Bizi takip edin

GENEL

Teşvikler Elektrikli Araçlara İlgiyi Artıracak

Tüm dünyada elektrikli araç kullanımı gün geçtikçe hızla yaygınlaşıyor. Buna bağlı olarak altyapıdaki çalışmalar ve gelişmeler de tüm hızıyla devam ediyor.

Ülkemizde 300 şarj noktasıyla en geniş yayılıma sahip olan şarj operatörü şirketlerinden bir olan Sharz.net’in Genel Koordinatörü Ayşe Ece Şengönül, gündemdeki teşvik konusuyla ilgili olarak “Bugün Türkiye’de yaklaşık 7 bin araç ve bu araçlara hizmet veren 2.000’ün üzerinde şarj istasyonu mevcut. 2030 yılında 1 Milyon elektrikli araç ve yaklaşık 20 bin şarj istasyonu olması bekleniyor. İlerleyen dönemde artık insanların alışkanlıkları değişecek, akaryakıt istasyonundan enerji almak yerine evlerinde, iş yerlerinde, alışveriş merkezlerinde, okullarda, hastanelerde, dinlenme tesis otoparklarında araçlarını şarj edebilecekler. Kamu tarafında yapılan düzenlemeler ve teşvikler, altyapının daha sağlıklı ve sistemli olabilmesini sağlayacak. Teşvikler sonrasında elektrikli araçlar olan ilgi de artacak” dedi.

Sharz.net Genel Koordinatörü Ayşe Ece Şengönül, gündemdeki teşvikler konusuyla ilgili olarak değerlendirmelerini paylaştı. Şengönül, “Türkiye’de şu anda aktif olan ve halka açık yaygın hizmet veren 4 farklı şarj istasyon ağı işletmecisi çalışmakta; elektrikli araç sayılarının artmasına bağlı olarak yeni şarj istasyon ağı işletmecileri de yatırımlara başladı. Yine yatırım hazırlığında olan yatırımcılar da mevcut. Şarj istasyon ağı işletmecisi olabilmek için elektrikli araç şarj ünitelerinin halka açık alanlarda kurulması ve elektrikli araç kullanıcılarına elektrik ikmali yapabilmelerine olanak veren yazılım teknolojileri, mobil uygulamalar ve ödeme sistemleri kurulmaları gerekiyor” şeklinde konuştu.

Hızlı şarj istasyonu için kurulacak şarj ünitelerinin maliyeti, ünitenin şarj hızı kapasitesine göre, 20.000 Euro ile 150.000 Eurolara arasında değişiyor. Ünitelerin çekeceği elektriği sağlamak için gereken elektrik altyapı maliyeti ise ünitenin gücüne göre 3000 Euro ile 10.000 Euro arasında değişiyor. Bir şarj ünitesinin yetmeyeceği düşünülerek ortalama 2-3 ünite kurulması gerekebiliyor. Buna göre en az 2 hızlı şarj ünitesinden oluşacak hızlı bir istasyon maliyeti ortalama 50.000 euro ile 300.000 euro arasında yatırım yapılması anlamına gelir” açıklamasını yapan Şengönül, “Hızlı üniteler, araçları güçlerine göre 30 dakika ile 2 saat arasında şarj edebilme kabiliyetine sahip. Yatırımın geri kazanılması için araç sayısının artması ve istasyonların devamlı şarj ile dolu olması ihtiyacı var” dedi.

Yatırım geri dönüşümü 10 yılı aşan bir proje için teşvik çok kritik

Yatırımın geri dönüşümü 10 yılı aşacak şarj istasyonu ağı projeleri için yatırım teşvikinin son derece önemli olduğunu kaydeden Şengönül,  “Henüz araç sayısı çok az oluğu ve bu sebeple, yatırımın geri dönüşünün uzun yıllar aldığı için, çekimser yatırımcıların teşvikle motive edilmesi, ülkenin gelecekte akaryakıt bağımlılığının önüne geçmesi için kıymetli.” değerlendirmelerinde bulundu ve konuşmasını “Yönetmelikte yapılan yeni değişiklik ile elektrikli araç şarj istasyonu teşvik paketi oluşturulmasının önü açılmış oldu. Türkiye’de henüz elektrikli araç sayısı çok sınırlıyken şirketimizin kendi imkanları ile ulaşmış olduğu 300 şarj istasyonu sayısını hızlı şarj istasyonları ile desteklemeyi planlıyoruz. Sharz.net bu konuda yatırım yapmak isteyen şirketler ile iş ortaklığı anlaşması imzalayarak yatırımcının kısa zamanda bir şarj ağı işletmecisi olabilmesi için yazılım, donanım tedarikini yapmakta ve projeyi anahtar teslimi yönetmektedir. Şirketimiz Türkiye çapında şarj ağının yaygınlaşması için iş ortakları ile ortak istasyon kullanımı platformu sağlayarak,  elektrikli araç kullanıcılarının farklı markalı şarj istasyon ağı işleticilerinin istasyonlarını kullanmasına da imkan veriyor” şeklinde sonlandırdı.

