Bizi takip edin

GENEL

Akıllı şehir yolculuğu 23: Şanlıurfa

Şanlıurfa

“Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Akıllı Şehircilik vizyonu ile şehrin alt yapı, üst yapı ve sosyal belediyecilik anlamında birçok sorununa inovatif çözümler üretmektedir. Ulaşımdan enerjiye, çevreden alt yapıya birçok alanda Akıllı Şehircilik olgunluğu hedefine kararlılıkla koşan bir şehir…”

Ve bu hedefe ulaşmayı hedefleyen isim Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ün çizdiği yol haritası: “Akıllı, inovatif ve teknolojik çözümler ile Şanlıurfa’da; Enerji, Sağlık, Ulaşım, Çevre, Altyapı, Yönetim ve birçok alanda güçlü bir şehir inşa etmek için Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Akıllı Şehircilik Çözümleri kapsamında şehir kaynaklarının daha etkin kullanılması ve vatandaşlara daha iyi hizmet anlayışı, aslında bir modernleşme çabası ya da insana ve şehre zarar veren faktörlerin asgariye indirilmesinin yanında şehirde vatandaşların istek ve önerilerine dayalı hizmetlerde teknolojiden yararlanmak hedeflenmekte.”

Ve bu hedeflerle Şanlıurfa’nın “Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Çözümleri”nin çerçevesini çizen Başkan Zeynel Abidin Beyazgül’ün 2019 yılının mart ayında göreve başlaması şehir için akıllı şehircilikte öncülük niteliği taşıyor.

Göreve başlar başlamaz bu hedefler doğrultusunda Belediye bünyesinde Coğrafi Bilgi Sistemi altyapısının kurulması talimatını vererek şehir yönetiminin bilişim alt yapısına dayalı olarak gerçekleştirilmesini sağlıyor ve kurulan bilişim alt yapısı nedeniyle birçok bilişim projesinde Şanlıurfa, pilot bölge olma rolünü üstlenerek ve “kullanılan birçok ürünü kendi imkânları ile üreten kaynakları etkin ve verimli kullanan bir şehir olarak” diğer belediyeler için örnek olmayı da sürdürüyor. 

İlk olarak GAP 3. Etapta pilot olarak uygulanan Güneş enerjisiyle (yenilenebilir enerji) çalışan çevre dostu akıllı kamelya şarj istasyonları(telefon, tablet şarj istasyonları) daha sonra şehir genelindeki tüm parklarda yaygınlaştırılacak ve vatandaşlar (şehir paydaşları) ihtiyaç duydukları her an ücretsiz olarak faydalanabilecek.

Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül’ün öncülüğünde “Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Şube Müdürlüğü” tarafından yürütülen projeyle Şanlıurfa’nın en önemli yeşil alanlarından biri olan GAP 3’te artık piknik yaparken telefonların şarjı hiç bitmeyecek.

İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından tutulan veriler ile Şanlıurfa’nın yangın bilgileri oluşturuluyor. Bu sistemle yeni kurulacak istasyon analizinden, şehrin yangın risk haritasına, hidrat musluklarının konumsal bilgileri ve itfaiyelerin yangın yerine ulaşım tespiti ile en kısa sürede müdahale yapılması gibi birçok soruna çözüm üretilecek.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ulaşım hizmetlerini kolaylaştıran yazılımlar konusunda bir yeniliğe daha imza attı. Akıllı Tespit Sistemi ile Toplu Ulaşım güzergâhlarındaki konforu bozan aksaklıklar geliştirilen akıllı sistemle anında tespit edilecek.

Büyükşehir Belediyesi, Akıllı Enerji Sistemleri kapsamında enerji üretiminin belirli bir kısmını hizmet binalarının çatılarında yaparak şehirdeki diğer kurumlara örnek olacak ve Akıllı Çatı Projesi ile Güneş Enerji Santrali (GES) sistemi şehirdeki uygun konut ve sanayi yapılarında da hayata geçirilecek.

Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip Şanlıurfa’da yeni nesil teknoloji eğitimlerinin verileceği ve bilimin üretildiği bir merkez haline dönüştürülecek merkez ile gençlere hizmet verilecek.

