Bizi takip edin

MADENCİLİK

Doğal Taşlar

Doğal taş bakımından, jeolojik yapısı itibarıyla zengin bir potansiyele sahip olan ülkemizde, bugünkü verilere göre 4 milyar m3 işletilebilir mermer, 2,8 milyar m3 işletilebilir traverten, 1 milyar m3 granit rezervi bulunmaktadır. Bu değerlere göre Türkiye dünya doğal taş rezervinin yaklaşık %40’ına sahiptir.

Türkiye’de yapılan araştırmalarda, 650’ye varan renk ve dokuda mermer çeşidinin bulunduğu belirlenmiştir. Başlıca doğal taş türlerimiz, çeşitli renk ve desenlerde kristalin kalker (mermer), kalker, traverten oluşumlu kalker (oniks), konglomera, breş ve magmatik kökenli kayaçlardan (granit, siyenit, diyabaz, diyorit, serpantin, vb) oluşmaktadır.

Rezervlerimizin, mermer çeşitliliği ile birlikte değerlendirildiğinde, sektörün önemli bir istihdam kaynağı oluşturduğu ve dünya pazarlarında önemli bir yere sahip olduğumuz görülmektedir.

Türkiye’de üretilen ve uluslararası piyasada en tanınmış mermer çeşitleri, Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylak, Gemlik Diyabaz ve Afyon Şeker’dir.

Uzun yıllar ekonomimiz içindeki gerçek değerine ulaşamamış olan doğal taş sektörümüz, 1985 yılında Maden Kanunu kapsamına alınması ile yeni bir döneme girmiştir. Sektör, bu tarihten sonra her geçen yıl bir önceki yıla göre biraz daha büyümüş ve bugün maden ihracatımız içinde ilk sıradaki yerini almıştır. Madencilik sektörünün en önde gelen ihracat ve önemli bir istihdam kaynağı olan doğal taş sektörünün ülkemiz ekonomisi içindeki önemi oldukça büyüktür.

Günümüzde klasik mermer üretim yöntemleri terk edilerek yerlerini modern üretim yöntemlerine bırakmıştır. Mermer işleme kapasiteleri sürekli büyümekte, bir taraftan giren bloğun diğer taraftan ambalajlanmış ihracata hazır mamul hale getirildiği tesislerimizin sayısı sürekli olarak artmakta ve uzun yıllar blok mermer olarak yapılan ihracatımız artık büyük oranda mamul hale getirilerek yapılmaktadır.

Mermer sektöründe, 2.100 adet mermer ocağı, küçük ve orta ölçekli 1.500 fabrika ve 7.500 atölyede yaklaşık 250.000 kişi istihdam edilmektedir. Üretimin tamamına yakın kısmı özel sektör tarafından yapılmaktadır. Türkiye’de yıllık doğaltaş üretimi 2010 yılında yaklaşık 4,3 milyon mcivarında iken 2012 yılında yaklaşık 5,3 milyon m3 üretim yapılmış olup işleme tesislerinin toplam plaka üretim kapasitesi 6,5 milyon m2 civarındadır. 2009 yılında ülkemiz mermer ve traverten üretiminde dünyada 3’üncü sırada yer almıştır.

Tablo : Türkiye Doğal Taş Üretim Değerleri

Sıra no: Maden Adı Üretim
2008 2009 2010 2011 2012 Birim
1 İgnimbrit 26.313 66.794 52.055 55.873 8.984 m3
2 Mermer 2.262.537 2.715.601 3.352.070 4.086.222 4.488.947 m3
3 Oniks 2.145 2.322 2.113 7.678 4.867 m3
4 Traverten 759.118 1.002.866 879.319 1.685.049 760.549 m3
Toplam 3.050.113 3.787.583 4.285.557 5.834.822 5.263.347 m3
1 Andezit 3.307.107 1.908.544 6.436.380 2.878.093 2.873.932 ton
2 Bazalt 8.448.618 12.963.003 20.320.391 18.656.135 16.862.087 ton
3 Granit 367.959 324.718 239.819 245.911 505.317 ton
4 Dekoratif taş + Mozaik + Kayrak vd. 161.166 112.318 207.961 651.932 397.035 ton
5 Serpantin 22.671 14.000 26.745 2.514.601 1.025.427 ton
6 Yapıtaşı 270.270 62.865 ton
7 Diyabaz 1.276 5.538 1.969 293.777 94.835 ton
Toplam 12.308.79 15.328.12 27.233.26 25.510.71 21.821.49 ton

Mermer, blok veya kesilmiş parlatılmış olarak ihraç edilmektedir. Doğal taş ihracatında katma değeri en yüksek ürün, işlenmiş mermer ve işlenmiş travertendir. Sektörün ihracat potansiyeli, yatırımlara paralel olarak hızla gelişmektedir. 2003-2012 arasında doğal taş ihracatımız %246 artışla 1,5 milyon tondan 5,2 milyon tona yükselmiştir.