Yorum Bırak

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

DİJİTAL

Kontrolmatik, Yılın İlk Çeyreğini Yüksek Kar İle Kapattı

Kurulduğu günden bu yana yenilikçi ve sürdürülebilir yaklaşımları ile enerji, proses endüstrisi, ulaşım ve madencilik sektörlerinde projeye özel uçtan uca dijital çözümler sunan Kontrolmatik Teknoloji, üç aylık konsolide net dönem karını açıkladı. Açıklanan faaliyet raporuna  göre Kontrolmatik Teknoloji konsolide net dönem karını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 143 arttırarak 43,2 milyon TL net kar elde etti.

Türkiye’nin önde gelen teknoloji, enerji ve mühendislik şirketlerinden biri olan Kontrolmatik Teknoloji ana faaliyet alanları içerisinde yer alan operasyonel teknolojiler, nesnelerin interneti, endüstriyel yazılım, haberleşme, bilgi güvenliği, güç sistemleri ve proje yönetimi konularında başarılı projeleri hayata geçirmeye ve karlılık oranını arttırmaya devam ediyor.

2022 ilk üç ayını değerlendiren Kontrolmatik Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan açıklanan finansal sonuçlardan oldukça memnun kaldığını ifade ederek “2022 1. çeyrek faaliyet raporumuza göre 213 milyon TL gelir ve 43,2 milyon TL net kar elde ettik. Satış gelirlerimizi ise geçen yılın aynı dönemine göre 103,5 milyon TL’den 213,2 milyon TL seviyesine yükselttik. Kontrolmatik Teknoloji’nin sürdürülebilir büyümesini devam ettirmesi, bizleri hedeflerimize bir adım daha yaklaştırıyor” dedi.

Okumaya Devam Et

GENEL

Netafim Zirvesi’nde Konu: Damla Sulamanın Geleceği

Damla sulama ve akıllı sulama çözümlerinin lider markası Netafim, tarımsal üretimin en önemli kaynaklarından olan suyun verimli kullanımını ve damla sulama alanındaki son teknolojiler ile Türkiye’deki tarımsal sulamanın mahsuller üzerindeki etkisini, düzenlediği çevrimiçi Netafim Medya Zirvesi’nde katılımcılara aktardı.

Dünya Çiftçiler Günü’nün yanı sıra Netafim’in Türkiye’de faaliyete geçişinin 25. yıl dönümünün de kutlanıldığı çevrimiçi etkinlikte, Türkiye ve Orta Asya Genel Müdürü Pınar Parmaksız, sürdürülebilir tarım ve gıda güvenliğinin yakın gelecekte daha fazla konuşulacağının altını çizdi. Tarımsal üretimin ana aktörü olan çiftçilerin yanında olunması ve daha çok desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Pınar Parmaksız, 2008 yılında Türkiye’de 1,1 milyon olan çiftçi sayısının günümüzde 530 bine kadar gerilediğini, bu azalmanın, gelecek nesillerin beslenmesi için büyük tehdit oluşturduğunu da söyledi.

Netafim ile geçen 25 yıl

Kaliteye bağlılığı önemli bir değer olarak gören Netafim Türkiye’nin 25. yılına özel açıklamalarda bulunan Pınar Parmaksız, geçen 25 yılda, akıllı tarımı yaygınlaştırmak için yoğun bir emek verdiklerini, kurumun 25. yıl dönümünün, “güven ve uzmanlığa dayanan, üst düzey kalite anlayışını Ar-Ge politikasının merkezine oturtan, sürdürülebilir tarıma hizmet veren güçlü ve profesyonel bir kadronun kutlaması ve yaşadığı gurur olduğunu” sözlerine ekledi.