Yeni nesil teknoloji alanlarından sanal gerçeklik uygulamaları ile şehirde yapılması planlanan projelerin 3 boyutlu tasarımlarının gösterileceği bir ofis kurulacak. Alt yapı koordinasyonu için de Arttırılmış Gerçeklik uygulaması kullanılarak yer altı kazılarında en az hasar ve alt yapıya zarar vermeden yapılması sağlanacaktır.

Karbon emisyonunu düşürdüğü, temiz enerjinin verimli kullanımını sağladığı bu toplu taşıma sistemi ile şehrin çevre kirliliği oranı azaltılarak akıllı ulaşım sistemleri ile vatandaşlara hizmet verilecektir.

SONUÇ

Medeniyetlere ışık tutmuş, yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği, başkentlik yapmış olan Şanlıurfa kadim geçmişi unutulmadan yeniden imar edilirken, gönülleri fetheden bir belediyecilik anlayışı ve görkemli bir gelecek için disipline edilmiş, sürdürülebilir, dinamik bir anlayış ile yaşanılabilir bir Dünya Şehri olma yolunda yol almaktadır. Ve bu yol alma şeffaf bir yönetim anlayışı ile kaynaklarının planlı, etkili ve verimli kullanılmasıyla, alt yapı, üst yapı, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda yüksek kalite standartları ile hizmet sunarak gelecek nesillere sosyal yapılarıyla da yaşanabilir bir Şanlıurfa bırakmak istemenin öngörüsüyle yapılmaktadır. Ve bu öngörüler temelinde geleceği yeniden yapılandırılan Şanlıurfa “Tarihin sıfır noktası”nda hayat bulan akıllı şehir olarak hayatlarımızdaki yerini koruyacaktır.

Yorum Bırak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

GENEL

Tüpraş, Türkiye’nin İlk Sürdürülebilir Havacılık Yakıtını Üretecek

Sürdürülebilir havacılık yakıtı üretmeye hazırlanan Tüpraş, UOP Ecofining™ teknolojisinin kullanımı için dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Honeywell ile lisans anlaşması imzalayarak biyoyakıt üretimi için düğmeye bastı. Tüpraş, kurulması planlanan UOP Ecofining tesisinde, atık hammaddeyi sürdürülebilir havacılık yakıtına (SAF), yenilenebilir dizele ve diğer ürünlere dönüştürecek.

Türkiye enerji sektörünün geleceğinde de liderliği amaçlayan ve bu doğrultuda geçen yıl “Stratejik Dönüşüm Planını” ve “2050 karbon nötr olma hedefini” açıklayan Tüpraş, bu yoldaki yatırımlarına tüm hızıyla devam ediyor.

Tüpraş, Stratejik Dönüşüm Planı kapsamında gelecekteki dört iş odağından biri olan “biyoyakıtlar” alanına yönelik olarak, İzmir rafinerisinde atık bitkisel ve hayvansal yağlardan biyoyakıt üretmek için harekete geçti. Sürdürülebilirlik vizyonunu, havacılık sektöründeki çevreci yakıt üretimiyle üst seviyelere taşımaya devam eden Tüpraş, atık ham maddelerden biyoyakıt üretebilen Honeywell UOP Ecofining prosesi ile yüksek verimlilik sağlayan bir çözümü hayata geçirecek.

Kurulması planlanan Ecofining tesisi sayesinde; Tüpraş, günde yaklaşık 8 bin 300 varil atık ham maddeyi sürdürülebilir havacılık yakıtına (SAF), yenilenebilir dizele ve diğer ürünlere dönüştürmeyi planlıyor.

