde ettik. Yılın ilk altı ayındaki başarımızı 2022 yılının bütününe yayarak, taşımalı doğal gaz pazarındaki lider konumumuzu korumaya ve güçlendirmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Okumaya Devam Et

DOĞALGAZ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez: 81 İlin Tamamına Doğalgazı Götürdük

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle, batıda ne varsa doğuda da o olacak anlayışıyla 81 ilin tamamına doğalgazı götürdük” dedi. 

Bakan Dönmez bir dizi temasta bulunmak üzere Yalova’ya geldi. Dönmez, kentte ilk olarak Yalova Valiliği’ni ziyaret etti. Burada anı defterini imzalayan Dönmez’e Vali Muammer Erol tablo hediye etti. Dönmez, ardından Yalova Belediyesi’nin ziyaret etti. Burada Belediye Başkan Vekili Mustafa Tutuk, İbrahim Müteferrika Kağıt Müzesi’nde üretilmiş kağıdı Dönmez’e hediye etti.

Kentteki programına AK Parti İl Başkanlığı ziyareti ile devam eden Bakan Dönmez, Yalova’nın enerji alanındaki taleplerini yerine getirmeye devam edeceklerini belirtti.  AK Parti iktidarı döneminde Yalova’da ciddi yatırımların gerçekleştirildiğini ifade eden Dönmez, şöyle konuştu:

“İktidara geldiğimiz 2002 yılında bu yatırımlar sadece 3 milyon lira iken geçtiğimiz yıl bu alanda yapılan yatırımların tutarı 2021 yılında 284 milyon lira olarak gerçekleşti. Son 19 yılda Yalova’ya tam 1 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıl ise katlanarak artacaktır. Önümüzdeki yıl 595 milyon liralık enerji alanında altyapı yatırımları gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bunun büyük bir kısmını TEİAŞ gerçekleştiriyor. Hem şüphesiz elektrik dağıtım şirketinin, gaz dağıtım şirketinin şebeke yenileme ve genişletme çalışmaları aynı şekilde devam edecek.”

Yalova’nın doğalgazı erken kullanan iller arasında yer aldığını hatırlatan Dönmez, “İktidara geldiğimizde sadece 5 büyük şehrin merkez ilçelerinde doğalgaz kullanımı varken Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle, batıda ne varsa doğuda da o olacak anlayışıyla 81 ilin tamamına doğalgazı götürdük hamdolsun. Bu illerimizden birisi de Yalova oldu. Bizim ilk dönemizde erken doğalgaz kullanan kentlerden oldu. 2005 yılında doğalgaz arzımızı sağladık ve bu ilimizde doğalgaz kullanmayan ilçemiz, beldemiz kalmadı diyebiliriz” dedi.

Dönmez, belediyelerin kendi enerjilerini üretmeyle ilgili projelerine de destek vereceklerini anlattı. Programları AK Parti Yalova milletvekilleri Ahmet Büyükgümüş, Meliha Akyol, AK Parti İl Başkanı Muğlim Bağatar ve ilçe, belde belediye başkanları da takip etti.

Okumaya Devam Et

DOĞALGAZ

Enerji Krizine Karşı ‘Olağanüstü Önlem’ Dönemi Başladı

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, “Bir yandan mevcut üreticilerin petrol ve gaz üretimini artırıp arza katkı yapması diğer yandan da talebi düşürmek için önlemler alınması gerekiyor” dedi.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, enerji sektöründe Rusya’nın petrol ve gaz ihracatından kaynaklanan açığın telafi edilmesi için önemli adımlar atılması gerektiğini belirterek, “Enerji piyasalarında şu anda olağan dışı bir durum var, bu durum da olağan dışı tedbirler almayı gerektiriyor” dedi.

Birol, dünyayı etkisi altına alan enerji krizine karşı acil ve önemli tedbirler alınması gerektiğini söyledi.