İhracat geliri ise 2012 yılında 1,9 milyar dolardan 2013 yılında 2,3 milyar dolara ulaşmıştır. 2013 yılı doğal taş ihracatının %49’unu işlenmiş ürünler oluşturmaktadır.

İhracatın en önemli kısmını oluşturan işlenmiş mermer ve traverten ihracatında ilk sırada yer alan ülke ABD’dir. ABD’yi Irak, Suudi Arabistan, İngiltere, Libya ve diğer ülkeler takip etmektedir.

Blok mermer ihracatında ise en önemli alıcı yine Çin Halk Cumhuriyeti’dir. Ülkeyi sırasıyla Hindistan, Suriye, Tayvan ve İtalya takip etmektedir.

Blok granit ihracatında en önemli ülke ise Çin Halk Cumhuriyeti olmuştur. Ülkeyi Almanya ve Yunanistan takip etmektedir. İşlenmiş granitin en fazla ihraç edildiği ülkeler ise Almanya, İsviçre, İtalya ve Romanya olmuştur.

Dünya doğal taş ihracat sıralamasında daha birkaç yıl öncesine kadar sekizinci sırada yer alan Türkiye doğal taş sektörü, 2006 yılı itibari ile beşinci sıraya yükselmiştir. Özellikle mermer ve traverten ihracatında 2009 yılında da Çin, İtalya ve İspanya’yı geride bırakarak en fazla ihracat gerçekleştiren ülke olmuştur.

Tablo : Türkiye Doğal Taş İhracat Değerleri

2011 2012 2013
MİKTAR DEĞER MİKTAR DEĞER MİKTAR DEĞER
(ton) (FOB-$) (ton) (FOB-$) (ton) (FOB-USD)
DOĞAL TAŞLAR
DOĞAL TAŞLAR (BLOK)
mermer-traverten ham,
kabaca yontulmuş veya blok
4.884.453 775.782.149 5.179.368 926.195.030 5.687.636 1.123.107.107
grani̇t ham,kabaca
yontulmuş veya blok
549.693 21.001.870 784.515 23.366.935 578.435 17.686.634
kayağan taşi – ham veya
kabaca yontulmuş
1.146 217.862 1.072 198.708 4.495 566.137
TOPLAM 5.435.292 797.001.881 5.964.955 949.760.672 6.270.566 1.141.359.878
DOĞAL TAŞLAR (İŞLENMİŞ)
i̇şlenmi̇ş mermer 1.291.339 621.990.023 1.424.121 685.437 1.574.182 761.504.790
i̇şlenmi̇ş traverten 379.429 196.919.996 413.131 217.390 494.947 261.210.359
i̇nşaata elveri̇şli̇ di̇ğer
i̇şlenmi̇ş taşlar
41.148 29.009.769 27.096 18.222 301.302 24.447.654
tabi̇ taşlardan
karo,ranül,parça ve
tozlari
18.686 8.904.536 28.121 8.769 32.407 14.273.956
i̇şlenmi̇ş grani̇t 20.812 12.677.866 21.394 16.317 21.656 14.052.311
kayağan taşi – i̇şlenmi̇ş 1.133 2.999.061 1.082 3.074 3.522 6.351.944
tabi̇i̇ taşlardan
kaldirim ve döşeme
taşlari
94.090 4.618.496 14.886 2.452 13.952 1.834.714
TOPLAM 1.846.637 877.119.746 1.929.833 951.661 2.441.968 1.083.675.727
DOĞAL TAŞLAR GENEL TOPLAMI 7.281.929 1.674.121.627 7.894.788 950.712.333 8.712.534 2.225.035.604

 

Yorum Bırak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GENEL

Bor ile Türkiye Ekonomisi Kazanacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, geçen yıl 1 milyar 30 milyon dolarlık satışla Cumhuriyet tarihinin rekorunun kırıldığı bor ve bor ürünleri satışında 2022’de de 1,1 milyar dolarlık satış hedefi belirlendiğini açıkladı.