“Türkiye’nin en büyük SAF tedarikçisi olmayı planlıyoruz”

Tüpraş’ın 2050 itibarıyla karbon nötr olma hedefleri paralelinde biyoyakıt üretiminin sürdürülebilir geleceğe büyük fayda sağlayacağını belirten Tüpraş Teknik İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Serdar Kemaloğlu, “Plan kapsamında, yatırımlarımızın büyük bir kısmını Sürdürülebilir Havacılık Yakıtları, yeşil hidrojen ve sıfır karbonlu elektrik gibi yeni enerji kaynaklarına ayıracağız. Hava taşımacılığında biyoyakıtların sektörün karbonsuzlaşmasında önemli rolü olmasını bekliyoruz. Yatırımlarımızla 2030 yılında 400 bin ton biyoyakıt ham maddesi işlemeyi öngörüyor, 2035 sonrası dönemde ise Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı üretim kapasitemizi 3 katına çıkararak bu alanda da Türkiye’nin en büyük tedarikçisi olmayı planlıyoruz. Bu hedefimize ulaşma yolunda da atık bitkisel ve hayvansal hammaddelerden Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı üretmek için Honeywell UOP’nin yüksek verimle, katma değerli yenilenebilir ürünler üretilmesine imkân sağlayan Ecofining teknolojisini seçtik” diye konuştu.

“Biyoyakıt üretimi rafinaj sektörü için karbon ayak izini azaltmada önemli rol oynayacak”

Honeywell Türkiye, İsrail ve Orta Asya Başkanı Uygar Doyuran ise, projenin Türkiye’de ilk olması bakımından önemli olduğuna dikkat çekerek şu açıklamayı paylaştı: “Atık ham maddelerden elde edilen biyoyakıtlar, rafinaj sektörü için karbon ayak izini azaltmada ve mevzuata uyum sağlamada önemli rol oynayacak. Petrol bazlı dizel ve jet yakıtları ile büyük ölçüde benzer özelliklere sahip yenilenebilir yakıtlar, motorda değişiklikler yapılmasına gerek olmadan ikame yakıt olarak belirli oranlarda mevcut sistemlerde kullanılabiliyor. Honeywell olarak öncüsü olduğumuz bu teknolojiyi ülkemizde ilk defa Tüpraş ile birlikte uygulayacağımız için büyük gurur duyuyoruz.

Okumaya Devam Et

GENEL

EPDK, Siber Saldırıları Cyberwise ile Test Etti

EPDK’nın bu yıl ilk kez Ankara’da kendi yerleşkesinde gerçekleştirdiği Ex4S: Enerji Sektöründe Siber Savunma Simülasyonu’22 etkinliğinin teknik yürütücüsü Cyberwise oldu.

Bu etkinlikte Cyberwise’ın teknik yürütücülüğünü gerçekleştirdiği simülasyonlar, enerji tesislerine yönelik siber saldırı senaryolarını deneyimleme ve bunlarla baş etme metotlarını öğrenme fırsatı sundu. Etkinlik ile ayrıca enerji altyapılarında siber dayanıklılığın artırılması, siber olaylara karşı teknik ve yönetsel yetkinliklerin geliştirilmesi, bireysel ve kurumsal farkındalık oluşturulması ve kuruluşlar arası paylaşım kültürünün oluşturulması da amaçlandı. Etkinliğe elektrik üretim, elektrik iletim, elektrik dağıtım, rafineriler, doğalgaz iletim ve dağıtım gibi tüm kritik enerji altyapılarında faaliyet gösteren şirketler ve kamu kurumları yoğun ilgi gösterdi.

Türkiye’de ilk defa düzenlenen kritik enerji altyapıları ve endüstriyel kontrol sistemleri odaklı simülasyona, EPDK regülasyonlarına tabi olan kuruluşlardan 238 uzman ve yönetici katılırken iki gün süren etkinlik boyunca toplamda 350 davetli ağırlandı. Endüstriyel kontrol sistemlerinin güvenliği hakkında önemli bilgiler ve ipuçları verilen bir konferansla başlayan etkinlikte, olası siber saldırıların senaryolaştırıldığı savunma ve saldırı yeteneklerini test eden çeşitli simülasyonlar gerçekleştirildi.