Damla sulama sisteminin, suyla homojenize edilebilen gübreler sayesinde doğru miktarda besin ve mineralin, bitkiyi beslemesine vesile olduğunu vurgulayan Pınar Parmaksız, mikro sulama adı da verilen damla sulama ekipmanları sayesinde, ürün çeşidine göre %50 ile %150 arasında verimlilik artışı gözlemlendiğini, verimlilik artışının yanı sıra fazladan su kullanımı, enerji ve gübre sarfiyatının da önlenmiş ya da minimize edilmiş olduğunu sözlerine ekledi.

Öte yandan dünyada dijital tarım pazarının 2025 yılında 11 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağının altını çizen Pınar Parmaksız, ülkemizde henüz dijital tarım konusunda yeterince mesafe alınamadığını ifade ederken, Netafim olarak geliştirdikleri yazılım sayesinde çiftçilere faaliyetlerini akıllı telefonlarından yönetme imkânının sunulduğunu vurguladı. Netafim dijital tarım çözümlerinin, kurulacak meteroloji istasyonlarıyla entegre olarak çalışıp, üreticilerin sahadan hava durumu güncellemesini takip etmelerini sağladığına işaret eden Pınar Parmaksız, pazara sundukları dijital ekipmanların, bu verilere göre sulama programlarının tüm ince ayrıntısına kadar  planlanmasına katkı sunduğunu belirtti. Öte yandan dijital enstrümanları barındıran entegre çözümleri detaylandıran Pınar Parmaksız, gelişmiş analizler ve Netafim’in 57 yıllık deneyimiyle geliştirilen agronomik verilere dayanarak kişileştirilmiş “Dinamik Ürün Modeli” adı verilen sistemle, yetiştiricilerin sulama ve gübreleme aşamalarını, gerçek zamanlı olarak optimize etmelerine yardımcı olduklarını sözlerine ekledi.

Sürdürülebilir tarımın anahtarı damla sulama sistemi

Suyun akılcı kullanımı ve sürdürülebilir tarıma katkısına vurgu yapan Netafim Türkiye Satış Direktörü Okan Başaran, başta hububat ve yonca olmak üzere, şeker pancarı, yer fıstığı, fasulye, pamuk, ayçekirdeği, fındık, kivi, muz gibi ürünlerin yetiştirilmesinde, henüz gereken düzeyde damla sulama sisteminin kullanılmadığını belirtirken, ekim alanlarında yapılan denemelerde damla sulama sisteminin etkinliğinin test edildiğini, damla sulama sistemi ile su tasarrufu miktarının yüzde 40 ile yüzde 75 arasındaki oranlarda değiştiğini söyledi. Su yönetim politikasında radikal değişikliklere gidilmesini öneren Başaran,  özel ve DSİ’ye ait su kuyularında arazi metrekare ölçüm sisteminden çıkılarak, kullanılan sulama hidrantlarına sayaç takılmasını, su kullanım ücretlendirmelerin ise metreküp cinsinden hesaplanmasının gerektiğini ifade etti.

Okumaya Devam Et

GENEL

TAV’a “Great Place To Work” Sertifikası

TAV Havalimanları, kurum kültürü ve çalışan deneyimi üzerine çalışmalar yürüten, sektörün önde gelen araştırma kurumu Great Place To Work Enstitüsü tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda sertifika almaya hak kazandı.

Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları Great Place to Work Türkiye enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ve çalışanların kurum kültürü hakkında deneyimlerinin değerlendirildiği programında, yüksek güven kültürüne sahip iş yeri kriterlerini sağlayarak “Great Place to Work” sertifikasına sahip oldu.

TAV Havalimanları İnsan Kaynakları Grup Başkanı Hakan Öker, “TAV Havalimanları olarak tüm dünyada her gün on binlerce yolcuya en iyi seyahat deneyimini sunmak üzere çalışıyoruz. Yolcu memnuniyetinin de çalışan mutluluğundan geçtiğini biliyoruz. Bugün sekiz farklı ülkede 15 farklı havalimanı işletiyoruz. Küresel ölçekte büyürken rekabet gücümüzü sahip olduğumuz bilgi birikiminden alıyoruz. Her zaman çalışan için adil, şirket için doğru olanı yapmak üzere çalışıyoruz. Çalışanlarımızın değerlendirmeleri sonucunda bu sertifikasyonu almaktan mutluluk duyuyoruz. Program kapsamında çalışanlarımızın algı ve beklentilerini objektif bir şekilde analiz edebildik. Bu anlamda program aynı zamanda bizim için yol gösterici bir deneyim oldu” dedi.

Okumaya Devam Et