Dünyanın en fazla bor rezervine sahip ülkesi olan Türkiye, bu alanda yaptığı yatırımlarla son yıllarda satışlarını artırdı. Başta cam sanayi olmak üzere gübre ve seramik sektöründe de kullanılan borun satışları 2021’de bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 52, tutar bazında ise yüzde 56,4 arttı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2021’de 2,5 milyon tonu ihraç olmak üzere 2,6 milyon bor ürünleri satışı yaptığını kaydederek, “Bundan da 1 milyar 30 milyon dolarlık satış geliri elde ettik. Bu tüm zamanların rekoru” diye konuştu. Türkiye’den ilk defa Çin’e demir yolu ile bor ihracatının geçen yıl yapıldığını hatırlatan Dönmez, “Çin ile yaşanan bu gelişme devam etti ve ikinci defa da demir yolu ile bor ihraç etmiştik. Bunlar rakamlara da yansıdı. Bor ihracatında 2021 rakamlarında Çin, 994 bin ton ile ilk sırada yer aldı. İkinci sırada ise 311 bin ton ile ABD bulunurken, Hindistan da 152 bin ton ile üçüncü oldu” dedi.

“Yeni rekor yolda, satış bağlantıları yapıldı”

Her ne kadar rekor olsa da bununla yetinmeyeceklerini ve Türkiye’nin en değerli madenlerinden olan boru katma değerli olarak daha fazla satmak için çabaladıklarını belirten Dönmez, “Geçen yıl rekor kırdığımız bor ve bor ürünleri satışında bu yıl hedefimiz 1,1 milyar dolar. Miktar olarak ise 2 milyon 500 bin ton bor ürünü satma hedefindeyiz. Bu satışların bağlantısının şimdiden yapılması borda yeni bir rekorun geleceğinin en net göstergesi” dedi.

Bakan Dönmez, bor satışında katma değeri artırmak için yeni yatırımların da hız kesmeden devam ettiğine dikkati çekti. Bu çerçevede 2022’de atılacak adımlardan bahseden Dönmez, şunları söyledi:

Örneğin bor karbür üretim tesisi. Yılda yaklaşık bin ton üretimin planlandığı bu tesisin yapımı devam ediyor. Bu yıl tamamlayıp, performans testine başlamayı planlıyoruz. Sadece bu tesis değil tabii. Ferrobor üretim tesisi de çok önemli. Özellikle çelik, neodim mıknatıs, amorf metallerin üretiminde kullanılan ferrobor ürünü için 800 ton/yıl kapasiteli üretim tesisinin ihale süreci devam ediyor. Bu yıl da bu tesisin temelini atmayı hedefliyoruz.

Yeni yatırımlar hız kesmeden devam ediyor

Bor sektörüne yapılan her yatırımın katma değerli olarak Türkiye ekonomisine döndüğünü dile getiren Bakan Dönmez, “Lityum karbonat üretim tesisinde ilk lityum karbonat üretimini yaptık. Bu tesisin kapasitesi ise yıllık 10 ton. Kırka’da 600 ton/yıl ve Bandırma’da 100 ton/yıl kapasiteli lityum karbonat üretim tesisi kurulması için gerekli etüt ve projelendirme çalışmalarının 2022 sonunda tamamlanması, sonrasında tesislerin yapım işi ihalesine çıkılması da bu yılki planlarımız arasında” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

GENEL

Madencilik Sektörü Tüyap’ta Gerçekleşti

Madencilik sektörü 9. kez aynı çatı altında buluştu. Sektörün Avrasya’da düzenlenen en kapsamlı buluşması Maden Türkiye 2021, 9 Aralık tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı, Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı Başkanı Prof. Dr. Güven Önal, İMMİB Başkanı Aydın Dinçer, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle ve Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop’un konuşmalarıyla kapılarını açtı.

KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenen fuar, yurt içinden ve yurt dışından nitelikli firmaların katılımı ile sektör profesyonellerini bir araya getirdi. 91 ülkeden aldığı ziyaretçi kaydı ile bu yıl da sektör profesyonellerinin tercihi olan fuar, Tüyap’ın geliştirdiği dijital çözümlerle etki alanını genişletecek. Katılımcı firmalar ve ziyaretçiler online iş ağı platformu Business Connect Programı üzerinden dijital ortamda fuar sırası ve sonrasında bir araya gelerek uzun soluklu iş birlikleri kurabilecek.