Etkinlikte farklı şirketlerden katılımcıların oluşturduğu karma ekipler, Cyberwise’ın teknik yürütücülüğünü yaptığı simülasyonlarla olası siber saldırılara karşı takım halinde ya da bireysel olarak nasıl savunma gerçekleştireceklerini ve bir saldırganın nasıl davranacağını deneyimleme şansı elde ettiler. Öğrenme deneyimini artırmak için etkinlik öncesinde belirlenen ekipler, Cyberwise uzmanlarınca bilgilendirildiler ve simülasyonu deneme fırsatı buldular. Böylece hedeflenen bilgi ve deneyim aktarımı ile tecrübe edinimi etkinlik öncesinden başlayarak, yoğun bir şekilde gerçekleştirilmiş oldu.

Kritik altyapı sistemlerini barındıran enerji sektöründe olası bir siber felaket sonrasında çevre felaketleri, enerji kesintileri, finansal kayıplar hatta ulusal güvenliğin tehlikeye girmesi gibi hayati sorunların ortaya çıkması söz konusu. Bu nedenle bu sistemlerin siber güvenliğinin kusursuza yakın olması zorunludur. Pek çok kurumun siber güvenlik ihtiyaçlarını her aşamada karşılayabilen bir güvenlik şirketi olarak bu etkinliğin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Ülke, kurum ve şirketler olarak siber saldırılara hazırlıklı olmanın en etkin yolu hazırlıkları test etmektir. Bu etkinlik, bu prensibin ilk ve en önemli kilometre taşı oldu” diyen Cyberwise Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Aret Kıllıoğlu şunları ekledi: “EPDK’nın tecrübe ve uzmanlığımıza güvenerek bu özel etkinliğin yürütülmesinde bizi tercih etmesi gurur verici. Etkinliğe, enerji sektörünün elektrik üretim, dağıtım, iletim, rafineriler, doğalgaz iletim ve dağıtım gibi tüm paydaşları yoğun ilgi gösterdi. Ex4S’22 etkinliği için hazırladığımız oyunlaştırılmış simülasyon platformu üzerinden katılımcılar farklı senaryolarda siber saldırılarla baş edebilme yeteneklerini geliştirme fırsatı elde ettiler.

Cyberwise olarak enerji sektörünün tüm güvenlik ihtiyaçlarını göz önüne alarak, yaşanmış saldırı senaryolarına yakın bir deneyim sunan, farklı senaryolarda hem savunma hem de saldırı odaklı farklı simülasyonlar oluşturduklarını söyleyen Cyberwise Endüstriyel Siber Güvenlik Danışmanı ve ICSFusion Ürün Yöneticisi Can Demirel şöyle konuştu: “Simülasyonlar özellikle mevcut savunma yeteneklerinin değerlendirilmesi ve olası saldırılar karşısında hazırlıklı olunması için oldukça önemli. Siber güvenliğin sadece güvenlik uzmanlarının sorumluluğunda olmadığını, tüm çalışanları ilgilendirdiğini de yaşanan saldırılardan görebiliyoruz. EPDK’nın etkinliği kapsamında hazırladığımız oyunlaştırılmış platform, Türkiye’de hatta birçok özellik bakımından dünyada da ilkleri barındırıyor. Etkinlik kapsamında, sektörler arası bilgi ve tecrübe aktarımını sağlamak ve farklı bakış açılarını da ortaya koyabilmek adına farklı şirketlerde ve pozisyonlarda çalışan kişilerden oluşan karma ekiplerin bir araya gelmesiyle ya da bireysel olarak deneyimlenen simülasyon çalışmaları hazırladık. Böylece hem şirketler olası saldırılara ne kadar hazır olduklarını gördüler, hem de çalışanlar yeteneklerini test ederken, yeni bilgiler öğrenme ve deneyimleme fırsatı kazandılar.”

Okumaya Devam Et

GENEL

Ytong Çatı Paneli Güneş Enerji Santrallerini Yangından Koruyor

Yapı malzemesi sektörünün yenilikçi kuruluşu Türk Ytong’un ürettiği yanmaz Ytong Çatı Paneli, sanayi tesislerinde yaygınlaşan çatı tipi güneş enerjisi santralleri için çok yönlü koruma ve avantajlar sağlıyor.