Gelecek 6 ayın dünya ekonomisi için son derece zorlu geçebileceğini ifade eden Birol, bu süreçte petrol ve doğal gaz fiyatlarının “yüksek ve oynak” kalabileceğini ve bu durumun enflasyonda hızlı artışa ve küresel resesyona yol açabileceğini anlattı.

Birol, Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatını kısması veya tamamen kesmesi ihtimaline karşı acil eylem planı oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, “Bu acil eylem planı, sanayi ve konutlarda yapılacak kısıtlamaların hangi plan dahilinde olacağını ve bunun ekonomik hayata olumsuz etkilerinin nasıl en aza indirileceğini içermeli.” diye konuştu.

Sektörü rahatlatmak için kısa vadede atılabilecek birkaç önemli adım olduğunu dile getiren Birol, şunları kaydetti: “Petrol ve doğal gaz üreticilerinin ellerinde olup da piyasaya sürmedikleri petrol ve doğal gazı gecikmeden piyasaya sürmeleri ve piyasanın stabil hale gelmesi için katkıda bulunmaları gerekiyor, özellikle Orta Doğu’daki büyük petrol üreticileri. İkincisi, tüketim alanında planlanmış bazı tedbirler almak gerekecek. Evlerdeki termostatı kış aylarında 1-2 derece düşürmek veya arabaların her iki günde bir trafiğe çıkması gibi pratik önlemler olabilir. Bir diğer adım da kapanması planlanan nükleer santrallerin kapanmasını ötelemek olabilir. Bir yandan mevcut üreticilerin petrol ve gaz üretimini artırıp arza katkı yapması diğer yandan da talebi düşürmek için önlemler alınması gerekiyor. Bu tedbirleri almadan Rusya gibi dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz ihracatçısı olan bir ülkenin ihracatındaki ciddi düşüşleri telafi etmek mümkün değil. Enerji piyasalarında olağan dışı bir durum var şu anda, bu durum da olağan dışı tedbirler almayı gerektiriyor.”

“Bazı Ülke ve Şirketler Krizi Fırsat Bilip Fosil Yatırımları Artırma Planı Yapıyor”

Tüm dünyada etkisini hissettiren “küresel enerji krizine” karşı atılacak adımların iklim krizini daha da kötüleştirmemesi gerektiğini belirten Birol, şöyle devam etti: “Bazı ülke ve şirketler krizi fırsat bilip fosil yatırımları artırma planı yapıyor. Bu yatırımların iki riski var. Birinci risk, bu fosil yakıt yatırımlarına bugün başlasanız ilk üretim en erken 5-10 yıl sonra piyasaya gelecek. O zaman içinde petrol veya kömüre yönelik talep artışı olacağını düşünmek bu ülke ve şirketler için iyimser ve riskli bir varsayım. Çünkü teknolojik gelişmeler, ülkelerin aldığı ve alacağı kararlar fosil yakıtlara olan talebi azaltacak. İkincisi de iklim riski. Bu projeler hayata geçerse dünyanın 2050’de sıfır emisyon hedefine ulaşması hemen hemen imkansız hale gelecek. Bu bakımdan benim üzerinde durmak istediğim konu, bu krize cevap verirken başka bir krizi derinleştirmemek.”

Birol, birçok ülkenin şu anda enerji güvenliğini sağlamak için kömürü bir çözüm olarak gördüğünü söyledi.  IEA’nın son çalışmasına göre, kömür yatırımlarının dünyada yüzde 10 arttığını ifade eden Birol, “Herkes kömüre ilginin azalacağını bekler ve umarken, burada artış görüyoruz. Bunun da nedeni enerji arz güvenliğine kömürün çözüm olacağı düşüncesi. Bence bunu iki şekilde düşünmek lazım. Şu anda acil olarak savaş hali diyebileceğimiz bir durumda mevcut kömür santrallerinin birkaç aylık süre için kullanılması mantıklı ve mazur görülebilecek bir hareket fakat uzun dönemli kömür yatırımları yapılması iş ve karlılığın yanı sıra iklim açısından riskli” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et