“Otomasyon ve temiz enerji devrimi madencilik sektörünü etkileyecek”

Açılışta yaptığı konuşmada geçmişte emek yoğun bir sektör olan madenciliğin otomasyon süreci ile makineleşmenin yoğun olduğu sektörlerden biri haline dönüştüğünü vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Şeref Kalaycı, “Yerli teknoloji hamlesinde insansız maden projeleri başlatmamızın zamanı geliyor. Odaklanmamız gereken diğer konu da temiz enerjidir. Otomasyon ve temiz enerji devrimi yakın gelecekte madencilik sektörünü etkileyecek 2 önemli unsur olacaktır” dedi. Kalaycı şunları söyledi: “Madenciliğin istihdam yaratma potansiyeli güçlüdür, işsizliği önleyen, göçe engel olan bir sektördür. Sanayiye, tarıma, enerjiye girdi sağlayan madenciliğin etkin bir planlama ve denetimle yapılması gerekir. Sektörün GSMH içerisindeki payı maalesef yüzde 1’ler civarında… Bu oranı artırmak zorundayız. Madenlerimizi ‘Önce insan, sonra çevre ve madencilik’ parolasıyla işletmeye alıp hammadde şeklinde ihraç etmek yerine, ürüne dönüştürmek temel yaklaşımımız olmalıdır. Sektörün pandemiyle birlikte otomasyon ve temiz enerji devrimine odaklanması gerekiyor. Daha fazla maden üretimi için daha az insan daha fazla makinenin öne çıktığını görüyoruz. Dünyada insansız maden vizyonlarına rastlıyoruz. Bu sürecin farklı aşamalarıyla gelişimini sürdürdüğünü görüyoruz. OSB kümeleşmesi, önemli üniversiteler ve mekatronik bölümleriyle verimli çalışmalar yapmamız şart. İşçi başına üretimi artırırken makineyi daha çok çalıştırmayı planlamalıyız. Bunu madenlerde dijitalleşme ve otomasyon stratejisi olarak görmeliyiz. Madencilikle otomasyonu birleştirmeli, temiz enerjiye odaklanmalıyız. Temiz enerji devrimi ile birlikte birçok madeni daha çok üretmek zorunda kalacağız.

“Türkiye, Avrasya bölgesinin ticaret merkezi olma konumunu güçlendirdi”

Madencilik sektörünün temsilcilerini 9’uncu kez aynı çatı altında buluşturmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını belirten Tüyap Fuarcılık Grubu İcra Kurulu Başkanı Zeynep Ünal Öztop “Tüyap ailesi olarak 500’ü aşkın ekip arkadaşımız, 42 yıllık deneyimimiz ve iş birliği yaptığımız meslek örgütlerinin desteğiyle pandemide yaşanan zorlukları aşmayı başardık. Ağustos ayından bu yana fuar takvimimizde hiçbir aksama olmadan 27 fuara ev sahipliği yaptık. Fuarcılık sektörü küresel fuarcılık endüstrisiyle kıyaslandığında özellikle Avrupa Birliği ülkelerine göre hızla toparlandı. Fuarlarımızla Türkiye’nin Avrasya bölgesinin önde gelen ticaret merkezi olma konumunu koruduğunu hatta daha da güçlendiğini gözlemledik. Bugün madencilik sektörünün temsilcilerinin heyecanla beklediği fuarımızda 27 ülkeden 529 katılımcı firma ve firma temsilciliğini ağırlıyoruz. 2018 yılındaki fuarda bu sayı 448’di. Ziyaretçi kaydı alınan ülkelerimiz 69’dan bu sene yüzde 24 oranında artarak 91’e ulaştı. Fuarımız gerek firma çeşitliliği gerekse temas kurduğu coğrafi çeşitlilikte istikrarlı büyümesini sürdürüyor” dedi.

“Fuarlarımız ihracatımıza sürdürebilirlik kazandıracak”

Pandemiyle geçen 2020’nin ardından 2021’in ihracattaki başarısıyla ekonomi için unutulmaz bir dönem yaşattığına dikkat çeken TİM Başkanı İsmail Gülle “Bu dönemde ihracat rekorları kırarak 2021’i unutulmaz hale getirdik. İhracat ailesi Türkiye’nin umudu ve gururu oldu. 2022’nin ihracat hedefini 2021’de, 2022’nin hedefini de 2023’te gerçekleştireceğiz. Türkiye üretimini ve ihracatını aksatmamanın karşılığını aldı. Kasım ayında 21,5 milyar dolarlık rakamlara ulaştık. Elde ettiğimiz son rakamlarla ihracat seviyemizin 25 milyar dolar seviyesinde olduğunu gördük. Bunu sürdürülebilir kılmamız ülkemiz için çok önemli. 2026’da 300 milyar dolarlık hedef koymuştuk” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Tosyalı Algerie, Dünya Çelik Endüstrisine Rol Model Oluyor

Türkiye-Cezayir Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 11. Dönem Toplantısı kapsamında düzenlenen Türkiye- Cezayir Enerji ve Madencilik alanlarında yuvarlak masa toplantısı vesilesiyle Cezayir’de bulunan Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve beraberindeki heyet Tosyalı Algerie tesislerini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