Ytong Çatı Paneli, bina içinden gelebilecek yangına karşı güneş panellerini korurken kurulum ve montaj için sağlam bir zemin oluşturuyor.

Enerji maliyetlerindeki artışlar ve Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat uygulamasının da gündeme gelmesiyle birlikte karbon ayak izini azaltmak isteyen sanayiciler, fabrikaların çatılarına Güneş Enerjisi Santralleri (GES) kuruyor. Fabrika çatılarında yaygınlaşan GES uygulamalarının ortaya çıkardığı ihtiyaçlar, yeni yapısal standartları da beraberinde getirdi. Ytong Çatı Paneli hem yangın güvenliği hem de yük taşıma kapasitesiyle fabrikaların çatılarındaki bu önemli ihtiyaca cevap veriyor.

Fabrika yapılarında yeni inşaat kriterlerine ihtiyaç var

Türk Ytong Genel Müdür Yardımcısı Tolga Öztoprak, sanayi tesislerindeki GES başvurularının 10 kat arttığını, çatı tipi GES yatırımlarının geri dönüşünün 8-10 yıldan 3-4 yıla kadar düşmesinin ardından Türk sanayicisinin bu süreci hızlandırdığını söyledi. Bu yükselen trendin fabrika yapılarında yeni kriterleri de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Öztoprak “Fotovoltaik (PV) panellerin çatıya monte edilmesinde ağırlık ve rüzgar yüklerine dayanım problemleriyle karşılaşıldığını görmekteyiz. 1 MW’lık GES fabrika çatısına fazladan 120 ton yük uyguluyor, bu yük mevcut çatının taşıyıcı elemanlarına etki ediyor. Bunun yanında çatının maruz kaldığı mevsimsel etkilerde var. Güneş enerjisi panelleri çatı üzerinde kar toplanmasına veya ilave rüzgar yüküne neden olabildiği için yapı tasarımında belirlenmiş hesap yüklerinin üzerinde bir etki yaratabiliyor. Yeni fabrika inşaatlarında tüm bunların dikkate alınması gerekiyor” dedi.

Öztoprak şöyle devam etti: “Ürettiğimiz Ytong Çatı Panelitüm bu ihtiyaçlara cevap verebilen, bu tip yapılarda sağlam ve stabil çatılar oluşturulmasına olanak sağlayan bir çözüm. Taşıyıcılık, uzun ömür, yangın emniyeti, ses yalıtımı ve yüksek ısı yalıtımını bir arada sunan çatı panellerimizi şantiyeye kullanıma hazır biçimde teslim ediyoruz. Uygulamadan hemen sonra üzerinde gezilebilen, sağlam ve düz bir çatı yüzeyi elde ediliyor. Çatı üzerine yapılacak imalatlar ve ilerleyen zamanda GES bakımları gibi çatıya müdahaleler açısından önemli bir kolaylık sağlıyor. Ytong ile yapılan bir çatı, yapı ömrü boyunca taşıyıcılığını, ısı yalıtım özelliğini, yangın direncini kaybetmiyor.

Farklı çatı tip ve eğimine uygun çözümler

GES kurulumuna dikkat çeken Tolga Öztoprak “Fotovoltaik panellerin çatıya montajında detay sorunlarıyla karşılaşıldığına tanık oluyoruz. Bazı çatı sistemlerinde bağlantıların çatı konstrüksiyonuna yapılması gerekiyor ve bunun için çatı kaplamasında delikler açılıyor. PV panel taşıyıcı aksamının doğrudan çatı kaplamasına monte edilmesi gibi uygulamalar da söz konusu. Bu tarz imalatlar, su yalıtımı ve sızdırma gibi sorunların yanında, kar ve rüzgar yüküne karşı risk oluşturması ile çatının yapısal bütünlüğünü de tehdit ediyor. Ytong Çatı Paneli üzerine yapılacak uygulamalarda böyle bir sorun söz konusu değil. PV paneller doğrudan Ytong Çatı Panelinin üzerine monte ediliyor. Üstelik istenen eğimde ve formda çatı tasarımlarını hayata geçirmek de mümkün” dedi.

Okumaya Devam Et