Tosyalı Algerie’nın Cezayir’in en büyük özel sektör yatırımı olduğunu ifade eden Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı “Hidro-karbon dışı sektörlerde ülkenin en büyük ihracatçısı ve en güçlü istihdam sağlayan şirketlerinden biri olan Tosyalı Algerie tesislerimiz, sadece Afrika’nın değil Avrupa’nın yüksek teknoloji kullanımında en önde gelen ve enerji kullanımı açısından da dünyanın en verimli üretimini yapan entegre tesislerinden biri. Uyguladığımız kümelenme modeliyle 1000’e yakın yerli ve yabancı şirket de bizimle birlikte bu zincirin halkaları oldu. Biz yatırıma ilk başladığımız dönemde Cezayir’e Türkiye’den haftada ortalama 3 uçuş varken, pandemi öncesinde bu sayı 50’nin üzerine çıktı. Cezayir ve Türkiye arasında kurulan güçlü iş birliği ortamının aynı zamanda enerji ticareti için de oldukça önemli fırsatlar yaratacağına inanıyorum” dedi.

Global çelik üreticisi Tosyalı Holding 3 kıtada sayıları 30’u bulan tesis ve yaklaşık 15 bin çalışanıyla küresel büyümesini sürdürüyor. Dünya Çelik Üreticileri Birliği verilerine göre 2020 yılında dünya çelik üreticileri arasında 82. sırada yer alan Tosyalı Holding, Cezayir’deki 4. etap yatırımlarını aralıksız olarak sürdürüyor.

Türkiye-Cezayir Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 11. Dönem Toplantısı kapsamında düzenlenen Türkiye-Cezayir Enerji ve Madencilik alanlarında işbirliği yuvarlak masa toplantısı  sebebiyle Cezayir’e düzenlenen ziyaret kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve beraberindeki heyet Tosyalı Algerie tesislerinde incelemelerde bulunurken Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı da Cezayir’de yaptıkları ekonomik ve sosyal yatırımlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Tosyalı Holding’in tüm global başarılarının temelinde şirketin yurt dışındaki ilk yatırımı olan Tosyalı Algerie’nın Cezayir’in en büyük özel sektör yatırımı olduğunu ifade eden Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün hidro-karbon dışı sektörlerde ülkenin en büyük ihracatçısı ve en güçlü istihdam sağlayan şirketlerinden biri olan Tosyalı Algerie tesislerimiz, sadece Afrika’nın değil Avrupa’nın yüksek teknoloji kullanımında en önde gelen ve enerji kullanımı açısından da dünyanın en verimli üretimini yapan entegre tesislerinden biri. Bununla birlikte Tosyalı Holding olarak gittiğimiz ülkelerde sadece ekonomik yatırımlara odaklanmıyoruz. Gittiğimiz her ülke için o coğrafyaya özel değerler yaratmaya çabalıyoruz. Kurumsal olarak şeffaf yatırımlar yapıyor, ülkenin ekonomisine, istihdamına katkı sağlamayı her zaman öncelikli olarak görüyoruz. Örneğin Tosyalı olarak faaliyette bulunduğumuz coğrafyalarda nitelikli istihdam yaratmak önceliğimiz. Faaliyete başladığımız günden beri Cezayir’deki yerel insan kaynağımızı 10 katına çıkardık, üniversitelerle yürüttüğümüz iş birlikleri ile de bu oranı artırmaya devam edeceğiz. Ülkeler arası iş birliğinde bir başka önemli başlık ise yaratılacak ekosistem etkisi ve teknoloji transferi ile oluşacak kümelenme. Bu anlayışla Cezayir de Tosyalı olarak yatırıma başladıktan sonra 1000’e yakın yerli ve yabancı şirket de bizimle birlikte bu zincirin halkaları oldu. Dün gibi hatırlıyorum, o zamanlarda Cezayir’e Türkiye’den haftada ortalama 3 uçuş varken, pandemi öncesinde bu sayı 50’nin üzerine çıkmıştı. Bu da gösteriyor ki planlı ve gerçek bir iş birliği ruhuyla inşa edilen her yatırım ülkede güçlü ve sürdürülebilir bir ekosistem yaratıyor. Cezayir ve Türkiye arasında kurulan güçlü iş birliği ortamının aynı zamanda enerji ticareti için de oldukça önemli fırsatlar yaratacağına inanıyorum. Bu açıdan Türkiye’nin enerji ithalatında çeşitliliğe gitmesi için Cezayir fırsatlar barındırıyor.

Okumaya Devam Et